Search Header Logo
alperen akgül

alperen akgül

Assessment

Presentation

Education

1st - 5th Grade

Practice Problem

Hard

Created by

Mehmet AKGÜL

FREE Resource

1 Slide • 5 Questions

1

Gün içinde çok yorulan Derya akşam her zamankinden daha erken odasına geçti. Bilgisayarını açmak istemedi. O da biliyordu ki; bilgisayarın kapağını açtın mı insanın o dünyadan ayrılası gelmiyor, orası,şurasıi burası derken zaman su gibi akıp gidiyordu. Zaman deyince duvardaki saate gözü ilişti. ‘’Daha ona bile gelmemiş’’ diye geçirdi içinden... Ama olsun du ‘’tam uyuma saati’’ dedi. Okula gidiyordu. Sabah erken kalkacaktı. Bilgisayarın cazibesine kapılmaya hiç niyeti yoktu. Kararlıydı! uyuyacaktı. Göz ucuyla son bir kez dahsaate baktı. Onu biraz geçiyordu. Yerine yatarken odanın ışığını da söndürdü. Yorgunluktan olmalı ki, hemen uyuya kaldı...

Gece rüyasında odada, duvardaki saatten kulağına konuşma sesleri geliyordu. Yelkovanın o her zamanki tik taklarına alışmıştı ama. Bu biraz farklıydı. Yelkovanın tik takları ile birlikte üç kişinin konuştuğu kolayca anlaşılıyordu. Biri hızlıca konuşuyor, sanki ne söylediği anlaşılmıyor gibiydi. Öteki de o kadar yavaş konuşuyordu ki, biraz dikkatle dinlemezsen konuşmanın başındaki sözü unutursunuz. O kadar yavaş konuşuyor yani. Halk arasında hani derler ya ‘’Kira ile konuşuyor’’ diye. Tam da o tabire uygun. Yelkovan bir ara yüksek sesle:

‘’Biriniz kira ile konuşuyor, diğeriniz o kadar hızlı ki! Ne söylediği belli olmuyor! Bunun bir ortası yok mu?’’ Diyerek diğerlerine sert çıktı. Saniye:

‘’Ne yapayım benim görevim hızlı olmak. Ben hızla altmışa kadar saymazsam sen olduğun yerde kalırsın!’’

‘’Ne yani sen şimdi bana; ben olmasam yerinde kalırsın mı diyorsun?’’

‘’Yok öyle demiyorum ama... Anladığım kadarıyla zaman sisteminin düzeni bu. Ben altmışa kadar sayarım, sen bir adım öne gelirsin. Yelkovan olarak sen altmışa kadar sayarsın Akrep abim bi zahmet yerinden bir adım ileriye gelir. Böyle geriye dönüşü olmayan, daime ileriye giden bir sistem bu.’’

‘’Peki Saniye kardeş, bu kadar bilgiyi sen nereden öğrendin?’’

‘’Üzerinize alınmayan ama içinizde en çalışkan olanınız benim... Bak hem koşuyor, hem konuşuyorum. Ben dursam dünya durur!’’

‘’Saniye kardeş, bana biraz haksızlık ettin ama bu dediğin tam da Akrep için söylenebilir.’’ ‘’Neyse ben ortaya konuştum diyeyim de üstüne alınması gerekenler düşünsün.’’Gecenin bir yarısında uyanan Derya az önce duyduğu konuşmaların kesildiğini fark etti. Kendi kendine; ‘’saniye, yelkovan, akrep’’ sözcüklerini düşünmeye başladı. Birden aklına bunların zaman ölçüleri terimleri olduğunu hatırladı... Tekrar yattı ama gözüne pek de uyku girecek gibi değildi...

2

Open Ended

Derya erkenden nereye geçti?

3

Open Ended

Derya’nın gözü neye ilişti?

4

Open Ended

Derya’ya göre saatin içinde kaç kişi konuşuyordu?

5

Open Ended

Derya niçin uyumak zorundaydı?

6

Open Ended

Okuduğumuz metine göre hem koşan hem de konuşan kimdir?

Gün içinde çok yorulan Derya akşam her zamankinden daha erken odasına geçti. Bilgisayarını açmak istemedi. O da biliyordu ki; bilgisayarın kapağını açtın mı insanın o dünyadan ayrılası gelmiyor, orası,şurasıi burası derken zaman su gibi akıp gidiyordu. Zaman deyince duvardaki saate gözü ilişti. ‘’Daha ona bile gelmemiş’’ diye geçirdi içinden... Ama olsun du ‘’tam uyuma saati’’ dedi. Okula gidiyordu. Sabah erken kalkacaktı. Bilgisayarın cazibesine kapılmaya hiç niyeti yoktu. Kararlıydı! uyuyacaktı. Göz ucuyla son bir kez dahsaate baktı. Onu biraz geçiyordu. Yerine yatarken odanın ışığını da söndürdü. Yorgunluktan olmalı ki, hemen uyuya kaldı...

Gece rüyasında odada, duvardaki saatten kulağına konuşma sesleri geliyordu. Yelkovanın o her zamanki tik taklarına alışmıştı ama. Bu biraz farklıydı. Yelkovanın tik takları ile birlikte üç kişinin konuştuğu kolayca anlaşılıyordu. Biri hızlıca konuşuyor, sanki ne söylediği anlaşılmıyor gibiydi. Öteki de o kadar yavaş konuşuyordu ki, biraz dikkatle dinlemezsen konuşmanın başındaki sözü unutursunuz. O kadar yavaş konuşuyor yani. Halk arasında hani derler ya ‘’Kira ile konuşuyor’’ diye. Tam da o tabire uygun. Yelkovan bir ara yüksek sesle:

‘’Biriniz kira ile konuşuyor, diğeriniz o kadar hızlı ki! Ne söylediği belli olmuyor! Bunun bir ortası yok mu?’’ Diyerek diğerlerine sert çıktı. Saniye:

‘’Ne yapayım benim görevim hızlı olmak. Ben hızla altmışa kadar saymazsam sen olduğun yerde kalırsın!’’

‘’Ne yani sen şimdi bana; ben olmasam yerinde kalırsın mı diyorsun?’’

‘’Yok öyle demiyorum ama... Anladığım kadarıyla zaman sisteminin düzeni bu. Ben altmışa kadar sayarım, sen bir adım öne gelirsin. Yelkovan olarak sen altmışa kadar sayarsın Akrep abim bi zahmet yerinden bir adım ileriye gelir. Böyle geriye dönüşü olmayan, daime ileriye giden bir sistem bu.’’

‘’Peki Saniye kardeş, bu kadar bilgiyi sen nereden öğrendin?’’

‘’Üzerinize alınmayan ama içinizde en çalışkan olanınız benim... Bak hem koşuyor, hem konuşuyorum. Ben dursam dünya durur!’’

‘’Saniye kardeş, bana biraz haksızlık ettin ama bu dediğin tam da Akrep için söylenebilir.’’ ‘’Neyse ben ortaya konuştum diyeyim de üstüne alınması gerekenler düşünsün.’’Gecenin bir yarısında uyanan Derya az önce duyduğu konuşmaların kesildiğini fark etti. Kendi kendine; ‘’saniye, yelkovan, akrep’’ sözcüklerini düşünmeye başladı. Birden aklına bunların zaman ölçüleri terimleri olduğunu hatırladı... Tekrar yattı ama gözüne pek de uyku girecek gibi değildi...

Show answer

Auto Play

Slide 1 / 6

SLIDE