wayground logo

Free Printable Worksheets

Font size

S
M
L
XL
Worksheets

Turkish

Total questions: 100

Worksheet time: 50mins

Name
Class
Date
1.

(I) Nedendir bilinmez, Fransız yazarlar dokunaklı hikâyeleri anlatmak konusunda biraz daha yetenekliler. (II) Patrick Modiano da edebî yeteneği uluslararası alanda kabul görmüş.(III) Etkileyici bir yazar. (IV) Kendisi son Nobel Edebiyat Ödülü’nün sahibi. (V) İlk romanından son romanına kadar bütün eserleri her yaştan

okuyucunun kütüphanesinde yer almayı hak ediyor.

Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi nesnel bir yargı içermektedir?

a)

I

b)

II

c)

III

d)

IV

e)

V

2.

İnsan beyni, sahibinin yapmak istediği şeyi gerçekleştirme yollarını bulacak şekilde yaratılmıştır.

“Azmin elinden hiçbir şey kurtulmaz.” diyen atasözü de bu fikri doğrulamaktadır. Pek çok insan, insan kudretinin dışında zannedilen muazzam işleri sadece azimleri sayesinde başarmış, o işleri yapmayı akıllarından bile geçirmeyen insanlarsa varılan netice karşısında şaşakalmışlardır. Atatürk’ün çok güzel bir sözü var: “Zafer, zafer benimdir diyebilenindir.”

Bu parçada asıl anlatılmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

a)

İnsan beyni, sanıldığından daha üstün özelliklere sahiptir.

b)

Küçük hayalleri olan insanlar, başarısız olmaya mahkûmdur.

c)

İnsan, kararlı olursa en zor işlerin bile üstesinden gelebilir.

d)

Büyük işleri sadece büyük ve önemli insanlar yapabilir

e)

Başarılı olmak için sadece istemek yeterlidir.

3.

“Türkiye’nin İnovasyon Merkezi” olarak tanımlanan Teknopark İstanbul, teknolojik alanlara ilgi duyan şirketleri ve girişimcileri tek bir yerleşkede topluyor. Dünyadaki teknoloji eğilimlerini ve deneysel çalışmaları takip eden kişiler, Türkiye’nin ve dünyanın yeni teknolojilerini Teknopark İstanbul’da üretiyor. Türkiye’deki gençleri ve kadınları üretime yönelten Teknopark’ın girişimciliğe de katkısı büyük. Teknopark İstanbul’da savunma sanayi, havacılık, denizcilik, sağlık, enerji ve endüstriyel yazılım gibi birçok alanda yeni teknolojiler üretiliyor. Dünyadaki teknolojik çalışma alanları gözetilerek belirlenen çalışma ortamı, bu alanlarla ilgili her parlak fikre açılmış bir kapı anlamına da geliyor.

Bu parçada Teknopark İstanbul’la ilgili aşağıdakilerden hangisine DEĞİNİLMEMİŞTİR?

a)

Araştırmacıları ve firmaları bir çatı altında topladığına

b)

Çalışmalarının başka ülkeler tarafından takip edildiğine

c)

Girişimci ruha sahip kişilere katkı sunduğuna

d)

Çok çeşitli alanlarda teknolojik çalışmalar yapıldığına

e)

Türkiye’deki gençleri ve kadınları üretime yönelttiğine

4.

Soğuk bir sabah... Koyu bir sis, binlerce bacadan henüz tütmüş soğuk ve nemli bir duman gibi her tarafı kaplamıştı. Ordugâh, sancaklar, tuğlar, çadırlar, dişbudak ağaçları, atlar, kısacası hiçbir şey görünmüyordu. Arslan Bey atını hazırlatmıştı. Yine yapayalnız, her günkü gittiği yoldan kaybolacaktı. O kadar neşeli idi ki... Bütün subayları, çavuşları çağırttı. Hepsi hücum var sanıyordu. Arslan Bey, bir ayağı yerde, bir ayağı üzengide “Ağalar! Bugün kaleyi alacağız. Ben iki saate kadar geleceğim. Şimdi hepiniz hazır olun.” dedi.

Bu parçanın dili ve anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi SÖYLENEMEZ?

a)

Farklı duyularla ilgili ayrıntılara yer verilmiştir.

b)

Öyküleyici anlatıma başvurulmuştur.

c)

Benzetmeden yararlanılmıştır.

d)

Anlatım birinci kişi ağzından yapılmıştır.

e)

Betimlemeden faydalanılmıştır.

5.

1.Çünkü yapılan çalışmalarda ilk anda %20’lere düşen anlama oranının, beynin yazıları bir fotoğraf makinesi gibi kaydetme alışkanlığı kazanmasıyla %100’e ulaştığı tespit edilmiş

2.Uzmanlar buna “Kesinlikle hayır!” cevabını veriyorlar.

3.Okuyucunun, okuduğunu anlama oranında düşüş oluyor mu?

4.Bu da gösteriyor ki hızlı okuma, insanın okuduğunu anlama yeteneğini de zamanla geliştiriyor.

5.Hızlı okuma konusunda zihinlere takılan en önemli soru şu;

Numaralanmış cümleler mantık akışına göre sıralandığında doğru sıralama aşağıdakilerden hangisi olur?

a)

3 - 4 - 1 - 5 - 2

b)

3 - 5 - 2 - 4 - 1

c)

5 - 1 – 3 – 2 - 4

d)

5 - 3 - 2 - 1 - 4

e)

5 - 3 - 4 - 2 – 1

6.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde fiilimsi yoktur?

a)

Güneş pırıl pırıl ışıklarla dünyayı sarmaya başladı.

b)

Papatyalar piknik alanını bir tabloya çevirmiş.

c)

Üzerinde dolaştığımız yeryüzü ne kadar güzel!

d)

Çocuklar yeşillikler üzerinde koşturarak oynuyorlar.

e)

Çocuk koşarak annesinin boynuna atladı.

7.

Aşağıdaki cümlelerden hangisinde “küçümseme” anlamı vardır?

a)

Okullar arası maçta bizi yenip de şampiyon olacaklarmış.

b)

Bu yemeğin lezzetini tutturamazsan ne yapacaksın?

c)

Ben de arkadaşlarımla birlikte geziye gitseydim keşke.

d)

Bir daha eve bu kadar geç gelmeyeceksin!

e)

Size söylediklerimi harfiyen yapmalısınız.

8.

Aşağıdaki cümlelerden hangisinde “tahmin” anlamı vardır?

a)

Bu hafta sonu iki günlük bir okul gezimiz olacak.

b)

Şimdi karlar erimiş, çiçekler açmıştır bizim dağlarda.

c)

Bu yaz Şanlıurfa’ya, dedemlerin yanına, gidebiliriz.

d)

Birden karşıma çıkıp bana doğru koşmasın mı?

e)

Yarınki sınava çok iyi hazırlandım.

9.

Akdeniz ( ) in serin yaylaları baharla birlikte birçok çiçeği misafir eder ( ) papatyalar, menekşeler, gelincikler ( ) Bu rengârenk çiçekler içinde yürümek insanı dinlendirir ( )

Bu parçada yay ayraçla gösterilen yerlere aşağıdakilerden hangisinde verilen noktalama işaretleri sırasıyla getirilmelidir?

a)

(-) (:) (.) (.)

b)

(’) (:) (...) (.)

c)

(,) (;) (:) (…)

d)

(’) (;) (:) (!)

e)

(’) (;) (...) (.)

10.

Maça 55’inci dakikada giren Mehmet, bir kaç dakika içinde sakatlandı.

Bu cümledeki yazım yanlışının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

a)

Bağlaç olan “de”nin bitişik yazılması

b)

Büyük harflerin yazımıyla ilgili yanlışlık yapılması

c)

Bitişik yazılması gereken sözcüğün ayrı yazılması

d)

Sayıların yazımıyla ilgili yanlışlık yapılması

e)

inci ekinin yazımında yanlışlık yapılması

11.

