NEW
Font size
WorksheetsROMAN ÜNİTESİ
Total questions: 36
Worksheet time: 36mins
Türk edebiyatında ilk roman örnekleri aşağıdaki edebî dönemlerden hangisinde verilmiştir?
İslamiyet öncesi dönem
İslami etkideki dönem
Tanzimat Dönemi
Cumhuriyet Dönemi
Millî Edebiyat Dönemi
Roman türü için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Yalnızca hayal unsuru olay ve durumlar anlatılır.
Monolog, diyalog, bilinç akışı gibi tekniklerden yararlanılır.
Öyküleyici ve betimleyici anlatımlara sıklıkla başvurulur.
Kişilerin ruhsal özelliklerine yer verilir.
Zaman dilimi ileriye ya da geriye doğru gidebilir.
I. Don Quijote – Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat
II. İlahi Komedya – Cezmi
III. Telemak – İntibah
IV. Binbir Gece – Karabibik
V. Decameron – Tabsıra
Numaralanmış ifadelerin hangisinde dünya ve Türk edebiyatında
roman türünün ilk örnekleri bir arada verilmektedir?
I
II I
II
IV
V
Roman ile hikâyenin karşılaştırıldığı aşağıdaki yargıların hangisinde yanlışlık vardır?
Romanlarda hikâyelere göre daha çok kişiye yer verilir.
Romanlarda olaylar daha geniş bir zaman dilimini kapsar.
Romanların olay örgüsü hikâyeye göre daha ayrıntılıdır.
Romanlarda hikayeden farklı olarak serim, düğüm, çözüm bölümleri yer alır.
Romanlarda olayların şekillenmesini etkileyen çatışma daha çoktur.
Romanlar; olay örgüsüne dayanmaları, kişi, yer, zaman unsurlarıyla şekillenmeleri bakımından aşağıdaki türlerden hangisiyle ilişkilendirilemez?
Masal
Hikâye
Fabl
Destan
Deneme
Aşağıdakilerin hangisinde Türk edebiyatında romanın gelişimiyle ilgili yanlışlık yapılmıştır?
Romanın Türk edebiyatına girmesi 19.yy’da Batı etkisiyle olmuştur.
Romanın yerini bu döneme kadar destanlar, halk hikâyeleri karşılamıştır.
Divan edebiyatında anlatma tekniği gerektiren olaylar gazel nazım biçimiyle karşılanmıştır.
Romanla tanışmamız Yusuf Kamil Paşa’nın Fenelon’dan çevirdiği Telemak’la gerçekleşmiştir.
Yerli ilk roman örneğimiz Şemsettin Sami tarafından yazılan ve bir aşk hikayesini anlatan Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat’tır.
I. Roman, yaşanmış ya da yaşanması mümkün olayları kişiler, olay örgüsü, yer ve zaman unsurlarına bağlayarak anlatır.
II. Romanda birbiriyle bağlantılı olaylar bir tema etrafında bir araya gelir.
III. Romanda anlatılanlar dönüştürülmüş gerçekliktir ve anlatıcı da kurmaca bir kişidir.
IV. Romanda, anlatmaya bağlı diğer türlerden farklı olarak serim, düğüm ve çözüm bölümleri bulunmaz.
V. Romanda olay veya durumlar okuyucuda heyecan ve zevk uyandıracak şekilde ele alınır.
Roman türüyle ilgili olarak numaralı cümlelerin hangisinde bir bilgi yanlışı söz konusudur?
I
II
III
IV
V
Aşağıdaki düşünce ve edebî akımlardan hangisi roman türünün gelişimi üzerinde etkili olmamıştır?
Natüralizm
Sembolizm
Klasisizm
Romantizm
Realizm
I. İlk çeviri roman: Yusuf Kamil Paşa
II. İlk tezli roman: Ahmet Mithat Efendi
III. İlk köy romanı: Nabizade Nazım
IV. İlk yerli roman: Şemsettin Sami
V. İlk realist roman: Recaizade Mahmut Ekrem
Türk edebiyatında kaleme alınan roman türünün ilk örnekleri ile ilgili yukarıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?
