NEW
Font size
WorksheetsFelsefe
Total questions: 20
Worksheet time: 10mins
Siyaset, toplum içinde yaşayan insanlar arasında bir çatışma, bir mücadele ve kavgadır. İnsanlar yaratılışları ve sosyal durumları bakımından değişik fikirlere ve çıkarlara sahiptirler. Aralarındaki düşünce, çıkar ve psikolojik eğilim farklılıklarından doğan çatışma, politikanın temelini oluşturur.
Buna göre, siyasetin temelinde aşağıdakilerden hangisinin bulunduğu söylenebilir?
Toplumsal görüş farklılıklarının bulunması
Toplumsal düzenin gerçekleştirilmesi
Toplumsal bütünlüğün sağlanması
Farklı görüşlerin uzlaşma çabası
Özgür düşünce ortamının doğması
Siyaset hem bilimin, hem de felsefenin konusudur. Siyaset bilimi, sivil ve siyasal problemleri konu alıp bu problemlere çözüm getirmeye çalışır. Olanı olduğu gibi inceleyerek, genel sonuçlara ulaşmaya çalışır. Siyaset felsefesi ise, felsefenin siyasi yaşamı konu alan, özellikle de devletin özü, kaynağı ve değerinin ne olduğunu araştırır. Siyaset felsefesi olanı betimlemek yerine, olması gerekene yönelir.
Buna göre aşağıdaki sonuçlardan hangisine ulaşılamaz?
Siyaset hem bilim, hem de felsefenin konusudur.
Bilim ve felsefenin siyaseti inceleme yöntemleri aynıdır.
Siyaset bilimi siyaset problemlerine çözüm getirmeye çalışır.
Siyaset bilimi, siyaset ile genel sonuçlara ulaşmaya çalışır.
Siyaset felsefesi olması gerekene yönelir.
Siyaset, en genel biçimde devlet işlerini düzenleme ve yürütme faaliyeti olarak tanımlanır. Siyaset felsefesi, devletin özü, kaynağı ve değerinin ne olduğunu araştırır.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi, siyaset felsefesinin inceleme alanına girmez?
İnsanın gelişme süreci içinde, devletin kaynağı, amacı ve önemi
Devletlerin sınıflaması ve bu devletlerin oluşumunda etkili olan felsefi görüşler
Bireyle devlet arasındaki ilişki
Adalet, özgürlük, eşitlik gibi kavramların analizi
Siyasal problemlere çözüm getirme
Siyaset felsefesi Aristoteles için, teorik bir disiplin olmaktan çok, pratik nitelik taşıyan bir bilgi türüydü. Onun gözünde, siyaset felsefesi, ahlak felsefesinin bir dalıdır. O grup faaliyetini ya da bir toplum içindeki insanı ele almıştır
.Aristoteles’in siyaset felsefesi ile ilgili düşüncesi aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilebilir?
Siyaset felsefesini teorik bir çalışma olarak ele almıştır.
Siyaset felsefesinin konusunun ahlâk olduğunu belirtmiştir.
Siyaset felsefesinin alanını pratik nitelik taşıyan bir bilgi olarak nitelemiştir.
Siyaset felsefesinin konusu salt biyolojik varlık olarak insandır.
Siyaset felsefesinin konusu soyut siyasi kavramlardır.
Günümüzde siyaset felsefesi, siyasi otoriteyi, siyasi otoritenin gücünü, doğasını ve kaynağını, siyasi otoriteyle birey arasındaki ilişkileri ele alır; ayrıca siyasi kurumların ve bu arada devletle birey arasındaki ilişkilerinin nasıl geliştirilebileceğini inceler. Demokrasi problemini, sivil toplum devlet kavram çiftiyle, özgürlük ve eşitlik ideallerinin oluşturduğu temel üzerinde ele alır.
Buna göre, çağdaş siyaset felsefesi için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Siyasi otoriteyi, gücünü ve kaynağını konu edinir.
Birey – devlet ilişkisini inceler
Demokrasi problemini inceler
Özgürlük ve eşitlik ideallerini inceler
Devleti yönetenlerin görevlerini ve yetkilerini belirler.
Devlet, ortak bir toprak bütünlüğüne dayanan siyasi örgütlenmeye verilen addır. Devletin, sözü edilen toprak parçasında yaşayan insan topluluğu üzerinde bir denetim gücü vardır. Yani, devlet, belli bir ülkede yaşayan insan topluluğunun, egemenlik ve bağımsızlık temelini de oluşturduğu siyasi örgütlenmedir.
Buna göre, devlet için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Devlet, özgürlük ve eşitlik temeli üzerinde kurulan bir yapıdır.
Toprak bütünlüğüne dayanan siyasi bir örgütlenmedir.
Toprak parçası üzerinde yaşayan halk üzerinde denetim gücü vardır.
Ülkede yaşayan insan topluluğunun bağımsızlık temelinde oluşturduğu örgütlenmedir.
Devletin varlığı, insan topluluğu, ülke ve egemenlikle gerçekleşmektedir.
