wayground logo

Free Printable Worksheets

NEW

Font size

S
M
L
XL
Worksheets

Batı Etkisinde Gelişen Türk Şiiri

Total questions: 30

Worksheet time: 23mins

Name
Class
Date
1.
Bu dönemde “Sanat toplum içindir.” görüşü benimsenmiştir. Bu nedenle şiirde söyleyişe değil fikre önem verilmiştir. Fransız edebiyatı örnek alınarak romantizmden etkilenilmiştir. Roman, tiyatro, makale gibi Batıdan alınan türler ve noktalama işaretleri de ilk defa bu dönemde kullanılmıştır.

Bu parçada sözü edilen edebî dönem aşağıdakilerden hangisidir?
a)
Divan Edebiyatı
b)
Tanzimat Edebiyatı
c)
Servet-i Fünun Edebiyatı
d)
Milli Edebiyat
2.

Tanzimat devri yazar, şair ve devlet adamlarındandır. Küçük yaşlardan itibaren bir taraftan Arapça ve Farsçayı öğrenmiş, bir taraftan da eline geçen divanları okumuştur. Hatta bir ara Divan edebiyatı tarzında şiirler yazmıştır. Yaşamının ileri ki yıllarında Fransızcayı öğrenmiş ve Fransızcadan eserler tercüme etmiştir. Fransız kültürüyle olan bu yakınlaşması Batı edebiyatı ile Divan edebiyatı arasında gelgitler yaşamasına neden olmuştur. Düşünsel yönden Batı etkisinde kalmasına rağmen, Divan edebiyatı geleneğinden kopmamıştır. “Harabat” isimli antolojisi, eski geleneğin en güzel örneğidir.

Bu parçada sözü edilen sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?

a)

Namık Kemal

b)

Ziya Paşa

c)

Şinasi

d)

Abdülhak Hamit Tarhan

3.
Tercüman-ı Ahval gazetesini çıkararak yeni bir edebiyatın önderi olmuştur. Toplum için sanat anlayışını benimseyen sanatçı, dilin süs ve özentiden kurtulup sadeleşmesi için çalışmıştır. Türk edebiyatında ilk tiyatro eserini yazan, noktalama işaretlerini de ilk kez kullanan sanatçıdır.

Bu parçada tanıtılan sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?
a)
Ziya Paşa
b)
Namık Kemal
c)
Şinasi
d)
Muallim Naci
4.
………….., Tanzimat’ la başlayan Batılılaşma hareketinin etkisinde gelişen çağdaş Türk edebiyatının ilk aşamasını oluşturan üç yazardan biridir. 1859’da yazdığı “Terci-i Bend” şiiriyle tanınmıştır. Hece ile yazdığı birkaç şarkı dışında, Divan şiiri geleneğine bağlı kalmıştır. Kullandığı mazmunlarla bu şiir anlayışının duyuş ve düşünüş özelliklerinden geniş ölçüde yararlandığı görülür. 1868’de Hürriyet’te yayımladığı ünlü “Şiir ve İnşa” makalesinde, Türk edebiyatının çağdaş bir düzeye erişmesini, gerçek Türk edebiyatı olan Halk edebiyatının bu yenileşmede temel alınması gerektiğini savunmuştur.

Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
a)
Ahmet Mithat Efendi
b)
Şinasi
c)
Namık Kemal
d)
Ziya Paşa
5.
Ettin âzâd bizi olmuş iken zulme esir
Cehlimiz sanki idi kendimize bir zencîr
Bir ıtık-nâmedir insana senin kanûnun
Bildirir haddini sultana senin kanûnun
Şinasi'nin, Tanzimat Dönemi'ne ait bu şiiriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
a)
Dönemin sosyal ve siyasî zihniyetini yansıtmaktadır.
b)
Sanat yapma amacıyla yazılmıştır.
c)
Eski edebiyatımızda görülmeyen bir konu ele alınmıştır.
d)
Dönemine göre sade bir dili vardır.
6.
Duruyorken hareketsiz, sessiz
Yere inmiş göğe benzerdi deniz
Aksi tekbir ile dolmuş dereler
Secde eylerdi bütün meşcereler

Şeb-i mehtap doğar aynı şafak
Her taraf nura olur müstağrak

Abdülhak Hamit Tarhan’a ait bu şiirle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
a)
Tanzimat II. Dönem şiirinin özelliklerini yansıttığı
b)
Bireysel bir tema etrafında oluşturulduğu
c)
Romantizmin şiirdeki etkisini yansıttığı
d)
Divan şiirinin biçimsel özelliğini yansıtmadığı
7.

