wayground logo

Free Printable Worksheets

NEW

Font size

S
M
L
XL
Worksheets

11. Sınıf Felsefe Etüt (4 Mayıs)

Total questions: 15

Worksheet time: 15mins

Name
Class
Date
1.

20. yüzyıl felsefesi gerçeğin ne olduğu ve nasıl bilineceğinin ele alındığı; metafizik tartışmaların kendini hissettirdiği bir dönem olmasının yanı sıra dünya savaşları gibi toplumsal ve ekonomik düzlemde yaşanan değişimlere yönelik fikirlerin de oluştuğu bir dönemdir. Çağdaş bir felsefe olan 20. yüzyıl felsefesi zaman içinde sistemleşmiş ve dünyanın çeşitli yerlerinde yapılır olmuştur.

Bu parçadan hareketle 20. yüzyıl felsefesi için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

a)

Gerçeklik sorunu ele alınmıştır.

b)

Çağın olaylarından etkilenmiştir

c)

Çağdaş bir felsefedir

d)

Tek bir coğrafyanın egemenliğindedir.

e)

Metafizik konular da ele alınmıştır.

2.

I. Felsefe yeni yöntemler kazanmıştır.

II. Bilim üzerine yapılan çalışmalar sonucunda bilim felsefesi ortaya çıkmıştır.

III. Bilime Tanrı’nın yarattığını anlamak için önem verilmiştir.

IV. Sembolik mantık çalışmaları yoğunlaşmıştır.

Verilenlerden hangileri 20. yüzyıl felsefesinin özellikleri arasındadır?

a)

Yalnız III.

b)

I ve II.

c)

I ve III.

d)

I, II ve III.

e)

I, II ve IV.

3.

Husserl geliştirmiş olduğu fenomenoloji yöntemi ile fenomenlerin özünün bilgisine ulaşmayı ve dolayısıyla bilincin çözümlenmesini hedefler. Bu yöntem ile fenomenlerin özüne ulaşırken daha önce edinilmiş bilgileri, ön yargıları, rastlantıya dayalı bilgi verilerini ayıklayarak paranteze alır.

Bu parçadan hareketle Husserl’in yöntemi için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

a)

Özgürlük, seçim yapma, varoluş gibi kavramları açıklar.

b)

Belli bir insanın bakış açısından hareket eder.

c)

Bilinç, her zaman bir şeyin bilinci olduğundan bilincin içeriklerine ulaşmayı hedefler.

d)

İnsanın söz ve eylemlerinin oluşturduğu ürün ve yapıların anlamına yönelik yorumlamalar yapar.

e)

Toplumsal yaşantının oluşturduğu görüş ve ön yargılarla hareket ederek gerçekliğe ulaşmayı hedefler.

4.

Gadamer anlamayı ufukların kaynaşması dediği teoriyle açıklar. Ufukların kaynaşması iki farklı tarihsel durumda ortaya çıkıp, mevcut ortamın yani şimdinin içinde kendi anlamını bulması ile gerçekleşir. Tarihsel anlamanın görevi ancak içinde bulunduğumuz ufuktan hareket edilerek anlaşılabilir. Aksi takdirde tarihsel bağlamına dâhil olmadığımız ufkun içine yerleşmemiz olanaksızdır. Tarihsel anlamaya ancak kendi ufkumuzdan kalkarak katılmamız olanaklıdır.

Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

a)

Anlama şimdiki durumun içinde, kendi perspektifimizde gerçekleşen bir durumdur.

b)

Anlık durumdan hareket ederek tarihi anlamak imkânsızdır.

c)

Ufukların kaynaşması aynı tarihsel dönemde gerçekleşir.

d)

Tarihsel anlamaya kendi ufkumuzdan hareket ederek katılmak olanaksızdır.

e)

Ufukların kaynaşması geçmişteki durumun içinde anlaşılabilir.

5.

Her dönemin kendi tinselliği vardır ve bu tinsellik de dilde kendine has anlamlar oluşturur. Tarihsel bir dönemi veya tarihsel bir olayı anlayabilmek için o dönemin tinsel yapısının dile yüklediği anlamlarına bakılması gerekir.