I
II
III
IV
V
I. Batı etkisinde gelişen edebiyatın ürünleri olma
II. Olay çevresinde gelişen metin türü olma
III. Kurmaca bir gerçekliğe dayanma
IV. Öyküleme tekniğiyle oluşturulma
V. Ayrıntılı anlatma tekniği gerektirme
Numaralandırılmış ifadelerden hangisi roman ve modern hikâye türleri için benzer bir özellik değildir?
I
II
III
IV
V
I. Uzun bir edebi tür olan romanlar olay örgüsü, yer, kişi, zaman kavramları
üzerine kurulur.
II. Olayların şekillenmesinde ve çatışmaların doğmasında etkili çok sayıda kişi vardır.
III. Gerçeğe çok yakın bir tür olduğu için zaman dilimi yakın bir tarihi kapsar.
IV. Olayların anlatımında kahraman, gözlemci, ilahi bakış açıları kullanılabilir.
V. Romanlar, insanı edebi yolla eğitmeyi amaçladığı için pek çok ana düşünceyi de içinde barındırır.
Numaralanmış cümlelerin hangi ikisinde romanla ilgili yanlışlık yapılmıştır?
I. ve II.
I. ve III.
II. ve III.
III. ve V.
IV. ve V.
Osmanlı Devleti, Batı medeniyetine dahil olma yolunda ilk resmi adımını 1839 yılında ilan edilen Tanzimat Fermanı’yla atmıştır. Fermanın ilanıyla, medeniyet değiştirmenin bir gereği olarak yenileşme hareketleri de başlar. Öncelikle askeri sahada başlayan bu yenileşme hareketleri zamanla kendisini ülke yönetiminden kılık kıyafete, kültürel hayattan toplumsal konulara kadar her sahada gösterir. Bu süreçte, edebiyatımızda yeni görülen roman türü, dönemin entelektüelleri tarafından bu yeni modernleşme projesinin uygulanmasında önemli bir araç olarak kabul edilir.
Bu parçada Türk romancılığıyla ilgili vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Türk edebiyatına Batı’dan girdiği
İlk örneklerinin çok geç verildiği
Modernleşmede araç olarak kullanıldığı
Halka ansiklopedik bilgiler vermede araç olduğu
Yazarların anlatımlarında kusurlar bulunduğu
Bilindiği gibi edebî türler, hayatın gerçeklerini içeren toplumun birer aynası gibidirler. Günümüzde toplumları analiz etmek için bu aynalara bakmak gerekir. Türk toplumunu anlamak isteyen, Yaşar Kemal’e; Rusya’yı anlamak isteyen Tolstoy, Dostoyevski’ye baksın yeter.
Bu sözleri söyleyen birisi romanın hangi özelliğini vurgulamaktadır?
Yazıldığı toplumun ipuçlarını barındırdığı
Kişilerinin, toplumun karakteristik özelliklerini taşıdığı
Edebiyatımıza yeni giren bir tür olduğu
Yazarının hayata bakışıyla şekillendiği
Olay örgüsünün tamamen gerçek olduğu
Türk edebiyatına roman Tanzimat’la (I) girmiştir. Türün ilk örnekleri çeviri (II) eserlerdir. Türk edebiyatında ilk çeviri roman, Şinasi’nin (III) Fenelon’dan çevirdiği Telemak’tır. İlk yerli roman, Şemsettin Sami’nin (IV) Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat adlı eseridir. Türk romanı, teknik açıdan Servetifünun Dönemi’nde (V) güçlenmiştir.
Yukarıda numaralı yerlerin hangisinde bir bilgi yanlışı söz konusudur?
I
II
III
IV
V
Aşağıdakilerin hangisinde romanın yapı unsurlarıyla ilgili yanlışlık yapılmıştır?
Bazı romanlarda zaman unsuru geriye dönüşlerle desteklenebilir.
Anlatma tekniğiyle yazılan romanlarda anlatıcı aradan çekilir, kişilerin iç konuşmalarıyla olaylar ilerler.
Romanda zaman, olayların başladığı ve sonlandığı ana kadarki dilimi kapsar.
Özetleme tekniğiyle yazılan romanlarda uzun dilimler yoğunlaştırılarak anlatılır.