(I) Kitapta, yurdumuzun çeşitli yörelerinden derlenen masallar yer alıyor. (II) Her masalın sonunda, masalın kaynak kişileri tanıtılmış.(III) Masalda kısa hayat hikâyeleri verilmiş. (IV) Kitabın sonuna masallarda geçen yöresel söyleyişlerin ve yabancı kelimelerin açıklandığı bir sözlük eklenmiş. (V) Kitabın ön sözünde masalın eğitimdeki yeri hakkında doyurucu bilgiler verilmiş.

Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisinde öznel anlatım vardır?

a)

I

b)

II

c)

III

d)

IV

e)

V

12.

İnsanoğlu ya geçmişi düşünür ya geleceği. Geçmişi düşünür çünkü geçmişte iyi günleri, iyi anıları vardır. Bunlardan kopamaz, kendisini bir türlü geçmişin özleminden kurtaramaz. Geleceği düşünür çünkü ona göre gelecekte her şey daha iyi olacaktır; elde edemediklerine ulaşacak, daha güzel günlere kavuşacaktır. Bu düşüncelerle hareket eden insan ne geçmişin hatıralarından sıyrılabilir ne de beklediği geleceğe ulaşabilir. Bu yüzden de bugününü yaşamaya vakit bulamaz.

Bu parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?

a)

Her insan, anılarında yaşattığı dünyaya ulaşmak için elinden geleni yapar.

b)

İnsan iyi ve yararlı şeyler yapmadıkça güzel bir geleceğe ulaşamaz.

c)

İnsan sürekli geçmişi ve geleceği düşündüğü için bugününü gerektiği gibi yaşayamaz.

d)

Gelecek günlerin umudu olmazsa insanların bugüne bağlanması mümkün olmaz.

e)

İnsan geçmişi ve geleceği düşünmelidir.

13.

Saz, Türk müzik geleneğinin en önemli ve en eski çalgılarından biridir. Saz yapımı, köklü bir usta çırak ilişkisi içinde yüzyıllardan bu yana devam eden bir gelenektir. Saz yapımında özen gösterilen ilk aşama ağaç seçimi. Özellikle sert yapılı, iyi ses verebilme özelliği bulunan ağaçlar titizlikle seçilir ve doğal ortamda kurumaları sağlandıktan sonra sazın iskeleti oluşturulur. Sazın tekne, göğüs, sap, eşik ve burgu gibi farklı bölümlerinin yapımında dut, ardıç, kestane, kavak, ceviz, gürgen, ladin, kayın, sedir ve ıhlamur gibi değişik ağaçlardan yararlanılır.

Bu parçada aşağıdakilerden hangisine DEĞİNİLMEMİŞTİR?

a)

Yapımında hangi tür ağaçların kullanıldığına

b)

Sazın hangi bölümlerden oluştuğuna

c)

Çok eski bir çalgı türü olduğuna

d)

Saz çalmanın usta-çırak ilişkisiyle öğrenildiğine

e)

Sazın tekne, sap, göğüs, eşik ve burgu gibi bölümleri olduğuna

14.

“Hacıyatmaz”ın aslında hiç yatmayan bir oyuncağın adı olduğunu biliyor muydunuz? İşte bu oyuncaktan hareketle oluşturulmuş bir oyun anlatacağım size. Bu oyun için oyuncular halka şeklinde ayakta dizilir. Her oyuncuya birer numara verilir. Oyunculardan biri, ortada bulunan bir sopayı parmağıyla ucundan tutar. Bırakmadan önce bir sayı söyler. Söylediği sayı kiminse o kişi sopa yere düşmeden onu tutmaya çalışır. Tutamayan kişi elenir. En sona kalan oyuncu, oyunun galibi olur.

Aşağıdakilerden hangisi bu yazının özelliklerinden biridir?

a)

Kesin olmayan yargılar içermesi

b)

Açıklayıcı anlatıma yer verilmesi

c)

Olay yazısı olması

d)

Deyimlerden yararlanılması

e)

Hikâyeleştirmeden faydalanılması

15.

I. Bu nedenle de uzun süre arazide çalışmak gerekebiliyor.

II. Jeoloji, jeomorfoloji, hidrojeoloji, kozmoloji bunlardan bazıları.

III. Jeofizik mühendislerinin yani yer altı gezginlerinin aynı anda birden fazla bilim dalını bilmeleri gerekiyor.

IV. Ayrıca jeofizik mühendisliği doğayla iç içe bir meslek.

V. Bu bilim dallarıyla ilgili bilgi edinmek için sürekli okumaları ve araştırmaları gerekiyor.

Numaralanmış cümlelerle anlamlı bir paragraf oluşturmak için sıralama nasıl olmalıdır?

a)

II - I - V - IV - III

b)

II - V - IV - I - III

c)

III - II - V - IV - I

d)

IV - I - III - II – V

e)

V – II – IV – III - I

16.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde farklı türde bir fiilimsi kullanılmıştır?

a)

Elektrikler gitmeden gerekli kontrolleri yapmalısınız.

b)

Köye gelen postacı, elindeki mektupları muhtara bıraktı.

c)

Buralar çok güzel, yaşanası yerlerdi.

d)

Yapılmış tüm resimlerde memleketin izleri vardı.

e)

Bu zamana kadar en çok duyulmuş efsanedir bu.

17.

“Kaç kere aradım seni, telefonlarıma hiç cevap vermiyorsun.” cümlesine hâkim olan duygu aşağıdakilerden hangisidir?

a)

Korku

b)

Şaşırma

c)

Sevinç

d)

Küçümseme

e)

Sitem

18.

İlk denizaltıyı Osmanlıların yaptığını çoğunuz bilmiyorsunuz belki de.

Bu cümlenin ifade ettiği anlam aşağıdakilerden hangisidir?

a)

Öneri

b)

İhtimal

c)

Merak

d)

Tanımlama

e)

Onaylama

19.

Ah ah ( ) Doğan güneş coştururdu beni bir zamanlar ( ) Geçti o günler. O güzel ışık aydınlatmıyor artık beni ( ) Her güzellik eskilerde mi kaldı ( )

Bu parçada yay ayraçla gösterilen yerlere aşağıdakilerden hangisinde verilen noktalama işaretleri sırasıyla getirilmelidir?

a)

(!) (.) (...) (?)

b)

(,) (!) (.) (?)

c)

(…) (.) (!) (?)

d)

(,) (!) (.) (...)

e)

(!) (...) (!) (?)

20.

Aşağıdakilerden hangisinde birleşik fiillerin yazımıyla ilgili yanlışlık yapılmıştır?

a)

Beş yıl aradan sonra taraflar birbirini affetti.

b)

Bu şekilde davranarak hata yaptığımı farkettim.

c)

Ciddi bir sorun yaşayacağımızı ilk dakikada hissettim.

d)

Yemek bir saat içinde hazır olur, azıcık sabret.

e)

Birkaç arkadaşımla birlikte film seyrettik.

21.

Çalışmak için odasına geçti.

Bu konuyu geçelim, haftaya işleriz.

Yarım saat içinde başının ağrısı geçer.

Biz de geçtik bu yollardan.

Aşağıdakilerden hangisi “geçmek” sözcüğünün bu cümlelerdeki anlamlarından biri DEĞİLDİR?

a)

Söylemeden veya bitirmeden atlamak

b)

Tükenmek, bitmek, sona ermek

c)

Bir yerden başka yere gitmek

d)

Etki yapmak, işlemek

e)

Geride, geçmişte kalmak

22.

(1) Isırgan otunun yaprak ve saplarından çorba, salata, yemek, börek ve köfte yapılabiliyor. (2) Isırgan otlu pirinç pilavı da değişik yörelerde sevilerek yenen yemekler arasında yer alıyor. (3) Ayrıca bazı bölgelerde yapraklarından çay yapılıyor. (4) Bitkinin yaprak ve dallarında yakıcı tüyler bulunduğundan doğal ortamlarından toplarken ve ayıklanırken eldiven kullanılması tavsiye edilir. (5) Ayrıca ısırgan otu bazı hastalıklara da iyi geliyor.

Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisinde sözü edilen bitkinin olumsuz özelliği anlatılmıştır?

a)

1

b)

2

c)

3

d)

4

e)

5

23.

1.Bu bir meteordu.

2.Bu sırada parlak bir cismin kasabanın üzerine yaklaştığını fark ettim.

3.Meteor, az sonra kasabanın üstünden geçti ve büyük bir gürültüyle dağın yamacına çarptı.

4.Yıldızlı bir gecede teleskopla gökyüzüne bakıyordum.

5.Bunun üzerine yetkilileri aradım ve olay hakkında onlara bilgi verdim.

Numaralanmış cümleler, olayların oluş sırasına göre nasıl sıralanmalıdır?

a)

4 – 2 – 1 – 3 – 5

b)

2 – 1 – 3 – 4 – 5

c)

4 – 2 – 3 – 5 – 1

d)

1 – 2 – 4 – 3 – 5

e)

4 – 5 – 2 – 1 – 3

24.

"Her sorun mutlaka ardından yeni sorunlar getirebilir." Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

a)

Gereksiz sözcük kullanılması

b)

Tamlama yanlışlığı

c)

Sözcüğün yanlış anlamda kullanılması

d)

Anlamca çelişen sözcüklerin kullanılması

e)

Özne yüklem uyuşmazlığı

25.

Eskişehir’in lületaşı çok ünlüdür. Lületaşı, gözenekli yapıda olan ve kolay işlenebilen bir kayaç çeşididir. Eski zamanlardan bu yana takı ve süs eşyası yapımında kullanılır. Eskişehir’de dünyaca ünlü lületaşı madenleri vardır. Ayrıca kentteki Lületaşı Müzesi’nde lületaşından yapılmış birbirinden ilginç eserler sergilenir.

Bu parçada lületaşıyla ilgili aşağıdakilerden hangisine DEĞİNİLMEMİŞTİR?

a)

Eskişehir’de çok ünlü olduğuna

b)

Takı ve süs eşyası yapımında kullanıldığına

c)

Eskişehir’den başka yerde bulunmadığına

d)

Gözenekli ve kolay işlenebilen bir yapıda olduğuna

e)

Müzede lületaşından eserler sergilendiğine

26.

Aşağıdaki deyimlerden hangisi “görmezlikten gelmek, hoş görmek, bağışlamak” anlamına gelir?

a)

Kılı kırk yarmak her zaman olumlu sonuçlar verir mi?

b)

Hatalara göz yummak, daha büyük hatalara yol açar.

c)

Onun da kulağını bükmek istiyor musunuz?

d)

Bir işi bitirmeden başka bir işe el atmak çalışanları çok rahatsız eder.

e)

Olanları duyunca etekleri zil çaldı.

27.

Aşağıdaki cümlelerin hangisi sebep-sonuç cümlesi DEĞİLDİR?

a)

Korkudan yüzü bembeyaz olmuştu.

b)

Dışarı çıkamadım çünkü işlerim bitmedi.

c)

Seni görmek için uzun bir yoldan geldim.

d)

Lastiğimiz patladığı için geç kaldık.

e)

Çok yağmur yağdığı için ıslandım.

28.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

a)

Dışarı işleriyle ben, evdeki işlerle karım meşgul olur.

b)

Yergilerimizde olduğu gibi övgülerimizde de ölçülü olmalıyız.

c)

Susuyorlar; dut yemiş bülbül gibi susuyorlar.

d)

Türkçe, kökeni dünya dilleri içinde en eski devirlere dayanan dillerden biridir.

e)

Atatürk, “Ne mutlu Türk’üm diyene” demiştir.

29.

Özellikle belirlediğim, hemen her şiirini okuduğum şairlerim yoktur benim. Çünkü ben şairin ismine değil, önümdeki şiirine bakarım. Bu açıdan, yerli ya da yabancı, genç ya da yaşlı herhangi bir şair, beni etkileyen, duygularıma tercüman olan bir şiir yazmışsa ben o şiiri severek okurum.

Bu parça aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık olarak söylenmiştir?

a)

Şiir dışındaki türleri sevmiyor musunuz?

b)

Defalarca okuduğunuz şiirler var mıdır?

c)

Şiirlerin şairini neden çok önemsiyorsunuz?

d)

Daha çok hangi şairlerin şiirlerini okursunuz?

e)

Ne tür şiirler okursunuz?

30.

Ne güzel enseyi geçmemesi saçların

Alnımızda bitmesi

Tane tane olması kirpiklerin

Tel tel olması kaşların

Ne güzel insan yüzü

Elmacık kemiği ve on parmak

Ya dünyamız, bütün bu mevsimler

Bulutlar, telli kavak ve İstanbul

Bu şiirin şairi için aşağıdakilerden hangisi SÖYLENEMEZ?

a)

Olaylara karamsar bakmaktadır.

b)

Gördüğü şeylere hayranlık duymaktadır.

c)

İnsanın şeklini beğenmektedir.

d)

Hâlinden memnundur.

e)

Hayata sevgiyle yaklaşmaktadır.

31.

Eskiden şirin mi şirin bir mahalle bakkalımız vardı: Emin amca. Bayramlarda harçlıkları cebimize koyduğumuzda soluğu onun yanında alırdık. Şekerler, balonlar, patpatlar bizi mutlu etmeye yeterdi. Bakkala gelen müşteri kim olursa olsun iki laf edilmemişse alışveriş tamam sayılmazdı. Emin amca, mahallede olan biten her şeyin kendisiyle konuşulduğu tek kişiydi sanki. Her haber ona ulaşır, her bilgi sıcağı sıcağına ondan alınırdı. Bizi bizden iyi tanırdı o. Şimdilerde süpermarket raflarında asla bulamayacağınız bir tatlılık, bir huzur vardı onda, onun küçücük bakkalında. (…)

Bu parçanın sonuna aşağıdaki yargılardan hangisi GETİRİLEMEZ?

a)

O güzelim günleri özlüyorum şimdi

b)

Değişim, güzel şeyleri de alıp götürdü

c)

Küçük şeylerle mutlu olabilmek ne güzeldi!

d)

İyi ki artık büyük alışveriş merkezleri var.

e)

Tekrar o günlere dönebilsek keşke...

32.

Aşağıdakilerden hangisinde anlatım birinci kişi ağzından yapılmıştır?

a)

Tarlada ekin kaldıran kadınlar, sapın samanın tozuna boğulmuştu. Sabahtan beri iki büklüm durmaktan belleri bükülmüş, kuru otlardan elleri parçalanmıştı.

b)

Kış, adanın her tarafına yerleşebilmek için rüzgârlarını seferber ettiği zaman, öteki yakada yaz bir kenara mahzun bir göçmen gibi oturmuştu.

c)

Kentte insanın içini sıkan bir şeyler var. Halam bana sordu: “Söyle bakalım şehrimizi beğendin mi?” “Hayır” anlamında başımı salladım.

d)

Gamsız; sarı tüylü, ihtiyar bir mahalle köpeğiydi. İnsan gibi telaşlı fakat insandan daha vefalı bir yaratıktı.

e)

“Hayat kaç günlük bir yolculuktur?” diyordu yaşlı adam.

}

33.

1- Dilenci bir olsa şekerle beslenir.

2- Gülü seven dikenine katlanır.

3- Kedinin boynuna ciğer asılmaz.

4- Denize düşen yılana sarılır.

5- Damlaya damlaya göl olur.

Numaralanmış atasözlerinden hangilerinin yüklemi edilgen çatılıdır?

a)

1 - 3

b)

2 – 3

c)

4 - 5

d)

1 - 4

e)

2 – 4

34.

Aşağıdaki cümlelerden hangisinde zaman kavramı vurgulanmıştır?

a)

Memnuniyetle sizi Bursa’da bekleyeceğiz.

b)

Dolma kalemi kardeşine hediye etmiş.

c)

Büyükbabam, her akşam erkenden uyur.

d)

Kütüphaneden aldığım kitabı ablama verdim.

e)

Çoktan beklediğim misafirler de geldi.

