NEW
Font size
Worksheets8. sınıf meb örnek sorular 2019-2020 2
Total questions: 20
Worksheet time: 30mins
Millî Mücadele Dönemi’nde Antep, Urfa ve Maraş; Fransızlar ve Fransızların silahlandırdığı Ermeniler tarafından işgal edilmiştir. Düzenli bir ordu bulunmadığı için Güney Cephesi’nde Kuvâ-yı Millîye birlikleri işgallere karşı direnmiştir.
Buna göre Güney Cephesi ile ilgili,
I. Bölgesel direniş güçlerinin etkili olduğu
II. Kuvâ-yı Millîye’nin işgallere son verdiği
III. Fransızların azınlıklar ile iş birliği yaptığı
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
A) Yalnız III.
B) I ve II.
C) I ve III.
D) I, II ve III.
Aşağıdaki tabloda Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’nda kendi sınırları içinde savaştığı bazı cepheler ve bu cephelerin açılma nedenleri verilmiştir.
Çanakkale Cephesi İtilaf Devletlerinin, müttefiki olan Rusya’ya yardım götürmek istemesi
Kanal Cephesi İngiltere’nin, sömürgeleriyle olan bağlantısının kesilmek istenmesi
Irak Cephesi İngiltere’nin, Musul petrollerine sahip olmak ve Rusya’ya Kafkasya üzerinden yardım götürmek istemesi
Buna göre aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?
A) İngiltere ile farklı cephelerde savaş yapılmıştır.
B) Osmanlı Devleti, Kanal Cephesi’nde başarılı olmuştur.
C) Osmanlı Devleti, coğrafi olarak önemli bir konumdadır.
D) Cephelerin açılmasında ekonomik nedenler de etkilidir.
İtilaf Devletleri Mondros Mütarekesi’nin 7. maddesini bahane ederek Anadolu’yu işgale başlamışlardı. Buna karşılık Mustafa Kemal 1919 yılında Havza Genelgesi’nde bu işgallerin protesto edilmesini, mitingler yapılmasını fakat bu faaliyetlerde azınlıklara kötü davranılmaması gerektiğini belirtmişti.
Buna göre Mustafa Kemal’in aşağıdakilerden hangisini amaçladığı söylenemez?
A) Azınlıklara ayrıcalık tanımayı
B) Halkta millî bilinci uyandırmayı
C) İşgallerin genişlemesini önlemeyi
D) İşgallere karşı kamuoyu oluşturmayı
23 Nisan 1920’de açılan TBMM; ulusal bağımsızlığı öngördüğü için İtilaf Devletleri’ni, ulusal egemenliği öngördüğü için de Osmanlı yönetimini rahatsız etmiştir. Bu rahatsızlıktan dolayı İstanbul Hükûmeti ve İtilaf Devletleri, Türk halkını TBMM’ye karşı kışkırtmış; bu da Anadolu’nun dört bir yanında isyanların çıkmasına neden olmuştur. Bu isyanlar yeni kurulan TBMM için bir otorite sınavı olmuş ve sonuçta TBMM, ayaklanmaları bastırmayı başarmıştır.
Buna göre,
I. TBMM’yi yıpratmak için girişimlerde bulunulmuştur.
II. Ayaklanmaların bastırılması TBMM’nin otoritesini sağlamlaştırmıştır.
III. İstanbul Hükûmeti ve İtilaf Devletleri TBMM’nin karşısında yer almıştır.
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
A) Yalnız I.
B) I ve III.
C) II ve III.
D) I, II ve III.
Osmanlı Mebusan Meclisi’nde alınan Misakımillî kararlarından bazıları şunlardır:
• Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandığı sırada işgal edilmemiş olan bölgelerin tümü, ayrılmaz bir bütündür.
• Batı Trakya’nın durumu, orada yaşayan halkın serbestçe vereceği oylarla belirlenmelidir.
• Tam bağımsızlığın sağlanabilmesi için millî ve ekonomik gelişmemizi engelleyen her türlü siyasi, adli ve mali sınırlamalar kaldırılmalıdır.
Buna göre aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?
A) Kapitülasyonlara karşı çıkılmıştır.
B) Türk yurdunun sınırları belirlenmiştir.
C) Ulusal egemenliğe vurgu yapılmıştır.
D) Batı Trakya’nın geleceği, halkın iradesine bırakılmıştır.
Sivas Kongresi kararlarından bazıları şunlardır:
➥ Manda ve himaye kesin olarak reddedilmiştir.
➥ Yurttaki tüm cemiyetler Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında birleştirilmiştir.
➥ Erzurum Kongresi’nde doğu illerini temsilen seçilen 9 kişilik Temsil Heyeti Sivas Kongresi’nde 6 kişi daha seçilerek genişletilmiş, bütün ulus adına söz söyleme yetkisi verilmiştir.
