wayground logo

Free Printable Worksheets

NEW

Font size

S
M
L
XL
Worksheets

Ocak 26 Çaglayan Sinav Sorulari

Total questions: 61

Worksheet time: 46mins

Name
Class
Date
1.

“Işık evler” ile ilgili aşağıdaki nitelendirmelerden hangisi yapılmamıştır?

a)

Mikro âlemin en sırli koridorlarında rahatlıkla dolaşmayı sağlayan bir rehber olması

b)

Ticarî kaygıların ve dünya meşgalesinin bütünüyle dışında bir maneviyat barındırması

c)

Fizik ötesi âlemleri izlemeye ve anlamaya yarayan birer “rasathane” vazifesi görmesi

d)

Sadece belirli bir zümreye, özel eğitimli veya seçkin bir sosyal sınıfa açık olması

e)

Ebedî nuru ve huzuru arayanlar için firdevslere ulaştıran birer “han” hükmünde olması

2.

Muhtarem M. Fethullah Gülen Hocaefendi’ye göre bu evlerdeki “toplanma” ve “dağılma” eylemlerinin temel amacı ve mahiyeti aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

a)

Toplanma; toplumsal bir başkaldırı başlatmak, dağılma; bu fikri gizlice yaymak içindir.

b)

Toplanma; talim ve terbiye görmek, dağılma; kazanılan nezih düşünce ve ahlakın mükâfatını almak içindir.

c)

Toplanma; fâniliğin fırtınalarından kaçıp saklanmak, dağılma; hayatın zorunlu yüklerini sırtlanmak içindir.

d)

Toplanma; teheccüd vakitlerini topluca değerlendirmek, dağılma; rızık peşinde koşmak içindir.

e)

Toplanma; geçmişin hatıralarını yad etmek, dağılma; geleceğin dünyevî planlarını gerçekleştirmek içindir.

3.

Işık Evler Makalesinin 3. paragrafında yer alan ayet mealine göre, bu evlerde bulunan “yiğitlerin” zikirden ve ibadetten alıkonulmamalarının temel motivasyonu nedir?

a)

Geceleri hiç uyumadan sürekli evrâd ve ezkâr ile meşgul olma arzusu

b)

Dünyevî ticaret ve alım-satımı tamamen terk ederek toplumdan uzaklaşma isteği

c)

Kalplerin dehşetle, gözlerin hayretle döneceği o büyük günden (hesap günü) korkmaları

d)

Kendi benliklerinin derinliklerinde kaybolup dış dünyayı bütünüyle unutmaları

e)

Sadece sabah ve akşam vakitlerinde yapılan tesbihatın kutsiyetine inanmaları

4.

“Işık evlerin çoğalıp gelişmesi, tasavvurlar üstü ve hendesi (geometrik).” ifadesiyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

a)

Bu evlerin mimarî projelerinin matematiksel bir kusursuzlukla çizildiği

b)

Bu evlerin yayılma ve büyüme hızının, bilinen mantıksal ve doğrusal hesapları aşan bir süratte gerçekleştiği

c)

Her yeni açılan evin, bir önceki evin fiziksel kopyası şeklinde inşa edildiği

d)

Bu yapıların mahiyetinin ancak mühendislik ve mimarlık ilmiyle tam olarak anlaşılabileceği

e)

Evlerin sayısının kontrol altında tutulması için özel bir planlama yapıldığı

5.

Işık Evler makalesinde kullanılan “terminal”, “liman”, “kışla” ve “mektep” benzetmeleri ışığında, bu evlerin “mekân” algısı üzerine hangi yorum yapılabilir?

a)

Bu evler, insanı dünyadan tamamen koparıp soyut bir boşluğa hapseden mekânlardır.

b)

Yazar, bu mekânları sadece modern eğitimin verildiği teknik birer eğitim merkezi olarak görür.

c)

Bu evler; dünya ile fizik ötesi arasında bir geçiş noktası olan, insanı asıl vatana (ötelere) hazırlayan “köprü mekân” niteliğindedir.

d)

Mekânların dış cepheleri ve fiziksel konforu, içindeki manevî atmosferden daha önemli kabul edilmiştir.

e)

Bu evlerde zaman ve mekân algısı sadece geçmişe odaklıdır; gelecek düşüncesine yer verilmez.

6.

“Minimum Kanunu”nun bitki fizyolojisindeki işleyiş mantığı aşağıdakilerin hangisinde doğru tanımlanmıştır?

a)

Bitkinin, ortamda en bol bulunan minerali merkeze alarak diğer mineralleri de o seviyeye çıkarmaya çalışmasıdır.

b)

Bitki gelişiminin, ortamda miktarı en az olan besin elementi tarafından sınırlandırılması ve diğer elementlerin alımının buna göre dengelenmesidir.

c)

Bitkinin enerji tasarrufu yapmak amacıyla mineral alımını tamamen durdurup sadece fotosenteze odaklanmasıdır.

d)

Topraktaki mineral miktarından bağımsız olarak, bitkinin sadece genetik kodunda yazılı olan sabit miktarda elementi bünyesine katmasıdır.

e)

Bitkinin, topraktaki zararlı mineralleri ayırt edebilmek için gelişim hızını en düşük seviyede tutarak kontrol sağlamasıdır.

7.

Bitkilerin su ve mineral alım süreçleri ile ilgili aşağıda verilen teknik bilgilerden hangisi yanlıştır?

a)

Bitkiler suyu, yüksek yoğunluklu ortamdan düşük yoğunluklu ortama enerji harcamadan geçen “osmoz” yöntemiyle alırlar.

b)

Minerallerin topraktan alınması, enerji gerektiren “aktif taşıma” yöntemiyle gerçekleşir.

c)

Bitki köklerindeki saç hücreleri, yüzey alanını genişleterek emilim verimliliğini artırır.

d)

Bitkiler, ihtiyaç duydukları 17 temel elementin tamamını doğrudan topraktan mineral olarak almak zorundadırlar.

e)

Kökler aracılığıyla emilen mineral iyonları, ksilem damarları yoluyla bitkinin diğer organlarına taşınır.

8.