Siyaset felsefesinin görevi, olması gerekeni ideolojiler üstü bir zeminde aramaktır. Öyle ki, siyaset felsefesi, tüm siyasal etkinliğin anlamını objektif bir ölçüte dayandırmayı dener. Bize göre bu objektif ölçüt, hukuksal eşitliktir.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi siyaset felsefesi için söylenemez?
Siyaseti ideolojilere dayandırmaz.
Olması gerekene yönelir.
Ölçüt olarak hukuku alır
Siyasetin neliğini kavramaya çalışır.
Olanı olduğu gibi somut olarak açıklar
Siyasal örgütlenmelerin amacı sadece bireysel hayatın korunması değil aynı zamanda onun kalitesinin iyileştirilmesi, niteliğinin yükseltilmesi de olmalıdır.
Aşağıdaki yargılardan hangisi bu açıklamalarla çelişir niteliktedir?
Siyaset sürekli daha iyi olanı amaç edinmelidir.
Tüm bireyler ve kamusal alan devlete hizmet etmelidir.
Birey kendi yaşam kalitesini artırmak için siyaset yapmalıdır.
Siyasetin temel amacı daha iyi bir yaşam olmalıdır.
Siyaset en temelde insan için yapılmalıdır.
İnsan bencilliğinden dolayı sürekli bir çıkar savaşı içindedir. Ancak bu savaş insanın kendi varlığını da tehlikeye sokmaktadır. Bu risk karşısında insanlar zarardan kurtulmak için bazı haklardan vazgeçip devleti oluşturmuşlardır.
Buna göre, devletin ortaya çıkmasının temelinde yatan etken aşağıdakilerden hangisidir?
Eşitliğe dayalı toplum kurma isteği
Uzlaşma zorunluluğu
Dayanışma içinde olma ihtiyacı
Hoşgörülü toplum kurma özelliğ
Bencilliği yenme isteği
– Anarşizme göre, devlet bireyin özgürlüklerini kısıtlayan bir kurum olarak kabul edilir. Bu nedenle devletsiz ve hükümetsiz bir toplum bireyin özgürlüğü için en uygun ortamdır.
– Liberalizme göre ise, devlet bireyler arasındaki anlaşmazlıkları çözen, siyasal ve hukuksal yetkiyi organize bir şekilde bireylerin yararına kullanan bir kurumdur.
Buna göre, anarşizm ile liberalizm arasındaki görüş ayrılığının aşağıdakilerden hangisi olduğu söylenebilir?
Devletin doğal ve yapay bir kurum olması
İnsan doğasının siyasal yapıya etkisi
Devletin gerekli bir kurum olup olmadığı
Egemenliğin nasıl kullanılması gerektiği
İdeal yönetim ölçütlerinin belirlenmesi
İlk insan, yiyeceğini kendisine rahat sağlayan bol yemişli ormanlarda dolaşarak yaşıyordu. Onun dili, evi ve işi yoktu. Savaşı, dostluğu bilmiyordu, öteki insanlarla beraber değildi, tek başına yaşıyordu ve bu doğal durumundan mutlu idi. Bu mutlu ve esen yaşayışta tam bir eşitlik vardı. Herkes kendisi için yaşıyor ve kendi kendisiyle yetiniyordu. Ama bu insanlardan biri bir başkasının gereksinimini duyduğu an, bu eşitlik sona ermiş oldu. Böylece devlet örgütlenmesinin temelleri atılmış oldu.
J.J. Rouseau’ya göre, devletin oluşumunun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Doğadaki kaynakların yetersizliği
Kaynakların insanlar arasında eşit bölünmesi
İş bölüşümünün ortaya çıkması
İnsanların birbirine ihtiyaç duyması
İnsanların özgür yaşamak istemesi
Demokrasi halkın kendini yönetmesi veya kendi yöneticilerini kendi iradesi ile belirlemesidir. Demokrasi insan haklarının korunduğu temel hak ve özgürlüklerin devletin garantisi altında olduğu yönetim şeklidir. Demokrasi hukukun üstünlüğünü kabul eden ve yönetme yetkisinin hukuka dayandığı yönetim biçimidir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisinin demokratik yönetimlerde olması mümkün değildir?
Temel hak ve özgürlüklerin olması
Sivil toplum örgütlerinin yaygın olması
Siyasal eşitliğin olması
Üretim araçlarının devletin elinde olması
Çoğunluğun yönetme hakkına sahip olması
Devletin son amacı, insanlara hükmetmek, onları korkutmak, baskı altında tutmak veya onları başkalarının arzularına tabi kılmak değildir. Tam tersine, onun hedefi vatandaşların güvenlik içinde fikir ve beden yeteneklerini geliştirmesini, akıl ve idrakından serbestçe faydalanmasını sağlamak olmalıdır. Çünkü devletin temel amacı özgürlüktür.
Parçadaki düşünceyle, aşağıdakilerden hangisi çelişir?
Devletin yaşaması, halkı baskı altında tutmasına bağlıdır.
Devletin görevi, insanlar arasında adaleti uygulamaktır.
