NEW
Font size
WorksheetsYepyeni NESİL
Total questions: 15
Worksheet time: 22mins
Her insan tarihçi olamaz. Zamanını boşa geçirmek isteyenlerin yapacağı iş değildir tarih araştırmacılığı. Tozlu, küflü belgeler arasında kaybolmaktır. Geçmişin silik izlerini sürerken “ak sütün içindeki ak kılı” görebilmektir. Bütün bunların ötesinde duyguların diline kulakları tıkamaktır, tarihçilik.
Bu parçada tırnak içindeki sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Tarihçinin işinin dikkat gerektirdiği
B) Tarih araştırmacılığının zahmetli olduğu
C) Tarihçinin nesnel davranması gerektiği
D) Tarih yazmanın ilkelerinin olduğu
Aşağıdakilerin hangisinde, şiirde kullanılan söz sanatlarından herhangi birine yer verilmemiştir?
A) Geniş, siyah gölgesi hayatımı kaplayan
Tepemde kanat germiş bir kartaldır.
B) Bir gün doludizgin boşanan atlarımızla
Yerden yedi kat Arş’a kanatlandık o hızla
C) Ben de gördüm güneşin doğarken battığını
Esrarlı bir bakışın gönlü kapattığın
D) Dinmiş denizlerin şarkısı, rüzgâr uyumakta
Körfez düşünür, Kanlıca mahzundur uzakta.
“Yalnız kaldığım zamanlarda okuduğum kitaplar beni daima büyülemiştir.”
Cümlesinin öznesi hangi seçenekte doğru olarak verilmiştir?
A) Onlar
B) Okuduğum kitaplar
C) Kitaplar
D) Yalnız kaldığım zamanlarda okuduğum kitaplar
Aşağıdaki cümlelerin hangisi nesne-yüklem ilişkisi yönünden farklıdır ?
A) Atı alan Üsküdar'ı geçti.
B) Arı bal alacak çiçeği bilir.
C) Balık ağa girdikten sonra aklı başına gelir.
D) Bal tutan parmağını yalar.
Her şey görmekten ibarettir. Görmek ama doğru görmek. Ustanın gözüyle değil kendi gözlerinle ve doğru görebilmen için daha beklemen lazım. Bir sanatçının orijinalliği büyük şeylerde değil önce küçük şeylerde görülür. Şaheserler, basit konular üzerindeki ayrıntılardan meydana gelmiştir.
Aşağıdakilerden hangisi bu metinle ilgili kesin olarak söylenir?
A) Sanat eserleri çevremizde görülenlerin esere bir yansımasıdır.
B) Gerçek sanatçı ayrıntılarla işe başlar.
C) Büyük yapıtlar sıradan şeylerin inceliklerini fark etmekle oluşur.
D) Usta yazarlar büyük olayları dile getiren kişilerdir
''Şair, sözü olan insandır. Biraz açarsak; edebiyatçı demek, sözü olan insan demektir. Mesela dünya çapında bir ekonomik kriz yaşanıyor ve herkes konuyla ilgili bir şey söylüyor. Dünya kadar rakam ve teknik terim… Ama en esaslı reçeteyi, “Tüketim değil, kanaat ekonomisi” diyerek Mustafa Kutlu hocamız verdi. İşte bu dört kelimeyi bir araya getirebilmek için, ekonominin yanı sıra; Müslüman Türk milletinin dününü ve bugününü, geleneklerimizi, su kaynaklarından şifalı otlara kadar memleketimizin tüm imkânlarını çok iyi bilmek gerekiyor.'' Bu metinde aşağıdakilerden hangisi yoktur?
A) Tanımlama
B) Tanık gösterme
C) Örnekleme
D) Benzetme
Aşağıda virgülün kullanıldığı yerler verilmiştir:
• Sıralı cümleleri ayırmak için kullanılır.
• Alıntı cümleleri belirtmek için kullanılır.
• Uzun cümlelerde yüklemden uzak düşmüş olan özneyi belirtmek için kullanılır.
Buna göre aşağıdakilerin hangisinde bu kuralların dışında kalan bir kullanım vardır?
A) Fırtınadan, soğuktan, karanlıktan ve biraz da korkudan sonra bu sıcak, aydınlık ve sevimli odanın havasında erir gibi oldum.
C)O da herkes gibi tramvaya biner, kimseyle pek ilgilenmezdi.
C) Sema, merdivenlerden kızının sesini duyar duymaz, yerinden ok gibi fırlayarak merdivenlerden indi ve kapıyı kendisi açtı.
D)Bugünlerde çok yoğunum, dedi.
''Almanya’da doğan mucit Johannes Gutenberg, elindeki metal ve ahşap tabakaları kullanarak yazılı metinleri baskı hâline getirmeyi başarmıştır. ''
Yukarıdaki cümlenin anlam bütünlüğü bozulmadan iki parçaya bölünmüş hâli aşağıdakilerden hangisidir?
A) ● Almanya’da dünyaya gelen genç mucit metal ve ahşap tabakalarla çalışmıştır.
● Çalışmalarının sonucunda yazılı metinleri bastırmayı başarmıştır.
B) ● Johannes Gutenberg Almanya’da doğmuştur.
● Yazılı metinleri baskı hâline getirmek için mucit metal ve ahşap tabakalardan faydalanmıştır.