35.

Ben öyle her şeyi hemen yazalım, günü gününe not edelim demiyorum. İnsan elbette birçok şey yaşar. Ama bunların hepsini aklında tutamaz ki. Aklımızda ilginç olanlar kalır değil mi? Yoksa kim yirmi gün önce öğle yemeğinde ne yediğini hatırlıyor, söylesin bakalım. Dediğim gibi insan yazarken önce başından geçen ilginçlikleri ve o ilginçliklerin yaşamında iz bırakmasını önemsemelidir. Sonra da onları gerekli dil yeterliliği ile işleyip okuyucusunun duygu dünyasına yollamalıdır.

Yukarıdaki parçada konuşan kişi hangi türde yazmamızı istemektedir?

a)

Biyografi

b)

Günlük

c)

Deneme

d)

Anı

e)

Hikaye

36.

1.Koşu başlamadan yerlerinizi alın.

2.Disiplinli çalışan insanlar başarılı olur.

3.Çocuklar bahçede oynamak için izin istediler.

4.Her zaman bir işim olmalı, yoksa sıkılırım.

5.Koşmadan önce iyice ısındı.

Numaralanmış cümlelerin hangilerinde aynı türden fiilimsi eki kullanılmıştır?

a)

1 ve 5

b)

1 ve 3

c)

2 ve 5

d)

3 ve 4

e)

4 ve 5

37.

I. İki ya da üç haftadan fazla yaşıyacağını sanmıyorum.

II. Eve döndüğünde onu bekleyen işlerinden sözetti.

III. Görevim hem hastam hemde ailesi için duyduğum acıya dayanmaktır.

IV. Onun kendi kendini tanımasına yardımcı mı olmalıyım?

V. Okuldan sonrada sinemaya gitdik.

Yukarıdaki cümlelerin hangisinde yazım yanlışı YAPILMAMIŞTIR?

a)

I

b)

II

c)

V

d)

III

e)

IV

38.

Göz gözü görmüyordu, çıt yoktu. Yalnız kar, kar, kar…

Cümlede geçen noktalama işaretlerinin işleviyle ilgili aşağıdakilerden hangisi SÖYLENEMEZ?

a)

Tamamlanmamış cümleyi belirtmek için üç nokta konduğu

b)

Sıralı cümleleri ayırmak için virgül kullanıldığı

c)

Anlama güç kazandırmak için tekrarlanan sözcükler arasında virgül kullanıldığı

d)

Bitmiş cümlenin sonuna nokta konduğu

e)

Eş görevli sözcükler arasına virgül konduğu

39.

Harun: İçinde “göz” kelimesinin geçtiği birçok deyim vardır.

Dilek: Evet “……………………………..” cümlesinde bu deyimlerden biri geçiyor.

Harun: Yanılıyorsun Dilek, söylediğin cümlede “göz” kelimesi deyim olarak kullanılmamaktadır.

Bu konuşmaya göre aşağıdakilerden hangisi Dilek’in Harun’a söylediği cümle olabilir?

a)

Kopya çekemedik, öğretmen göz açtırmadı.

b)

Türkçe sınavı için konulara şöyle bir göz attım.

c)

Nuran, benim arabaya göz kulak ol.

d)

Göz bebeğindeki rahatsızlık tedavi edildi.

e)

Biricik yavrusunu, gözünün bebeğini çok özlemişti.

40.

(l) Söylemişimdir ya gene söyleyeyim, gençlerin bana usta demelerine pek kızıyorum. (II) Bunu eğlenmek için söyleyenlere diyeceğim yok. (III) Onlarla birlikte ben de gülebilirim. (IV) Ama ötekilere, beni beğendiklerini söyleyenlere sinir oluyorum. (V) Bu "usta" sözünde bir senli benli, bir yüz göz olma var da onun için. (VI) Benim yazılarımı gerçekten anlayarak okusalardı, böyle davranışlara ne kadar kızdığımı bilirlerdi.

Bu parçada l. cümledeki davranışın nedeni numaralanmış cümlelerin hangisinde açıklanmıştır?

a)

II

b)

III

c)

IV

d)

V

e)

VI

41.

Evdeyim. Dışarıda kar( ) Yalnızım( ) Yazılar, mektuplar önümde( ) çiçekler, resimler karşımda duruyor( ) Yarım kalmış öyküler, denemeler, romanlar( )

Yukarıda parantezle boş bırakılan yerlere hangi noktalama işaretleri gelmelidir?

a)

( . ) ( … ) ( , ) ( . ) ( … )

b)

( … ) (. ) ( , ) ( . ) ( . )

c)

( ... ) ( . ) ( ; ) ( . ) ( … )

d)

( , ) ( . ) ( : ) ( , ) ( …)

e)

( , ) ( ! ) ( , ) ( . ) ( … )

42.

Hangi cümlede “ki”nin yazımı yanlıştır?

a)

Otlaktaki atların her biri bir yana dağıldı.

b)

Bahçedeki ağaçları ne zaman budayacağız?

c)

Bunları güzel öğrenmişsin ki bana anlatabiliyorsun.

d)

Şu derede ki su epeyce azaldı.

e)

Anlat ki derdine çare bulalım.

43.

Aşağıdaki cümlelerin anlamlarıyla eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

a)

Bu yıl havalar soğuk olacağa benziyor. (Tahmin)

b)

Dünya’nın uzaydan çekilmiş fotoğrafını gördüm. (Karşılaştırma)

c)

Diyelim ki sınavı kazandınız ya sonrası! (Varsayım)

d)

Onlar, bu yıl kesinlikle şampiyon olamaz. (Ön yargı)

e)

Sınavdan en yüksek notu ben almış olabilirim. (İhtimal)

44.

Tozdan topraktan her yer bombozdu. Güneş göz kamaştırıyordu. Kumkapı’da balıkçı motorları birbirine yaslanmış, kıpırdamıyordu. Balıkçı tablalarında gevşemiş balıklar sıralanmıştı. Yanı başlarında yeşil salata, roka, maydanoz, turp, yeşil soğanlardan yeşil öbekler yer almıştı. Her şey cansız bir tabloyu andırıyordu.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

a)

Açıklama

b)

Karşılaştırma

c)

Öyküleme

d)

Tartışma

e)

Betimleme

45.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birbiriyle çelişen sözcükler bir arada kullanılmıştır?

a)

Üzülüyorum; ama duygularımı saklıyorum.

b)

Çok savurgandır, parasını düşünerek harcar.

c)

Kediler, evcil hayvanlardır.

d)

İnşaatlarda bu araçlar kullanılır.

e)

Hem çok temiz, hem de çok düzenli bir insandır.

46.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde büyük harflerle yazılan kelime mecaz anlamıyla KULLANILMAMIŞTIR?

a)

Beni uzun uzun SÜZDÜKTEN sonra konuştu.

b)

Notlara şöyle bir GÖZ ATTI.

c)

Toplantıya çağırmadığınız için KIRILMIŞ.

d)

Davete gelmekle büyük bir İNCELİK gösterdi.

e)

Küçük kız, KORKUSUNDAN masanın altına saklanmıştı.

47.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru sözcüğü özneyi buldurmaya yöneliktir?

a)

Kristal vazoları neyle saracaksın?

b)

Bu zamana kadar kimde kaldın?

c)

Böyle fısır fısır kimi çekiştiriyorsunuz?

d)

Daha önce bu evde kim oturdu?

e)

Okuldan sonra kiminle buluştun?

48.

(1) Aradan tam dört yıl geçti; (2) güleç yüzü ve çocuksu bakışıyla anımsadık hep onu. (3) Alçak gönüllülüğünü, sessiz ve gösterişten uzak kimliğini, sevecenliğini hiç unutmadık. (4) Ve onun yerini dolduramadık. (5) Onu hep özlemle andık.

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangisinde nesnel bir anlatım vardır?

a)

1

b)

2

c)

3

d)

4

e)

5

49.

