Wayground logo

Free Printable Worksheets

Font size

S
M
L
XL
Worksheets

Türkçe Ara Sınav

Total questions: 25

Worksheet time: 25mins

Name
Class
Date
1.

Aksaray’daki bir muhasebe bürosunda kurulan sete bacaklarım titreyerek gittim. Masanın arkasındaki deri koltuğa oturduğum o ana kadar oyunculukla ilgili hiçbir tecrübeye sahip değildim. Ancak kamera karşısına çıkmadan önce, usta bir oyuncu olan rol arkadaşımın söylediği şu sözler beni biraz rahatlattı: “Sakın rol yapmaya kalkma! Sinemanın oynayan bir oyuncuya ihtiyacı yok.”


Bu parçada geçen “oynayan bir oyuncu” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

a)

Doğallıktan uzak olmak

b)

Senaryoya bağlı kalmamak

c)

İşinin hakkını vermemek

d)

Role kendi yorumunu katmak

2.

Özne; yüklemin bildirdiği işi yapan, yüklemin bildirdiği durumu üzerine alan ögedir. Nesne ise cümlede öznenin yaptığı “eylemden” etkilenen ögedir. ‘‘Seda kütüphaneden kitap aldı.’’ cümlesinde alma işini yapan ‘‘Seda’’dır ve cümlenin öznesidir. Seda’nın alma eyleminden etkilenense ‘‘kitap’’tır ve cümlenin nesnesidir.


Bu açıklamaya göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde ‘‘nesne’’ yanlış gösterilmiştir?

a)

Her seferinde bize taze meyveler getirirdi.

b)

Karşı komşumuz kurabiyeyi çok güzel yapıyor.

c)

Dere kenarında bir güvercin su içiyordu.

d)

Babam ceketinin cebinden bir davetiye çıkardı.

3.

Bazı sözcükler isim-fiil eki aldığı hâlde kalıplaşarak bir varlığın, kavramın ismi olur. Bunlar fiilimsi olarak kabul edilmez. Örneğin “Tatlı yemek istiyorum.” cümlesindeki “yemek” sözcüğü fiilimsidir, “Çok güzel bir yemek yaptım.” cümlesindeki “yemek” sözcüğü ise isimdir. Buna göre aşağıdakilerin hangisinde fiilimsi eki aldığı hâlde, kalıplaşarak bir varlığı veya kavramı karşılayan sözcük yoktur?

a)

Görüşlerinizi bizimle paylaşabilir misiniz?

b)

Bir bebeğin gülüşü hangi insanı mutlu etmez?

c)

Sofrada, haşlanmış yumurta ve kavurma vardı.

d)

Çakmak, kibritten önce bulunmuştur.

4.

Deyimler sözlerimizin anlaşılmasını kolaylaştıran, anlatımı renklendiren ve dakikalarca konuşarak ifade edemeyeceğimiz fikirleri bir çırpıda dile getiren kalıplardır. Bu kalıplar dilimize yerleşmiştir ve anlamları hemen herkes tarafından bilinir. Örneğin kötü niyet ve eylemlerin, sahibine zarar verdiği durumlarda - - - -, küçük bir iyilik yapılmak istenirken büyük zararlar verildiğinde - - - -, bir şeyi bildiği hâlde bilmiyormuş gibi görünen kişileri anlatmak için - - - - deyimini kullanırız. Aşağıdakilerden hangisi bu metinde boş bırakılan yerlerden herhangi birine getirilemez?

a)

çizmeyi aşmak

b)

kaş yapayım derken göz çıkarmak

c)

renk vermemek

d)

kazdığı kuyuya düşmek

5.

İki hayalî çay markasının lezzet testine tabi tutulduğu bir araştırmada, markaların ilk üç harfi, katılımcıların adlarındaki harflerden oluşmaktaydı. Örneğin Tarık ve Demet isimli katılımcıların deneyeceği çayların markaları “Tarçay” ve “Demlik”ti. Katılımcılar çayların tadına bakmış, ikisi üzerinde de dikkatle düşünmüş ve neredeyse her seferinde isimlerine benzer harflerle başlayan çay markasını yeğlemişlerdi. Yani Demet, “Demlik” markalı çayı; Tarık “Tarçay” markalı çayı lezzetli bulmuştu. Bir başkası da yine adına göre uydurulmuş bir diğer markanın çayını… Katılımcılar bu harf bağlantısının açık bir biçimde farkında değillerdi. Seçtikleri çayın tadının daha iyi olduğuna inanıyorlardı yalnızca. Bilmedikleri ise iki çay fincanının da aynı çaydanlıktan doldurulmuş olmasıydı. Bu metinden hareketle aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılabilir?

a)

İnsanoğlu çeşitli olaylar karşısında empati kurmakta zorlanır

b)

Birçok insan peşin hükümlü davranmayı alışkanlık hâline getirmiştir.

c)

İkilemde kalan insan bu durumdan bir an önce kurtulmak ister.

d)

İnsanlar, kendileriyle ilgili unsurlarla yakınlık kurma eğilimindedir.