Justus von Liebig tarafından geliştirilen “Fıçı Örneği” benzetmesinde, fıçının tutabileceği maksimum su miktarını belirleyen temel faktör nedir?

a)

Fıçının yapıldığı tahtaların toplam sayısı

b)

Fıçıya dökülen suyun tazelik oranı

c)

Fıçıyı oluşturan yan tahtalardan boyu en kısa olanın hizası

d)

Fıçının bulunduğu ortamın nem ve sıcaklık dengesi

e)

Fıçının içindeki suyun mineral yoğunluğu

9.

“İktisat ve kanaat, hikmet-i İlâhiye’ye tevfîk-i harekettir” ifadesi ile “Minimum Kanunu” arasında kurulan bağ, aşağıdakilerden hangisiyle en iyi açıklanır?

a)

Doğadaki kaynakların sınırsız olduğu, ancak bitkilerin bunları kullanmayı bilmediği.

b)

Bitkilerin gelişimlerinin en az bulunan maddeye göre sınırlanmasının, kâinattaki israfı önleyen ilahî düzene bir uyum sağladığı.

c)

Maddî kalkınmanın tek yolunun biyolojik yasaları taklit etmekten geçtiği.

d)

Bitkilerin sadece az maddeyle yetinerek biyolojik ömürlerini kasten kısalttıkları.

e)

İnsanların ihtiyaçlarının sınırsız olması nedeniyle doğadaki kuralların insan hayatında uygulanamayacağı.

10.

Bitkilerin “seçici emilim” mekanizmasının ekosistem için taşıdığı hayatî önem hakkında hangi çıkarım yapılabilir?

a)

Bu mekanizma olmasaydı, bitkiler her türlü minerali kontrolsüzce alarak bünyelerinde zehirli birikimler oluşmasına ve ekosistemin çökmesine neden olurdu.

b)

Seçici emilim, sadece bitkinin daha güzel görünmesini (El-Musavvir) sağlayan estetik bir unsurdur.

c)

Bu sistem sayesinde bitkiler, havadan aldıkları karbon ve oksijeni toprağa geri vererek toprağı zenginleştirirler.

d)

Seçici emilim yeteneği, bitkilerin fotosentez yapma zorunluluğunu ortadan kaldıran bir adaptasyondur.

e)

Bitkilerin bu özelliği, onların diğer canlılardan tamamen bağımsız bir yaşam sürmelerini sağlar.

11.

“Ayîne” adlı cihazın içeriğinin hazırlanış süreci ve arka planı hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

a)

İçeriğindeki metinler; ayet mealleri, hadis-i şerifler ve insanlığa mal olmuş hikmetli sözlerden oluşmaktadır.

b)

Ezan seslerinin seçimi bizzat Hocaefendi tarafından, yüzlerce kayıt dinlenerek ve titizlikle değerlendirilerek yapılmıştır.

c)

Namaz vakitleri hesaplamaları, farklı yöntemlerin incelenmesi sonucu özel bir tercihle sisteme yerleştirilmiştir.

d)

Cihaz, rastgele seçilmiş görsellerin bir yazılım aracılığıyla otomatik olarak ekrana getirilmesi prensibiyle çalışır.

e)

Ayîne’deki görsel ve metinler, ince bir zevkin ve uzun yıllara yayılan bir tefekkür dünyasının özetidir.

12.

“Huyu güzel olanın dostu çok olur” cümlesi ve devamındaki açıklamalar dikkate alındığında, güzel huyun “dünya” ve “ahiret” meyveleri sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

a)

Dünya: Saygınlık / Ahiret: Cennet bahçeleri

b)

Dünya: Dostluk / Ahiret: Efendimiz’e (sallallâhu aleyhi ve sellem) yakınlık

c)

Dünya: Huzur / Ahiret: Günahlardan arınma

d)

Dünya: İzzet / Ahiret: Tevekkülün karşılığı

e)

Dünya: Zenginlik / Ahiret: Meleklerin duası

13.

“Ayîne”nin bir öğrenme ve hatırlama tekniği olarak başarılı olmasının temel sebebi nedir?

a)

Sadece geceleri çalıştığı için zihnin en açık olduğu anları hedeflemesi

b)

Metinleri yüksek sesle tekrar ettirerek ezber yapmaya zorlaması

c)

Hayatın akışı içinde, zorlamadan ve tatlı bir yolla tekrar ettirerek “nâsih” (öğütçü) bir rol oynaması

d)

Sadece belirli ayetleri kullanarak kafa karışıklığını önlemesi

e)

Kullanıcının kendi ses kaydını alınarak sisteme dâhil etmesine izin vermesi

14.

“Sabır, bekleyememek değil; beklerken dağılmamakmış” ifadesiyle anlatılmak istenen temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

a)

Sabırın, sadece zamanın geçmesini pasif bir şekilde beklemek olduğu.

b)

İnsanın karşılaştığı zorluklar karşısında duygularını tamamen bastırması gerektiği.

c)

Sabırın zamanla ilgili bir kavram değil, kişinin iç bütünlüğünü ve metanetini koruma becerisi olduğu.

d)

Beklenen sonucun gecikmesinin kişide yarattığı öfkenin normal kabul edilmesi.

e)

Sabreden kişinin her zaman yalnız kalmaya mahkûm olduğu gerçeği.

15.

Yardım-Beklenti-Huy-Tevazu-Tevekkül halkalarından oluşan zincirleme mantık örgüsü, “Ayîne”nin yazar üzerindeki asil etkisini nasıl özetler?

a)

Cihazın teknik özelliklerinin insanın mantık silsilesini geliştirdiği.

b)

Manevî hakikatlerin birbirinden kopuk bilgiler değil, birbirini doğuran ve bütünleyen bir “hayat yolu” olduğu.

c)

Tevekkülün diğer tüm basamaklardan bağımsız, tek başına ulaşılabilecek bir makam olduğu.

d)

Yardımı Allah’tan istemenin sosyal ilişkileri tamamen kopardığı.

e)

Güzel huyun, tevazu sahibi olmadan da kazanılabilecek bir erdem olduğu.

16.

