NEW
Font size
WorksheetsHAZİRAN KTT
Total questions: 15
Worksheet time: 14mins
J. Locke, insan zihnine bilgilerin nereden geldiğini, zihnin nasıl dolduğunu ya da donatıldığını sorar. "Aklın ve bilginin bütün malzemelerine zihin nereden ve nasıl sahip olur?" sorusuna tek bir sözcükle cevap verir: "Deneyden." Ona göre, bütün bilgimiz deneyde temelini bulur ve kendisini deneyden türetir.
Bu parçadan hareketle aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?
İnsanın bilgisinin kaynağı tecrübelerdir.
Zihnimizde deneyimden bağımsız bilgi yoktur.
Akıl yürütme yetisi deneyimle kazanılır.
Bilinen her şey sonradan kazanılmıştır.
Zihinde bulunan bazı kavramlar doğuştandır.
J.J.Rousseau "İnsan özgür doğar oysa her yerde zincire vurulmuştur." sözüyle siyaset felsefesinin hangi problemini ele almaktadır?
Meşruiyetin kaynağı
Birey ile devlet ilişkisi
Egemenliğin kullanılış biçimleri
İktidarın kaynağı
Sivil toplumun ne olduğu
Rousseau'ya göre insanların tarım ve özel mülkiyetin ortaya çıkışından beri özgür yaşamalarının koşulu bir araya gelip kendi iradeleriyle bağlandıkları bir devlet kurmalarıdır. Bu genel bir uzlaşıdır.
Bu parçadan aşağıdaki ifadelerin hangisine ulaşılabilir?
Devletin doğal olarak var olduğu
Devletin toplum sözleşmesi ile ortaya çıktığı
Devletin bir hizmet organı olduğu
Devleti toplumun ileri gelen belirli bir kesiminin oluşturduğu
Devlet kurmanın kutsal bir görev olduğu
Rönesans ve Aydınlanma dönemleri ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?
Aydınlanma dönemi, Rönesans düşüncesinin ortaya çıkma sebebidir.
Her iki dönemin özeliklerinden biri de gelenekçiliktir.
Rönesans Aydınlanma’nın sonucudur.
Her ikisinin temel özelliği akılcılıktır.
Rönesans dinî bir değişimi ifade ettiği için Aydınlanmanın karşıtıdır.
Montesquieu; yasaların ve olayların mahiyetinden kaynaklanan zorunluluklar olduğunu savunur. Ona göre yasaların nesnel bir yönü vardır, asla yöneticilerin keyfi tutumlarından kaynaklanmaz. Yasalar maddi ve manevi unsurlar tarafından belirlenir.
Aşağıdaki ifadelerden hangisi filozofun bu görüşüyle çelişmektedir?
Yasalar, belirli nedenlerin sonuçları olarak ortaya çıkarlar.
Halkın yaşama koşulları, örf ve adetler yasaları belirler.
Yöneticiler, kendi çıkarlarına uygun yasalar ortaya koyarlar.
İklim, toprakların zenginliği ve büyüklüğü yasaları belirler.
Yasalar rastlantıların değil belirli zorunlulukların sonucudur.
I. Hümanizm
II. Fransız İhtilali
III. Reform Hareketleri
Yukardakilerden hangileri 18. yüzyıl felsefesinin etkisiyle ortaya çıkmıştır?
Yalnız I
Yalnız II
I ve II
I ve III
II ve III
18. yüzyıl felsefesi aklın doğayı/evreni açıklayabileceği görüşüne yaslanır. Akla duyulan bu güvenin temelinde, “Düşünüyorum, o halde varım.” önermesiyle ulaşılan kesin bilgilerin kaynağında aklın olduğu iddiası vardır. Dolayısıyla gerçekliğe ve ona bağlı tüm varlıkların bilgisine akılla ulaşılabilir.
Bu parçada aşağıdaki filozoflardan hangisinin 18. yüzyıl felsefesi üzerindeki etkisi söz konusu edilmiştir?
Kant
Spinoza
Aristoteles
Descartes
Popper
“Akıl hiçbir şeyi algılayamaz, duyular hiçbir şeyi düşünemez. Bilgi ancak bunların birleşik faaliyetinden doğar.” diyen Kant, felsefe tarihi içerisindeki hangi iki görüşü uzlaştırmıştır?
Fenomenoloji - Analitik felsefe
Rasyonalizm - Empirizm
Pozitivizm - Entüisyonizm
Kritizim - Pragmatizm
Septisizm - Rasyonalizm
"İnsan Anlığı Üzerine Bir Deneme” adlı kitabında aklın içini tamamen boşaltan ve onu sadece bir bilgi edinme yetisine indirgeyen Locke, aklın doğuştan getirdiği teorik ya da pratik hiçbir ilke bulunmadığını söyler. Zihin boş bir levhadır ve işleyeceği malzemenin temini bakımından deneyime bağlıdır.
Buna göre Locke aşağıdakilerden hangisini kabul etmemektedir?
