NEW
Font size
WorksheetsTürk Dili ve Edebiyatı 6. KTT
Total questions: 15
Worksheet time: 21mins
Rahmetli dedemden öğrenmiştik; büyüklere saygıyı, küçüklere sevgiyi, nasıl oturulup kalkılacağını. Sonra, okuduğumuz kitaplardan aldık, millî ve manevi değerlerimizin çoğunu. Biz de birikimlerimizi çocuklarımıza ve gelecek nesillere dilimiz döndüğünce, kalemimiz yazdığınca aktaracağız.
Yukarıdaki metinde düşüncelerini bu şekilde ifade eden bir kişi, dilin hangi özelliğinden söz etmektedir?
Dil canlı bir varlıktır.
Dil, sosyal bir varlıktır.
Dil, gizli antlaşmalar sistemidir.
Dil, kültür aktarıcısıdır.
Dil, kültürün temel unsurudur.
I. Gerçek ya da gerçeğe yakın olayları anlatır.
II. Olaylar sınırlı bir zaman içerisinde gerçekleşir.
III. Kişi kadrosu dardır.
IV. Bir ana olay etrafında gerçekleşir.
V. Serim, düğüm ve çözüm bölümü vardır.
Yukarıda özellikleri verilen edebi tür aşağıdakilerden hangisidir?
Masal
Fabl
Hikâye
Roman
Destan
Bir yazı okudum geçenlerde( ) Bir gazetede mi( ) bir dergide mi( ) Kimindi( ) Unuttum şimdi( ) Yalnız şunu biliyorum: Beğenmedim o yazıyı.
Yukarıdaki parçada boş bırakılan yerlere aşağıdaki noktalama işaretlerinden hangisi sırayla getirilmelidir?
( . ) ( , ) ( ? ) ( ? ) ( . )
( , ) ( ? ) ( ? ) ( . ) ( , )
( . ) ( ; ) ( ? ) ( . ) ( . )
(?) ( ? ) ( . ) ( . ) ( , )
( . ) ( ... ) ( ? ) ( . ) ( , )
"Kafdağı, dev, Zümrüdüanka, peri "sözcükleri hangi edebi türü çağrıştırmaktadır?
Efsane
Fabl
Hikâye
Manzum hikâye
Masal
Bir varmış, bir yokmuş. Allah’ın kulu çokmuş. Evvel zaman içinde, Allah’ın kulları arasında bir Safoğlan varmış. Az gitmiş, uz gitmiş, dere tepe düz gitmiş. Bir yar başına varıp durmuş. Ayakları kaymış da lebideryaya düşmüş. Deryanın sonu karanlığa varırmış. Baktıkça karanlık yoğunlaşırmış. Safoğlan: “Amanın gece oluyor!” demiş de olduğu yere yıkılıvermiş. Çok geçmemiş, nur topu gibi bir ay çıkmış, deryanın üstünde parıldamaya başlamış. Safoğlan aya bakakalmış. Ayın parlaklığı gözünü almış, nuru gözüne vurmuş. Bir anda deryanın yüzünde ışıl ışıl bir yol ortaya çıkmış, Safoğlan’ın bu yoldan yürüyüp gidesi gelmiş…
Verilen metinle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Masal türünün özelliklerini taşımaktadır.
Belirsiz bir zaman üzerine kurulmuştur.
Anlaşılması zor, ağır bir dil kullanılmıştır.
Anlatmaya bağlı edebî metin türünden alınmıştır.
Olağanüstülüklere yer verilmiştir.
Leonardo da Vinci sanatı evrene ilişkin bir bilgi türü olarak görür. Bu bakış, sanat ve bilim arasındaki güçlü bağı işaret eder ki uzunca bir süre dünyada sanat ile bilgi arasında kopukluk olmadığı düşüncesi hâkim olmuştur. Bugün de her ne kadar farklı disiplinler olarak bilinseler ve aralarında amaç, yöntem ve dil bakımından birtakım farklılıklar bulunsa da bu iki disiplin birbirlerini beslemeye hatta zaman zaman bir diğerinin sınırlarında yürüyüş yapmaya devam eder. Örneğin bilimin sanata etkisi konusunda ilginç bir ilişki türü bilimsel üretimlerin âdeta sanatsal bir objeye dönüşmesidir. Hubble uzay teleskobu ya da siborg mühendisliğindeki gelişmeler bugün insanları Picasso’nun resimleri kadar heyecanlandırıyor, yeni çağrışımlara kapı açıyor.