Hocaefendi'nin anlatım üslubunu ve "irşat dilini" diğerlerinden ayıran en temel özellik hangisidir?

a)

Tarihi olayları kronolojik bir sırayla ve akademik bir dille aktarması.

b)

Anlattığı hakikatleri önce kendi iç dünyasında yaşayıp gözyaşlarıyla yoğurduktan sonra dile getirmesi.

c)

Modern çağın teknolojik imkânlarını kullanarak hitabetini güçlendirmesi.

d)

Sadece belirli bir kesime hitap eden, kapalı ve sembolik bir dil kullanmayı tercih etmesi.

e)

Siyasi ve toplumsal meseleleri manevi konuların önünde tutarak yeni bir strateji geliştirmesi.

17.

Asr-ı Saadet şahsiyetleri ve onlarla kurulan bağlar eleştirildiğinde, aşağıdakilerden hangisi metnin içeriğine göre yanlıştır?

a)

Hz. Hatice: Sarsılmaz imanın yeniden can bulması.

b)

Hz. Ümmü Seleme: Zor zamanlardaki feraset ve dirayetin iradeye sinmesi.

c)

Hz. Nuseybe (Ümmü Ümare): Fırtınalar içinde dimdik duruş ve fedakârlık.

d)

Hz. Aişe: İlimi zarafetin ve berrak hakikatlerin dilde hayat bulması.

e)

Hz. Ebû Zerr: Adalet duygusunun toplumsal her alana şah damarı gibi yayılması.

18.

"Asr-ı Saadet" kavramının asıl mahiyeti nedir ve bu çağın ruhuna ulaşmak için ne gereklidir?

a)

Asr-ı Saadet, sadece belirli bir coğrafyada (Medine) yaşanmış ve bitmiş tarihi bir dönemdir.

b)

Asr-ı Saadet bir çağ değil bir şuurdur; ona ulaşmak için o ruhu temsil eden bir rehberle yürümek yeterlidir.

c)

Asr-ı Saadet'e ulaşmak için sadece o dönemin ritüellerini ve kıyafetlerini taklit etmek kafidir.

d)

Asr-ı Saadet, modern dünyanın hukuk ve adalet sisteminden tamamen bağımsız, mistik bir hayaldir.

e)

O çağı anlamak için sadece tarihi kaynakları okumak ve kronolojik bilgi sahibi olmak yeterlidir.

19.

"Sessizliği, haykırışından daha çok şey anlatıyor... Çünkü o gidişiyle bir boşluk değil, bir iz bıraktı" ifadesiyle anlatılmak istenen temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

a)

Kişinin vefatından sonra fikirlerinin ve yaşam tarzının, hayattayken yaptığı konuşmalardan daha etkili bir "temsil ve duruş" haline gelmesi.

b)

Konuşmanın insan üzerindeki etkisinin her zaman sınırlı ve yetersiz olduğu.

c)

Giden bir rehberin ardından oluşan boşluğun hiçbir zaman doldurulamayacağı gerçeği.

d)

Sessizliğin, toplumsal mücadelelerde en etkili silah olarak kullanılması gerektiği.

e)

İnsanların hayattayken birbirlerini anlamalarının mümkün olmadığı, sadece yoklukta kıymet bildikleri.

20.

"Bu emanetin izzetini nasıl taşıyacağız?" sorusuna yazarın verdiği "gizli cevap" aşağıdakilerden hangisiyle en iyi özetlenir?

a)

Sadece hatıraları yad ederek ve yas tutarak ömür geçirmek.

b)

Bırakılan eserleri sadece kütüphanelerde muhafaza etmek.

c)

Giden rehberin ardından sadece gözyaşı dökmek yerine, onun çizdiği mefkûre ve ahlâk doğrultusunda "yol yürümeye" devam etmek.

d)

Rehberin bıraktığı boşluğu, yeni ve farklı bir stratejiyle doldurmaya çalışmak.

e)

Dünyevî makamlar kurarak rehberin adını bu makamlar aracılığıyla yaşatmak.

21.

Evrim düşüncesini savunanların düştüğü en temel mantıksal yanlışı aşağıdakilerden hangisi ifade eder?

a)

Canlılardaki genetik çeşitliliği ve değişimi tamamen reddetmeleri.

b)

Entropi ve entalpi gibi fiziksel yasaların kâinat üzerindeki etkisini yok saymaları.

c)

Bir organın veya canlının var olmasındaki "hikmeti" (faydayı), o şeyin var olmasının "sebebi" olarak görmeleri.

d)

Cüz'î irade ile küllî irade arasındaki farkın sadece dereceden ibaret olduğunu düşünmeleri.

e)

Bilimin sadece tekrar eden olayları inceleyebileceği gerçeğini kabul etmemeleri.

22.

"Ada Devleşmesi" ve "Ada Cücelemesi" kavramlarıyla ilgili olarak hangisi söylenebilir?

a)

Bu değişimler, tesadüfî mutasyonlar sonucu ortaya çıkan yeni ve benzersiz organ oluşumlarıdır.

b)

Bu olaylar, canlıların genetik yapısında hâlihazırda var olan özelliklerin belirli çevresel şartlar (besin, rekabet vb.) altında bilimin açıklayabileceği sınırlar içinde değişmesidir.

c)

Ada cücelemesi, besin imkânlarının bolluğu ve yırtıcı hayvanların yokluğu durumunda gerçekleşir.

d)

Bu tür değişimler matematiksel olarak imkânsız olduğu için biyoloji biliminin konusu dışında kalır.

e)

Komodo ejderi ve Dodo kuşu, kısıtlı besin kaynakları nedeniyle oluşan "cüceleĢme" örnekleridir.

23.

Bir insanın, kâinattaki mükemmel tasarımı görüp "Müsebbibü'l-Esbâb"ı (sebeplerin sebebini) bulamamasına sebep olan temel faktör nedir?

a)

Kâinattaki nizamın çok karmaşık ve anlaşılmaz olması.

b)

Eşyaya "mânâ-yı ismiyle" bakıp niyet ve nazardaki çarpıklık nedeniyle sanatı görüp Sanatkâr'ı görememesi.

c)

Bilimsel verilerin ilahî bir yaratıcıyı doğrudan reddeden kanıtlara sahip olması.

d)

Canlılardaki parça parça gerçekleşen değişimlerin bütüncül tasarımı gizlemesi.

e)

İnsan aklının "küllî irade" kavramını kavrayabilecek kapasitede yaratılmamış olması.

