Worksheets9.Sınıf Kazanım Değerlendirm
Total questions: 10
Worksheet time: 5mins
Fazlı Paşa Yokuşu’nda akşam olurken tatlı bir meyille Boğaz’a uzanan kırmızı damların üzeri kararır, koyulaşan denizin kenarındaki küçük minare, gölgeler içinden garip bir tarzda uzanır; uzak görünen ufukların renkli bulutları siyah gölgeleriyle İstanbul’un üzerine doğru dağılarak gelirdi. Akşam ağır ağır çökerken garip ve ince bir ses, hâkim bir hüzün perdesiyle bu sükûneti yırtardı:
— Kabak çekirdeği, taze taze!
Karanlık, sessiz evlerden çocuklar evvela sönük, sonra telaşlı, birbiri arkasından haykırırlardı:
— Kabak çekirdekçi, kabak çekirdekçi!
1.Bu metinle ilgili,
I. Kültürel unsurlar içermektedir.
II. Karşılıklı konuşmalara yer verilmiştir.
III. Yazıldığı dönemin bir gerçekliği yansıtılmıştır.
yargılarından hangilerine ulaşılamaz?
Yalnız I.
YALNIZ II.
I ve ııı.
I ve II.
I , II , III
Âşık Veysel, yetmiş dokuz yıllık hayat serüveninde özellikle içinde bulunduğu toplumun sosyal yaşamını, ahlâk anlayışını, dönemin mühim olaylarını, çalışmanın önemini ve gerekliliğini, zamanın bazı sosyal kurumlarını ve bunların toplum içerisindeki rollerini, işlevlerini, vatan ve millet sevgisini, birlik ve beraberlik düşüncesini şiirlerinde bir nasihat ve uyarı üslubuyla dile getirmiştir.
2.Bu metne göre aşağıdakilerden hangisi Âşık Veysel’e ait olamaz?
Anaların hakkı kolay ödenmez
Analara ne yakışmaz ne denmez
Kan uykudan gece kalkar gücenmez
Emzirdi salladı uyuttu anam
Ağlayalım Atatürk’e Bütün dünya kan ağladı
Başbuğ olmuştu mülke
Geldi ecel can ağladı
Olmak istiyorsan dünyada mesut. Hakka halka yarayacak bir iş tut Çalıştır oğlunu kızını okut
İnsan olmak için okumak gerek
Sen İstinye’de bekle ben buradayım
İçimde köpek gibi havlayan yalnızlığım
Belki gelmem gelemem beş dakika bekle git
Çünkü ben buradayım karanlıktayım
Avrupa, Asıya ayrı bir kıta
Bir yıllık yol idi deveye ata
Uçaklar sığdırdı beş, on saate
Daha neler çıkar dur belli değil
Bu kaçıncı kurşundur, bu kaçıncı bismillah
Bu kaçıncı ölüdür?
Bir türkü söylenir siperlerde her sabah
Vurun Antepliler namus günüdür!
Satirik
Pastoral
Epik
Didaktik
Dramatik
Altın sarısı başakların ortasından
Kasketli köylüler çalışıyor durmadan
Az ilerde bir sürü ve bir ırmak
Yavaş yavaş akıyor kıvrılarak
Irmağın kenarında gördüm söğüdü
Altında serinlemekte bir koyun sürüsü
4.Bu dizelerde aşağıdaki şiir türlerinden hangisine özgü bir nitelik vardır?
Pastoral
Dramatik
Lirik
Satirik
Didaktik
Aşağıdakilerden hangisi bir biyografiden alınmıştır?
Türkiye’ye dönüp dönmeyeceğimiz bir haftaya kadar anlaşılır. Zaten birçok dönen var. Mesela, Sabri Esat gidiyor.
Sülün kız, bir de gözünü açıp bakmış ki ne görsün. Misli menendi yok bir bahçe! Bir yanında kuşlar şakı yor, bir yanında sular akıyor.
Birkaç gündür İstanbul’daydım, yeni döndüm. Hisar dergisinin mart sayısını da ancak bugün okudum.
