Font size
Worksheets9. sınıf Türk dili ve edebiyatı 2. ünite taraması
Total questions: 20
Worksheet time: 22mins
I. Gerçek ya da gerçeğe yakın olayları anlatır.II. Olaylar sınırlı bir zaman içerisinde gerçekleşir.III. Kişi kadrosu dardır.IV. Bir ana olay etrafında gerçekleşir.V. Serim, düğüm ve çözüm bölümü vardır.
Yukarıda özellikleri verilen edebî tür aşağıdakilerden hangisidir?
A) masal
B) fabl
C) roman
D) hikâye
E) destan
"Otların yeşil olması, denizin mavi olması, gökyüzünün bulutsuz olması, pekâlâ bir meseledir. Kim demiş mesele değil, diye? Budalalık! Ya yağmur yağsaydı? Ya otların yeşili mor ya da denizin mavisi kırmızı olsaydı? Olsaydı o zaman mesele olurdu, işte."
Yukarıdaki metinde ağırlıklı olarak hangi anlatım biçimi kullanılmıştır?
(a)
Olay hikâyesi ile durum hikâyesi karşılaştırıldığında aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
A) Konu, durum hikâyesinde bir kesitten, olay hikâyesinde daha geniş bir kesitten ele alınır.
B) Durum hikâyesinin belli bir planı yoktur, olay hikâyesinin belli bir planı vardır.
C) Durum hikâyesinin belli bir planı yoktur, olay hikâyesinin belli bir planı vardır.
D) Durum hikâyesinin temsilcisi Refik Halit Karay, olay hikâyesi temsilcisi ise Memduh Şevket Esendal'dır.
E) Durum hikâyesinde merak ögesi önemsenmez,olay hikâyesinde önemsenir.
İhtiyar esir sevincinden gemide bayılmıştı. Kendine gelince oğlu ona:
— Ben karaya cenk için çıkıyorum. Sen gemide kal, dedi.
Eski kahraman kabul etmedi:
— Hayır. Ben de seninle cenge çıkacağım.
Parça iletişim unsurları bakımından değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi yanlış olur?
A) Kaynak: Oğul
B) Alıcı: Baba
C) İleti: İhtiyarın sevinçten bayılması
D) Dönüt: Hayır ben de cenge çıkacağım!
E) Bağlam: Gemi
"Sermet Bey, çok kalabalık bir aileye sahip olduğundan büyük boş bir köşk arar. Bekçisi ile beraber giderken boş bir köşk görür ve bu evi almaya karar verir. Bekçisi "olmaz" der. Sermet Bey duyduğuna inanamaz. Anahtarı köşkün sahibi Hacı Niyazi Efendi'den alır." ("Perili Köşk"Ömer Seyfettin)
Yukarıdaki hikâyenin anlatımında hangi bakış açısı ağır basmaktadır?
(a)
Aşağıdakilerden hangisi anlatmaya bağlı edebî türlerden değildir?
Fabl
Masal
Roman
Deneme
Hikâye
Aşağıdakilerden hangisi hikâyenin yapı unsurlarından biri değildir?
olay
yer
zaman
üslup
kişiler
Hikâyedeki anlatıcının veya hikâyede olay içerisinde yer alan kişinin iç dünyasını okuyucuya aracısız aktarmayı amaçlayan anlatım tekniği aşağıdakilerden hangisidir?
diyalog
iç konuşma
özetleme
bilinç akışı
betimleme
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım yanlışı yapılmıştır?
İstanbul Boğazı'nda trafik çok yoğun.
Türkiye'nin tahıl ambarı Konya Ovası'dır.
Hasan Dağı'nda yamaç paraşütü etkinlikleri başladı.
Beyşehir gölünde su sporları yapılıyor.
Türkiye'nin en uzun nehri Fırat Nehri'dir.
Aşağıdaki cümlelerden hangisinin sonuna soru işareti getirilemez?
Yarınki geziye geliyor musun
O kadar uzun zamandır yazıyorum ki
Olay hakkında sen de mi aynı fikirdesin
Ekmek kadayıfını sen de seviyor musun
Yeni aldığınız eve taşındınız mı
Aşağıdakilerin hangisinde anlatmaya bağlı metinlerle ilgili bilgi yanlışı vardır?
Dil, sanatsal işlevde kullanılır.
Hikâye, destan ve biyografi anlatmaya bağlı metinlerdendir.
Estetik haz uyandırmak amaçlanır.
Yan ve mecaz anlamlı sözcükler kullanılır.
Öznel yargılara yer verilir.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "tekil, çoğul ve topluluk" isimleri aynı cümlede kullanılmıştır?
A) Çarşıda gezerken en sevdiği arkadaşlarını gördü.
Taburun askerleri tören için sıraya dizildi.
Ormanda ilerlerken karşılarına bir ceylan yavrusu çıkıverdi.
Ülkenin selameti için varını yoğunu ortaya koydu.
Öğretmeni karşısında görünce kendine güveni geldi.
Aşağıdakilerden hangisi olay örgüsüne dayalı yazı türlerinden biri değildir?