6.

Sıfat-fiil kullanarak oluşturulan bazı sıfat tamlamalarında sıfat-fiilin nitelediği isim düşer. Düşen isimde bulunan ek, sıfat-fiille birleşir. Buna “adlaşmış sıfat-fiil” denir. Buna göre aşağıdakilerin hangisinde adlaşmış sıfat-fiil vardır?

a)

Sergide tanınmış pek çok sanatçı bir araya gelmişti.

b)

Teyze rahatsızlanınca, cam kenarında oturanlar ona yer verdi.

c)

Annemle durakta dolmuş beklerken ağaç olduk.

d)

Sebep ne gözümden pınar gibi akan bu yaşa?

7.

Deyimler duygu ve düşünceleri genellikle mecaz anlama gelecek şekilde ifade eden, kalıplaşmış söz gruplarıdır. Aşağıdaki cümlelerde altı çizilmiş söz gruplarının hangisi deyimdir?

a)

Sürahideki suyu da koyunca bardağı taşırdın.

b)

İlkbaharla birlikte kuşlar daldan dala konmaya başladı.

c)

Bu çok güzel taşlardan kulağa küpe olur.

d)

Kimseyi dinlemeden burnunun dikine giderdi.

8.

Sıfat-fiil eklerinin bazıları kip ekleriyle benzerlik gösterdiğinden çekimli fiillerle sıfat-fiiller karıştırılabilir. Ayırt etmek için sözcüğün cümledeki görevine bakılmalıdır. Sıfat-fiiller çoğunlukla bir ismin sıfatı görevinde bulunur. Bu açıklamaya göre aşağıdakilerin hangisinde “-ecek” ekinin eklendiği sözcük sıfat-fiil değildir?

a)

Başka gezecek yer kalmadı mı bu şehirde?

b)

Kim okuyacak bu kitapların hepsini?

c)

Bugün yapılacak toplantıya kimler gidiyor?

d)

Kırılacak eşyaları ayrı bir yere koyun.

9.

Fırıldak, topaç, cicoz, kaytan gibi yüzlerce ismi olan oyuncağımızın tarihi de çok eskidir. MÖ 8. yüzyıldan kalan eserlerde bile görmekteyiz eskimeyen oyuncağımızı. Farklı ülkelerde, farklı yörelerde oynanışı değişim gösterir ancak en yakın arkadaşı olan ip yanından eksik olmaz. Sivri ucundan yuvarlak bölümüne doğru sıkı sıkı sarılan ipin bir ucu da ele bağlanır. Kuvvetle elden atılan oyuncak, ipten aldığı hareket gücüyle yerde hızlı ve güçlü döndüğü için dengede durur. Bu şekilde oyuna katılan oyuncağımız, bazen sesiyle, bazen dönüş süresiyle, bazen de dönerken kat ettiği mesafeyle yarıştırılarak eğlenceli zamanlar hediye eder. Bu metinde sözü edilen oyuncakla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

a)

Başka isimlerinin de olduğuna

b)

Bu oyuncakla nasıl oynandığına

c)

Hangi şekillerde yarıştırıldığına

d)

Oyuncağın ve ipinin boyutlarına

10.

Ağlamaktan mı karardı gözlerin Bir zamanlar gözyaşını sevmezdin Şimdi neden yaşardı gözlerin Hasta mısın, yorgun musun ne'n var Sevdiklerin vefasız mıydı bu kadar Bu dizelerdeki fiilimsiler aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

a)

Karardı, sevmezdin

b)

Ağlamaktan, sevdiklerin

c)

Ağlamaktan, yaşardı

d)

Sevdiklerin, karardı

11.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde tüm kelimelerin yazımı doğrudur?

a)

Sözcüklerin, dilin deyeri olduğunu da unutuyoruz.

b)

İğde kokusu, allerjisi olanlar dışında herkesin hoşuna gider.

c)

Genç nesil bu hususda bizimle aynı düşünmüyor

d)

Türkçede “yalnız” kelimesi genellikle yanlış yazılıyor.

12.