C) ● Gutenberg Almanya’da dünyaya gelmiş bir mucittir. ● Yıllarca metal ve ahşap tabakaları kullanarak yazılı materyalleri bastırmak için uğraşmıştır.
● Almanyalı Gutenberg bir başarıya imza atmıştır.
● Elindeki ahşap malzemeleri kullanarak birçok kitabı bastırmıştır.
On yaşında bir çocukken yaşadıklarımı anlatmak için yirmi yıl sonra evimde bilgisayarın başına oturdum. Nedense bu aralar hiç bitmek bilmeyen bir yazmak sevdasına düştüm. - - -
Bu metin aşağıdakilerden hangisiyle tamamlanırsa yazar, yazma isteğinin gerekçesini belirtmiş olur?
A) İnsan ne yazacağını bilir ama nasıl yazacağı hep bir sürprizdir.
B) Yazma işi öyle kalemi eline alır almaz olacak bir iş değildir.
C) Yazdıkça üstümden bir yük kalkmış gibi rahatlıyorum.
D) İnsan çoğunlukla neyi okumak istiyorsa onu yazıyor.
Ben de anlatmaktan çok hikâyeyi seviyorum. Okuyucuya her hikâyede yeni anlatım şekilleri'' tekdüze olmayan bir dünya kurmak'' istiyorum. Tırnak içindeki ifadenin bu cümleye kattığı anlam aşağıdakilerin hangisinde vardır?
A) İzlediklerimden ve etkilendiklerimden her zaman sonuna kadar yararlandığımı düşünüyorum. Sevdiğim yazarların kitapları gibi sevdiğim yönetmenlerin filmlerini de arşivlerim.
B) Bana bu konuda en büyük ilham kaynağı olan yazar odur. Hiçbir kitabında kendini tekrar etmeyen, anlattıklarını her seferinde yeni bir çerçevenin içine yerleştiren biridir o.
C) Kafamızdaki hikâye yalnızca kalemi elimize almamıza yarıyor. Ancak tamamen plansız olduğumu ve bir anda zincirlenen öyküler yazdığımı da söyleyemem.
D) İnsan her yerde anlamlı bir şeyler bulabilir, anlamın kendisi olabilir. Belki uzaklarda keşfedilmeyi bekleyen bir dünya her zaman vardır ama kendi dünyamız da o kadar küçük değildir aslında.
• Renk adlarıyla kurulan bitki ve hayvan türlerini gösteren sözcükler bitişik yazılır.
• İki ya da daha çok sözcükten oluşan yer adları bitişik yazılır.
• Ses düşmesine uğramış sözcükler bitişik yazılır.
Aşağıdakilerin hangisinde verilen kuralları örnekleyen bir kullanım yoktur?
A) Yeni aldığım kalemlerin birini kaybetmişti.
B) Bu sularda doğal alabalık yetiştiriliyor.
C) Eskişehir’in ortasından akan Porsuk, şehri güzelleştiriyor.
D) Bütün yaptıklarına rağmen onu affetti.
Kanıksama, bir şeyin çok duyulması ve tekrarlanması sebebiyle artık ondan etkilenmez duruma gelmektir.
Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde kanıksama yoktur?
A) Türkçesi varken yabancı kelimelerin kullanılmasına hepimiz alıştık.
B) İşittiği kırıcı sözler karşısında artık duyarsızlaşmıştı.
C) Her fırsatta bizi suçlamasına artık tepki vermiyoruz.
D) Sana odaya izinsiz girmemen gerektiğini defalarca söylemiştim.
Sıfat- fiiller, fiillere "-an, -ası, -mez, -ar, -dik, -ecek, -miş" ekleri getirilerek türetilen ve genellikle sıfat görevinde kullanılan sözcüklerdir.
Buna göre aşağıdakilerden hangisinde sıfat-fiil yoktur?
A) Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü
Kar yağmış dağlara, bozulmamış ütüsü
B) Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü
Gözlerimi kamaştırsa da geleceğim sana
C) Gecesi uzun süren karlar ülkesinde
Hangi ses yürekten çağırır beni sana
D) Yeter ki bir çağır beni çiçeklendiğin yerden
Gemileri yaksalar da geleceğim sana
Bayburt’ta “21 Şubat Kurtuluş Koşusu” düzenlenmiştir. Koşuya Ali, Bahar, Cemre, Demet, Elif ve Fatih adlı öğrenciler katılmıştır. Koşuya başlama sırasıyla ilgili şunlar bilinmektedir:
- Cemre koşuya Elif’ten hemen sonra, Ali’den hemen önce başlamıştır. - Demet ile Cemre’nin arasında 2 kişi vardır. - Fatih koşuya Bahar’dan önce başlamıştır.Demet’in koşuya 5. sırada başladığı biliniyorsa
Asagıdaki bilgilerinden hangileri doğrudur?
I. Cemre koşuya 2. sırada başlamıştır.
II. Fatih Demet’ten önce başlamıştır.
III. Ali Elif’ten önce Bahar’dan sonra başlamıştır.
IV. Elif koşuya 3. sırada başlamıştır.
A) 1 ve 2
B) 2 ve 3
C) 1 ve 3
D) 3 ve 4
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eylem, özne- yuklem ilişkisi yönünden farklıdır?
A) Anahtarı bulabilmek için akşama kadar arandı.
B) Arkadaşım bugün telefonla okuldan sürekli arandı.
C) Hasta için yakınları tarafından kan arandı.
D) Son baskısı da tükenen o kitap çok arandı.
