wayground logo

Free Printable Worksheets

NEW

Font size

S
M
L
XL
Worksheets

Tügva tyt deneme sosyal bilimler

Total questions: 25

Worksheet time: 25mins

Name
Class
Date
1.

1. İlk Çağ İran uygarlığı olan Perslerin aşağıdaki uygulamalarından hangisi doğrudan merkezi otoriteyi güçlendirmeye yönelik çalışmalar ara- sında gösterilemez?

a)

Ülkeninsatraplıkadıverileneyaletlerebölünmesi

b)

Düzenli bir posta örgütünün kurulması

c)

Kral Yolu üzerinde ticaret merkezlerinin kurulması

d)

Stratejik kalelerde sürekli birliklerin bulundurulması

e)

Valilerin her yıl kralın görevlendirdiği kişilerce teftiş edilmesi

2.

2. Orta Asya’da yaşayan Türkler iklim, nüfus artışı ve birtakım sosyal nedenlerle Orta Asya’dan çeşitli bölgelere göç etmişlerdir.

Bu göçlerin,

I. Türk kültürünün farklı coğrafyalara yayılması

II. Türk tarihini incelemenin zorlaşması

III. Orta Asya’da Türk nüfusunun artması

sonuçlarından hangilerine neden olduğu savu- nulabilir?

a)

Yalnız ll

b)

Yalnız lll

c)

l ve ll

d)

ll ve lll

e)

l, ll ve lll

3.

Mısır’da kurulan İlk Türk İslam devletlerinden olan Tolunoğulları, imar faaliyetlerine önem vererek ül- keyi su kanalları, bent, cami ve medreseler gibi dini ve sosyal tesislerle donatmışlardır.

Yukarıda sözü edilen gelişmeler, aşağıdakiler- den hangisine kanıt olarak gösterilebilir?

a)

A) Halkın ihtiyaçlarına yönelik hizmet verildiğine

b)

B) Şehir devletleri şeklinde örgütlenildiğine

c)

C) Sosyal devlet anlayışından uzaklaşıldığına

d)

D) İslam dünyasının dinî liderliğinin ele geçirildiğine

e)

E) Abbasi Halifesi’nin koruma altına alındığına

4.

Berlin Kongresi’nde Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğünü ilgilendiren önemli kararlar alınmış; Avrupalı devletler Ermenilerin yaşadığı Doğu Anadolu’da ve Rumların yaşadığı Girit Adası’nda ıslahatların yapılmasını istemişlerdir.

Buna göre, aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

a)

A)

Osmanlı Devleti büyük devlet olma özelliğini korumaktadır

b)

B)

OsmanlıDevleti’ndemilliyetçilikisyanlarıbaşa- rıya ulaşmıştır.

c)

C)Osmanlı Devleti’nin çok uluslu yapısı sona er- miştir.

d)

D) Avrupadevletleri,OsmanlıDevleti’niniçişlerine müdahale etmektedir.

e)

E) Avrupa devletleri, Osmanlı Devleti’nden çekin- mektedir.

5.

Mustafa Kemal dış politikayı “milli politika” adını ver-

diği milli çıkarlara uygun, millet yararını gözeten bir temele dayandırmıştır.

Buna göre dış politikanın aşağıdaki esaslardan hangisine dayandırılması Mustafa Kemal’in bu görüşü ile bağdaşmaz?

a)

A) Ulusal çıkarlara uygun olması

b)

B) Bağımsızlıktan asla ödün vermemesi

c)

C) Misakı Milli kararlarına uygun olması

d)

D) Dünyabarışınıülkemenfaatlerininüstündegör- mesi

e)

E) Türk kamuoyunu dikkate alması

6.

Aşağıda verilenlerden hangisi, beşeri sistemle- rin inceleme alanlarından biri değildir?

a)

A) Deprem alanlarının ülke içinde dağılımı

b)

B) Üretim, tüketim ve dağıtım etkinlikleri

c)

C) Göç hareketlerinin nedenleri ve sonuçları

d)

D) Yerleşme ve konut tipleri

e)

E) Bölgeler arası nüfus dağılışı ve yoğunluğu

7.