Küçük kaplamaları simsiyah kesilmiş bir ahşap evde oturduğunu sanıyorum. Evden deniz görünmüyor olmalı. Yahut belki de bir iki penceresinden, çakal eriği dalları arasından görünüyordur. Küçük bahçede acıbadem, ayva, nar, hünnap ağaçları olmalı. Bir de çıkrıklı kuyu olacak. Kırkını aşmış, şişmanca, yeşil gözlü bir kadın olan anasını kırmızı elma yüzüyle, küf yeşili gözleriyle görür, ben de severim. Böyle bahçeyi, evini, anasını tarif ettiğim için onları gördüğümü sanmayın. Ben görmeden severim bahçeleri, insanları, evleri. Metinde hangi anlatım biçimi ağır basmaktadır?

a)

Öyküleme

b)

Betimleme

c)

Tartışma

d)

Açıklama

13.

Hangisinde “ki”nin yazımı yanlıştır?

a)

Sınıftaki herkes bu karardan memnundu.

b)

Tam yola çıkacaktımki onu gördüm karşımda

c)

Bendekileri de alıp güzelce çantasına koydu.

d)

Ben ki zorlu yolları aşıp gelmişim buralara.

14.

1) Roald Amudsen Güney Kutbu’na kızak köpekleri kullanarak ulaşan ilk insandır.

2) Norveçli kâşifin 1911 yılında yaptığı bu yolculuk doksan dokuz gün sürmüştür.


Bu iki cümlede ifade edilenlerin anlamca doğru bir biçimde birleştirilmiş hâli aşağıdakilerden hangisidir?

a)

Güney Kutbu’na kızak köpekleri kullanarak ulaşan Roald Amudsen’in 1911 yılında Norveç’te yaptığı bu maceralı yolculuk doksan dokuz gün sürmüştür.

b)

1911'de doksan dokuz gün süren yolculuğunda Güney Kutbu’na ulaşan Roald Amudsen isimli kâşif Norveçlidir.

c)

Güney Kutbu’na kızak köpekleri kullanarak ulaşan ilk insan olan Norveçli kâşif Roald Amudsen, doksan dokuz gün süren bu yolculuğunu 1911’de gerçekleştirmiştir.

d)

Roald Amudsen Güney Kutbu’na 1911’de kızak köpekleri kullanarak doksan dokuz günde ulaşan ilk kâşiftir.

15.

Yargının gerçekleşmesinin başka bir yargının varlığına bağlandığı cümlelere koşul-sonuç cümleleri denir. Aşağıdakilerden hangisinde koşul-sonuç ilişkisi yoktur?

a)

Beni dikkatli dinlediğinde her şeyi öğreneceksin.

b)

Anlamamak için direnirsen sana yardımcı olamam.

c)

Başarısızlıklarımızı sevmeliyiz çünkü onlardan çok şey öğreniriz

d)

İyi bir yazar olmanın ilk şartı çok okumaktır.

16.

Spor yapan bireylerin, yapmayanlara oranla çok daha rahat odaklandığı, hafızalarının çok daha gelişmiş olduğu ve algılarının da egzersiz yapmayan kimselere oranla çok daha açık olduğu bilimsel araştırmalar ile kanıtlanmıştır. Düzenli egzersiz sayesinde beynimizdeki dopamin, seratonin, nöradrenalin gibi hormanların salgılanışında artış görülmekte, bu durum beynimizin özellikle hafıza, odaklanma, konsantrasyon gibi işlevlerini daha rahat yerine getirmesine katkı sağlamaktadır. Bu haberde anlatılanlar hangi sorunun cevabı olabilir?

a)

Spor yaparken nelere dikkat edilmelidir?

b)

Spor yapmak beyne nasıl etki eder?

c)

Spor ile ilgili bilimsel çalışmalar nelerdir?

d)

Spor yapmak hangi hastalıklara iyi gelir?

17.

Fiil kök ve gövdelerinden "-madan, -arak, -ken, -meksizin, -ınca, -ıp, -cesine, -dikçe, -esiye, -a…-a, -r…-maz, -alı" ekleriyle türeyen ve cümlede zarf olan sözcüklere zarf- fiil denir. Bu bilgiden hareketle aşağıdaki cümlelerin hangisinde zarf-fiil yoktur?

a)

Antalya’ya varır varmaz sizi ararım.

b)

Şehre inince sevdiği yemeklerden doyasıya yedi.

c)

Evden çıkalı yarım saat olmasına rağmen hala dönmedi.

d)

Tartışmadan bu sonucun çıkacağını kimse tahmin edemezdi.

18.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinin öge dizilişi "Zarf tamlayıcısı/ yer tamlayıcısı/ belirtili nesne/ yüklem" şeklindedir?

a)

Okulun son haftası konferans salonunda başarılı öğrencilere plaket verilecek.

b)

"Karalama Defteri"ni okurken aklıma seninle yaşadıklarımız geldi.

c)

En tehlikeli dönemde yanımızda olduğunuz için teşekkür ediyorum.

d)

Yağmurlu bir akşamda dedemin bahçesinde onun yetiştirdiği elmaları toplamıştık.