Bu parçaya getirilebilecek en uygun başlık aşağıdakilerden hangisidir?
Sanat Nedir?
Bilimin Tarihî Gelişimi
Sanatsal Bilim
Sanat-Bilim Etkileşimi
Edebiyat Bilimi
İstanbul, 14.08.1920
Enver,
Mektuplarını aldım. Cidden bana uzun mektup yazmak için kendini üzüyorsun. Afiyet haberin, kâfî. Hayır Enver! Ben senden daima hakikati duymak isterim. Evet, sensiz geçen acı günlerimde daha mesut idim. Oh! Yâ Rab! Şimdi bütün ıstıraplarımdan daha acı olan hakikat: Evet Enver, beni sevmiyorsun, inkâr mı ediyorsun? Yok Enver! Bana hıyanet eden gözlerin söyledi. Her hafta mektuplar ile nasıl zaman geçirdiğimi yazmamı, yazmaz isem güceneceğini söylüyorsun.
Mektuplar, özel mektuplar, edebî mektuplar, resmî ve iş mektupları olarak dört grupta sınıflanmaktadır. Yukarıdaki parça hangi mektup türünden alınmıştır?
İş Mektubu
Edebî Mektup
Resmî Mektup
Özel Mekttup
Şahsî Mektup
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "yalnız" sözcüğü edat görevinde kullanılmıştır?
Mahallede yalnız seni sevdim, gerisi yalan.
İsmail, sınava girdi yalnız başarılı olamadı.
Parka gidebilirsiniz yalnız dikkat edin.
Sana bir şey söyleyeceğim yalnız kimseye söylemeyeceğine söz vermelisin.
Sizinle sinemaya gelirim yalnız biletimi alırsanız.
Şiirde her şeyden evvel önemli olan kelimenin manası değil, cümledeki telaffuz kıymetidir. Şairin hedefi her kelimenin cümledeki yerini, diğer kelimelerle kurduğu temas ve meydana gelen esrarengiz uyumla beliren tatlı, gizli, havai ve haşin sese göre tayin etmek olmalıdır. Bu müzikal dalgalanmalar hem eserin anlam sınırını genişletir hem de şiirin sesinin dinleyiciye / okuyucuya daha iyi dokunmasını sağlar.
Bu parçada şiirin hangi özelliği vurgulanmaktadır?
Ahenk
Konu
Üslup
Gelenek
Gerçeklik
Günün birinde, kurbağa ile fare arkadaş olmuşlar. Bir bahar mevsiminde kurbağa, fareye: “Gel, biraz gezelim.” demiş. Bunlar gide gide, bir ırmağa rastlamışlar. Kurbağa, farenin sudan geçemeyeceğini bildiği için ona: “Sen üzerime çık, kuyruğunu da ayağımla bağla. Böylece seni karşı tarafa rahatlıkla geçirebilirim.” demiş. Fare kurbağanın sırtına binmiş, tam suyun ortasına vardıklarında kurbağa suyun dibine doğru dalmaya başlamış. Elbette fare suyun içine girer girmez hemen boğulmuş. Ama kuyruğu kurbağanın ayağına bağlı olduğu için yine onun sırtında kalmış. Suyun yüzüne çıkan kurbağa sırtında fare ölüsü ile dolaşırken kartal yukarıdan fareyi görmüş ve kaptığı gibi dağın başına götürmüş. Fare kurbağaya bağlı olduğu için yüksek dağın zirvesinde kartala yem olmaktan kurtulamamış. Atalarımız ne güzel demiş: - - - -
Bu fablın sonunda boş bırakılan yere aşağıdaki öğütlerden hangisi getirilmelidir?
Güvenme varlığa, düşersin darlığa.