Öğrencilerin hangisinin söylediği cümlede zıt anlamlı sözcükler bir arada VERİLMEMİŞTİR?

a)

Hasan: Hayatta zor işler de var, kolay işler de.

b)

Celile: Az ve öz konuşan olmak zor.

c)

Fevzi: Alan el olmak, veren el olmaktan zordur.

d)

Mahmut: Tok ne anlar açın halinden!

e)

Elif : Arkadaşım çok uzun da değil çok kısa da.

50.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sıfat fiilden önce zarf fiil GELMEMİŞTİR?

a)

Düşüne düşüne yapılacak iş değil bu.

b)

Sevdiğim insanlar gelip gidiyor her zaman.

c)

Zamanını çalışarak değerlendiren insan ol.

d)

Hayat geçtikçe özlenesi günlerde artıyor.

e)

Güzellikleri yaşadıkça biriken anılar çoğalıyor.

51.

İçimden hep iyilik geliyor

Yaşadığımız dünyayı seviyorum

Kin tutmak benim harcım değil

Çektiğim tüm sıkıntıları unuttum

Parasız pulsuzum ne çıkar

Gelecek güzel günlere inanıyorum

Dizelerinden şairle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi ÇIKARILAMAZ?

a)

Kendisiyle barışık

b)

Pişman

c)

Umutlu

d)

Açık yürekli

e)

Sevgi dolu

52.

"Burcu her yıl köye gider ve çok sever."

Bu cümledeki anlatım bozukluğu nasıl giderilir?

a)

“Ve” sözcüğünden sonra “köyü” getirilmeli.

b)

“Ve” kaldırılmalı, “virgül (,)” konulmalı.

c)

“Burcu” sözünden sonra “virgül (,)” getirilmeli.

d)

“Sever” sözcüğü” “severdi” yapılmalı.

e)

“Çok” sözcüğü kaldırılmalı.

53.

Kendi zarara uğrayınca insanlık savunucusu kesilip, başkasının başına aynı zarar gelince oralı olmamak; içtensizliktir, gösteriştir. Başka yerlerdeki insanların acılarına benim yakınımda değil deyip aldırış etmemek, uygarlıktan uzak olmaktır.

Yukarıdaki paragraf aşağıdaki atasözlerinden hangisiyle ilgilidir?

a)

Bana dostunu söyle sana kim olduğunu söyleyeyim.

b)

Akıllı düşman akılsız dosttan iyidir.

c)

Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.

d)

Gülme komşuna gelir başına.

e)

El elden üstündür.

54.

Üstüme doğan güneş, kanarak içtiğim su,

Ciğerlerime dolan temiz hava gibisin.

Her bahar çiçek açan, meyve veren ağaçtan,

Tarlamdaki tohumdan daha cömertsin anam.

Dörtlükte "anne" aşağıdaki varlıklardan hangisine benzetilmiştir?bahar

a)

bahar

b)

Ağaç

c)

çiçek

d)

tohum

e)

su

55.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yansıma sözcük KULLANILMAMIŞTIR?

a)

Çalıların arasında duyduğu çıtırtıyla irkildi.

b)

Sabaha kadar rüzgârın uğultusu dinmedi.

c)

Gülümseyen sabah güneşiyle yola çıktık.

d)

Sobanın yanındaki kedi mırıldanmaya başladı.

e)

Sabaha kadar horul horul uyudu.

56.

Dünyaca ünlü bir futbolcu olmak isteyen Sezer, bu sporda başarı kazanmış ünlü futbolcuların hayatını merak etmektedir.

Sezer, merakını gidermek için hangi türde yazılmış eserleri okumalıdır?

a)

Gezi yazısı

b)

Biyografi

c)

Deneme

d)

Anı

e)

Roman

57.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım yanlışı vardır?

a)

Çocuk traktörün kasasına sevinçle bindi.

b)

Avukat, mahkemeye yetişemeyeceği için üzülmüşdü.

c)

Bu olay onu gerçekten telaşlandırmıştı.

d)

Hastalar koridorda muayene sırası bekliyorlar.

e)

Çocuklar neşe içinde okula koştular.

58.

(I) Yurdumuzda tek türüyle tanınmasına karşın, ortancaların bilinen 23 türü var. (II) Bunlardan biri, boyu 15 ila 20 metreye ulaşan sarmaşık türü. (III) Bir başkası ise sonbaharda yaprakları şarap rengini alan türü. (IV) Ortancalar, kimi türleri dışında, batıya bakan yönde dikilmeyi seviyor. (V) Sabah güneşinin, narin çiçeklerini yakma tehlikesi olduğundan, bu bitkiyi asla doğuya bakacak yönde dikmeyiniz. (VI) Dikerken, büyüyüp serpileceklerini hesaba katarak, iki bitki arasında 1,5 ila 2 metre boşluk bırakmayı unutmayınız.

Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf hangi cümle ile başlar?

a)

ll

b)

lll

c)

IV

d)

V

e)

VI

59.

Toroslar'da yaşayan ve geçmiş çağların birikimine sahip olan bu insanlar oldukça tutkulu kişilerdi. Her şeyi yoğun bir biçimde yaşarlardı; aşkı, kini, öfkeyi... Konuşmalarının bir ucu biraz destan, masal kokardı. Bunların içinde roman kahramanı olabilecek pek çok insan vardı. Zihinsel yapıları batılı değil, doğulu insanlarınkine benzerdi. Onlar, doğulu bilgeler gibi düşünürlerdi. İnsan aklının ucundan geçmeyecek, şaşırtıcı davranışları, öfke biçimleri, zihinsel yaratıcılıkları vardı.

Aşağıdakilerden hangisi, Toros insanının bu parçada değinilen özelliklerinden biri DEĞİLDİR?

a)

Gezici bir yaşam sürmeleri

b)

Sevgilerinin ve öfkelerinin aşırı oluşu

c)

Eski kültürleri izlerini taşımaları

d)

Konuşmalarının, gerçeklerden uzak bir yanının olduğu

e)

Alışılmışın dışında bir nitelik taşımaları

60.

İlk kez, bir Türk fotoğraf sanatçısı Avrupa'da adını duyurdu. Hazırladığı Kapadokya albümü "En İyi Yayınlar" kataloguna girdi. Onun fotoğraflarına bakanlar, bir Rembrandt tablosuyla karşı karşıya olduklarını sanabilirler. Art arda albümler yayımlayan sanatçımız, üniversitede belgesel, görsel iletişim ve karanlık oda teknikleri konularında da ders veriyor.

Bu parçada, sözü edilen fotoğraf sanatçısıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine DEĞİNİLMEMİŞTİR?

a)

Avrupa'da tanındığına

b)

Fotoğraflarının sanat değeri taşıdığına

c)

Alanında, öğrenciler yetiştirdiğine

d)

Yeni bir teknik geliştirdiğine

e)

Çok sayıda eserinin bulunduğuna

61.

Yapıtlarında hem konu hem de kişi yönünden bir zenginlik vardır. Özellikle öykülerinde, yer yer halkın konuştuğu dile başvurur. Anlattığı kişilerin iç dünyasını, psikolojik yapısını sergilemesi, önemli bir özelliğidir. Zaman zaman yergisel gülmeceye de yer verir. Yansıtmak istediği gerçekleri yarattığı karakterlerle anlatır.

Bu parçada sözü edilen sanatçıyla ilgili olarak aşağıdaki yargılardan hangisine VARILAMAZ?

a)

Kişilerin duygu ve düşüncelerini ele alır.

b)

Anlatımı etkileyicidir.

c)

Gerçeklerden yola çıkar.

d)

Toplumdaki eksiklikleri, yanlışlıkları vurgular.

e)

Düşüncelerini kahramanları aracılığıyla belirtir.

62.

İnsan olarak duygularımız, düşüncelerimiz birbirine çok benzer. Onları bize özgü kılan, bizden başkasının yaşamamışlığını kesinleştiren, özelleştiren, seçilen sözcükler, söz dizimidir. Sözcüklerin, söz diziminin bize ait olduğunu nasıl anlayacağız? Başka şairlere benzemeyerek. Bu ise, şairliği seçen kişinin ciddi, derinlemesine bir edebiyat, özellikle de şair okuru olmasını zorunlu kılar.