(I)Tanzimat şiirinde biçimsel olarak eskiye bağlı kalınmış, içerikte yenilik yapılmıştır. (II)Batı edebiyatının etkisiyle biçimsel yenilikler yapan II. Dönem sanatçıları, I. Dönem sanatçılarından daha yenilikçidirler. (III)Eskiyi ve yeniyi bir arada bulundurması yönünden şiirlerde bir ikilik dikkat çeker. (IV)Adalet, hak, hukuk, vatan gibi yeni konular işlenmekle birlikte, (V)Divan edebiyatının “parça güzelliği” anlayışı sürdürülmüştür.

( V)

Tanzimat şiiriyle ilgili olarak numaralı yerlerin hangisinde bir bilgi yanlışı söz konusudur?

a)

I

b)

II

c)

III

d)

V

8.
Yârab ne hayat!
Cepler delik az çok,
Lâkin ne zarar var ki delikten düşecek yok
Bir korkusu vardır
Meyhanelerin saat-i tâtili pek erken...
Bir kirli paçavrayla gezer;
Mendilidir o

Tanzimat Dönemi'ne ait bu şiirle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
a)
Dönemin sosyal ve siyasî eleştirisinin yapıldığı
b)
Ritminin hece ölçüsüyle sağlandığı
c)
Hem konu hem içerik yönünden Divan şiirinden ayrı bir yol izlediği
d)
Beyit birimiyle ve sarmal uyak örgüsüyle yazıldığı
9.
Türk edebiyatının en çok da bu döneminde çelişkili bir tutum sergilenmiştir. Sade dile önem verildiği halde çoğu kez ağır bir dil kullanılmıştır. İçerikte yenilikler yapılmaya çalışılırken, eski nazım biçimlerinin kullanımı sürdürülmüştür. Hece veznine arka çıkılmış; ama genel olarak aruz vezni kullanılmıştır.
Bu parçada örneklendirilen durum, aşağıdaki edebiyat dönemlerinin hangisiyle ilgilidir?
a)
Milli edebiyat
b)
Servet-i Fünun
c)
Tanzimat Edebiyatı
d)
Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı
10.
(I) Eski edebiyat ile yeni edebiyat mücadelelerinde, eski edebiyat taraftarlarının lideri durumundadır. (II) Dili; sade, yalın olarak ve başarılı bir biçimde kullanır. (III) Recaizade Mahmut'un Demdeme adlı eserine karşılık Zemzeme adlı eseri yazmıştır. (IV) Şiir kitapları Ateşpare, Şerare ve Füruzan'dır. (V) Ayrıca Ömer'in Çocukluğu adında bir anı kitabı ve Lugat-i Naci adında bir sözlük çalışması vardır.
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde Muallim Naci'yle ilgili bir bilgi yanlışı vardır?
a)
I
b)
II
c)
III
d)
IV ve V
11.
—-, Türk şiirinde Fransız sembolizminin sembolü olarak bilinir. Ancak şair kısmen Servet-i Fünun kısmen de Divan edebiyatı şiir anlayışını birleştirerek kendi şiirini yaratmıştır. Şiir hakkındaki düşüncelerini ise "Piyale" adlı eserinin önsözünde vermiştir.
Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdaki sanatçılardan hangisi getirilmelidir?
a)
Namık Kemal
b)
Ahmet Haşim
c)
Yahya Kemal Beyatlı
d)
 Cenap Şahabettin 
12.
I. İnsanı ve doğayı resmeden şiirler yazmışlardır.
II. Soluk ve melankolik edebiyata karşı çıkmışlardır.
III. Değişen, çeşitlenen, ahenk veren bir nazım ölçüsü istediklerinden, aruzu tercih etmişlerdir.
IV. Batı edebiyatına ait nazım şekillerini kullanmışlardır.
V. Mensur şiir türündeki eserlerinde çok süslü bir dil kullanmışlardır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisi, Servet-i Fünun edebiyatı için söylenemez?
a)
I.
b)
II.
c)
III.
d)
V.
13.
Tevfik Fikret'le ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