Ali Rıza Bey evvela şaşırdı, oğlunun da öteki çocukları gibi değiştiğine hükmetti. Fakat biraz sonra anladı ki Şevket yine eski Şevket’tir.
Diyarbakır’da doğan yazar, ilk ve ortaöğrenimini doğduğu şehirde; yükseköğrenimini ise Erzurum Atatürk Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde tamamladı.
10 Teşrinievvel Londra,
Bu sabah alaya hareket ettik ancak karargâha ancak öğleden sonra ulaşabildik. Henüz çadırlar kurulmadı. Ben çok yorgunum. Üstelik biraz da başım ağrıyor. Nasıl ağrımasın? Yoldaki molada elimize iki gün öncesine ait bir gazete parçası geçmişti ve orada okuduğumuz bir haber savaşın tüm seyrini değiştirecek türdendi.
6.Bu parça aşağıdaki metin türlerinin hangisinden alınmıştır?
Anı
Mektup
Günlük
Biyografi
Gezi yazısı
Ayrı, her şeyden, herkesten ayrı ve uzak kalmak; sadece kendisini dinlemek, yalnız kendi düşünebileceği gibi düşünmek istiyordu. O nedenle sakız gibi çiğnenmiş sözlerden, bir dua kadar çok yinelenmiş yeni fikirlerden eser bulunmayan, hiçliğin ve güzelliğin hüküm sürdüğü bu çöle gelmişti.
7.Aşağıdakilerden hangisi bu parçadaki altı çizili deyimlerden herhangi birinin açıklaması değildir?
Bir şeyi kaybetmek
Yalnız kalmak
Hiçbir belirti olmamak
Sık sık tekrarlanıp durmak
Etkisi devam etmek
Bugünlerde sokaklarımızın ve caddelerimizin yabancı kelimelerle kirlendiği doğrudur ama bence Türkçenin asıl derdi, bir ur gibi sokaklarımızı ve caddelerimizi saran yabancı kelimeler değil, bizim Türkçe yaşamayışımızdır. O kafelerde içtiklerimiz, o arenalarda attığımız naralardır asıl Türkçeyi yaralayan. Niçin yabancı kelimelere meyle diyoruz çünkü hayatımızı Türkçe yaşamıyoruz. Türkçenin kelimelerinin de bize yetmeyeceğini düşünüyoruz. Sade ce tabelaları indirdiğimizde Türkçenin dertleri son bulmayacak bence. Türkçenin derdine derman olmak istiyorsak önce başkalarının hayatını yaşamaktan vazgeçmeliyiz.
8.Bu parçada asıl yakınılan durum aşağıdakilerden hangisidir?
Yabancı kökenli sözcüklerin yaygınlığı
Millî kültürden uzaklaşılmasının dilde bulduğu karşılıklar
Dilin kullanımına dair dikkatsizlik
Çağın gereklerine ayak uydurulamaması
Türkçenin duygu ve düşünceleri ifadede yetersiz olduğu algısı
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir ses olayının uygulanmamasından kaynaklanan bir yazım yanlışı vardır?
Gülümseme iki kişi arasındaki en kısa mesafedir.
Başkalarını bilen bilgili, kendisini bilen bilgindir.
Başkalarını bilen bilgili, kendisini bilen bilgindir.
Önemli olan hayatınızın içindeki yıllar değil, yıllarınızın içindeki hayatdır.
Amcam Farsçayı çok güzel konuşuyordu.
.Birleşme sırasında hiçbiri veya ikinci kelimesi anlam değişikliğine uğramayan birleşik kelimeler ayrı yazılır. Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde birleşik sözcüklerin yazımı ile ilgili bir yanlışlık vardır?
Ne zamandır keçiboynuzu yemedim.
Bir alinazik yapar ki yeme de yanında yat.
Üzerinde yavruağzı bir kazak vardı.
Ahırın her yanında atsinekleri uçuşuyor.
Akşamsefaları, adı üzerinde, gece açar.