Kongre kararlarına göre;
I. Temsil Heyeti bütün vatanı temsil eder hâle getirilmiştir.
II. Ulusal örgütlenme tüm vatanı kapsayacak şekilde genişletilmiştir.
III. Tam bağımsızlık hedeflenmiştir.
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
A) I ve II.
B) I ve III.
C) II ve III.
D) I, II ve III.
“Temel ilke, Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır. Bu ilke, ancak tam istiklale sahip olmakla gerçekleştirilebilir. Ne kadar zengin ve bolluk içinde olursa olsun, istiklalden yoksun bir millet, medeni insanlık dünyası karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye layık görülemez. Yabancı bir devletin koruyup kollayıcılığını kabul etmek, insanlık vasıflarından yoksunluğu, güçsüzlük ve miskinliği itiraftan başka bir şey değildir. Gerçekten de bu seviyesizliğe düşmemiş olanların, isteyerek başlarına bir yabancı efendi getirmelerine asla ihtimal verilemez.”
Mustafa Kemal Atatürk’ün bu sözünden hareketle,
I. Manda ve himaye altında olmayı acizlik olarak kabul etmiştir.
II. Bağımsızlığın zenginlik ve güçle gerçekleşebileceğini savunmuştur.
III. Saygın ve onurlu yaşama tam bağımsızlıkla kavuşulabileceğini belirtmiştir.
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
A) Yalnız I.
B) I ve III.
C) II ve III.
D) I, II ve III.
Kütahya-Eskişehir Savaşları’nda mağlup olan Türk ordusu Sakarya Irmağı’nın doğusuna çekilince Türk ordusunun savaşı kaybedeceği yönünde TBMM’de büyük tartışmalar yaşanmıştır. Bunun üzerine başarıdan emin ve kararlı olan Mustafa Kemal tüm sorumluluğu ve yetkiyi üzerine almıştır. Sakarya Meydan Muharebesi öncesi Tekâlif-i Milliye Emirleri yayınlanmıştır. Buna karşılık Türk halkı maddi manevi tüm imkânları ile ordusunun yanında yer almıştır.
Buna göre;
I. Tekâlif-i Millîye Emirleri ile ordunun ihtiyaçları halk tarafından karşılanmıştır.
II. Türk halkı millî birlik ve beraberlik anlayışı içinde hareket etmiştir.
III. TBMM’de Millî Mücadele’nin başarıya ulaşıp ulaşmayacağına yönelik farklı görüşler vardır.
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
A) Yalnız I.
B) I ve II.
C) II ve III.
D) I, II ve III.
‘‘Bir ulus, sımsıkı birbirine bağlı olmayı bildikçe yeryüzünde onu dağıtabilecek bir güç düşünülemez.’’
Mustafa Kemal Atatürk bu sözü ile aşağıdakilerden hangisinin önemine vurgu yapmıştır?
A) Millî birlik ve beraberlik
B) Teşkilatçılık
C) Millî egemenlik
D) Tam bağımsızlık
İtalyanlar işgal ettikleri bölgelerde birtakım kurumlar açmışlardı. Bunların başında İtalyanca eğitim yapan okullar bulunuyordu. Açılan bu okullarda aynı zamanda Hristiyanlık propagandası da yapmışlardı. Bunun yanında Anadolu sahilleri ile işgalleri altındaki Rodos ve 12 Ada’ya gemi seferleri düzenlemişlerdi.
Bu politikayla İtalyanların aşağıdakilerden hangisini amaçladığı söylenebilir?
A) Ekonomik kalkınmayı sağlamak
B) İtalyan kültür ve inancını yaymak
C) Eğitim kurumlarını çağdaşlaştırmak
D) Ulaşım ve haberleşmeyi geliştirmek
İtilaf Devletleri I. İnönü Savaşı’ndan sonra toplanacak olan Londra Konferansı’na Osmanlı Hükûmetinin yanında TBMM Hükûmetini de çağırmıştır. Bu konferansa Osmanlı Hükûmeti adına Tevfik Paşa, TBMM Hükûmeti adına Bekir Sami Bey katılmıştır. Konferansta söz sırası Tevfik Paşa’ya geldiğinde “Ben sözü Türk milletinin hakiki temsilcisi olan TBMM delegesine bırakıyorum.” demiştir.
Tevfik Paşa bu sözü ile İtilaf Devletleri’nin hangi amacını boşa çıkarmıştır?
A) Anadolu topraklarını işgale başlama
B) Türk delegeler arasında ikilik çıkarma
C) Düzenli ordunun kurulmasını engelleme
D) Türk milletini Millî Mücadele’den vazgeçirme
ERZURUM KONGRESİ
Toplanma Amacı Doğu Anadolu’da kurulmak istenen Ermeni Devleti’ne karşı mücadele etmek
Alınan Kararlardan Bazıları
• Her türlü yabancı işgaline karşı Osmanlı Hükûmetinin dağılması durumunda hep birlikte direniş ve savunma yapılacaktır.