Aşağıda ülkemizle ilgili verilen olaylardan han- gisinin oluşumunda göreceli konumun etkisi yoktur?

a)

A) Maden çeşitliliğinin fazla olması

b)

B)Endemik bitki çeşitliliğinin fazla olması

c)

C) Batıdan doğuya doğru sıcaklığın azalması

d)

D) Ilıman iklim şartlarının hakim olması

e)

E) Aynı anda dört mevsim özelliğinin yaşanması

8.

Buna göre, yukarıdaki haritada taranarak göste- rilen alanlardan hangisinde yeşil renk daha yay- gın olarak kullanılabilir?

a)

A) 1

b)

B) 2

c)

C) 3

d)

D) 4

e)

E) 5

9.

Türkiye’de yer şekillerinin dağlık ve engebeli ol- ması aşağıdaki doğal afetlerden hangisinin daha yaygın olarak görülmesine neden olmuştur?

a)

A) Deprem

b)

B) Heyelan

c)

C) Kuraklık

d)

D) Tsunami

e)

E) Şiddetli rüzgâr

10.

Gurup ve tan süresi, Ekvator’dan kutuplara doğru gidildikçe uzar.

Buna göre Türkiye’de bulunan bir kişi, Güneş’in batış anını daha uzun süre seyretmek isterse aşağıdaki ülkelerden hangisine gitmelidir?

a)

A) Azerbaycan

b)

B) Libya

c)

C) Portekiz

d)

D) Hindistan

e)

E) Danimarka

11.

Elimde tuttuğum elmanın kırmızı olduğunu söy-

lersem, bu söylemim ancak elmanın gerçekliğinin kırmızı olmasıyla doğruluk niteliği kazanır. Çünkü elma, somut bir varlık olarak orada bulunmaktadır ve bir gerçekliktir. Ya da “Güneş sıcaktır.” yargım, ancak gerçekliğiyle örtüşmesi durumunda doğruluk kazanır. Burada doğruluk kavramını ortaya çıkaran, ileri sürülen iddianın o nesneye uygun olmasıdır.

Bu parçaya göre bir bilginin doğru olması aşağı- dakilerden hangisine bağlıdır?

a)

A) Diğer fikirlerle çelişmemesine

b)

B) Günlük hayatta işe yaramasına

c)

C) İşaret ettiği varlığı olduğu gibi yansıtmasına

d)

D) Eleştiriye kapalı olmasına

e)

E) Yaratıcı hayal gücünden doğmasına

12.

Taoculuk, gerçeğin tüm çeşitliliğine karşın bir Tao olduğunu ve onun biçiminin, maddesinin, görüntü- sünün olmadığını savunur. Bu akıma göre “Tao”, evrendeki tüm karşıtlıkları kendisinde birleştiren tanımlanamaz bir şeydir. İyidir, ancak aynı zaman- da kötüdür; güzeldir, ancak aynı zamanda çirkindir; vardır ve aynı zamanda yoktur. Dolayısıyla aldatıcı olan dünya, varlıktan yoksundur.

Bu parçaya göre, Taoculuğun varlık görüşü aşa- ğıdakilerden hangisinin içinde yer alır?

a)

A) Varlığın temelde maddesel olduğunu savunan, materyalizmin

b)

B) Varlığı birbirine indirgenemeyen iki töze dayan- dıran, düalizmin

c)

C) Varlığın temelde hiçlik olduğunu savunan, nihi- lizmin

d)

D) Varlığı ikiden fazla töze dayandıran, plüralizmin

e)

E) Varlığın temelde değişim olduğunu savunan, oluş felsefesinin

13.

Kant’a göre bilgi ne yalnızca akla ne de yalnızca duyulara dayanır. Ona göre duyular bilgi ham mad- desini verir. Bu ham madde zihne gelir ve zihinde doğuştan gelen akıl kategorilerine göre değerlendi- rilir, yorumlanır ve bilgi, bu işlemlerden sonra mey- dana gelir. Buna göre bilginin meydana gelişinde hem akıl hem deney gereklidir.

Kant bu parçada aşağıdakilerden hangisini açık- lamaktadır?

a)

A) Bilginin ögelerini

b)

B) İnsanın bilgi edinme nedenlerini

c)

C) Bilginin işlevlerini

d)

D) Bilginin sınırlarını

e)

E) Bilginin oluşum sürecini

14.