Bu parçada şairle ilgili olarak vurgulanmak istenen, aşağıdakilerden hangisidir?

a)

Şairliğin yorucu bir uğraş olduğunu bilmesi

b)

Okumadan hoşlanması

c)

Kendine özgü bir şiir dili kurması

d)

Yaşayışını ilginç kılması

e)

Konu bakımından özgün şiirler yazması

63.

Ardahan Kalesi’nin yanı başındaki bu eski mahalle, kentin tarihsel çekirdeğini oluşturuyor.

Bu cümledeki “kentin tarihsel çekirdeğini oluşturmak” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

a)

Güzelliğiyle herkesi etkilemek

b)

Örnek bir mimarlık ürünü olmak

c)

Yeniliğinden hiçbir şey yitirmemek

d)

Çok amaçlı bir nitelik taşımak

e)

Geçmişe kaynaklık etmek

64.

Bu ozanımız, çevresini kuşatan varlıkların ayırıcı ve belirleyici özelliklerini inceden inceye algılıyor; bir bakıma şiirini, yüreğinden çok, gözleriyle yazıyor.

Bu cümledeki “şiirini yüreğinden çok, gözleriyle yazmak” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

a)

Görsel öğeleri ön plana çıkarmak

b)

Belli bir iletiye yer vermekten kaçınmak

c)

Belirli temaları kullanmak

d)

Soyutlamalara başvurmak

e)

Yaşananlardan yola çıkmak

}

65.

(I) Bu yayınevi bir süredir kendi olanakları içinde, sessiz sedasız, değerli ürünler ortaya koyuyor. (II) Kırkı aşkın kitap çıkaran bu yayınevinin dikkati çeken bir özelliği çok iyi kitaplar seçmesi.

(III) Bunlar kimsenin aklına gelmeyen, titizlikle araştırılıp bulunmuş kitaplar. (IV) Ayrıca bu yayınevi, kitapların basımına özen gösteriyor; çevirilerin düzgün ve doğru olmasına dikkat ediyor.

(V) Her kitabın sonuna, yazar ve yapıt adlarını gösteren bir dizin ve kaynakça ekliyor. (VI) Bu özelliklerin hepsi nitelikli bir baskı ile buluştuğunda ortaya iyi kitaplar çıkıyor.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde kişisel düşüncelere yer VERİLMEMİŞTİR?

a)

II

b)

III

c)

IV

d)

V

e)

VI

66.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “eleştiri” söz konusu DEĞİLDİR?

a)

Kitap okunduğunda, yazarının ne yazacağını uzun uzadıya ölçüp biçen bunları bir tartımdan geçiren düzene koyan sanatçılardan olmadığı anlaşılıyor.

b)

Gençlik yıllarında çeşitli dergi ve gazetelerde yazdığı yazıları derleyip bunları yazılış tarihlerine göre sıralayarak kitap hâline getiriyor.

c)

Konusunu günlük yaşamdan almasına karşın, kullandığı dil ve anlatımındaki pürüzler yüzünden söyledikleri gereği gibi anlaşılmıyor.

d)

Yüzeysel bilgilere dayanarak yaptığı ruh bilimsel çözümlemeler, yapıtın dokusu içinde belirli bir işlev taşımıyor.

e)

Çizmeye çalıştığı tarihsel ortamı ayrıntılarıyla yansıtamayışı, yapıtının inandırıcılığını büyük ölçüde azaltıyor.

67.

Bir kimse arada bir, “Bizim zamanımızda…” diye söze başlayıp yakınıyor ya da eski günleri arıyorsa anlayın ki çağdışı kalmıştır. Baba, çocuğunu anlayamadığından; yaşlı, gencin davranışlarını beğenmediğinden mi söz ediyor, “Bizim zamanımızda böyle değildi.” kanıtına umutsuzca da olsa dört elle mi sarılıyor; bilin ki bunların söyleyecek bir sözü yoktur artık bugün için. Zaman, böyle konuşanları aşmış, tüketmiştir.

Bu parçada vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

a)

Yaşamın her dönemini tat alarak geçirmek gerektiği

b)

Güzellik anlayışının insandan insana değiştiği

c)

Mutsuz insanların, geçmişin güzel olduğunu söyleyerek avundukları

d)

İçinde yaşadığı toplumun gerisinde kalanları uyarmak gerektiği

e)

Toplumsal değişim ve gelişmelere ayak uyduramayanların geçmişe sığındıkları

}

68.

Babalarla çocukların birbirini anlayamadığı kimi dönemler vardır. Böyle bir dönemden ben de geçtim. Bugün artık hayatta olmayan babamla ilişkilerim, yaşamımdaki en büyük üzüntülerden biridir. Çünkü o zamanlar, dünya görüşüyle benim karşımda yer almıştı; ama hiçbir zaman beni reddetmedi; tersine anlamaya çalıştı. Bense onun o görüşte olmasını kabul edemedim.

Bu parçanın sonuna aşağıdakilerden hangisi getirilirse konuşan kişinin “pişman” olduğu anlaşılır?

a)

Aslında, farklı düşünse de hoşgörülü olabilirmiş insan.

b)

Bunda çevremin de etkili olduğunu anladım.

c)

Babamın öyle biri olması, beni ondan uzaklaştırıyordu.

d)

Çünkü ben gençtim ve doğruları yalnız ben görebiliyordum.

e)

Her sorunun, kendine özgü bir çözümü vardır.

69.

Hayata bakış açım değişmişti. Doğum tarihime göre 34 yaşındaydım. Ama yaşama sevincim çoktan sönüp gitmişti. Coşkun, neşeli olabildiğim günleri, uzak bir hayal gibi hatırlıyordum. Yazarlığım da annemin hastalığından çok şey kaptı; hepsi de acı şeyler.

Böyle konuşan bir kişi için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

a)

Mutluluğu hep gelecekte aramıştır.

b)

Yaşadıklarının etkisiyle karamsar bir insan olmuştur.

c)

Geçmişin güzel günleri artık ona mutsuzluk vermektedir.

d)

Acılar, onu başkalarına karşı katılaştırmıştır.

e)

Çektiği sıkıntılar, onu bir sanatçı olmaya yöneltmiştir.

70.

Çamaşırcı bir kadının kızı, okumak için benden kitap isteyince hoşuna gider diye düşünerek ona Orhan Kemal’in “Çamaşırcının Kızı” adlı öykü kitabını verdim. Ertesi sabah yanıma gelip kitabı bana uzatınca “Ne o, hemen getirdin kitabı, beğenmedin mi yoksa?” dedim. Kız, gözlerimin içine bakarak “- - - -” dedi ve ekledi: “Ben okuduğum her kitapta yeni

bir dünyayla tanışmak istiyorum.”

Bu metinde boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

a)

Önce yazarını tanımalıyım.

b)

Güzellik anlayışı insandan insana değişir.

c)

O kadar akıcıydı ki bir çırpıda bitirdim.

d)

Bana sıkıntılarımı hatırlatıyor.

e)

Ben bunları biliyorum zaten.

71.

Ünlü besteci Beethoven, yirmili yaşlarının sonlarına doğru işitme sorunları yaşamaya başlamıştı. Bu sorunlar - - - -neredeyse hiçbir şey - - - - hâle gelen Beethoven’ın bu esnada yeni bir yöntem geliştirdiği söylenir. Beethoven, piyanosuna tutturduğu metal bir çubuğu - - - - kemik titreşimi yoluyla sesleri duymaya çalışıyordu. Bu yöntemde, piyanoda

oluşan titreşimler metal çubuktan geçerek dişlere ulaşıyor ve buradan kafatası aracılığıyla iç kulağa iletiliyordu.

Bu metinde boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde verilenler getirilmelidir?

a)

ilerleyince - duyamaz - ısırarak

b)

çözülünce - algılayamaz - tutarak

c)

ortaya çıkınca - işitemez - fırlatarak

d)

yaşanınca - sezemez - bağlayarak

e)

çözülmüş - anlamaz - asarak

72.

