Wayground logo

Free Printable Worksheets

Font size

S
M
L
XL
Worksheets

SINAV ÖNCESİ 1

Total questions: 19

Worksheet time: 14mins

Name
Class
Date
1.
Kasabada cumartesi günleri pazar kuruluyordu. Ömer, sabah erkenden kasabaya doğru hareket etti. Eşeğine yüklediği yoğurt ve peyniri pazarda satacaktı. Kasabaya yaklaşık iki saat süren bir yolculuktan sonra varabildi. Pazarda hemen kendine bir yer buldu, öğleye kadar tüm yoğurt ve peynirleri sattı.
Bu metnin anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?
a)
BETİMLEME
b)
ÖYKÜLEME
c)
AÇIKLAMA
d)
TARTIŞMA
2.

Gelgit olayı denizde günde iki kez meydana gelir ve ne zaman gerçekleşeceği önceden bilinebilir. Durum böyle olmasına rağmen gelgit olayını enerji elde etmek üzere kullanmak sanıldığı kadar kolay değildir. Hidroelektrik santrallerine benzer şekilde gelgit enerjisinde de akan su, türbinleri döndürerek bir jeneratörden elektrik elde edilmesini sağlar. Ancak gelgit enerjisinin en olumsuz yanı, akışın sürekli olmamasıdır. Bundan dolayı bu yolla elde edilen potansiyel enerji, nehir yataklarına kurulan hidroelektrik barajlardan elde edilen enerjinin yaklaşık yarısı kadardır. Üstelik inşaat ve kurulum maliyeti de aynıdır.


Bu metinde, gelgitten üretilen elektrik ile ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

a)

Nehir yataklarına kurulan santrallere benzer bir işleyişinin olduğuna

b)

Uzun süren bir yapım aşamasından sonra faaliyete geçirilebildiğine

c)

Hidroelektrik barajlar kadar verimli olmadığına

d)

Denizde meydana gelen akıntılardan yararlanıldığına

3.

“Ailesi Öykü’nün her istediğini yapıyor, bir dediğini iki etmiyordu. Öykü de yaptıklarıyla ailesinin beğenisini ve takdirini kazanarak onların gözüne girmeyi başarmıştı. Annesi, Öykü’nün kendilerinden habersiz yanlış davranışlarda bulunmayacağından, saman altından su yürütmeyeceğinden emindi. Öykü’nün ablası da Öykü’yü çok seviyordu, o doğduktan sonra kendi papucunun dama atılmasına bile ses çıkarmamıştı.”


Verilen paragraftaki hangi deyim açıklamasıyla birlikte verilmemiştir?

a)

Saman altından su yürütmek

b)

Göze girmek

c)

Papucu dama atılmak

d)

Bir dediğini iki etmemek

4.

Tesadüfler sayesinde yaşıyoruz. Düşünsenize şu an hayatta olmamız bile tamamen bir tesadüf. Şu kapıdan çıktığımız an kafamıza saksı düşebilir. Sophocles'in (Sofokles) kafasına kaplumbağa düştüğü için öldüğünü biliyor muydunuz? Bu olaya gülümsüyoruz ama düşünsenize ne kadar da üzücü! Hayatımız pamuk ipliği gibi, kırıldı kırılacak. Saniyelerle yaşıyoruz. Hayatımızı sonlandıran ve değiştiren şeyler hep saniyeler aslında. Ama şu da bir gerçek ki bu hayatta hiçbir şey soluk alıp vermek kadar değerli değil.


Bu metinde aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangisine başvurulmamıştır?

a)

Karşılaştırmaya

b)

Örneklemeye

c)

Benzetmeye

d)

Tanımlamaya

5.

“Her gün güncel konular ile ilgili görüşlerimi ayrıntıya inmeden köşemde okuyucuyla paylaşıyorum. Okuyucunun ilgisini çekebiliyorsam ne mutlu bana. Bu yazılarımda açık, anlaşılır olmaya gayret ediyorum. Yazdıklarımı inandırıcı kılayım diye bir endişem de yok. Benimkisi ele aldığım konu üzerine samimi fikirlerimi söylemek ve okuru düşündürmek.”


Okurla ilişkisini böyle tanımlayan bir yazar hangi türde yazı yazmaktadır?

a)

Fıkra

b)

Makale

c)

Sohbet

d)

Deneme

6.

I. Sandalyenin sırtında ceketim

Dün gece olup bitenleri unutmuş Uzun etme diyor işte

II. Öyle bir boşandın ki çöle benzer ömrüme

Bir Nuh tufanı oldu; sel değil, sağnak değil

III. Ufuklar bu akşam ne sis var ne bulut var

Selviler içinde bir alev, Emirsultan

IV.Her zaman genç gözlerinde gülüyor

Şu kocamış ve yorgun İstanbul


Yukarıdaki numaralandırılmış dizelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

a)

I.de “konuşturma” sanatından yararlanılmıştır.

b)

II.de “abartma “ sanatına yer verilmiştir.

c)

III. de “benzetme” sanatına yer verilmiştir.

d)

IV.de “tezat” sanatına yer verilmiştir.