24.

"Mars'taki Ev" ve "Gözün Tasarımı" örnekleri üzerinden "indirgenemez karmaşıklık" düşüncesine nasıl bir atıf yapılmaktadır?

a)

Bir evin zamanla rüzgâr ve güneşin etkisiyle oda oda oluşabileceği gibi, gözün de yavaş yavaş oluştuğu.

b)

Bir yapının (veya göz) işlevsel olabilmesi için tüm parçalarının birbiriyle uyumlu ve eş zamanlı olarak, bir plan dâhilinde tasarlanmış olması gerektiği.

c)

Ev yapmanın teknolojik bir süreç, göz oluşumunun ise rastlantısal bir süreç olduğu.

d)

İnsan yapımı eşyaların (araba, ev) bir mühendise ihtiyaç duyduğu, ancak doğal yapıların kendi kendini tamir edebildiği için mühendise ihtiyaç duymadığı.

e)

Parça parça gerçekleşen değişimlerin, bütüncül bir planı takip etmekten daha kolay bir yöntem olduğu.

25.

Fiziksel bir olgu olan "Entropi"nin metindeki bağlamı dikkate alındığında, uzun zaman dilimlerinin evrime olan etkisi hakkında ne söylenebilir?

a)

Zaman geçtikçe entropi azalır, bu da cansız maddelerin kendi kendine daha düzenli yapılara dönüşmesini sağlar.

b)

Uzun zaman dilimleri, imkânsız olan tesadüflerin gerçekleşme ihtimalini matematiksel olarak artırır.

c)

Entropi nedeniyle zaman geçtikçe varlığın mahiyeti değişmekte ve düzensizlik artmaktadır; bu durum, tesadüfî bir "belki olabilir" düşüncesinin önündeki fiziksel bir engeldir.

d)

Entalpi ile entropi arasındaki denge, canlıların yeni organlar üretmesi için gerekli enerjiyi sağlar.

e)

Kâinatın atomik kompozisyonunun değişmesi, evrimsel süreçlerin daha hızlı ilerlemesine zemin hazırlar.

26.

Hikâyeleri anlatılan üç öğretmenin "KHK" (Karakuşî Hükmündeki Karar) ile işlerinden edilmelerinden sonra karşılaştıkları toplumsal tepki aşağıdakilerden hangisiyle ilişkilendirilemez?

a)

İşverenlerin, onları "vebal" gibi görerek işe almaktan kaçınması.

b)

Daha önce çevrelerinde "Hocam" diye pervane olan velilerin selamı kesmesi.

c)

En yakın akrabalarının bile onlara sırt çevirerek yalnız bırakması.

d)

Meslektaşlarının, onların yerine geçmek için iktidar medyasına asılsız ihbarlarda bulunması.

e)

Kariyerlerine ve eğitimlerine tamamen aykırı, düşük ücretli ve sigortasız işlerde çalışmak zorunda kalmaları.

27.

Recep Bey'in yaşadığı olayda, kreş sahibi kadının ve yanındaki genç kızın kurduğu tuzak ile Recep Bey'in bu tuzaktan kurtulma şekli hakkında hangi bilgi doğrudur?

a)

Kadınlar Recep Bey'i hırsızlıkla suçlamış, o da parayı iade ederek kurtulmuştur.

b)

Genç kız üstünü yırtarak "taciz" iftirası atmış, Recep Bey ise ikinci kat penceresinden atlayarak iffetinini korumuştur.

c)

Recep Bey, üzerine atılan iftirayı polise giderek anında kanıtlamış ve alçılı koluyla hapse girmekten kurtulmuştur.

d)

Patronu olay yerine gelerek Recep Bey'in masumiyetine şahitlik etmiş ve onu kurtarmıştır.

e)

Recep Bey, kadının ceketini yırtması üzerine pencereden kaçmış ancak senetleri tahsil etmeyi başarmıştır.

28.

Tarık öğretmenin çalıştığı pastanede yaşadığı imtihanın, Kur'an-ı Kerim'de anlatılan Hz. Yusuf kıssasıyla olan benzerliği hangi karede en net şekilde ortaya çıkmaktadır?

a)

Kadının pasta siparişi vererek Tarık'ı eve çağırması ve kapıyı kilitlemesi.

b)

Tarık'ın pastanede açık giyimli hanımlara karşı gözlerini haramdan sakınması.

c)

Kadının Tarık'a hakaret etmesi ve "erkekliğine yazık" demesi.

d)

Tarık'ın evli olmasına rağmen başka bir kadınla imtihan edilmesi.

e)

Pastane sahibinin Tarık'ı işten çıkarmakla tehdit etmesi.

29.

Hasan Bey'in patronunun, önce namaz kıldığı için onu işten kovup ertesi gün geri çağırması ve "Namazı paraya tercih eden birini görmemişim" demesi; patronun zihnindeki hangi değişime işaret eder?

a)

Patronun, Hasan Bey'in namaz kılarken aslında işten kaytarmadığını fark etmesi.

b)

Dünyevî menfaat ve paranın her kapıyı açacağına dair olan inancının, Hasan Bey'in dik duruşu karşısında "güven ve hayranlığa" dönüşmesi.

c)

Patronun, Hasan Bey olmadan işlerin yürümeyeceğini anlaması üzerine geri adım atması.

d)

Müşterilerin Hasan Bey'in namaz kılmasına aslında tepki göstermediğini öğrenmesi.

e)

Namaz kılan birinin iş yerinde daha bereketli çalışacağına dair batıl bir inanç geliştirmesi.

30.

"Alçı mührü", "yırtık ceket" ve "kilitli kapılar" gibi imgeler, KHK'lıların yaşadığı süreçteki "imtihan-temsil" ilişkisi bağlamında nasıl yorumlanabilir?

a)

Yaşanan fiziksel ve manevi yaraların, aslında kişinin karakterini ve davasına sadakatini tasdik eden birer "onur nişanı" olduğu.

b)

İnsanların başına gelen kötülüklerin tamamen birer talihsizlik eseri olduğu.

c)

Hukuksuz kararların (KHK) insanların sadece maddi hayatını bitirdiği, manevi hayatına dokunmadığı.

d)

Toplumsal dışlanmanın insanı her zaman umutsuzluğa ve karamsarlığa sürüklediği.

e)

Maddi kayıpların, manevi kazanımlardan her zaman daha ağır bastığı.