İlk filozoflar, İyonya’nın Ege Denizi’ne açılan, Yakın Doğu’nun eski, köklü ve uygar ülkeleri ile yapılan ticaretin merkezi, hareketli bir liman kentinden, Miletos’tan çıkmıştır. Miletosluların kadim Mısır ve Babil öğretilerine nüfuz edebilme imkânları yanında, şehirdeki düşünce özgürlüğü, felsefenin bu kentte doğmuş olmasını kolayca açıklamayı sağlayıcıdır.

Bu parçaya göre, felsefenin doğuşu aşağıdaki- lerden hangisine dayandırılamaz?

a)

A) Düşünce ve ifade hürriyetine

b)

B) Kültürler arası etkileşime

c)

C) Coğrafi konuma

d)

D) Ekonomik koşulların verimliliğine

e)

E) Geleneklere bağlılığa

15.

Parmenides’e göre varlık; ezelî-ebedî, bölünemez,

boşluk içermeyen ve hareketsiz olandır. Varlık al- datıcı olarak çokluk olarak görünse de asıl varlık “Bir Olan”dır. O, ayrıca değişimin reddiyle varlı- ğın zamanla olan bağının olmadığını da söyler. Parmenides’e göre değişim, bir şeyin o şey olmak- tan çıkıp başka bir şey olmasıdır. Yani bir şey var- ken yok olmaktadır. Yokluk olmadığından yok ol- mak da mümkün değildir. O hâlde değişim duyusal bir yanılgıdır. Varlığın değiştiğini düşünmek mantık- sal bir hatayla çelişkiye düşmektir. Varlık vardır ve yokluk yoktur.

Parmenides’in bu parçada açıklanan görüşleri aşağıdakilerden hangisine eleştiri niteliğindedir?

a)

A) Herakleitos’unherşeyinsüreklideğiştiğikuramına

b)

B) Thales’invarlığınanaögesininsuolduğuöğreti- sine

c)

C) Anaksimandros’un varlığın özünün Apeiron ol- duğu görüşüne

d)

D) Anaksimenes’in varlığın ana ögesinin hava ol- duğu öğretisine

e)

E) Sofistlerindoğrubilgininimkânsızolduğusavına

16.

İslam dininde toplumsal birliğe önem verildiği için ibadetlerin cemaatle yapılanı, ibadetin en üstünü kabul edilmiştir. Peygamberimiz (s.a.v.) hadislerin- de: “Eğer namazlarınızı evlerinizde kılıp mescitle- rinizi (camilerinizi) terk ederseniz Peygamberinizin sünnetini terk etmiş olursunuz.”, “Cemaatle kılınan namaz, tek başına kılınan namazdan 27 kat daha üstündür (sevaptır).” (Buhârî, Salât, 87.) buyurmuştur.

Buna göre aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

a)

A)

İslamiyet, toplumsal bütünleşmeyi sağlayan bir dindir.

b)

B) Camide kılınan namaz, evde kılınan namazdan daha değerlidir.

c)

C) Bütün ibadetler toplu halde yapılmalıdır.

d)

D)

İbadetteki birliktelik toplumsallığın ruhunu oluş- turur.

e)

E) Hz.Peygamber,ibadetlerinyapılışıylailgilibirta- kım kurallar getirmiştir.

17.

İslam dinindeki ibadetlerin maddi ve manevi yarar-

ları hem fertlere hem de topluma yöneliktir. Cuma namazı, bayram namazı, camide kılınan beş vakit namaz ve teravih namazı gibi ibadetlerin, insan- lar arası ilişkilerin gelişmesine ve güçlenmesine, sonuçta birlik ve beraberliğe katkı sağladığı bir gerçektir. Ramazanda oruç tutmak, zekât ve sa- daka vermek, kurban kesmek sosyal yönü olan ibadetlerdir. Birlikte ibadet eden kişiler, bir topluma mensup olmanın ve bundan doğan sinerjinin, din kardeşliğine önemli katkıda bulunduğunun farkın- dadırlar. İbadetlerdeki Allah’a (c.c.) yönelme bilinci insanları; dürüst davranmaya, sözünde durmaya, başkalarının hakkını gözetmeye ve insani ilişkiler- de güzel ahlak ilkeleriyle davranmaya yöneltmek- tedir.

Bu parçaya göre ibadetler için;

I. Ruhsal yönden güçlendirdiği gibi, sosyalleştir- mektedir.

II. Erdeme dayalı hareket eden bireyler yetiştir- mektedir.

III. Entelektüel bilgi birikimini artırmaktadır.

yargılarından hangilerine ulaşılabilir?

a)

A) Yalnız I

b)

B) Yalnız II

c)

C) Yalnız III

d)

D) I ve II

e)

E) II ve III

18.