• Hristiyan azınlığa, siyasi egemenliğimizi ve sosyal dengemizi bozucu ayrıcalık verilemez.
• Millî sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz.
• Manda ve himaye kabul olunamaz.
Buna göre Erzurum Kongresi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) İstanbul Hükûmeti ile birlikte hareket edilmiştir.
B) Tüm yurdu ilgilendiren kararlar alınmıştır.
C) Toplanış amacı bakımından bölgeseldir.
D) Tam bağımsızlık ilkesi vurgulanmıştır.
23 Nisan 1920’de açılan Büyük Millet Meclisi bir savaş meclisi olmasından ötürü yasama, yürütme ve yargı yetkilerinin tümünü kendinde toplamıştır. Üyeleri tamamen Türklerden oluşan mecliste farklı düşüncelere sahip milletvekilleri olmasına rağmen partileşme olmamış, bütün milletvekilleri millî iradeye saygılı bir şekilde, görüşlerini özgürce ifade edebilmiş, ülkenin çıkarlarını savunma konusunda birleşmişlerdir. Bununla birlikte Meclis, işgalcilerin ve İstanbul’daki yönetimin baskılarına boyun eğmeden millî çıkarları korkusuzca savunmuş; karşılaştığı pek çok sıkıntıya rağmen çalışmasını bir an bile durdurmamıştır.
Buna göre Büyük Millet Meclisinin,
I. olağanüstü yetkilere sahip,
II. demokratik,
III. millî
özelliklerinden hangilerine sahip olduğu söylenebilir?
A) Yalnız I.
B) I ve II.
C) II ve III.
D) I, II ve III
Temsil Heyeti adına Mustafa Kemal’in İstanbul Hükûmeti adına ise Bahriye Nazırı Salih Paşa’nın katıldığı Amasya Görüşmeleri’nde alınan kararlardan bazıları şunlardır:
• Vatanın bütünlüğünün ve bağımsızlığının korunması esastır.
• Müslüman olmayan topluluklara siyasi ve sosyal dengemizi bozacak haklar verilmeyecektir.
• Mebusan Meclisi açılacak ve milletvekili seçimleri serbestçe yapılacaktır.
Buna göre Amasya Görüşmeleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
A) Millî iradenin yönetime yansıtılması amaçlanmıştır.
B) İstanbul Hükûmeti, Temsil Heyetini resmen tanımıştır.
C) Toplumda kültürel birlikteliğin sağlanmasına çalışılmıştır.
D) Bağımsızlığı tehdit edecek tüm girişimlere karşı çıkılmıştır.
16 Mart 1921’de TBMM Hükûmeti ile Sovyetler Birliği arasında imzalanan Moskova Dostluk Antlaşması’na göre doğu sınırı büyük ölçüde çizilmiş; Batum, Misakımillî sınırları içerisinde olmasına rağmen Gürcistan’a bırakılmıştır. Ayrıca taraflar, bu antlaşma sonrasında uluslararası ilişkilerde birbirlerine zarar verecek faaliyetlerde bulunmayacaklarını kararlaştırmışlardır. Bunun yanında Sovyet yönetimi kapitülasyonların kaldırıldığını kabul etmiş ve Osmanlı Devleti ile Çarlık Rusya arasında yapılan bütün antlaşmaların geçersiz olduğu ilan edilmiştir.
Buna göre Moskova Antlaşması ile ilgili,
I. Misakımillî’den taviz verilmiştir.
II. Ekonomik bağımsızlığa katkı sağlanmıştır.
III. Sovyetler Birliği TBMM’nin varlığını tanımıştır.
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
A) Yalnız I.
B) I ve II.
C) II ve III.
D) I, II ve III.
Selanik, önemli bir liman şehri olmanın yanı sıra demir yolu ile de Belgrad, Manastır ve İstanbul gibi önemli şehirlere bağlanmaktaydı. Avrupa’da çıkarılan gazete, dergi ve kitaplardaki fikirler, farklı milletlerin bir arada yaşadığı Selanik üzerinden Osmanlı ülkesine yayılıyordu.
Verilen bilgide Selanik’in, aşağıdaki özelliklerinden hangisine vurgu yapılmamıştır?