31.

“Sürûr” kavramının hakikati ve kaynağı aşağıdakilerin hangisinde en doğru şekilde ifade edilmiştir?

a)

Dünyevî başarıların ve toplanan maddî varlıkların vicdanda oluşturduğu geçici rahatlama hissidir.

b)

Her vicdanda aynı şekilde hissedilen, insanın kendi çabasıyla elde ettiği psikolojik bir tatmindir.

c)

Hazreti Enis’ten (Allah’tan) gelen “üns” (yakınlık) esintilerinin insanın kalbi mekanizmasını (latîfe-i rabbâniye) sarmasından ibarettir.

d)

Sadece peygamberlere has olan, halkın ulaşmasının mümkün olmadığı bir gaybî tecellidir.

e)

Kişinin korkularından bütünüyle kurtulup hiçbir sorumluluk hissetmemesi durumudur.

32.

Sürûr’un bölümlerinden biri olan “Zevk Sürûru”, sâlik (yolcu) için hangi temel işleve sahiptir?

a)

Gelecek kaygılarını tamamen yok ederek dünyevî zevklere yönelmesini sağlar.

b)

Allah’tan uzak kalma endişesine, marifetsizlik karanlıklarına ve yalnızlık hissine karşı bir teselli ve ilahî bir şifadır.

c)

Kişinin ibadetlerini başkalarına gösterme arzusunu tetikleyen bir motivasyon kaynağıdır.

d)

Sadece cennet arzusuyla yanıp tutuşan avam tabakasının hissettiği bir coşku halidir.

e)

Bilimsel bilgilerin doğruluğunu teyit eden mantıksal bir kanıttır.

33.

“Şuhûdun Sürûru” (veya Fenâ Fillâh) ufkunda tecelli eden temel değişim aşağıdakilerden hangisidir?

a)

İnsanın kendi irade ve varlığını, Allah’ın sonsuz iradesi içinde yok sayarak yeni bir manevi varlığa ermesi.

b)

Maddî dünyanın fiziksel kanunlarının tamamen ortadan kalkması.

c)

Sadece akıl ve mantık yoluyla elde edilen bilgilerin kalbe yerleşmesi.

d)

Sâlikin toplumdan tamamen koparak dağlarda yaşamaya başlaması.

e)

Dış dünyada meydana gelen olayların sâlik üzerindeki tüm etkisinin sıfırlanması.

34.

“Sûrî (görünür) ilim, su ve çamur tabiatlı; mânevî ilim ise gönül ve can rehberidir” ifadesi ve devamındaki “kendinden sıyrılma” vurgusuyla anlatılmak istenen temel düşünce nedir?

a)

Fizik ve kimya gibi bilimlerin değersiz olduğu ve tamamen terk edilmesi gerektiği.

b)

Gerçek manevi hazineye ve ilahî bilgiye ulaşmanın önündeki en büyük engelin, kişinin kendi benliği ve sadece maddeye takılıp kalan bakış açısı olduğu.

c)

Suyun ve toprağın canlılar için manevi bir önem taşımadığı.

d)

Manevi ilimlerin herkes tarafından hiçbir çaba sarf edilmeden öğrenilebileceği.

e)

Dış dünyanın bilgisinin, insanın ruhunu her zaman kararttığı gerçeği.

35.

“Eğer vermeseydi, istek ve teveccühü de vermezdi” (İcâbet-i Semâ Sürûru bağlamında) ifadesi, kulun dua ve yönelişi ile ilahî kabul arasındaki ilişkiyi nasıl açıklar?

a)

Allah’ın her istenen şeyi kulun arzu ettiği şekilde hemen vereceğini.

b)

Kulun kalbindeki samimi görme ve kavuşma isteğinin, aslında Allah’ın o kulu kabul edeceğine dair önceden verdiği gizli bir işaret ve müjde olduğu.

c)

Duasız da olsa sürûr halinin herkese nasip olacağı.

d)

İstemenin ve yönelmenin tamamen kulun kendi gücüyle gerçekleştiği.

e)

Kabul edilmeyecek duaların kalbe hiçbir zaman düşmeyeceği.

36.

Kortizol ve alfa-amilaz hormonları ile ilgili yapılan araştırmanın temel sonucu aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

a)

Namaz kılan bireylerde kortizol seviyesinin sürekli en alt seviyede kaldığı tespit edilmiştir.

b)

Namaz sonrası bu hormonların seviyeleri, başlangıç değerlerinden bağımsız olarak her denekte maksimum düzeye çıkmıştır.

c)

Namaz, bu hormonların seviyelerini kişinin başlangıç değerlerine göre “optimum aralığa” yaklaştırarak stres tepkisini düzenlemiştir.

d)

Bu hormonların değişimi sadece kadın deneklerde gözlemlenmiş, erkeklerde anlamlı bir fark oluşmamıştır.

e)

Alfa-amilaz konsantrasyonu, sadece başlangıç değeri yüksek olan deneklerde düşüş göstermiştir.

37.

Namazın nörolojik faydaları bağlamında, Alzheimer ve zihni bozukluklarla ilgili yapılan 935 kişilik araştırmanın bulguları arasında hangisi yer almaz?

a)

Namaz kılanların zihnî kabiliyetlerinin daha yüksek olduğu bulunmuştur.

b)

Hareket hızı ve reaksiyon süresi açısından namaz kılanlar daha üstün performans göstermiştir.

c)

Namaz kılan grupta yön kontrolü ve dinamik dengenin daha iyi olduğu saptanmıştır.

d)

Namazın beynin sadece görsel (occipital) bölgesindeki kan akışını azalttığı tespit edilmiştir.

e)

Aylık namaz kılma sayısı ile zihnî sağlık durumu arasında müspet bir ilişki görülmüştür.

38.

Kas ve iskelet sistemiyle ilgili bölümde, namazın “servikal spondiloz” (boyun kireçlenmesi) üzerindeki koruyucu etkisi doğrudan hangi hareketle ilişkilendirilmiştir?

a)

Rükûya giderken sırtın düz tutulmasıyla.

b)

Secdede alnın yere değmesiyle.

c)

Namazın sonunda başın her iki omuza doğru çevrilerek selam verilmesiyle.

d)

Kıyamda ellerin bağlanmasıyla.

e)

Teşehhüd miktarında dizlerin üzerine oturulmasıyla.