Evrendeki değişken veya katı haldeki bütün var- lıklar sonradan olmuştur, yani hâdistirler. Her son- radan olanın (hâdisin) bir muhdise yani var edene (yaratıcıya) ihtiyacı vardır ki bu varlık Allah’tır (c.c.).

Bu parçada Allah’ın varlığını kanıtlayan delille- rin hangisinden söz edilmiştir?

a)

A) İmkan delilinden

b)

B) Gaye ve nizam delilinden

c)

C) Ekmel varlık delilinden

d)

D) Hudûs delilinden

e)

E) Ahlak delilinden

19.

Buhari’de yer alan bu anlatıya göre bir kişi, ot- latmak için emaneten bir çobana bir koyun verir. Yıllar geçmesine rağmen adam bir daha uğramaz. Adamın bu koyunu üreye üreye yüz tane olmuştur. Bir gün koyunu aklına gelir ve almaya gider. Çoban da yüz koyununu almasını söyler. Adam der ki, “Ben bir koyun bıraktım.” Çoban bu koyunun ayrıca bir emek sarf edilmeden çoğaldığını ve kendisine bir yük getirmediğini ifade ederek tüm koyunları al- masını söyler. Adam hem memnuniyetle hem de şaşkınlık arasında koyununu alıp gider.

Hz. Peygamber’in (s.a.v.) anlatımına dayandırı- lan bu rivayetten aşağıdaki kavramların hangisi çıkarılamaz?

a)

A) Adalet

b)

B) Diğerkamlık

c)

C) Fedakarlık

d)

D) Cömertlik

e)

E) Samimiyet

20.

İnsanı diğer canlılardan ayıran, onun sorumluluk yüklenmesine neden olan, akıl ve irade sahibi bir varlık olmasıdır. Nitekim Kur’an-ı Kerim’e göre de insanı insan yapan, onun her türlü davranışına günah ve sevap kavramlarıyla anlam kazandıran ve ilahi emirler karşısında yükümlülük altına gir- mesini sağlayan, akıldır. Nitekim Yunus Suresi’nin 31. ayetinde akıl sahiplerine hitaben: “(Resûlüm!) Onlara şöyle soru yönelt: Size gökten ve yerden kim rızık veriyor? Ya da kulaklara ve gözlere kim hakim oluyor? Ölüden diriyi kim çıkarıyor, diriden ölüyü kim çıkarıyor? Her türlü işi kim idare ediyor? Onlar cevaben ‘Allah’ diyeceklerdir. Buna karşılık de ki: Öyle ise (O’na asi olmaktan) sakınmıyor mu- sunuz?” biçiminde bir uyarıyla gerçeklere yönlen- dirme amaçlanmaktadır.

Bu parçaya dayanarak aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?

a)

A

İnsan,peygamberleringetirdiğibilgiyeulaşma- sa da aklıyla tevhit inancını kavrar.

b)

B

Kur’an-ı Kerim’de, insanın akla önem vermesi vurgulanmaktadır.

c)

C

Dinin verilerini anlamada ve bunları hayata uy- gulamada insanın dayanağı akıldır.

d)

D

Allah (c.c.), insanı akıl yetisiyle yaratıp onu so- rumlu kılmıştır.

e)

E

Allah’a(c.c.)inanmakvebirdinetabiolmakan- cak akıl sayesinde mümkündür.

21.

Felsefe tarihinde bilgiye ulaşma yönteminin dene- yim ve tecrübe olduğunu savunan J. Locke’u oku- yan bir kişinin, felsefe tarihindeki tüm filozofların da aynı yöntemi savunduğunu düşünmesi hatalı bir akıl yürütme örneğidir. Felsefe tarihindeki diğer filozofların görüşleri ve yöntemleri de incelenerek, felsefedeki görüş çeşitliliğinin fark edilmesi, bu ha- talı akıl yürütmeyi ortadan kaldıracaktır.

Bu parçadaki kişinin akıl yürütmesindeki prob- lemin nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

a)

A) Sınırlısayıdaaraştırmadantümevarımyapılması

b)

B) Akıl yürütmenin bir kısır döngüye yol açması

c)

C) İspatlanamayacak açıklamaların doğru kabul edilmesi

d)

E) İki özel durum arasında benzerlik kurulması

22.