2020'nin sonuna doğru gösterime giren bu film, geleneksel sinemanın kullandığı tekniklere bağlı kalmadan, bir hayatta kalma savaşını insanda yoğunlaşarak anlatıyor.

Bu cümleden söz konusu filmle ilgili olarak aşağıdakilerin hangisi çıkarılabilir?

a)

Belirli bir izleyici kitlesine seslenmek amaçlanmıştır.

b)

Yeni çekim yöntemlerine başvurulmuştur.Bugüne değin beyaz perdeye taşınmamış bir sorun işlenmiştir.

c)

Oyuncuların gösterdiği başarıyla çok boyutlu bir yapı kazanmıştır.

d)

Yılın çok izlenen filmleri arasında yerini almıştır.

e)

Bugüne değin beyaz perdeye taşınmamış bir sorun işlenmiştir.

73.

Bir gazeteci, söyleşi yaptığı kişinin rahatsız olabileceği bir soruyu, kendisiyle soru arasına mesafe koyarak üçüncü kişilerin ağzından sormalıdır.

Aşağıdakilerden hangisi bu ilkeye dikkat edilerek hazırlanmış bir sorudur?

a)

Çok önemli iki ödül almasına rağmen son romanınızın çok satılmamasının nedeni ne olabilir?

b)

Bazı eleştirmenler son romanınızın bazı bölümlerinin bir Alman yazarın romanından alındığını iddia ediyor, bu konuda ne düşünüyorsunuz?

c)

Eserlerinizde soyut konuları ele alışınızın okuyucuyu yorduğunu düşünmüyor musunuz?

d)

Bazı yazarlarımızın dediği gibi "Keşke yayımlamasaydım!" diye düşündüğünüz yazılarınız oldu mu?

e)

Eserlerinizde aynı konuyu işleyip durmaktan kurtulamamanızı neye bağlıyorsunuz?

74.

Şiir, yalnızca acıları, yoksunlukları, mutsuzlukları dile getirmemelidir.

Bu sözler aşağıdakilerden hangisiyle SÜRDÜRÜLEMEZ?

a)

Gerçekte de sevinçle hüzün, ölümle yaşam yan yana karşımıza çıkmaz mı?

b)

Türk halk müziğinde uzun havalardan sonra oyun havalarına geçilmez mi?

c)

Okuyucunun şiirden alacağı hazzı sınırlamaya gerek var mı?

d)

Günümüzde insan yaşamının trajik yönlerini yansıtan eserler de ilgi çekmiyor mu?

e)

Şiir okuyucusunu karamsarlığa itmenin bir anlamı var mı?

75.

1204-1261 yılları arasındaki Latin işgali sırasında HARAB olan kilisenin eski hâline kavuşması için çalışmalar yapıldı. Kilise genişletildi ve MOZAİKLERLE süslendi. Binanın kuzeyine ve güneyine eklemeler yapıldı. Orta bölümü ise Türkler’in EGEMEN olduğu dönemde onarıldı. 1511’DE de Vezir Ali Paşa TARAFINDAN camiye çevrildi.

Bu parçada büyük harflerle yazılmış sözlerden hangisinin yazımı YANLIŞTIR?

a)

1511'DE

b)

TARAFINDAN

c)

HARAB

d)

MOZAİKLERLE

e)

EGEMEN

76.

İşinizde iyi olabilirsiniz ama bununla yetinmemeniz gerekir. İyi yaptığınız bir şeyde takılıp kalmanız, ölümü kabullenmek gibidir. İnsanın görevi, iyi yapamadığı şeyleri öğrenme umuduyla yapmayı denemektir.

Bu parçada insanla ilgili olarak vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

a)

Sorunların çözümünde farklı yollara başvurmalıdır.

b)

Bildiklerini zenginleştirerek kendini yenilemelidir.

c)

Yaşamı iyi ve kötü yanlarıyla tanımaya çalışmalıdır.

d)

Yaptıklarını bir değerlendirmeden geçirmelidir.

e)

Sorumluluklarını eksiksizce yerine getirmelidir.

77.

Elli yaşına gelene kadar neler öğrendim? Sabrı öğrendim en başta. Sınırlarımı, bağışlamayı… Hayatın vermediklerinin hesabını insanlardan sormamayı… Gerektiğinde vazgeçmeyi, yetinmeyi… Dostluklarımı yıpratmadan eskitmeyi… Ben bunları öğrendim.

Bu sözleri söyleyen kişi aşağıdakilerden hangisiyle NİTELENDİRİLEMEZ?

a)

Sahip olamadığı şeyler için başkalarını suçlamayan

b)

Yapabileceklerinin ve yapamayacaklarının farkına varan

c)

Arkadaşlık ilişkilerini kırgınlıklar yaşamadan sürdüren

d)

Başkalarının sorunlarını kendi sorunları sayan

e)

Elinde bulunandan fazlasını istemeyen

78.

Ozanın ilk şiir kitabını bunca yıl ertelemesinin nedeni, gizlenmeyi seven bir kişiliğinin olmasından çok, yazdıklarını kolay kolay beğenmeyen, kusursuzu arayan biri olmasıydı sanıyorum.

Kendisinden böyle söz edilen bir sanatçı aşağıdaki deyimlerden hangisiyle nitelendirilebilir?

a)

İğneyle kuyu kazan

b)

İşi başından aşkın olan

c)

İşine dört elle sarılan

d)

İşi gücü olmayan

e)

İnce eleyip sık dokuyan

79.

Yalnızca güneşli günlerde yürüyen kişi, amacına ulaşamaz.

Aşağıdakilerden hangisi bu cümlede anlatılmak istenene anlamca en yakındır?

a)

İsteneni elde etmek her koşulda çalışmayı zorunlu kılar.

b)

Başarılı olmak için insanın ne istediğini bilmesi gerekir.

c)

İnsan, attığı her adımın sorumluluğunu taşımalıdır.

d)

Değişik ortamlara kısa sürede uyum sağlamak güçtür.

e)

Seçici olmak insanları güçlüklerle yüz yüze getirir.

}

80.

Çok uzun zamandır tartışılan bu konuda en güzel sözü Milan Kundera söylüyor: “Roman 21. yüzyıla yakışmıyor.” Bence de roman 21. yüzyıla yakışmıyor. Çünkü bu yüzyıldaki insanların yaşam biçimi, ne ağır şeyleri okumaya ne de oturup ağır şeyler yazmaya izin veriyor.

Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık söylenmiş olabilir?

a)

Günümüzde romanın öteki yazınsal türler arasındaki yeri nedir?

b)

Okurların romandan beklentileri nelerdir?

c)

Sizce roman neden artık hiç ilgi görmüyor?

d)

Romanı öteki türlerden ayıran özellikler değişti mi?

e)

Roman okumanın kendine özgü bir yöntemi var mıdır?

81.

“Yarın”ın olması için “dün”ün olması şart. Bunlar öyle birbirinden ayrılmaz şeyler ki yarın kavgası yapanın dünden haberi yoksa o kişi gölgesini yumrukluyor demektir.

Bu parçadan aşağıdaki yargıların hangisi çıkarılabilir?

a)

Geleceğe yönelirken geçmişte yapılanlardan yararlanılmazsa bütün çabalar boşa gider.

b)

Bugünle yarın arasında bağ kurmak düşünsel bir sorumluluktur.

c)

Geleceğin neler getireceğini ancak sezgileri güçlü insanlar kestirebilir.

d)

Bilginin yarar sağlaması, onun düşünülerek kullanılmasına bağlıdır.

e)

Tartışmaların bir sonuca ulaşması onların sağlam verilere dayanmasını gerektirir.

82.

200 yıl önce yaşanan Endüstri Devrimi’yle yeni fabrikaların kurulması binlerce insanın şehirlere gitmesine sebep oldu. Bu durum şehirlerde nüfus patlamasına yol açtı.