Tiyatro
Roman
Masal
Makale
Hikâye
Harp zamanında idik. Anam bir sabah, ekmeğin üstüne belli belirsiz tereyağ sürmüştü. Bütün ömrümce bolca tereyağlar sürülmüş ekmekler yedim ancak o günkü lezzeti bir türlü unutamam. Öyle lokantalarda yemek yedim ki bir öğlen yemeği parasına beş kişi bir hafta doyardı. Etrafımda lavanta kokan, beyaz kadınlar vardı. Herkes, her şey pırıl pırıldı."
Bir hikâyeden alınmış bu metin için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Olaylar kurmaca bir gerçeklikle anlatılmıştır.
B) Hikâyenin teması geçmişe duyulan özlemdir.
C) Birinci kişili anlatım söz konusudur.
D) Akıcı ve açık bir dil kullanılmıştır.
E) Hikâye kahramanları anlatıcı ve annesidir.
Karac'oğlan der ki cenge doyulmaz
Can tatlıdır tatlı cana kıyılmaz
Ordusu yıldızdan çoktur sayılmaz
Sultan Murad kalkmış kendi geliyor
(Karacaoğlan)
Yukarıdaki dizelerde aşağıdakilerden hangisi yoktur?
A) Çoğul isim
B) Cins isim
C) Soyut isim
D) Topluluk ismi
E) Özel isim
"Koşarak kapıdan çıktım. Tramvaya doğru acele adımlarla yürümeye başladım. Arkamdan gelen adamı fark etmemiştim bile. Omzuma dokunmasıyla birlikte neye uğradığımı şaşırdım. Kafamı çevirince yıllar öncesinden silik bir yüz gördüm."
Yukarıdaki metin parçasında hangi bakış açısı kullanılmıştır?
A) Kahraman bakış açısı
B) Gözlemci bakış açısı
C) İlahi bakış açısı
D) Çoğulcu bakış açısı
E) Anlatıcı bakış açısı
(I) Hikâye (öykü); yaşanmış ya da yaşanabilir olay veya durumların kişi, yer ve zamana bağlı olarak okuyucuda heyecan ve zevk uyandıracak şekilde anlatıldığı kısa edebî türdür. (II) Hikâyede genellikle olay tek, kişi sayısı az ve tek boyutlu, zaman ve mekân anlatımı yüzeysel olup çoğu kez uzun cümleler kullanılmaz. (III) 14. yüzyılda İtalyan edebiyatında Boccaccio’nun yazdığı “Decameron” adlı eser, hikâye türünün ilk örneği kabul edilir. (IV) Batılı anlamda hikâye, Türk edebiyatına Tanzimat’la girmiş olup Ahmet Mithat Efendi’nin “Letâif-i Rivâyât” adlı eseri, ilk hikâye örneklerindendir. (V) Teknik açıdan güçlü, Batılı örneklere benzeyen ilk hikâye ise Şemsettin Sami’nin “Küçük Şeyler” adlı eseridir.
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde bilgi yanlışı vardır?
I
II
III
IV
V
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soyut isim vardır?
A) Böyle sabahlarda, daha gün doğmadan, anası yayığın ilk tereyağı topağını ona verirdi.
B) Sadece asker ve subaylarla değil cephane, erzak ve hayvanlarla da dolu olan Gülcemal adlı vapur yüzen bir şehir gibi uzaklaşmaya başladı.
C) Halının üzerinde bağdaş kurup aklından ertesi gün yapılacakları geçiriyordu.
D) Köşeyi dönerken rastladığım bir duvar resmi sanki büyüdüğüm sokağın kuş bakışı bir çizimiydi.
E) Odaya, açık pencerelerden dalga dalga sıcak bir rüzgâr giriyor ve yüzlerimize bahçedeki çiçeklerin kokusunu ulaştırıyordu.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım yanlışı vardır?
Bende onun görüşlerine tümüyle katılıyorum.
Tatilde de ders çalışmayı sürdürmelisin.
Oda servisine o da bir şeyler ısmarlamış.
Perdede canlanan kahramanlar sinema izleyicilerini büyülüyor.
Sende kalan eşyalarını almaya gelecekmiş.
İstanbul’u ilk gördüğünde bütün Anadolu çocukları gibi şaşıp kaldı. Orman gibi minareler, dağ tepesi gibi kubbeler, kat kat yapılar ve bunca insan. Yakında bu şehir denize batar diye düşündü. Öyle ya bunca ağırlığı ufacık kara parçası nasıl çeker? Ne yana baksan deniz. Hele Sarayburnu’nda öyle yüksek yapılar, öyle kalın duvarlar var ki bayağı korktu. “Bunları yapan ustalar denizi hiç düşünmemişler.” dedi Mehmet kendi kendine. “Hep buraya yapacağınıza biraz da bizim oralara yapsanıza hey ustalar!”
Bu metinde aşağıdaki yapı unsurlarından hangisi belirgin değildir?
zaman
mekan
kişi
anlatıcı
olay
