NEW
Font size
Worksheets12. SINIFLAR-MÖ6.-MS2. YÜZYIL
Total questions: 13
Worksheet time: 8mins
Aristoteles Nikomakhos’a Etik adlı eserinde şöyle der: “O halde erdem tercihlere ilişkin bir huy; akıl tarafından ve aklı başında insanın belirleyebileceği, bizle ilgili olarak ortak alanda bulunma huyudur. Bu biri aşırılık, öteki eksiklik olan iki kötülüğün ortasıdır. Kötülük etkilenimlerde ve eylemlerde gerekenden aşırısı ya da eksikliğidir. Erdem ise ortayı bulmadır.”
Buna göre Aristoteles için erdem aşağıdaki değerlerden hangisi ile ilgilidir?
Deneyim kazanma
Hak peşinde koşma
Tutarlı olma
Ölçülü olma
Bencil olma
Platon’un Menon adlı diyaloğunda Sokrates, okuma yazma bilmeyen genç bir köleye geometri problemi çözdürme isteğindedir. Problemin geometriden seçilmesi bir rastlantı değildir. Çünkü böyle bir problemin çözümüne duyular yardım edemez. Genç köle problemi çözer; böylece Sokrates insan aklının apriori bilgiyle donatılmış olduğunu da ispat etmiş olur.
Buna göre Platon’un temel iddiası aşağıdakilerden hangisidir?
Mutlak bilginin var olmadığı
Bilgilerin doğuştan var olduğu
Deney öncesi bilginin mümkün olmadığı
Deneyimlerin doğru bilginin kaynağı olduğu
Doğru bilgiye ulaşmak için bir bilgenin rehberliğine ihtiyaç olduğu
Felsefenin ortaya çıkışı “Evrenin ana maddesi nedir?” sorusuyla olmuştur. Doğanın bilinmesini temel alan bu soru zamanla yerini “İnsanın bu dünyadaki yeri ve ödevi nedir?” , “Mutluluk nedir?” , “Ahlaki bir yaşayış mümkün müdür?” sorularına bırakmıştır. Bu durumda “aşırılıklardan kaçın” , “mutlu olmak için ölçülü ol” gibi ahlaki yargılar felsefenin konusu haline gelmiştir.
Bu parçaya dayanarak felsefe ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
Felsefe nesnel konularla ilgilenmeye başlamıştır.
Felsefe önemini kaybetmiştir.
Konusu doğadan insana doğru yönelmiştir.
Metafizik ağırlık kazanmıştır.
Bilginin sınırları ile ilgilenmiştir.
Felsefi soruların net ve değişmez yanıtları, herkese uygulanabilecek hazır reçeteleri yoktur. Bu soruların kişilerin kendileri tarafından sorulup yine kendileri tarafından, kendileri için yanıtlanmaları gerekir. Örneğin hangi eğitim türüyle hangi mesleğin doğanıza daha uygun düşeceğini belirleyip kendinizi daha iyi tanıyabilmek için gençlik psikoloğundan yardım alabilirsiniz. Fakat “eğitimin ne olduğu” veya “insanların kendilerine, ailelerine ve ülkelerine karşı ne gibi sorumlulukları bulunduğu” veya “sorumluluğun ne olduğu” soruları, bir uzman tarafından gereği gibi yanıtlanamaz. Bu soruları sadece felsefe yardımıyla yanıtlayabiliriz.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi bir felsefe sorusu değildir?
Seninle aynı şeye bakıyoruz ama aynı şeyi mi görüyoruz?
Kırmızı ışık yanınca herkes bekliyor ben de beklemeli miyim?
İdeal şartlar sağlandığında bir devlet düzeni nasıl olmalıdır?
Bir davranış bugün iyi yarın kötü olarak değerlendirilebilir mi?
Bu filmi eleştirmenler beğendi diye ben de beğenmek zorunda mıyım?
İnsan felsefesi bir taraftan Sokrates diğer taraftan da Sofistler tarafından temsil edilen felsefi bir dönemi adlandırır. Felsefenin her iki yanı da eleştirel duruşlarıyla öne çıkarlar. Bu taraflardan birini oluşturan Sofistler felsefeye; dine, gelenek ve göreneklere, bunlara dayanan kurallara meydan okumuş ve onların kendilerini akla dayalı olarak haklı kılıp temellendirmeleri için gerekli zemini hazırlamışlardır. Gerek akla, gerekse algıya dayanan bilginin imkansızlığını dile getirirken, bilgi için ölçütlerin sağlanması zorunluluğuna işaret etmişlerdir.
Parçaya göre Sofistlerin felsefi tavrı ve felsefeye katkılarına ilişkin olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
İnsanın etik ve siyaset alanında yaşamına temel olacak objektif ölçütler geliştirmişlerdir.
Eleştirel tavırları, karşıt görüşleri temellendirme yapmaya zorlayarak tartışma ortamını geliştirmiştir.
Toplumsal kurumlara yönelik tavırları sorgulayıcı bir nitelik taşımaktadır.
Felsefe yapma biçimleri yoğun şekilde eleştirinin kullanılmasına dayanır.
Bilginin kesinliğinin imkânsız olduğunu vurgulayarak karşıt görüşü harekete geçirmişlerdir.