a)
Nazmı nesre yaklaştırmıştır.
b)
Aruz ölçüsünü Türkçeye ustalıkla uydurmuştur.
c)
Şiirlerinin tümünde aşk, kadın ve doğa konularını işlemiştir.
d)
Toplum için sanat anlayışına bağlı şiirler de yazmıştır.
14.
—- Divan edebiyat; nazım biçimlerinden olan "müstezat"; geliştirip zenginleştirerek Fransız serbest şiirine benzeyen "serbest müstezat"ı kullandılar. Ayrıca uyak (kafiye) örgüsünde şaire kolaylıklar sağlayan özgün biçimler yarattılar. Biçim yönünden şiirimizin Batılı bir nitelik kazanması bu dönemde gerçekleşmiştir, denebilir.
Bu parçanın başına, aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
a)
Cumhuriyet dönemi sanatçıları
b)
İkinci dönem Tanzimat sanatçıları
c)
 Fecr-i Âti sanatçıları
d)
Edebiyat-ı Cedide sanatçıları
15.
Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat II. dönem ve Servet-i Fünun sanatçılarının ortak özelli­ğidir?
a)
Sanat için sanat anlayışını benimseme
b)
Vatan, hürriyet gibi kavramlara yer verme
c)
 Sıradan insanın anlayacağı bir dil kullanma
d)
Tiyatro türüne özellikle önem verme
16.
—, Türk edebiyatının Batılılaşması hareketin­de bir dönüm noktası olan Edebiyat-ı Cedide akımının en önemli temsilcisidir. Divan edebi­yatıyla olan bütün bağlarını koparmış, şiirlerin­de hem biçim, hem de anlam bakımından Batı edebiyatının, özellikle Fransız edebiyatında Parnasyen adı verilen şairlerin etkisi altında, gözleme dayanan, kişisel duygular yerine dışa­rıda görülenleri anlatan, biçim kusursuzluğuna önem veren şiirler yazmıştır. Bu yoldan hareket ederek, günlük hayatta rastlanan herhangi bir şeyi, mesela bir beyaz yelkeni, bir bisikleti, yer­deki ayak izlerini vb. şiir konusu olarak ele al­mıştır.
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
a)
Tevfik Fikret  
b)
Recaizade M. Ekrem
c)
Ziya Paşa
d)
Namık Kemal      
17.
1870 ile 1934 yılları arasında yaşayan sanatçı­nın asıl mesleği doktorluktur. Tevfik Fikret'ten sonra Servet-i Fünun'un en önemli şairidir. Uz­manlık için gönderildiği Paris'te tıptan çok şiirle ilgilenmiş ve Fransız sembolistleri tanımıştır. Şiirde kalemleri müzikal değerlerine göre se­çer. Şiirleri yanında düz yazıları da vardır. Bun­lar arasında Tiryaki Sözleri, Hac Yolunda, Avru­pa Mektupları ele alır.
Bu parçada tanıtılan sanatçımız aşağıdaki­lerden hangisidir?
a)
Hüseyin Cahit Yalçın
b)
Cenap Şehabettin
c)
Ahmet Hikmet Müftüoğlu
d)
Namık Kemal
18.
(I) Servet-i Fünun sanatçıları "sanat için sanat" anlayışına bağlı kaldılar.
(II) Parnasizm ve sembolizmin etkisinde şiirler kaleme aldılar.
(III) Romanda özellikle Fransız romantik yazar­larının  etkisi  altında  yapıtlar  oluşturdular.
(IV) Bu dönem sanatçıları tiyatro türüne fazla ilgi göstermedi.
(V) Batılı şiirlerde kullanılan "sone ve terzarima" gibi nazım şekillerini kullandılar. 
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangi­sinde bir bilgi yanlışlığı vardır?
a)
I.
b)
II.
c)
III.
d)
IV.
19.
Servet-i Fünun edebiyatının şiir anlayışı ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
a)
Divan edebiyatının gelenekleri yıkılmıştır.
b)