19.

Gemimiz Çanakkale Boğazı'nda ilerlerken...


Bu cümle aşağıdakilerden hangisiyle tamamlanırsa cümlenin ögeleri "zarf tamlayıcısı, özne, yer tamlayıcısı, yüklem" şeklinde sıralanmış olur?

a)

burada yatan şehitlerimizi büyük bir saygıyla selamlıyorum.

b)

aklıma bu şehirde geçirdiğim yıllar geldi.

c)

seni bir daha ne zaman görebileceğimi düşünüyorum.

d)

yunuslar bize eşlik ediyor.

20.

I. Böyle eğlenceli bir gün geçireceğim aklıma gelmezdi.

II. Dışarıdan, rüzgârdan tıngırdayan nesnelerin sesi geliyor.

III. Otobüs, yaylaya tırmanan yokuşu gürültüyle çıkı­yordu.

IV. Binanın önünde, güneşin yıkadığı çakıllı bir düzlük var.

V. Bu görüntü ferahlatıcı bir serinlik duygusu veriyor bana.


Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangileri, ögelerinin dizilişi bakımından özdeştir?

a)

I ve II

b)

I ve IV

c)

II ve III

d)

II ve IV

21.

(1) İnsanlar hakkında iyi veya kötü diye hüküm vermek hiç de kolay değildir. (2) Fakat doğayı acımasızca yok edenleri duraksamadan “kötü­ler” sınıfına sokabiliriz. (3) Onlar, bir kişiye kar­şı değil, bütün bir topluma karşı suç işlemişler­dir. (4) Üstelik aynı tutumu hayatları boyunca sergilemeye devam ederler. (5) Hepimiz haya­tımızın bir anında muhakkak bu tür insanlarla karşılaşırız.


Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisi kendinden önceki cümlenin gerek­çesidir?

a)

2

b)

3

c)

4

d)

5

22.

Uzak ülkelerin birinde genç ve güzel bir prenses varmış. Bu prenses hep hüzünlüymüş, yüzü bir türlü gülmüyormuş. Kral, kızı­nın bu haline çok üzülüyormuş. Ülkedeki bütün doktorları saraya çağırıp prensesi muayene ettirdiği halde hiçbiri genç kızın derdine çare bulamamış. Görünüşte pren­sesin herhangi bir sağlık sorunu yokmuş. Tek sıkıntı onun sürekli hüzünlü olması, o güzel yüzünün gülmemesiymiş. Gel zaman git zaman prensesin gönlünde biri ol­duğu çıkmış ortaya. Bunu duyan kral, hemen düğün hazırlıklarına başlamış ve prens ile prenses kırk gün kırk gece süren bir düğünle evlenip ömürleri boyunca mutlu mesut yaşamışlar.


Bu metin aşağıdaki yazı türlerinden hangisine örnek olabilir?

a)

Hikaye

b)

Fabl

c)

Haber metni

d)

Masal

23.

Cemil Meriç, 1916 yılında Hatay’da doğmuş ünlü yazar ve fikir adamımızdır. Hayatı boyunca sosyal bilimlerin birçok alanında yazılar yazmış, kitaplar çıkarmıştır. Türk edebiyatına oldukça değerli eserler bırakmıştır. Başlıca eserleri: Bu Ülke, Mağaradakiler, Kültürden İrfana’dır. Cemil Meriç, 1987 yılında İstanbul’da vefat etmiştir. Yukarıda verilen metin, aşağıdaki türlerin hangisinden alınmıştır?

a)

Anı

b)

Biyografi

c)

Söyleşi

d)

Otobiyografi

24.

(I) Fiilin ve cümlenin görevleri vardır ve bunlar birbirinden farklıdır. (II) Burada önemli olan iletişim ve diyalogdur. (III) Zaman kavramı, süreç içinde ortaya çıktığı için dildeki karşılıklı etkileşmeleri gösterir. (IV) Konuşması bir olay veya durum karşısında kendi öznel bakışını zaman kavramıyla ifade eder.


Yukarıdaki cümlelerin hangisinde yargı gerekçesiyle birlikte verilmiştir?

a)

I

b)

II

c)

III

d)

IV

25.

Vurgulanmak istenen öğe yükleme en yakın yere getirilir.

Aşağıdaki cümlelerden hangisinde nesne vurgulanmıştır?

a)

Geçen hafta yemeğe biraz geç katıldım.

b)

Bir maliyeci, yeni vergi sistemleri üstüne bizi aydınlattı.

c)

Denemede, olaylar daha nesnel bir açıdan ele alınmış.

d)

Bazıları da yöneticilik dönemindeki anılarına yer veriyordu.