39.

“Namaz, bir spor türü olmayıp Allah rızası için ibadet olarak kılınmalıdır; fiziksel faydalar ise birer ikram ve hikmettir” vurgusu, namazın mahiyeti hakkında neyi anlatmaktadır?

a)

Namazın fiziksel faydalarının, ibadetin asıl amacından daha önemli olduğunu.

b)

Niyetin (Allah rızası) esas olduğunu, biyolojik faydaların ise bu ana amaca bağlı olarak ortaya çıkan “talî/ikincil” kazanımlar olduğunu.

c)

Spor yapan birinin namaz kılmasına gerek kalmadığını.

d)

Namazın sadece fiziksel hareketlerden ibaret bir “kültür-fizik” aktivitesi olarak görülmesi gerektiğini.

e)

Bilimsel faydalar bilinmeden kılınan namazın kabul olmayacağını.

40.

30 Müslüman üzerinde yapılan “gerçek namaz kılanlar” ve “namaz hareketlerini taklit edenler” deneyi, namazın kardiyovasküler sistem üzerindeki etkisi hakkında hangi kritik sonuca ulaşmıştır?

a)

Kalp hızı ve kan basıncı değerlerinin sadece fiziksel hareketle iyileştiğini.

b)

Taklit yapanların, gerçek namaz kılanlardan daha düşük kan basıncına sahip olduğunu.

c)

Fiziksel hareketlerin tek başına yeterli olduğunu, inancın bir etkisinin olmadığını.

d)

Dini inancın ve ibadet halinin oluşturduğu “ruh halinin”, biyolojik değerlerin iyileşmesinde fiziksel hareketten daha belirleyici bir rol oynadığını.

e)

Hipertansiyon hastalarının namaz kılmasının tıbben riskli olduğunu.

41.

John Bowlby’nin “Bağlanma Kuramı” üzerinden yapılan analiz dikkate alındığında, asimilasyonun psikolojik zemini aşağıdakilerden hangisiyle en doğru şekilde açıklanır?

a)

Dış dünyanın sunduğu teknolojik imkânların yerel kültürden daha üstün olması.

b)

Güvenli bağlanma eksikliği çeken bireyin, iç dünyasındaki onay ve aidiyet boşluğunu doldurmak için dış dünyanın beğenisine ve alternatif kimliklere sığınması.

c)

Ailenin çocuğu tamamen serbest bırakarak hiçbir kültürel değer aktarmaması.

d)

Genetik mirasın, çevresel faktörler karşısında yetersiz kalarak kimlik değişimine yol açması.

e)

Toplumun baskıcı tutumu nedeniyle bireyin bilinçli bir protesto olarak kimliğini değiştirmesi.

42.

Kimliğin manevi katmanları olan “iman, İslam ve İhsan” arasındaki hiyerarşik ve fonksiyonel ilişki nasıldır?

a)

İman bir bilgi birikimidir, İslam bu bilginin korunmasıdır, İhsan ise toplumsal prestijdir.

b)

İslam dış dünyaya karşı bir savunmadır, İman bireysel huzurdur, İhsan ise bu ikisinin dengelenmesidir.

c)

İman ruhun en derin aidiyetini bulması (intisap), İslam bu aidiyetin davranışlara yansıması, İhsan ise bu bağın ihlas ve huzurla hayata taşınmasıdır.

d)

İhsan başlangıç noktasıdır, İslam orta aşamadır, İman ise ulaşılan son noktadır.

e)

Bu üç kavram birbirinden bağımsızdır ve her biri farklı bir kimlik türünü temsil eder.

43.

“Bir ağaç tımar edildiği zaman semere verir; bakılmadığı zaman güdükleşir” metaforu üzerinden insan eğitimi hakkında yapılan temel vurgu nedir?

a)

İnsanın her türlü dış etkiye açık, iradesiz bir varlık olduğu.

b)

Eğitimin sadece teknik bir bilgi aktarımı olduğu.

c)

İnsanın fıtratındaki istidat ve kabiliyetlerin, ancak şefkatli bir bakım ve liyâkle (tımar) yeşerip meyve verebileceği.

d)

Çocuğun ancak katı bir disiplin ve sürekli budama (müdahale) ile şekillendirilebileceği.

e)

Modern eğitimin geleneksel yöntemlerden tamamen üstün olduğu.

44.

Mâide Sûresi 105. ayetindeki “Siz kendinizi düzeltmeye bakın! Siz doğru yolda olduktan sonra sapanlar size zarar veremez” ifadesi, metindeki “asimilasyon” temasıyla nasıl ilişkilendirilmiştir?

a)

Dış dünyadaki sapmaların hiçbir zaman toplumu etkileyemeyeceği düşüncesiyle.

b)

Kimliğin korunmasının dışarıya karşı savaşmak veya direnmekten ziyade, içerideki bağları ve özü kuvvetlendirmekle mümkün olduğu fikriyle.

c)

Toplumsal sorunların çözümünün sadece bireysel ibadetlere indirgenmesi gerektiğiyle.

d)

Başkalarının yanlışlarını düzeltmenin imkânsız olduğu ve insanın sadece kendinden sorumlu olduğu vurgusuyla.

e)

Doğru yolda olanların dış dünyadan tamamen izole yaşaması gerektiği mesajıyla.

45.

“Kimlik, müdahale ile değil, sevgiyle otantlik hâle gelen bir varoluştur” cümlesinden hareketle, bir ebeveynin çocuğundaki “sahte benlik” oluşumunu engellemek için yapması gereken en kritik eylem nedir?

a)

Çocuğa zihnindeki “ideal çocuk” kalıplarını empoze etmek.

b)

Çocuğu dış dünyanın tüm etkilerinden tamamen koparıp kapalı bir çevrede büyütmek.

c)

Çocuğun hatalarını sürekli eleştirerek onu doğru yola sevk etmek.

d)

Çocuğu koşulsuz kabul ederek, onun özündeki fıtrat şefkat ve anlayışla beslemek.

e)

Kimlik gelişimini tamamen zamana bırakıp hiçbir müdahalede bulunmamak.