7.

Köşe yazısı veya fıkra; yazarın, gündelik olayları, özel bir görüşle, güzel bir üslupla, kanıtlamagereği duymadan yazdığı kısa, günübirlik yazılardır.Buna göre aşağıda verilen metinlerden hangisi bir köşe yazısından alınmış olabilir?

a)

A- İnsan önce içindeki sıkıntıyı dağıtmazsa yer değiştirmek daha fazla bunaltır onu: Nasıl ki yerineoturmuş yükler daha az engel olur geminin gidişine. Bir hastaya iyilikten çok kötülük edersiniz yerinideğiştirmekle. Hastalığı azdırırsınız kımıldatmakla, nasıl ki kazıklar daha derine gidip sağlamlaşırsarsıp sallamakla. Onun için kalabalıktan kaçmak yetmez, bir yerden başka bir yere gitmekle işbitmez: İçimizdeki kalabalık hallerimizden kurtulmamız, kendimizi kendimizden koparmamız gerek .

b)

B-Salgın belli insan sayısında, belli bir periyotta, yeni vakalar gibi görülen ancak önceki tecrübelere görebeklenenden fazla etki gösteren hastalıktır. “Beklenen”in ne olduğuna bağlı olarak salgının tanımlanmasıfarklı olabilir. Bir salgın hastalık patlaması, daha genel (salgın hastalık) ve hatta dünya çapında(pandemik) olabilir. Sabit seviyede oluşan ve sayısında görece olarak yüksek derecede seyreden alışılagelmişhastalıklar ise endemik olarak adalandırılır. Endemik hastalığa bir örnek sıtmadır. Afrikanınbazı bölgelerinde halkın büyük çoğunluğunun hayatlarının bazı dönemlerinde sıtmaya yakalanmalarıbeklenir. 

c)

C- Bu zor süreçte meslek liselerinin hayati önemi de ortaya çıkmış bulunuyor. Bazı meslek liseleri maskeve medikal elbise üretimi için devreye girmiş bulunuyor. Bunun yanında solunum cihazı üretimi için debazı çalışmalar yapıldığı bildiriliyor. Zor dönemler bazı alanlarda tırmanış yolunu da açar. İnsançare üretir. Birçok silahın ya da ilacın savaş ortamlarında icat edildiği - üretildiği biliniyor. Belki de buzor günlerde çok geç de olsa meslek liselerinin hayati misyonunu keşfetmiş olacağız.

d)

D- Bir ikilidir ağlamak ve gülmek. Ağlamak; sanılanın aksine çaresizlik, zayıflık, güçsüzlük demek değildir.Gariptir belki… Ama ne zaman ağlayan birini görsem, içim gerçekten acısa dahi bir miktar da sevinirim.Çünkü üzülmeyi becerebilen bir kişi, sevmeyi de bir o kadar iyi becerebilir. Çünkü, ağlayabilenbir insan gülmenin o mükemmel kıymetini belki de daha iyi anlayabilir. Bilirim ki, ağlayan bir kişininkalbi henüz nasır tutmamıştır. Yüreği katılaşmamış, duyguları bitmemiştir.

8.

Orkestranın Farklı Sesleri

Orkestra dediğimiz toplulukta çeşitli müzik eserlerini seslendiren pek çok müzisyen ve müzik aleti yer

alır.Bu müzik aletlerinden üflemeliler sık kullanılıyor. Orkestralarda hem bakır hem de tahta üflemeliler

yer alıyor. Ancak bu gruplandırma kullanılan malzemeye göre değil, sesin çıkarılma biçimine göre

yapılıyor. Bakır üflemelilerde, çalan kişinin dudaklarının titreşmesi sonucu müzik aletinin içindeki

havanın titreşmesiyle sesoluşuyor. Tahta üflemelilerdeyse, üfleme deliğinden üflenerek boru içindeki

havanın titreştirilmesiyle...

Orkestralarda üflemelilerin sayısı yaylılardan daha az oluyor.Orkestralarda tahta üflemelilerden genellikle

flüt, obua, klarnet ve fagot yer alıyor.Bu metinde üflemeli çalgılar ile ilgili,


I. Hangi çeşitlerinin bulunduğuna

II. Orkestrada hangi sıralamayla yer aldıklarına

III. Gruplandırmalarının hangi özelliklerine göre belirlendiğine

bilgilerinden hangilerine değinilmiştir?

a)

A I

b)

B II

c)

C I-III

d)

D II-III

9.

Yukarıdaki haber görselinde aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

a)

A) Develerin niçin öldürüldüğüne

b)

B) Develerin nasıl öldürüldüğüne

c)

C) Yangınların nasıl çıktığına

d)

D) Develerin öldürülmesinden sonra neler yaşandığına

10.

Aşağıdakilerin hangisinde yargı nedeniyle birlikte verilmiştir?

a)

Sorunları konuşarak halletmek gerekiyor.

b)

Sokağın başında beni görünce yanıma geldi.

c)

En sevdiğim romanı yarın bitiriyorum.

d)

Çalışma günlerini yeniden belirlemişler.

11.