Bu açıklama aşağıdaki felsefi görüşlerden hangisi ile ilgilidir?

a)

Diyalektik

b)

Hermenutik

c)

Fenomenoloji

d)

Kartezyen Felsefe

e)

Skolastik Felsefe

6.

Dilthey ‘başkalarını anlama’ya özel bir önem verir. Biz karşımızdaki insanın ruhsal durumunu bizzat kendimize uyarlayarak onu anlamaya ve içinde bulunduğu ruh halini tanımaya çalışırız. Yani kendisi dışında birisinin herhangi bir yaşantısını anlayan kişi, kendisinin içsel hayatında meydana gelen benzer yaşantılarla bir benzeşim kurar. Kısaca insan kendi yaşantısı ile diğer kişinin yaşantısı arasındaki benzerlikten yola çıkarak karşısındakinin duygularını ya da genel anlamda yaşantısını daha iyi anlayabilmektedir.

Bu parçada ifade edilen “başkalarını anlama” için kullanılan düşünme yöntemi aşağıdakilerden hangisi ile ilişkilendirilebilir?

a)

Tam tümevarım

b)

Eksik tümevarım

c)

Analoji

d)

Tümdengelim

e)

Retrodüksiyon

7.

Varoluş felsefesi özü itibariyle insan varoluşunun anlamını ve insanın kendini gerçekleştirme olanaklarının bütününü ifade eden, kısacası insanı konu edinen, insana yönelen bir felsefedir.

Buna göre aşağıdakilerden hangisi varoluşçu felsefenin özellikleri arasında gösterilemez?

a)

Ölüme mahkûm bir varlık olarak insanın varoluşunu gerçekleştirme olanaklarının sorgulanması

b)

İnsanın seçim yapabilen özgür bir varlık olarak görülmesi

c)

İnsanın önceden belirlenmiş bir özle dünyada bulması

d)

Hiçlik karşısında insanın durumunu araştırması

e)

Doğruluk ve ahlaklılık karşısında insanın sahici davranışını araması

8.

Mantıkçı pozitivizme göre bilim, objektif deney ve gözlemle elde edilmiş genel - geçer evrensel bilgilerden oluşur.

Buna göre aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?

a)

Bilimsel bilgi kişiden kişiye değişmez

b)

Bilim olgulara dayalıdır.

c)

Bilim genel yasalara ulaşmaya çalışır

d)

Bilim, döneminin tarihinden ve kültüründen etkilenir

e)

Bütün bilimlerin özünde mantık vardır.

9.

Fenomenoloji, gerçek varlığı fenomen olarak değerlendiren bir yaklaşım tarzıdır. Bir varlığı o varlık yapan öz, insana fenomen olarak açılır. Fenomene yani görüngüye aracısız ulaşmak, öz ile doğrudan yüzleşmek anlamına gelir. Fakat buna bazı faktörler engel olur.

Buna göre aşağıdakilerden hangisi öze ulaşmada insanı engelleyebilecek baskın unsurlardan değildir?

a)

Kullanılan dil

b)

Kültürel çevre

c)

Geçmiş yaşantılar

d)

Dini inançlar

e)

Doğal çevre

10.

K. Marx diyalektik materyalizmin en önemli temsilcilerindendir. Başta insan bilinci olmak üzere, her şeyin kökenini maddeye dayandırır. Madde, yapısındaki çelişkiden dolayı hem niceliksel, hem de niteliksel değişime uğrar. Ona göre; varlık ve toplumsal olayların tümü, sözü edilen değişim sürecinin ürünüdür.

Parçaya göre aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

a)

Maddi yapılanmalarda oluşacak hatalar değişim sürecini bozar.

b)

Düşünce üretmeyen toplumlarda maddi değişim tamamlanmış demektir.

c)

Düşüncenin yol göstermediği değişimlerde madde durağanlaşır

d)

Toplumsal olayların nedeni maddenin diyalektik yasalarına bağlıdır

e)

Diyalektik değişim süreci zihinsel olanın maddi olana dönüşmesiyle sonlanır.

11.