Parnasizm akımının niteliklerine uygun eserler verilmiştir.
c)
 Genelde aşk, tabiat, düş kırıklıkları konuları işlenmiştir.
d)
Uyağın göz için olduğu savunulmuştur.
20.
Servet-i Fünun şiirlerinde aşağıdaki akımlardan hangisi görülmektedir?
a)
Dadaizm - Realizm
b)
 Sürrealizm - Parnasizm
c)
Sembolizm – Parnasizm
d)
 Realizm - Romantizm
21.
Aşağıdakilerden hangisi Servet-i Fünun şiiriyle Divan şiirinin ortak özelliğidir?
a)
Arapça ve Farsça sözcüklerin yoğun olduğu ağır bir dil kullanma.
b)
 Konu bütünlüğüne daha çok önem verme.
c)
Batı edebiyatından özellikleri barındırma. 
d)
Nesre yaklaştırma anlayışının var olması
22.
Aşağıdakilerden hangisi Servet-i Fünun sanatçılarının özelliklerinden biri değildir?
a)
“Sanat için sanat” ilkesine beğlıdırlar.
b)
“Kafiye göz içindir” görüşünü benimsemişlerdir
c)
Aruz ölçüsünü kullanmışlardır.
d)
Gazetecilik, tiyatro gibi alanlara pek fazla eğilmemişlerdir
23.
 I.   Arapça ve Farsça kelime ve terkiplerle yüklü ağır bir dil kullanılmıştır. 
II.  Romantizm ve klasisizmin etkisinde kalmışlardır.
III. Bu dönem  sanatçıları tiyatroyu toplumu eğitmek amacıyla kullanmışlardır. 
IV. Romanda kişiler ve olaylar çoğunlukla İstanbul’dan  seçilmiştir. 
V. Yazarlar, romanlarına kişiliklerini yansıtmamışlardır.
Bu özelliklerden hangi ikisi Servet-i Fünun edebiyatı için söylenemez?
a)
I. ve II.
b)
II. ve III.
c)
III. ve IV.
d)
II. ve V.
24.
(I) Servet-i Fünûn şiiri dil, şekil ve anlayış bakı­mından Tanzimat şiiriyle aynıdır. (II) Servet-i Fünûn şiirinde güçlü bir musiki, biçim kusursuz­luğu vardır. (III) Biçim mükemmelliği daha çok, Tevfik Fikret'in manzumelerinde görülür. (IV) İç musikiye ise oldukça ileri bir söyleyişle Cenap Şehabettin'in şiirlerinde ulaşılmıştır. (V) Bu döne­min sanatçıları, aruzun, Türk dilinin musikisine en uygun kalıplarını zevkle ve özenle seçerek kul­lanmış; Türkçeyi bu ölçüye uydurmakta ustalık göstermişlerdir.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangi­sinde bilgi yanlışı yapılmıştır?
a)
I.
b)
 II.
c)
III.
d)
IV.
25.
Servet-i Fünûn edebiyatınışiir anlayışı ile il­gili olarak aşağıdakilerin hangisi söylene­mez?
a)
Anlamın bir mısra ya da bir beyitte tamamlan­ması anlayışı terk edilmiştir.
b)
 Divan edebiyatının gelenekleri, dönemin Fransız yazını örnek alınarak yıkılmıştır.
c)
Uyağın kulak için değil, göz için olduğu savu­nulmuştur.
d)
Genelde bireysel konular işlenmiş; aşk, tabi­at, düş kırıklıkları tema olarak seçilmiştir.
26.
 Fransız edebiyatının özelliklerini Türk edebiyatına adapte etmeye çalışmışlardır. Fransız realizmini örnek almışlardır. Tanzimat'ın ikinci dönemindeki sanatçılar gibi "Sanat, sanat içindir." prensibi ile hareket etmişlerdir. Bu topluluğun üslûbu süslü ve sanatlı; ruh ve ifade tarzı ise Avrupai'dir. Şiirde aruz veznini kullanmakla birlikte, nazım şekillerin­de ve konularda büyük yenilikler yapmışlardır. Nazmı nesre yaklaştırmışlar, beyit bütünlüğü yeri­ne konu bütünlüğünü esas almışlardır
.
Bu parçada sözü edilen edebî grup aşağıdakilerin hangisidir?
a)
 Fecr-i Aticiler
b)
Servet-i Fünûncular
c)
 Millî Edebiyatçılar
d)
 Beş Hececiler
27.