A) Çok uluslu yapısına
B) Sınır kenti olmasına
C) Deniz kıyısında bulunmasına
D) Kültürel yönden gelişmişliğine
Mondros Ateşkes Antlaşması Sonrası Yaşanan İşgaller Karşısında
İstanbul Hükûmeti’nin Görüşü
Damat Ferit Hükûmeti’ne göre işgaller geçiciydi. Bu nedenle işgallere karşı sessiz kalınmalıydı. İtilaf Devletleri’ni kızdıracak tutum ve davranışlardan kaçınılmalıydı. Barış antlaşması imzalanıncaya kadar İtilaf Devletleri’ne karşı uzlaşmacı bir politika izlenmeliydi. Halkın Görüşü
Türk halkı, vatanını korumak ve bağımsızlığını elde etmek için harekete geçti. Ülkenin çeşitli yerlerinde halk, cemiyetler kurarak ülke topraklarının işgal edilmesini telgraflar çekerek ve mitingler düzenleyerek protesto etmeye başladı. Aynı zamanda işgalcilere karşı vatan topraklarını savunmak için silahlı direniş kuvvetlerini kurdular.
Verilen bilgilerden hareketle aşağıdaki yargılardan hangisi söylenemez?
A) İstanbul Hükûmeti ile halk arasında görüş ayrılığı vardır.
B) Türk halkı vatan topraklarını korumak için teşkilatlanmıştır.
C) Ülkenin kurtuluşu için bağımsızlık anlayışından uzak fikirler vardır.
D) İstanbul Hükûmeti’ne göre milletin istiklalini milletin kararı kurtaracaktır.
Mustafa Kemal, Millî Mücadele Dönemi’nde basın-yayın kuruluşlarına ayrı bir ehemmiyet veriyordu. Özellikle halkın Millî Mücadele etrafında teşkilatlanmasında basın-yayın kuruluşları ayrı bir önem arz ediyordu. Millî Mücadele’ye karşı olan azınlıklar ve İstanbul Hükûmeti ellerindeki basın gücünü sonuna kadar kullanıyor ve Millî Mücadele’yi yıpratmak için her türlü yalan haberi Anadolu’nun en ücra kasabalarına kadar ulaştırıyordu. Bu ortamda halkın Millî Mücadele etrafında birleşmesi için doğru haber alması gerekiyordu. Bu nedenle Mustafa Kemal ilk olarak 14 Eylül 1919’da İrade-i Millîye gazetesinin, 10 Ocak 1920’de Hâkimiyet-i Millîye gazetesinin, 6 Nisan 1920’de ise Halide Edip ve Yunus Nadi ile birlikte Anadolu Ajansının kurulmasına katkı sağladı. Mustafa Kemal bu girişimleri ile hem milleti ortak düşünceler etrafında birleştirmiş hem de Millî Mücadele Dönemi’nde alınmış olan bazı kararların millete ulaşmasını sağladı.
Buna göre basın-yayın kuruluşlarının Millî Mücadele’ye katkıları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Millî Mücadele lehine kamuoyu oluşturmuşlardır.
B) Halkın örgütlenmesini sağlamak için çalışmışlardır.
C) Millî birlik ve beraberliğin sağlanmasında etkili olmuşlardır.
D) Millî Mücadele’nin haklılığını uluslararası yayınlarla savunmuşlardır.
İkinci İnönü Savaşı sonucunda yaşanan gelişmelerden bazıları şunlardır:
• O güne kadar Yunanistan’ın arkasında olan İngiltere, tutumunu değiştirmeye başlamış; hemen sonrasında İtilaf Devletleri savaşta tarafsız olduklarına dair bir bildiri yayımlamıştır.
• Fransa, TBMM Hükûmeti’ni fiilen tanımıştır ve hükûmetin temsilcileriyle görüşmeye başlamıştır.
• Halkın TBMM Hükûmeti ve ordusuna olan güveni artmış, Millî Mücadele ruhu pekişmiştir.
• İtalya, Anadolu’dan kademeli olarak çekilmeye başlamıştır.
Bu bilgilerden hareketle
, I. İtilaf Devletleri arasında görüş ayrılıkları yaşanmaya başlamıştır.
II. Yunanistan, barış antlaşması istemek zorunda kalmıştır.
III. TBMM’nin ulusal ve uluslararası saygınlığı artmıştır.
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
A) Yalnız I.
B) Yalnız II.
C) I ve III.
D) I, II ve III.
Millî Mücadele Dönemi’nde Türk kadını, işgallere karşı çeşitli dernekler kurmuş, mitingler düzenlemiş, yardım dernekleri kurarak ordu, göçmenler ve kimsesizler için yardımlar toplamış, cephane imalathanelerinde çalışmış, kağnı kollarında cepheye erzak ve cephane taşımıştır.
Buna göre Millî Mücadele Dönemi’nde Türk kadınının yapmış olduğu faaliyetler ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Anadolu’daki azınlıkların haklarını savunmuşlardır.
B) Cephe gerisinde faaliyetlerde bulunmuşlardır.
C) Millî bilincin uyandırılması için çalışmışlardır.
D) İşgallere karşı örgütlenmişlerdir.