46.

“Yokluk” ve “varlık” kavramları üzerine yapılan muhakemede, yazarın ürpermesine sebep olan temel ihtimal aşağıdakilerden hangisidir?

a)

Ölümdən sonraki hayatın mahiyetini bilmemek.

b)

Hiç yaratılmamış olma, yani sevdiklerinden, hayatın neşesinden ve varlık nasibinden tamamen mahrum kalma düşüncesi.

c)

Dünyadaki nimetlerin bir gün son bulacak olması.

d)

İnsan aklının kâinatın büyüklüğünü kavrayamaması.

e)

Zorluklar karşısında sabır gösterememe korkusu.

47.

“Ahsen-i Takvîm” ifadesi ve insan anatomisine dair yapılan vurgular dikkate alındığında, yazarın “en büyük hazineler” olarak nitelediği manevi donanımlar arasında hangisi sayılmamıştır?

a)

İçinde sadece Allah sevgisi olan bir kalp.

b)

Allah’ı anınca yaşaran bir çift göz.

c)

İlahi kelamı (Kur’an) duyunca huzur bulan bir ruh.

d)

Maddi dünyanın sunduğu teknolojik ve bilimsel keşifler.

e)

Allah’ın varlığını “hakkâ’l-yakîn” derecesinde gösteren vicdani duyargalar.

48.

“Seni’i hakkıyla bilemedik ve bilemeyiz de!” itirafının temel gerekçesi nedir?

a)

İnsanın yeterince araştırma ve tefekkür yapmaması.

b)

İlahi zatın, sınırlı insan aklı, düşüncesi ve hayallerinin çok fevkinde (üstünde) olması.

c)

Dini kaynakların bu konuda yeterli bilgi sunmaması.

d)

Kainattaki kaosun zihni bulandırması.

e)

Bilimsel verilerin manevi hakikatlerle çelişmesi.

49.

Hayvanların Esmâül’Hüsna’ya dalması, ağaçların semaya el açması ve zerrelerin zikretmesi gibi ifadelerle anlatılmak istenen “Küllî şükür” kavramı aşağıdakilerden hangisini destekler?

a)

Tabiatın insanlardan bağımsız, şuursuz bir mekanizma olduğu.

b)

Her bir mahlukun kendi lisan-ı haliyle (kendi dili ve durumuyle) Yaratıcının azametine ve sanatına birer delil (burhan) teşkil ettiği.

c)

Hayvanların ve bitkilerin de insanlar gibi mükellef (sorumlu) varlıklar olduğu.

d)

Dünyadaki kaynakların sınırsız olduğu ve sadece insan tüketimi için var edildiği.

e)

İmanın sadece zihinsel bir tasdikten ibaret olduğu.

50.

Mazlumlar, mevâkıflar, muhacirler ve ensar olma gayreti içindekiler için yapılan dua, “iman-uhuvvet (kardeşlik)” ilişkisi bağlamında nasıl bir anlam taşır?

a)

İmanın sadece bireysel bir kurtuluş çabası olduğu.

b)

Gerçek dindarlığın, toplumun acı çeken kesimlerine karşı duyarsız kalmayı gerektirdiği.

c)

İnanan bir gönlün, kendi saadetini ancak başkalarının selameti ve adaleti ile bütünleştirdiğinde tam hissettiği, “imanın aksiyona ve şefkate dönüşmüş” hali.

d)

Çekilen sıkıntıların sadece kaderin bir cilvesi olduğu ve insan iradesinin bir öneminin olmadığı.

e)

Duanın, somut yardımın yerini tutan pasif bir eylem olduğu.

51.

“Bütünleştirici Tıp” yaklaşımını geleneksel veya alternatif tıp yaklaşımlarından ayıran temel felsefe aşağıdakilerden hangisidir?

a)

Sadece bitkisel takviyelerin kullanımına odaklanması.

b)

Hastayı merkeze alarak; fiziksel, duygusal, zihinsel, sosyal ve ruhsal etkileri bir bütün olarak değerlendiren kişiselleştirilmiş bir strateji izlemesi.

c)

Modern tıbbi cihazların kullanımını tamamen reddederek geleneksel yöntemlere dönmesi.

d)

Sadece Uzak Doğu felsefelerine dayanan meditasyon tekniklerini kullanması.

e)

Tedavi maliyetlerini düşürmek amacıyla sadece bitkisel ürünleri reçete etmesi.

52.

İstatistiklere göre, ABD’deki entegre tıp merkezlerinde yapılan çalışmalarda en yüksek başarı oranı (%75) hangi sağlık sorunu grubunda sağlanmıştır?

a)

Kanser (Kemoterapinin yan etkileri)

b)

Obezite ve metabolik bozukluklar

c)

Kronik ağrı

d)

Depresyon ve anksiyete

e)

Gastrointestinal (sindirim sistemi) bozukluklar

53.

“Tıp tektir, yöntemleri çeşitlidir” bakış açısının geliştirilmesinin arkasındaki ana gerekçe olarak ne gösterilmiştir?

a)

Geleneksel yöntemlerin her zaman modern tıptan daha etkili olması.

b)

Modern tıbbın ilaç maliyetlerinin çok yüksek olması.

c)

Farklı bölgelerde gelişen yöntemlerin bilimsel süzgeçten geçirilerek, hastaya sunulan sağlık hizmetini daha kaliteli ve denetlenebilir hale getirme arzusu.

d)

Hastaların doktorlara gitmek yerine kendi kendilerini tedavi etmek istemeleri.

e)

Eczacılık sektörünün bitkisel ürünlere daha fazla yatırım yapması.

54.

“Neden Bütünleştirici Tıp?” başlığı altında verilen örnekler (kan sulandırıcı kullananın hacamat yaptırması, alerjik bünyeye sülük uygulaması vb.) dikkate alındığında, bu yöntemlerin bir tıp doktoru denetiminde yapılmamasının en büyük riski nedir?

a)

Tedavinin etkisinin sadece psikolojik düzeyde kalması.

b)

Tedavi masraflarının sigorta tarafından karşılanmaması.

c)

Hastanın anatomik ve fizyolojik durumunu bilmeyen kişilerin, kontrolsüz uygulamalarla halk sağlığını ciddi tehlikeye atması ve ikincil hastalıkları tetiklemesi.

d)

Geleneksel yöntemlerin popüleritesinin azalması.

e)

Bitkisel ürünlerin piyasada bulunabilirliğinin zorlaşması.