Yaşanmış ya da yaşanabilecek olayları yer zaman, kişi unsurlarıyla anlatan uzun yazılara............... denir.

a)

Öykü

b)

Roman

c)

Deneme

d)

Makale

12.

"Londra'da trafik saatte 12 km hızla akmaktadır, tıpkı yüz yıl önce olduğu gibi..."


Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?

a)

Londra'da trafik konusunda, geçmiştekine benzer durumlar sürmektedir.

b)

Londra'daki insanlar her yere kendi araçları ile gitmektedir.

c)

Londra'da trafiğe çıkan araç sayısı sıkı bir şekilde denetlenmektedir.

d)

Londra'da trafik kurallarına herkes uymaktadır.

13.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yargı gerekçesi ile birlikte verilmiştir?

a)

Öylesine donanımlı biriydi ki bilmediğimiz her şeyi ona sorardık.

b)

O, yüreği iyilikle, sevgiyle dolu; dost canlısı bir arkadaştı.

c)

Konular önemsiz olmasına rağmen uzun uzun tartışırlardı.

d)

Günümüz yazınıyla ilgili konuşmasını dinleyiciler çok beğendi.

14.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde " aşamalı bir durum, bir durumun gitgide ilerlemesi" anlatılmaktadır?

a)

Kavgada baştan başa kana boyandı.

b)

Köyden köye telefonla konuşulabiliyor.

c)

Yıldan yıla işler kötüleşiyor.

d)

Güzellik anlayışı kişiden kişiye değişir.

15.

İnsanlarla iyi iletişim kurmak istiyorsak empati sözcüğünü unutmamalıyız. Kendimizi karşımızdakinin yerine koyup olaya onun bakış açısıyla bakmadığımız sürece, durumu doğru algılamış ve doğru karar vermiş olmamız mümkün değil. Çünkü insan kendi tarafını tutmaya, kendini haklı görmeye hazırdır.


Bu paragrafta asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

a)

İnsanlar daima kendilerini haklı çıkarmaya çalışırlar.

b)

Doğru iletişim kurmak ancak empatiyle mümkündür.

c)

İyi anlaşabilmek için karşımızdakini dinlemeliyiz.

d)

Doğru zamanda, doğru yerde konuşmak çok önemlidir.

16.

Kültür konusunda en çok beğendiğim söz, bir kültür adamının değil, bir askerin, Mareşal Foch'un: "Kültürlü insan diye bir şey olmaz, kendi kültürünü durmaksızın artıran insan vardır sadece." Bu sözde, kültür denen şeyin bir sınırda durmadığı sürekli olarak beslenen, güçlenen, zenginleşen canlı bir varlık olduğu anlatılıyor.

Bu parçada düşünceyi geliştirme yollarından hangisine başvurulmuştur?

a)

Tanık gösterme

b)

Örnekleme

c)

Sayısal verllerden yararlanma

d)

Benzetme

17.

"Anlamak, idrak etmek, bir şeyin olabileceğine inanmak" anlamına gelen deyim aşağıdakilerden hangidir?

a)

Aklı kesmek

b)

Akıl erdirememek

c)

Akıl etmek

d)

Aklı başına gelmek

18.

Başarı, 8 katlı bir apartmanın son katıysa iyi bilin ki asıl olan 8. kattan önce yaptıklarınız sizi 8. kata yani başarıya ulaştırır. Başarı için gücümüzü 1. katta harcamayalım ve son kata saklamayalım. Yani enerji ve azmimizi her katta aynı şekilde devam ettirebilirsek 8. kata ulaşabiliriz. Kısaca başarı için en önemli şey devamlılıktır.


Yukarıdaki parçadan başarıyla ilgili hangisi çıkarılamaz?

a)

Başarıya ulaşmak istiyorsak enerjimizi her zaman sona saklamalıyız.

b)

Başarı, düzenli ve sistemli ama devamlı çalışmayla elde edilebilir.

c)

Başarı için gücümüzü ne yolun başında harcamalıyız ne de sona saklamalıyız.

d)

Başarı, her gün bir öncekinin üzerine koyarak ulaşılacak bir hedeftir.

19.

* Ahmet YAKUPOĞLU; akarsu, deniz gibi içinde su olan manzaraları resmeder.

* 1920 yılında Kütahya’da doğan sanatçı “Suların Ressamı” adıyla bilinir.


Bu iki cümlede ifade edilenlerin anlamca doğru bir biçimde birleştirilmiş hali aşağıdakilerden hangisidir?

a)

1920 yılında Kütahya’da doğan Ahmet Yakupoğlu akarsu, deniz gibi manzaraları resmeden bir sanatçıdır.

b)

Kütahyalı ressam Ahmet Yakupoğlu su resimleri yaptığından 1920’de “Suların Ressamı” adını almıştır.

c)

Ahmet YAKUPOĞLU, 1920 yılında Kütahya’da doğmuş sadece su resimleri yapan ünlü bir ressamdır.

d)

Kütahya’da 1920 yılında doğan Ahmet YAKUPOĞLU içinde su olan manzaraları resmeder ve “Suların Ressamı” olarak bilinir.