Romanda olayların geçtiği yerlere “mekân” adı verilir ve olaylar her yerde geçebilir.
Bursa çoktan uyanmış, sokaklar çoktan canlanmıştı. Gecenin ölmüşlüğünden eser yoktu şimdi. Her taraf cıvıl cıvıl kaynıyordu. Tacirler sergilerini açmış, mallarını yol boyunca sıralamış, bağıra bağıra müşteri çekmeye çalışıyorlardı. İbrahim, hayatında Bursa kadar büyük bir şehir görmemişti. Bunun için her tarafa dikkatle bakıyor, her yeniliği hayretle süzüyordu.
Bu metnin yapı unsurları ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi söylenemez?
Olay, bir çocuğun şehirde kaybolmasıdır.
Tacirler, dekoratif birer şahıs kadrosudur.
Hâkim bakış açılı bir anlatım söz konusudur.
Anlatma zamanı sabah vaktidir
Temel mekân Bursa şehridir.
Roman yazarları genellikle iki temel yönelim arasında hareket ederler. Onlar bir yandan yaşanan olayları örnek alır, bunlardan sapmamaya çalışarak gerçekçi bir tutum izler; öte yandan ise kendi yarattıkları olay ve kişilerden oluşan bir dünyada hayal gücünü işleterek gerçeğe yeni görünümler kazandırır.
Bu parçada roman yazımına yön veren aşağıdaki etkenlerden hangisine değinilmemiştir?
Gerçeği dönüştürme
Hayata dair ayrıntılardan beslenme
Hayal gücünü kullanma
İzlenimci bir yaklaşım benimseme
Geleneksel tekniklerden faydalanma
• Yafes Çelebi’nin Zekeriya Usta’ya çırak olması
• Yafes Çelebi’nin hiyel ilmini öğrenmeye başlaması
• Yafes Çelebi’nin icatlarının tanıtımı, bu icatları padişaha sunmak için gösterdiği gayretler ve Yafes Çelebi’nin Hiyel Kalemi Reisi Uzun İhsan Efendi ile tanışması
• Yafes Çelebi’nin Davud’u kaçırması
Bu yargılar romanın yapı unsurlarından hangileri hakkında bilgi vermektedir?
Şahıs Kadrosu - Olay örgüsü
Zaman - Olay örgüsü
Zaman - Şahıs kadrosu
Mekân - Şahıs kadrosu
Olay Örgüsü - Mekân
Anlatma esasına bağlı edebî metinlerde olay zincirinin ve bu zincirin meydana gelmesini sağlayan mekân, zaman, şahıs kadrosu, çatışma gibi unsurların kim tarafından, nasıl bir imkân kapasitesi etrafında gözlemlenip aktarıldığıdır.
Bu parça aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı olabilir?
Roman incelemesi nasıl yapılır?
Olay örgüsü ne demektir?
Kurmaca metinlerde bakış açısı nedir?
Roman türünün özellikleri nelerdir?
Romanın yapı unsurları nelerdir?
— Mustafa Kemal’le beraber mi gittindi sen? Yedinci Ordu’ya?
— Hayır, ben başından beri Filistin’deydim. Bir ara, Çanakkale’ye geldi bizim batarya. Seddülbahir’e… İkinci Kirte Savaşları yeni bitmişti. Biz 10 Mayıs’ta vardık! 20 Aralık’ta çekildi düşman. On on beş kelimeyle anlattı Cemil Çanakkale’yi. Oysa 55127 şehit verdik biz bu savaşlarda. 130 bini aşkın da yaralı…
Bu metin için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Açıklayıcı anlatıma başvurulmuştur.
Sade bir dille yazılmıştır
Gerçek kişi, yer ve olaylardan söz edilmiştir.
Diyalog tekniği kullanılmıştır.
Olay zamanı ile anlatma zamanı aynıdır.
Recaizade Mahmut Ekrem tarafından yazılan Araba Sevdası adlı eserin başkahramanı olan Bihruz Bey, eserde Batılılaşmayı yanlış anlamış kişileri temsil etmektedir. Bu nedenle Bihruz Bey’in hâl ve hareketlerinde eserin başından sonuna kadar neredeyse hiçbir değişim gözlenmez.
Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
Bihruz Bey, hayat karşısında deneyimsiz bir mirasyedidir.
Bihruz Bey, yazarın kişiliğinden izler taşıyan bir kahramandır
Roman, kişilik profili oluşturmada başarısızdır
Romanda kahraman üzerinden Batı dünyası eleştirisi yapılmıştır.
Bihruz Bey, tip özelliği gösteren bir kahramandır
Üsteğmen Demir Çukurcalı, kol saatine bir göz attı: 05.15. Sel sularından kuduza dönmüş Hantan Çayı’nın üzerinde donuk bir şafak söküyor. Öylesine donuk ki koyu kül rengine batık görünümü, aydınlatacağına karartıyor sanki. Şu kıvrıla büküle giden keçiyolu, ırmağa giden yol; şuraları, dünkü çarpışmalar sırasında Çinlilerden alınan siperler, erat elinden geldiği kadar çekidüzen verip içine mevzilenmiş. Yüz metre kadar ötelerinde pirinç tarlaları başlıyor, onların gerisinde ise, yağmur perdesinden zar zor seçilebilen 306 rakımlı tepe, bugünkü hedef. Telsiz eri, alay komuta yeriyle bağlantı sağlamak derdinde.
— Burası ateş, burası ateş, Kartal’ı arıyoruz. Tamam!
241. Piyade Alayı, sekiz kilometrelik bir cephe boyuncakırk sekiz saattir Çinlilere saldırıyor. Solunda yerinde sayan bir Porto Rico birliği, sağında ise Amerikalı zencilerin 25. Alayı, o da duraklamış…
Bu metnin yapı unsurları ile ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yapılamaz?
Mekân: Porto Rico
Anlatıcı: Hâkim
Zaman: Şafak vakti
Olay: Çinlilere karşı verilen mücadele
Şahıs Kadrosu: Demir Çukurcalı, telsiz eri ve ordu birlikleri
Hikâye ve romandaki olay örgüsünün gelişmesinde, şu veya bu istikamette şekillenmesinde birinci derecede rol oynayan yapı unsuru kahramanlardır. Çoğu zaman eser bu kahramanın yapıp etmeleri ya da zihninde cereyan eden fikirler etrafında şekillenir. Yine eserde ele alınan çatışmaların gerçekleşmesinde de asli etken kahramandır.
Bu parçada aşağıdakilerin hangisinden söz edilmektedir?
Kahraman anlatıcı bakış açısını tercih etmenin avantajlarından
Roman ve hikâyelerin şekillenmesinde şahıs kadrosunun etkisinden
Anlatmaya bağlı metinlerde çatışma unsurunun öneminden
Anlatmaya bağlı edebî metinlerin yapı unsurlarından
Roman ve hikâye türleri arasındaki temel farklılıktan
Aşağıdaki metinlerden hangisi diğerlerinden farklı bir bakış açısı ile yazılmıştır?
Yavaş yavaş yanıma yaklaştı. Gözleri tuhaf bir hayretle hafifçe büyümüştü. Birdenbire, her şeyi anlayıvermiş olmasından korktum.
Hareketlerinde ve yürüyüşünde, kabul edilmiş bir mağlubiyetin iç burkan sessizliği vardı. Mutfağa geçti. Mangala ve semavere kömür koydu.
Radyoya gittim. Uzun dalga bomboştu, orta dalga da öyle... Uzun uzun esnedim. Kısa dalganın parazitleri arasında bir mucize çıktı: Bu enfes bir kemandı ve karımla daha nişanlıyken dinlediğimiz bir parçaydı
Başımı çevirdim, ona baktım. Bunu yaparken romatizmalı kolumu zorlar gibiydim. Fakat içim birdenbire ferahladı, sanki yıllardır aradığım bir arkadaşımı bulmuştum
Babiali’den geçiyordum. Bir kitapçının camlığında benimkilerden birisini gördüm. Çıkalı beş yıl olmuştu.