Alna yazılan başa gelir.
Av vuranın değil, alanın.
Dost, kara günde belli olur.
Akıl akıldan üstündür.
Bu treni ilk kim nasıl gördü, duydu - - - - okudu kimse öğrenemedi - - - - herkesin emin olduğu tek bir şey vardı: Bunun çocuklarını uyutmak için çok güzel bir masal olması. Gerçek olup olmaması - - - - yetişkinlerin umrunda - - - - değildi, onlar zaten hayal kurmayı çoktan unutmuşlardı.
Aşağıdaki bağlaçlardan hangisi bu parçadaki boşluklardan herhangi birine getirilemez?
ancak
veya
bile
da
eğer
Yeryüzünde gerek sözle gerekse yazıyla meydana getirilen metinler bilim insanları tarafından iki grupta incelenmiştir. Birinci grupta incelenenler, gerçek hayatla birebir ilişkili gerçek metinlerdir. İkinci gruptakiler ise gerçekle doğrudan değil dolaylı bir ilişki içerisinde olan kurmaca metinlerdir. Birinci grupta incelenen metinler doğrudan gerçek dünyaya yönelir ve hayatın birtakım gerçek ya da muhtemel durumlarını, olgularını betimler. Kurmaca metinler ise yapısındaki özelliklerden dolayı, algılanmasında, kaynak ile alıcının, kendine özgü kuralları olan bir iletişim konumuna girmesini gerektirir. Bu tür metinlerde gerçek hayattan alınan malzeme sanatçının hayal gücüyle yeniden yoğrulur, bir takım sanatsal tasarruftan sonra gerçeğin bir kopyası olarak okuyucuya veya dinleyiciye sunulur.
Bu parçanın anlatımında aşağıdaki anlatım tekniklerinden hangisi ağır basmaktadır?
Karşılaştırma
Tanık gösterme
Sayısal verilerden yararlanma
Örnekleme
Tanımlama
Derinden derine ırmaklar ağlar
Uzaktan uzağa çoban çeşmesi
Ey suyun sesinden anlayan bağlar
Ne söyler şu dağa çoban çeşmesi
Bu dizelerde kullanılan edebî sanat aşağıdakilerden hangisidir?
Mübalağa
Teşhis
Teşbih
Hüsn-i Talil
Tezat
(I) Peyаmi Safa, 2 Nisan 1899’da Dünya’ya geldi. (II) Türk edebiyatında psikolojik roman türünün ustalarındandır. (III) Romanları teknik bakımdan oldukça güçlüdür. (IV) Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Romanı Türk edebiyatının ilk otobiyografik romanıdır. (V) Türkçeyi en iyi kullanan yazarlardan olup sözcük dağarcığı oldukça geniştir.
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangilerinde yazım yanlışı yapılmıştır?
I-II
III-IV
I-IV
I-V
IV-V
Eski dönemlerde önemli kişilerin, özellikle şairlerin hayatlarının anlatıldığı; eserlerinden örneklerin verildiği düzyazı türüdür. Bir tür edebiyat tarihi çalışması da sayılabilir. Genellikle mukaddime (giriş), şairlerin ve eserlerinin tanıtıldığı asıl metin ve hâtimeden (bitiş) oluşur. Mukaddimelerde eserin sunulduğu kişiye övgüler, dönemin şiir anlayışı ve eserin yazılma nedeni hakkında bilgiler yer alır. Asıl metin bölümünde tanıtılan kişinin sosyal çevresi, edebî kişiliğiyle ilgili bilgiler, sanatı üzerine değerlendirmeler ve eserlerinden örnekler bulunur. Hâtime bölümünde eserin bitiş tarihi, yazılış süreci ile ilgili bilgiler, dönemin padişahına veya önde gelen devlet adamlarına dualar, eserdeki kusurlar için af isteğine yer verilir. Çoğunlukla yazarlarının adıyla anılır. Bu tür eserlerde şairler genellikle alfabetik olarak sıralanır.
Bu parçada tanıtılan tür aşağıdakilerden hangisidir?
Biyografi
Monografi
Otobiyografi
Tezkire
Portre