Yukarıda geçen “nüfus patlaması” kelimesi yerine hangi kelime getirilebilir?

a)

nüfusun yok olması

b)

nüfusun çok artması

c)

yeni fabrikaların kurulması

d)

göçlere

e)

akınlara

83.

Aşağıda büyük harflerle yazılmış kelimelerden hangisi yanlış açıklanmıştır?

a)

İnsanlar OLANAKLARI (imkân) içerisinde hareket etmelidirler.

b)

Bu TÜR (çeşit) sorunların çözümü için çok çalışılmalıdır.

c)

Dünyanın geleceği için KAYGI (endişe) duyulmaktadır.

d)

Açlık problemine KÖKTEN ÇÖZÜM (basit çözüm) bulunmalıdır.

e)

Bu gibi OLAYLAR (hadise) karşısında her zaman sağduyulu olunmalı.

84.

Aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi YANLIŞTIR?

a)

Kötümser - Her şeye karamsar ve olumsuz bakan

b)

Batıl - Doğru ve gerçek olmayan

c)

Uğursuz - Musibet ve kötülük kaynağı

d)

İşaret - Belirti, iz

e)

Afacan – Akıllı, uslu

85.

“Kitap kapağı, kitabın yüzüdür. Bu yüz, kitabın özünü yansıtabilmelidir.”

Bu iki cümlede anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

a)

Kitap, kapağı ile okuyucuyu kendine çekmektedir.

b)

Kapağın güzelliğinin satışı etkilediği bilinmelidir.

c)

Kitap kapağı yapanlar, sanata önem vermelidirler.

d)

Kitapta ne anlatılıyorsa kapakta da o anlatılmalıdır.

e)

Kitabın kapağı, değişik insanlara hitap etmelidir.

86.

“Bir insanın değeri giyimiyle değil, kişiliğiyle ölçülür.” Bu cümleyle anlatılmak istenen en yakın yargı, aşağıdakilerden hangisidir?

a)

Kişilikli insanlar giyimine de özen göstermelidir.

b)

Dış görünüşü iyi olanın kişiliği de iyidir.

c)

Sevilip sayılmamızda giyimimizin payı büyüktür.

d)

Kişilikli insanlar giyimine önem vermemelidir.

e)

Kişiliği, giyime bakarak ölçmek aldatıcıdır.

87.

“İstanbul’un başıboş köpekleri yüzyıllardır rahatça yaşamaktadır.”

Yukarıdaki cümlede “başıboş" kelimesi yerine hangisi getirilirse anlam bozulmaz?

a)

boş kafalı

b)

sahipsiz

c)

takipsiz

d)

sağlıksız

e)

serbest

88.

“Kardeşinin ölümünden sonra aylarca matem tuttu.” Matem tutmak deyimi hangi anlamda kullanılmıştır?

a)

yas

b)

kaygı

c)

korku

d)

üzüntü

e)

endişe

89.

Aşağıdakilerden hangisinde “dirilmek” sözcüğü “güçlenip canlanmak” anlamında kullanılmıştır?

a)

Eski kıskançlık hastalığı bugünlerde yeniden dirildi.

b)

Bir bardak suyu içince dirildi.

c)

Hece ölçüsü bir gün yeniden dirilecektir mutlaka.

d)

Biraz nefessiz kalmış, sanki ölüp yeniden dirilmiştim.

e)

Ölüyü diriltir söylediklerin.

90.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, bir istek söz konusudur?

a)

Şu koltuğa oturup biraz dinleneyim.

b)

Elimdeki çiçekleri ona verdim.

c)

Sizi göremeyince çok üzüldüm.

d)

Tanıdık biriyle karşılaşacağımı sanmıyorum.

e)

Havuzdaki balıkların oynayışını seyrettim.

91.

Artık otobüs gelmez.” Artık kelimesinin cümleye kattığı anlam hangisinde vardır?

a)

Gerçekten çok üzüldüm sizlere.

b)

Bundan sonra seninle görüşmeyeceğim.

c)

Derslerimizden artan zamanda futbol oynuyoruz.

d)

Öyle konuşma, darılırım.

e)

Bugün ancak bir yere gidebilirim.

92.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “bulmak” kelimesi gerçek anlamda kullanılmıştır?

a)

Kendini birden bire şehrin ortasında buldu.

b)

Yolda giderken cüzdan buldu.

c)

O kadar kötülük yaptı ki cezasını buldu.

d)

Annesiyle babasının arasını buldu.

e)

Bu işi bitirmemiz iki saati buldu.

93.

Aşağıdakilerden hangisi istek kipindedir?

a)

Yarın öğleden sonra bize gelsin.

b)

Bu güzel havada yürümeliyim.

c)

Bugün İngilizce çalışalım.

d)

Ödevlerinizi zamanında yapınız.

e)

Yarın sabah erken kalk

94.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birleşik zamanlı bir fiil yoktur?

a)

Deniz kıyısına gitmektense ormanlık yerleri tercih ederim.

b)

Beni çok sevdiğini söylüyormuş.

c)

Memleketine gitmek istemişti.

d)

Sabahları erken çıkıyor muydu?

e)

Orada gördüklerini asla unutamıyormuş.

95.

“Anlam bakımından birbirine ters (zıt) olan kelimelere zıt anlamlı sözcükler denir.”

Aşağıdaki şıkların hangisinde tanıma uygun bir kullanım vardır?

a)

Sana “Anne” diyen dilleri kıskanarak

b)

Bulutlara savrulup, ırmaklarla akarak

c)

Yakınımda olsan da hep benden ıraksın

d)

Seni dinleyerek seni görerek

e)

Söylenmemiş en mübarek en aziz

96.

“İsimlerin yerini soru yoluyla karşılayan zamirlere soru zamiri denir.”

Aşağıdakilerin hangisinde soru zamiri vardır?

a)

Yemekte kaç kişi olacak?

b)

Söylesene hangi saati daha çok beğendin?

c)

Sizin ev kaçıncı kattaydı acaba?

d)

Seni bu odaya kim çağırdı?

e)

Hangi çocuk yaramazlık yapıyor?

97.

Aşağıdaki yargılardan hangisinin nedeni BELİRTİLMEMİŞTİR?

a)

Atamam kendimi denize, dünya güzel.

b)

Bir defasında belini incitti, merdivenden düşüp.

c)

Çoçuklar bir şey anlamıyor, daha küçükler.

d)

Yolculuk yapmayı oldum olası sevmiyorum.

e)

Yorgunluktan koltukta uyuyakalmış.

98.

Aşağıdakilerden hangisi anlamca olumsuz DEĞİLDİR?

a)

Ne dersi dinleyip not aldın ne de yazdın.

b)

Anlaşmaya varılamayan bir konu değildi.

c)

Yirmi birinci yüzyıla adım attığımız bu zamanda böyle öyküler yazılır mı?

d)

Yirmi yıldır kesintisiz yayımlanan gergi bu ay gazete bayilerine gelmedi

e)

Yazarımızın rahatsızlığından dolayı bu sayıda ona yer veremiyoruz.

99.

Aşağıdakilerden hangisinde mecazlı bir söyleyiş YOKTUR?

a)

El atına binen tez iner.

b)

Ak koyunu gören içi dolu yağ sanır.

c)

Gezen ayağa taş değer.

d)

Şimşek çakmadan gök gürlemez.

e)

Son pişmanlık fayda vermez.

100.

Aşağıdaki cümlelerden hangisinde doğrudan anlatım söz konusu DEĞİLDİR?

a)

Aragon, o müthiş şiirinde “Mutlu aşk yok ki dünyada.” demiyor mu?

b)

Cemal Süreya, “Ben neredeysem yalnızlığın başkenti orasıdır.” demiş.

c)

Edip Cansever, kapalı şiirin olmadığını, şiire kapalı insanın olduğunu söyler.

d)

Ülkü Tamer’in o güzel şiiri “Ben sana teşekkür ederim.” dizesiyle başlar.

e)

Gülten Akın’ın dediği gibi “Ah, kimselerin vakti yok durup ince şeyler düşünmeye…”