55.

Peygamber Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) “Her hastalığın çaresi vardır” hadis-i şerifinin hayata geçirilmesi için tıp eğitiminde atılması gereken en kritik adım nedir?

a)

Tıp fakültesi müfredatının sadece modern cerrahi tekniklerle sınırlandırılması.

b)

Geleneksel yöntemlere ait temel bilgilerin tıp müfredatına eklenerek, doktorlara hastayı uygun yöntemlere yönlendirme kapasitesinin kazandırılması.

c)

Hastaların geleneksel tedavi masraflarını tamamen kendilerinin ödemesi.

d)

Sadece yardımcı sağlık personelinin bu tedavileri yapmasına izin verilmesi.

e)

Klinik araştırmaların sadece modern ilaçlar üzerine yapılması.

56.

“Homeostazi” kavramının sağlanmasında tuzun üstlendiği temel görev aşağıdakilerin hangisinde doğru tanımlanmıştır?

a)

Mide mukozasını dış etkenlere karşı koruyarak kanserojen maddeleri nötralize etmek.

b)

Sadece REM uykusunun süresini uzatarak zihinsel dinlenmeyi sağlamak.

c)

Tiroit hormonlarının sentezlenmesi için gerekli olan iyot ihtiyacını tek başına karşılamak.

d)

Hücrelerin sadece potasyum almasını sağlayarak enerji üretimini durdurmak.

e)

Vücudun sıvı ve iyon konsantrasyonu dengesi üzerinden kan basıncını düzenlemek.

57.

Sodyum-potasyum pompasının hücre zarındaki işleyiş mekanizması ve bu dengenin bozulmasının sonucuyla ilgili metinden hangi bilgiye ulaşılabilir?

a)

Pompa, içeriye üç potasyum alırken dışarıya iki sodyum atarak hücreyi korur.

b)

Böbrekteki her hücrenin yüzeyinde bu pompadan ortalama bin adet bulunur.

c)

Pompanın asıl görevi, hücre içindeki su miktarını azaltarak hücreyi büzüştürmektir.

d)

Potasyum miktarı sodyumdan fazla olduğunda enerji santralleri daha hızlı çalışır.

e)

Pompa, hücre dışına üç sodyum atarken içeri iki potasyum alır; işlevini yitirirse hücre şişer ve fonksiyonu durur.

58.

Tuz tüketimi ve farklı tuz türlerinin biyolojik etkileri hakkında metne dayalı olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

a)

Günlük sağlıklı tuz tüketim miktarının sınırı yoktur; ne kadar çok alınırsa kalp o kadar güçlenir.

b)

Sodyum eksikliği, mide mukozasında hasara yol açarak kanser riskini artırır.

c)

Rafine tuzlar, tiroit hastaları ve embriyolar için her zaman en güvenli seçenektir.

d)

İyotlu tuz tüketildiğinde, iyot miktarından bağımsız olarak sodyum miktarı vücutta asla artmaz.

e)

İyotlu tuz biyolojik olarak iyi tolere edilse de aşırı tüketimi sodyum yüküne sebep olur; bu durum özellikle risk grupları için kritiktir.

59.

İnternetin tarihsel gelişimi ve altyapı dönüşümü ile ilgili hangi bilgiye ulaşılabilir?

a)

Küresel ağ 1983’te iki bilgisayar arasında kurulmuş, ilk dönemlerde telefon hatlarındaki bakır kablolar kullanılmıştır.

b)

İnternet ilk olarak 1991 yılında askeri bir proje olarak başlamış, sonra üniversitelere yayılmıştır.

c)

Fiber optik teknoloji, bakır kablolardan daha yavaş olduğu için sadece kıtalar arası bağlantıda kullanılır.

d)

İnternet ağı, kurulduğu günden itibaren doğrudan fiber optik kablolar üzerinden hizmet vermiştir.

e)

Veri iletiminde kullanılan bakır kablolar, ışık hızında sinyal taşıma kapasitesine sahip olduğu için hâlâ rakipsizdir.

60.

Fiber optik kabloların fiziksel yapısı, kapasitesi ve deniz altına yerleştirilme süreci hakkında hangisi doğrudur?

a)

Veriyi ince cam lifler içinde ışıkla taşıyan bu kablolar, yedi katmanla güçlendirilerek özel gemiler vasıtasıyla denizin derinliklerine yerleştirilir.

b)

Fiber kablolar, bakır kablolara göre saniyede daha az sinyal taşımasına rağmen daha dayanıklı olduğu için tercih edilir.

c)

Deniz altındaki kablo hatları tamamen doğal nehir yataklarını takip edecek şekilde, korumasız olarak yerleştirilir.

d)

Dünyadaki toplam kablo uzunluğu yaklaşık bir milyon kilometre olup, her yıl binlerce çalınma vakası yaşanmaktadır.

e)

Fiber optik ağlar sadece ses ve görüntü taşımak için dizayn edilmiş olup, yazılı veriyi taşıma özelliği yoktur.

61.

Günümüzdeki küresel deniz altı kablo ağının istatistikleri ve işleyişi ile ilgili metne dayalı doğru ifade hangisidir?

a)

Dünyada yaklaşık 570 deniz altı kablosu bulunmakta ve bu ağın toplam uzunluğu 1,48 milyon kilometreyi bulmaktadır.

b)

Deniz altı kablolarının uzunlukları sabittir ve tüm kıtalar arası hatlar 20.000 kilometre uzunluğundadır.

c)

Deniz altındaki ışık yolları hiçbir zaman arıza yapmaz; deniz canlıları veya dış müdahaleler bu sisteme zarar veremez.

d)

Fiber optik ağlar sadece karasal bölgelerde yaygın olup, okyanus tabanlarında henüz bir bağlantı kurulmamıştır.

e)

Küresel iletişim ağı, internet uyduları sayesinde kablolara olan ihtiyacı tamamen ortadan kaldırmıştır.