Felsefenin görevi dildeki kavramları çözümlemektir. Bu felsefe anlayışına göre bilime dayanan bilgi doğru bilgidir. Bir bilginin doğru olup olmadığını anlamak için de bilginin analizi gerekir. Bu amaçla bilimin kullandığı önermelerin kuruluşu ve yapısı incelenir.

Verilen görüş aşağıdaki felsefi akımlardan hangisiyle uyuşmaktadır?

a)

“Gerçekliğin bilgisi mantıksal dil çözümlemeleriyle elde edilir.” diyen analitik felsefe

b)

“İnsan bilinci nesnenin özünü kavrayarak doğru bilgiye ulaşabilir.” diyen fenomenoloji

c)

“Olgulara ait olmayan yargılar anlamsızdır.” diyen pozitivizm

d)

“Bilgi aniden ortaya çıkan içsel bir kavrayışın ürünüdür.” diyen entüisyonizm

e)

“İnsan doğduğunda zihni beyaz bir kağıt gibi boştur.” diyen empirizm

12.

“Sihirli kuş, kırk ayaklı köpeği görünce koşarak uzaklaştı.” şeklinde bir önerme mantıkçı pozitivistlere göre bilime konu olamaz.

Bu durum mantıkçı pozitivizmin aşağıdaki tezlerinden hangisiyle ilgilidir?

a)

Bilginin kaynağı duyu verileridir.

b)

Bilim evrensel bilgiler ortaya koyar.

c)

Bilim anlamlı önermelerden oluşur

d)

Felsefe mitolojik hikâyeleri konu edinmelidir.

e)

Bilimsel bilgi deney ve gözleme dayanır.

13.

Mantıkçı pozitivizme göre bir önermenin bilime konu olabilmesi için olgusal olarak doğrulanabilir olması gerekmektedir.

Buna göre aşağıdaki önermelerden hangisi bilime konu olamaz?

a)

Ruh ölümsüzdür

b)

Isınan cisimler genleşir.

c)

Tüm canlılar solunum yapar.

d)

Maddeler atomlardan oluşur.

e)

Su, hidrojen ve oksijenden oluşur.

14.

Sartre’a göre “insan ne ise o değildir, aksine ne değilse odur.” İnsanın varoluş sürecine başlamadan önce, belirlenmiş ve değişmez bir doğaya sahip olduğunu iddia etmek, onun özgür iradesine kota koymaktır. Varoluş sürecindeki insan; kendi seçtiği olanaklar varlığı iken “kendisi için varlık” konumundadır. Fakat bir kağıt parçası ise, onu tasarlayan iradenin dışında bir varlık alanı gösteremediğinden, “kendinde varlık” olarak nitelenmiştir.

Buna göre aşağıdakilerden hangisi Sartre’ın varlık konusundaki görüşlerine uygun bir ifadedir?

a)

Belirlenmiş ve değişmez bir doğa olduğu için, öz varoluştan önce gelir.

b)

İnsan, dünyaya gelmeden önce belirlenmiş ve değişmez bir kadere sahiptir.

c)

İnsan kendisini belirleyen irade dışında bir kader belirleyemez.

d)

Kendinde varlık, varoluş sürecinde kendine has bir irade geliştirir.

e)

İnsan bir imkân ve olanaklar varlığı olarak, özgürlüğe mahkûmdur.

15.

Sartre için insan, varlığı gerçekleşmemiş bir potansiyeldir. Oysa masa bütünüyle gerçekleşmiş bir şeydir; geleceği yoktur veya her ne ise o olma olgusuyla belirlenmiştir. İnsan ise belirlenmemiş olup, kendisindeki boşluğu istediği şekilde doldurmak bakımından tamamen özgürdür; nasıl olmak istiyorsa öyle olacaktır.

Buna göre Sartre’ın görüşleri ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?

a)

İnsan özgür bir varlıktır

b)

İnsan bir olanaklar varlığıdır

c)

İnsan önce var olur, sonra özünü yaratır.

d)

İnsanın doğası değişmez bir yapıya sahiptir

e)

İnsan kendi yolunu kendi seçen bir varlıktır.