Bu dünyada gördüğüm her varlık belli bir yerde başlayıp bitiyor, onların her birinin bir sınırı var. Oysa benim zihnimle kavradığım gerçek varlık böyle bir yerde başlayıp bir yerde bitmiyor ve onun herhangi bir sınırı yok. O, benim için mutlaktır, hiç değişmez.

Bu parçada açıklanan görüşler aşağıdaki felsefi akımlardan hangisiyle paralellik gösterir?

a)

Nietzsche’nin nihilizmiyle

b)

Descartes’ın düalizmiyle

c)

Herakleitos’un oluşçuluğuyla

d)

Husserl’in fenomenolojisiyle

e)

Platon’un idealizmiyle

23.

Septikler her önermenin karşısında eş güçte veya değerde bir önermenin bulunduğu ilkesini benimse- mişlerdi. Diğer bir değişle, onlara göre bütün açık- lamalar eş güçteydi ve bu nedenle hiçbir açıklama hakikati tekeline alamazdı. Yine onlara göre, şeyler de doğaları gereği, aynı ölçüde belirlenemez, kesin bir şekilde ispatlanamazdı. Bundan dolayı, yargıla- rımız ne doğru ne de yanlıştı. Öyleyse, hiçbir şeye güvenilmemeli ve yargılar askıya alınmalıydı.

Bu parçadaki bilgi görüşü aşağıdakilerden han- gisiyle aynı doğrultudadır?

a)

A) Doğru bilgiye akılla ulaşılır.

b)

B) İnsan duyularından şüphe duymamalıdır.

c)

C) Doğru bilginin varlığından söz edilemez.

d)

D) Doğru bilgi, deney ve gözlemle ulaşılandır.

e)

E) Somut olan varlıkların bilgisi doğrudur.

24.

Mitoslarda; “Bu evren nereden gelip nereye gidi- yor?”, “Bu dünyada insanın yeri ve amacı nedir?” gibi sorulara yönelik cevaplar vardır. Bu cevaplar oldukları gibi benimsenmiş, bunlara hiçbir kuşku duymadan inanılmıştır. Ancak belli bir dönem so- nunda, bu yanıtlar insanı tatmin etmez olmuş ve insan, yaşama dair temel sorular üzerinde düşün- meye başlamıştır. Böylece mitos ve geleneğin ver- diği yanıtlarla yetinmeyip, bilmek istediğine aklı ve izlenimleriyle ulaşmaya çalışmıştır. Bunun sonu- cunda da sistemli düşünme ve gözlemlere dayana- rak, varlığa ilişkin yaklaşımlar geliştirip, mitolojiye alternatif bir bilgi üretmiştir.

Bu parça aşağıdakilerden hangisini açıklayıcıdır?

a)

A) Geleneksel değerlerin akılla temellendirilmesini

b)

B) Bilimlerin öneminin anlaşılmasını

c)

C) Felsefi düşüncenin ortaya çıkışını

d)

D) Dogmatik düşüncenin yaygınlaşmasını

e)

E) Varlığın ancak mutlak bilgilerle açıklanabileceğini

25.

Sokrates’e göre, her tür bilginin erdem olmadığı açıktır, zira herhangi bir zanaata, alana ya da ko- nuya ilişkin bir bilgi, insanı mutluluğa götürmezken, erdem olan bilgi, onu kendisini gerçekleştirmeye ve mutluluğa götürür. Bir insan iyi bir tüccar, başarılı bir hekim ya da iyi bir bilim insanı olabilir ama yine de mutlu olmayabilir. Böyle bir insan, mesleğiyle ilgili olarak her şeyi bilebilir fakat yine de mutsuz bir hayat sürebilir. Buna göre erdem olan bilgi iyi olmalı, insanları iyi kılmalı, insanların kısacık ya- şamlarını iyi bir hayat hâline getirmelidir.

Bu parçaya göre Sokrates hangi tür bilgiyi yü- celtmektedir?

a)

A) İhtiyaçları karşılamaya yönelik olan

b)

B) İnsana kendisini tanıtan

c)

C) İnsanın sorunlarını çözmeye yarayan

d)

D) İnsanı erdemli kılan

e)

E) Varlığı olduğu gibi bildiren