Bütün kalbimle zevkini çıkarmaya çalıştığım ilk yaz sabahı ile birlikte ruhumu harikulade bir neşe sarıverdi. Yalnızım, burada yaşamaktan da son derece memnunum. Tam benim yaradılışımdaki insanlara göre bir yer. Öyle mutluyum, huzur içinde yaşantıma öyle bir daldım ki sanatımın da bu durumdan fayda göreceğini umuyorum. Bu parçanın dil ve anlatımıyla ilgili aşağıda verilenlerden hangisi doğrudur?
Betimleyici anlatıma başvurulmuştur
Mizahi bir tavır sergilenmiştir.
Anlatım ilahi bakış açısı ile gerçekleştirilmiştir.
Sade ve akıcı bir dil kullanılmıştır.
Diyalog tekniği kullanılmıştır.
I. Kanaryacık küçük vücudunu yana bırakmış, sessiz bir feryat gibi gagasını açmıştı. İşte bu dakikada tekrar size baktım. Kafi derecede çevik davranmamış, kirpiklerinizdeki iki damla gözyaşını benden saklayamamıştınız… Ah sizin o her şeyle eğlenen gözlerinizdeki bu iki damla merhamet yaşı! Nejat Bey, tekrar ediyorum: Hayatıma istediğiniz gibi tasarruf edebilirsiniz. Değil mi ki gözlerinizde o iki merhamet damlasını gördüm.II. Bir başınaydı işte. Bir başına, hiç bilmediği bir mekânda, iki zıt yaratılışlı kapıyla. Ne bir eksik ne bir fazla. Yüz yüze durmuş iki kapı. Biri içeri, öteki dışarı. Birinin muhatabı yer üstü, ötekininse yer altı.
Numaralanmış roman kesitlerinde hâkim duygular aşağıdakilerden hangisidir?
I.Saygı II.Öfke
I.Merhamet II.Ölüm
I.Hüzün II.Kararsızlık
I.Aşk II.Yalnızlık
I.Güven II.Korku
Prens Vefik Bey ile Münir Bey pek eskiden beri birbirlerini tanıyorlardı. Kırk sene evvel aileleri, birini İzmir’den, ötekini Mısır’dan, Paris’e tahsile göndermişti. Bu iki genç, orada hemen hemen beraber yaşamışlar, az çalışıp çok eğlenmişlerdi. Daha sonra tesadüf, onları İstanbul’da birleştirmişti. İkisi de beş sene kadar Şura-yı Devlet azalığında arkadaşlık etmişlerdi. Bu parçada aşağıdaki anlatım tekniklerinden hangisi kullanılmıştır?
Leitmotiv
Monolog
Özetleme
Bilinç akışı
Montaj
Anlatım tarzı olarak - - - - herhangi bir tavır, hareket veya sözün eserde çeşitli vesilelerle birçok kez tekrar edilmesidir. Namık Kemal’ın Vatan piyesinde Abdullah Çavuş’un hemen her konuşmasında “Kıyamet mi kopar?’” cümlesini kurması örneğinde olduğu gibi. Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Özetleme
Leitmotiv
Tasvir
Montaj
Monolog
Benim ve Halit Ayarcı’nın dairedeki çift telefonlarımız durmadan işliyordu... Meğer ne kadar çok hısım ve akrabam varmış. Hele mektep ve mahalle arkadaşlarımın hatırşinaslığı, vefakârlığı her türlü tahminimin üstünde idi. Felaket senelerimde beni o kadar sıkıntım içinde rahatsız etmemek dirayetini gösterenler şimdi bana hısım akraba sevgisi ve dostluk gibi yüksek insani meziyetlerin bende de bol bol mevcut olduğunu ispat edebilmem için lazım gelen fırsatı vermekte birbirleriyle âdeta göz açtırmayacak şekilde yarışa girmişlerdi. Bu parçadaki anlatıcının tutumu için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
İğneleyici
İronik
Öğretici
Eleştirel
Mizahi
Olay örgüsünün dallanmasını sağlaması bakımından kurgunun temel unsurlarından biri olan çatışma, eser boyunca farklı görünümlere sahip olabilir. Çatışma zaman zaman hararetini artırıp en üst noktalara ulaşırken zaman zaman soğuyup zayıflar. Kimi zaman düğümlerin oluşması ile tıkanırken kimi zaman da bu düğümlerin çözülmesi ile sona ulaşır. Eserin bütününe yayılmış olan bu içerik seyrinin oluşturduğu bütün ise - - - - olarak adlandırılır. Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdaki ifadelerden hangisi getirilmelidir?