Çoban dedi: ''Ülkeler hep gitse de

Kopmab bende Anadolu ülkesi''

Bülbül dedi: '' Düşman haset etse de İstanbul'da şakıyacak Türk sesi


Çalış çoban, kurtar öz yurdunu

Şairlerden topla, bülbül bir ordu


Ziya Gökalp'in ''Çoban Bülbül'' adlı şiirinden alınan bu metinle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?

a)

Açık anlaşılır bir dil ve yer yer konuşma havası kullanılmıştır.

b)

İçerik olarak işgale karşı verilen mücadele anlatılmıştır.

c)

Halk şiiri geleneğini sürdüren biçimsel yapı ve üslup kullanılmıştır.

d)

Yaşanan olaylar eleştirel bir yaklaşımla değerlendirilmiştir.

e)

Halkı heyecanlandırmak, harekete geçirmek arzusu ortaya konmuştur.

28.

Aşağıdakilerden hangisi milli edebiyat döneminde gelişen öz şiir anlayışının özelliklerinden değildir?

a)

İzlennimci, simgeci bir anlatımla şiir yaratma

b)

Şiirdeki sözcük seçimince müzikale uygun bir seçim oluşturma

c)

Toplumsallık yerine bireyselliği öne çıkaran temalara yönelme

d)

Ölçü ve uyak gibi biçimsel ögelerden tamamen arınmış bir şiir yaratma

e)

Şiir dili ve üslubu üzerinde büyük bir titizlil gösterme.

29.

İstanbul şairi olarak tanınır. Şiirlerinin ana çizgisi İstanbul, tarih, yurt sevgisi, aşk, ölüm ve sonsuzluk duygusu oluşturur. Divan şiirinin özünü yakalama çabası içinde olan şair, eski şiirin ölçü, uyak ve ahenk unsurlarını çok önemsemiştir. ''Bir şiir kitabına ''Eski Şiirin Rüzgarıyla'' adını vermesi de eski şiire duyduğu saygının sonucudur.


Bu parçada sözü edilen şair aşağıdakilerden hangisidir?

a)

Yahya Kemal Beyatlı

b)

Faruk Nafiz Çamlıbel

c)

Mehmet Emin YUrdakul

d)

Yusuf Zİya Ortaç

e)

Ziya Gökalp

30.

Aşağıdakilerden hangisi Milli Edebiyat Dönemi özelliklerinden değildir?

a)

Halk edebiyatı nazım biçimlerine yönelmişler ve dörtlük nazım birimiyle heec ölçüsünü kullanmışlardır.

b)

Şiirlerin konuları halkın yaşamından, ülkenin içinde bulunduğu koşullardan seçilmiştir.

c)

Bu dönemde yazan bazı şairlerde saf şiire özgü arayışlara rastlanır. Enis Behiç ve Faruk Nafiz saf şiirin öncülerinden olmuştur.

d)

Şiirde sade bir dil kullanılmış, açık, halkın anladığı bir dil kullanılmıştır.