Vatandaşlarını baskı altında tutan devlet özgürlükleri yok eder.
Devlet vatandaşların hakkını korumak için olmalıdır.
Düşünce özgürlüklerini kısıtlayan devleti, korumak gereksizdir.
İnsan, yalnız başına varolmayan, ancak bir toplum içinde başka insanlarla varolabilen bir canlıdır. İşte hukuk, belirli bir toplumda bireyler arasındaki ilişkileri düzenleyen ve devletin yaptırım gücüyle uyulması zorunlu bulunan davranış kurallarının oluşturduğu sistemin adıdır.
Buna göre, hukuk kuralları için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Devleti devlet yapan temel özelliktir.
İnsanlar arası ilişkileri düzenleyen tek sistemdir.
Yaptırım gücünü dinin kutsal kitabından alır
Toplumda belirli bir kesime uygulanan kurallar bütünüdür.
İnsanlar arası ilişkileri düzenleyen, devletin yaptırım gücüyle uyulması zorunlu kılınan sistemdir.
Hükümdarın kişiliği ve davranışları ülkeyi iyi yönetebilmek adına doğru olmalıdır. Erdem, sevgi, yücelik, gönüllülük gibi ahlaki nitelikleri kişiliğinde birleştirmiş olan hükümdarın yönetimindeki devlet okuldan pek farklı değildir. Hükümdar, öğrencilerinin daha iyi insan olmalarına yardım etmeyi amaçlayan bir öğretmendir.
Bu parçaya dayanarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
Hükümdar tüm kişilik yapısı ve davranışlarıyla örnek bir insan olmalıdır.
Hükümdar, insanların daha iyi olmaları için çaba harcamalıdır.
ülke yönetiminin iyi olması hükümdarın kişiliğe bağlıdır.
iyi bir yönetim için halk zorunlu eğitime tabi tutulmalıdır.
iyi bir hükümdar halk için bir öğretmen gibidir.
Aşağıdakilerden hangisi "siyaset felsefesi"nin ilgi alanı içindeki sorulardan biri değildir?
Evrensel ahlak yasası var mıdır?
Sivil toplumun anlamı nedir?
İktidar kaynağını nereden alır?
En iyi yönetim biçimi nedir?
Devletin varlık nedeni nedir?
Siyaset bilimi, başta devlet olmak üzere, siyasal kurumları, rejimleri, siyasal ilişkileri sistemli bir biçimde, değer yargısında bulunmaksızın olanı olduğu gibi açıklayıcı ve betimleyici bir tarzda inceleyen bilim dalıdır. Siyaset felsefesi ise, politikayı, politik düzeni oluşturan unsurları, yönetim şekillerini, problemlerini, kavramlarını konu edinirken olanı olduğu gibi değil; kendi görüş açısıyla bakmak, değerlendirmek suretiyle inceleyen felsefenin bir alanıdır.
Bu parçada, siyaset felsefesinin siyaset biliminden hangi yönüyle ayrıldığı vurgulanmaktadır?
Soru sorma
Akli gerekçelere dayanma
Eleştirel olma
Öznel olma
Bütünleyici olma
Devlet, başkalarının eylemlerini kontrol edebilir, birine yapmayacağı bir şeyi yaptırabilir. Devletin bu kontrol kapasitenin varlığından bir kulüpte, bir sendikada veya bir siyasi partide de söz etmek mümkündür. Ancak ne kulüp müdürü ne sendika başkanı ne de siyasi parti lideri kararlarını uygulatmak için meşru olarak güç kullanmaya yetkili değildir. Asli olarak güç kullanma tekelini elinde tutan tek kurum devlettir. Devlet, yasalara uymayan vatandaşı, belli şartlar gerçekleştiğinde ve belli kurallar çerçevesinde güç kullanarak bu yasalara uygun davranmaya zorlayabilir.
Bu parçada aşağıdaki kavramlardan hangisi vurgulanmaktadır?
Hukukun üstünlüğü
Meşruiyet ölçütü
Bürokratik yapı
Egemenlik türleri
İktidar gücü
Max Weber’e göre, devlette çalışan yöneticiler ve memurlardan oluşan yapı, yerine bir başka benzerini koymadan ortadan kaldırılamayacak bir araçtır. Bu araç hem yeri doldurulamayacak kadar kaçınılmaz hem de birçok şikayete sebebiyet verecek kadar da negatif bir görünüme sahiptir.
Bu parçada sözü edilen siyaset felsefesi kavramı aşağıdakilerden hangisidir?
İnsan haklaı
Sivil toplum
Bürokrasi
Siyasal parti
Egemenlik
İnsanlar devlet olmadan da adil, uyumlu, barışçıl bir düzen içinde yaşayabilirler. İnsanların üzerinde bir devlet sisteminin kurulması insanlara yapılmış büyük bir kötülüktür.
Parçadaki görüşü savunan biri, felsefede aşağıdakilerden hangisiyle nitelendirilir?
Despot
Liberalist
Demokrat
Sosyalist
Anarşist