Kesin bilgiyi
Algısal bilgiyi
Apriori bilgiyi
Tekillerin bilgisini
Bilimsel bilgiyi
J. J. Rousseau, “Toplum Sözleşmesi” eserinde “Doğal yaşama hâlinden toplum düzenine geçiş, insanda çok önemli bir değişiklik yapar. Davranışındaki içgüdünün yerine adaleti koyar, daha önce yoksun olduğu değer ölçüsünü verir ona. Ancak ödevin sesi iç tepkilerin, hak da isteklerin yerini alınca o güne kadar yalnız kendini düşünen insan başka ilkelere göre davranmak, eğilimlerini dinlemezden önce aklına başvurmak zorunda kalır. İnsan, bu durumda doğadan sağladığı birçok üstünlüğü yitirse de öylesine büyük yararlar elde eder, yetileri öylesine işleyip gelişir, düşünceleri açılır, duyguları soylulaşır, baştan başa ruhu öylesine yükselir ki yeni durumun yarattığı kötülükler onu çoğu kez toplum öncesi durumdan da aşağı dereceye düşürmeseydi kendini bu durumdan bütün bütün çekip kurtaran ânı durmadan kutlaması gerekirdi.” demiştir.
Birey devlet ilişkisi açısından değerlendirildiğinde, bu parçadan aşağıdaki ifadelerden hangisine ulaşılamaz?
Doğal hâldeyken davranışlar içgüdüseldir.
Toplumsal düzen, adaleti zorunlu kılar.
Toplum düzeni normların oluşmasını sağlar.
Toplum düzeni insanda birçok değişim sağlar.
Doğal yaşama hâlinde akıl egemendir.
Aydınlanma, insanın dünyasını algılamada ve biçimlendirmede geleneklere bağlı kalmaktan kurtulup kendi aklı ile hayatını aydınlatmaya girişmesidir. Buna bir de Kant'ın klasikleşmiş Aydınlanma tanımını ekleyelim. Kant'a göre: "Aydınlanma, insanın kendi suçu ile düşmüş olduğu bir ergin olmayış durumundan kurtulup aklı kullanmaya başlamasıdır". Ona göre, insan bu duruma aklın kendisi yüzünden değil, onu kullanmaması yüzünden düşmüştür çünkü insan şimdiye kadar aklını kendi başına kullanamamış, hep başkalarının kılavuzluğunu aramıştır.
Buna göre aşağıdaki yargılardan hangisi aydınlanma düşüncesine uygundur?
Doğru eylem geleneklere uygun olandır.
Davranışı belirleyen otoritelerdir.
Dini kaynaklar, en önemli kılavuzdur.
Hayat, aklın kullanılması ile anlamlanır.
İnsanı mutsuz eden aklın kendisidir.
Aşağıda verilen durumlardan hangisi Kant’ın ödev ahlakı anlayışıyla örtüşmektedir?
Spor salonunda havuza bir çocuk düştü, arkadaşlarıma hava atmak için hemen suya atladım. İyi yüzme biliyorum, çocuğu havuzdan dışarı çıkardım.
Spor salonunda havuza bir çocuk düştü, salondaki cankurtaran olduğum için suya atladım ve çocuğu havuzdan dışarı çıkardım.
Spor salonunda havuza bir çocuk düştü, çocuğu kurtarmak amacıyla suya atladım ama çocuk paniğe kapıldığı için havuzdan dışarı çıkarmayı başaramadım.
Spor salonunda havuza bir çocuk düştü, Tanrı'nın hayrını kazanmak için hemen suya atladım, yüzme bilmiyorum çok şükür havuz derin değilmiş, çocuğu havuzdan dışarı çıkardım.
Spor salonunda havuza bir çocuk düştü, babası olduğum için hemen suya atladım iyi yüzme biliyorum, çocuğu havuzdan dışarı çıkardım.
Bilimsel gelişmeler Batı’da bilgiye olan bakışı değiştirmiştir. 17. yüzyılda bilimin yöntemi felsefeye uygulanmaya başlanmış, 18. yüzyılda ise akıl yoluyla aydınlanmış doğru bilgiler aranmıştır. Filozoflar, bu açıdan bilginin doğasına yönelik düşünceler ortaya koymuşlardır. “Bilginin kaynağı nedir?”, “İnsan nelerin bilgisini bilebilir?” gibi sorular sormuşlardır.
Bu parçada ifade edilen soruları araştıran filozofların aşağıdakilerden hangisi üzerinde hemfikir oldukları söylenebilir?
Bilgiye ulaşmanın mümkün olduğu
İnsan bilgisinin sınırsız olduğu
İnsan zihninin boş bir levha gibi olduğu
Tüm bilgilerin deneyimle başlamış olduğu
Bilginin deneyimle değil, doğuştan geldiği
John Locke, “İnsan Anlığı Üzerine Bir Deneme” adlı eserinde Tanrı, evren, ruh, madde gibi konularda düşünmeden önce yapılması gereken ilk işin insanın bilme yetisinin ele alınması olduğunu ve özne olarak neyi bilip neyi bilemeyeceğimizin araştırılarak bilgimizin sınırlarının saptanması gerektiğini belirtmiştir.
John Locke’a göre araştırılması gereken konu öncelikle aşağıdaki alanlardan hangisi ile ilgilidir?
Epistemoloji
Metafizik
Ontoloji
Etik
Estetik
İnsanın doğasında acıdan kaçıp, hazza yaklaşmak isteyen bir yapı vardır. Haz bize mutluluğu sağlarken, acı bu mutluluğa engel olur. Ancak buradaki haz, toplumun faydası ön planda tutularak seçildiğinde bizi mutluluğa ulaştırır ki bu, ahlaki eylemin temelinde yer alması gereken bir şeydir.
Bu parçadaki ifadeler aşağıdaki görüşlerden hangisine uygundur?
Hazcılık
Utilitarizm
Ödev ahlakı
Nihilizm
Sezgi ahlakı