“Hiçbirşey diye birşey yoktur
Olsaydı da bilinemezdi
Bilseydik de başkasına aktaramazdık”
diyen Gorgias aşağıdaki akımlardan hangisini savunuyor olabilir?”
Materyalizm
Pozitivizm
Dogmatizm
Nihilizm
Rasyonalizm
Sofistlerin önemi dikkatlerini doğadan insana, evrenden topluma çevirmeleri ve insanın insan olarak Öz’ü ve dünyayla olan ilişkisi üzerine düşünmelerinden gelmektedir.
Buna göre Sofistlerin insan merkezli bakış açılarının epistemolojik sonucunu en doğru şekilde aşağıdakilerden hangisi ifade eder?
İnsan aklı her şeyi bilebilir.
Doğruluğun ölçütü insandır.
Mutlak bilgiye ulaşılabilir.
Duyular en güvenilir bilgi kaynağıdır.
Bir takım insanlar otorite olarak kabul edilebilir.
Septiklere göre;
• İnsanlarda bazı yapısal farklılıklar vardır.
• Duyu organlarının getirdiği bilgiler insandan insana farklılık gösterir.
• Özneyi etkileyen koşullar farklıdır.
• Nesnenin yeri, uzaklığı duyuma etki eder.
• Yasaların, gelenek ve göreneklerin insanların üzerinde farklı etkileri olur.
Buna göre bilgi edinmede septiklerin tutumu aşağıdakilerden hangisi olmalıdır?
Otoritelere güven duymak
Yargıda bulunmaktan kaçınmak
Bilimsel bilgiyi doğru kabul etmek
Kuşkuyla apaçık bilgiye ulaşmak
Duyumlardan gelen bilgiye güvenmek
Felsefenin kelime anlamı nedir?
Bilgelik sevgisi
Bilgi
Düşünme
Sevgi
Gerçeğe ulaşma
Herakleitos, evrendeki sürekli değişmeyi, oluşu görmekte ve kabul etmektedir. Ancak bu değişmenin altına değişmeyen, hep aynı kalan varlığı yerleştirmek istemektedir. Buna olanak var mıdır? Her şeyin değiştiğini söylemek, değişmenin her şey olduğunu söylemek değil midir? Eğer her şey değişmekte ise kalıcı olan hiçbir şey yok mudur?
Bu parçada Herakleitos’un öncelikle anlatmak istediği aşağıdakilerden hangisidir?
Bilgi kişiden kişiye değişir.
Değişimin nedeni varlıktır
Dış dünya insanı yanıltır.
Değişmeyen tek şey değişimdir
Değişme varlığın iç dinamikleri ile gerçekleşir.
‘Epiküros’a göre bütün canlılar, bu arada insanlar hazzın peşinde koşar,acıdan kaçarlar.O halde haz iyidir; acı kötüdür.
Buna göre Epiküros’un ahlak öğretisi için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Fayda sağlayan bilginin doğru olduğu
İyiyi aramanın anlamsız olduğu
Acıdan kaçınmanın gereksiz olduğu
Kendi çıkarlarına uygun olanın iyi olduğu
Hazza ulaşmayı ve acıdan kaçmayı öğrettiği
Thales’e göre evrendeki her şey tek bir ana maddeden türemiştir. Anaximenes ve Anaximandros, Thales’in bu görüşünü paylaşmakla birlikte, ana maddenin konusunda onunkinden çok farklı görüşler ortaya atmışlardır. Burada asıl önemli olan, Anaximenes ve Anaximandros’un Thales’in savını herhangi bir otoriteye ters düştüğü gerekçesiyle reddetmek yerine, mantık ve deneyimlere aykırı olduğunu göstererek çürütmeye çalışmalarıdır. Bu tavır o dönem için çok yenidir. Çünkü o güne kadar evrenle ilgili her şey doğaüstü güçlere bağlanarak inanç konusu kabul edilmiş ve hiçbir zaman tartışılmamıştır.
Bu parçaya göre Anaximenes ve Anaximandros aşağıdakilerden hangisine öncülük etmiştir?
Akılcı gerekçelere ve olgulara dayalı eleştiriye
Deneysel yöntemle yapılan araştırmalara
Bilgiye değer veren toplum düzeni arayışlarına
Devlet otoritesine karşı çıkan görüşlere
Meslektaşlar arasında dayanışmaya
O, İdealar Kuramı’nın tekil varlıklar dünyası ile tümel idealar dünyasını gereksiz ve haksız bir şekilde birbirinden ayırdığını ve onları birbirleriyle birleştirme yönündeki çabalarının sonuçsuz kalmak durumunda olduğunu düşünür ve bu iki dünyayı birbirine yaklaştırmak, birleştirmek ister. Bu yönde olmak üzere idealara ilişkin varlık kuramı içinde büyük bir değişiklik yaparak ideaların ve kendi terminolojisiyle formların tekil varlıkların üstünde veya dışında bulunmadıklarını, onlardan bağımsız olmadıklarını, tersine “onların içinde, onlara içkin” olduklarını savunur.
Bu parçada ifade edilen görüşleri savunan filozof aşağıdakilerden hangisidir?
Platon
Herakleitos
Aristoteles
Descartes
Diogenes