entrik yapı
bakış açısı
anlatım tarzı
şahıs kadrosu
tematik güç
Davulcu da inadına güzel giyinmişti. Beyaz Şalvarı, içine dört kişi girecek kadar genişti. Sırtında, güneşle yanıp sönen sarı atlastan bir gömlek, belindeki kırmızı kuşağın üzerinde, siyah meşini parıl parıl bir eski zaman silahlığı vardı. Davulun kasnağını biz dizinin üzerinde kaldırıp göklere savuruyor, tokmakla beraber, topuğunu da yere vurarak köçeklerden daha yaman oynuyordu. Bu metinde aşağıdaki anlatım türlerinden hangisi baskındır?
Söyleşmeye bağlı
Öyküleyici
Coşku ve heyecana bağlı
Açıklayıcı
Betimleyici
Haşmet Bey, köşedeki dükkândan salatalık, limon alır, halden çıkar; Suluhan’a doğru inecek, oradaki dükkânları tarayacak olur, derken karşısına İstanbul’dan tanıdığı bir arkadaşı çıkar.
— Vay gülüm, nereden bu geliş?
— Haşmet Bey, sen Doktor Vasfi Bey’in evini biliyor mu sun?
— Hangi Vasfi Bey, gülüm? Ne var, hastan mı var?
— Hastam yok. Sen evi biliyor musun?
— Bilirim. Şurada Tezgahçılar’da bir apartmanı vardır.
Bu parçada aşağıdaki anlatım tekniklerinden hangisi kullanılmıştır?
Leitmotif
Montaj
Diyalog
Monolog
Bilinç akışı
Aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi doğrudur?
İlk realist roman-Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat
İlk edebî roman-Araba Sevdası
İlk köy romanı-Cezmi
İlk yerli roman-Karabibik
İlk psikolojik roman-Eylül
Natüralist romancılar gerçekçilik konusunda o kadar ileri gittiler ki bizim kaba, kötü, çirkin bulduğumuz her şeyi romana soktular. Realistlerin aksine orta tabakayı değil, yaşamın en dibindeki insanları anlattılar. Böylece gerçeği değil, korkunç gerçeği anlatan romanlar ortaya çıktı.
Bu parçaya göre natüralist romancıların romanlarında aşağıdaki konulardan hangisini anlatması beklenemez?
1900’lerin İngiltere’sinde demir fabrikasında çalışan işçileri anlatması
İşgal altındaki bir şehrin ileri gelenlerinden bir aileyi anlatması
1300’lü yıllardaki bir veba salgınını anlatması
Azılı mahkûmların yaşadığı bir hapishaneyi anlatması
Tarlada ırgatlık yaparak geçinen bir aileyi anlatması
Postmodern romanlar, roman türünün geleneksel birikimleri yanında başka türlerden de yararlanan romanlardır. Bu tür, edebiyatımızda 1960’lı yıllardan itibaren yaygınlık kazanmaya başlamıştır. Romanın içine diğer anlatım olanakları da dâhil edilmiştir. Oğuz Atay’ın kaleme aldığı Selim Işık ve Turgut Özben adlı iki mühendisin başından geçenleri anlatan romanda, pek çok türün özelliklerini görebiliriz.
Bu parçada sözü edilen roman aşağıdakilerden hangisidir?
Kara Kitap
Tutunamayanlar
Anayurt Oteli
Hakkâri’de Bir Mevsim
Devlet Ana
Türk edebiyatında ilk çeviri roman olan ----, Yusuf Kâmil Paşa tarafından çevrilmiştir. Türk edebiyatında ilk yerli roman Şemsettin Sami’nin --adlı eseridir. Bu eser teknik bakımdan zayıf olduğu için Namık Kemal’in --adlı eseri Türk edebiyatının ilk edebî romanı sayılmıştır.
Bu parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangileri getirilmelidir?
Telemak-Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat-Araba Sevdası
Sefiller-İntibah -Eylül
Don Kişot-Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat-Mai ve Siyah
Telemak-Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat-Cezmi
Telemak-Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat-İntibah
