Font size
WorksheetsNoktalama İşaretleri
Total questions: 12
Worksheet time: 24mins
Montaigne’in kendine dönük ( ) söyleşi havasında ( )
gelişigüzel yazılmış duygusu uyandıran ( ) Bacon’ın ise
nesnel( ) özlü ( ) betimleyici denemeler yazdığı söylenir( )
Kasabaya karşıdan baktığınızda,büyük bir tepenin yamacına yayılmış ( ) çatısı olmayan yüzlerce yapı görürsünüz ( ) İçine girdiğinizde de yıkık ( ) sıvaları solmuş ( ) dökülmüş duvarlar( )Ot bürümüş ( ) dar ( )
taş sokaklar ( )
Sanatın çok önemli bir amacı vardır( ) Değiştirmek( ) Ama
okurun bir şiirle( ) bir romanla( ) seyircinin bir heykel( )
bir resimle değiştiğini sezmesi hiç de kolay değildir( )
Bir içgüdüdür yazı yazmak( ) Yaşananları dile getirme
içgüdüsü( )Kendini( )doğayı( )toplumu( )insanları( )evreni
dile getirme içgüdüsü( )
Sinemanın yayılmaya başladığı yıllarda düşüncelerde beliren sorulardan biri de şuydu ( ) Tiyatro ( ) sinemanın karşısında yaşamını sürdürebilecek mi( )
Aşk( )bir Arjantin tangosudur( )anlamlı( )coşkun( )acı dolu
ve güzeldir( )
Ünlü filozof Konfüçyüs şöyle yakarmış( ) ( )Tanrım( )bana
kitap dolu bir ev( )çiçek dolu bir bahçe ver( ) ( )
Aklın ve bilimin üç büyük düşmanı vardır( )Tembellik(
)cahillik( )fenalık( )
Çantasında neler yoktu ki () Defter () telefon () su şişesi ()
Artık var olmayan şeyleri büyük bir özlemle kim bilir kaç kez anmışızdır ( ) Kimi zaman, yalnızca geçmişte kalan şeylerin değerini anlayabiliyormuşuz gibi geliyor bana ( ) Kültürümüzün ayrılmaz ögeleri gün geçtikçe yok olmaya yüz tutuyor ( ) tarihsel yapılar, müziğimiz, bize özgü yemekler ( ) Eskiden bilinen birçok olağanüstü yiyecek de unutuluyor artık ( ) hem de bir daha hiç yenmemek, tadılmamak üzere.
Bu eserle ilgili çok şey duymuştum ( ) Bizans İmparatorluğu’ndan kalma bir eser olduğunu ( ) içinde değerli fresklerin bulunduğunu, binanın yıllar önce müzeye çevrildiğini ( ) Ama bir türlü yolum düşmemişti bu tarihî anıta. Bu anıtı ziyaret etmeyen bir tek ben mi kalmıştım şu koca İstanbul’da ( )
Annesi şaşırarak şöyle dedi ( ) “Ne var ( ) neyi düşünüyorsun?” Şen şakrak kızının yüzündeki durgunluğa bir anlam verememişti ( ) “Bez bebeğimi, dedemin aldığı bisikleti, kırmızı uçurtmamı, parlak ayakkabılarımı ( ) Aslında ne kadar güzelmiş benim çocukluğum ( ) değil mi anne?”
