wayground logo

Free Printable Worksheets

NEW

Font size

S
M
L
XL
Worksheets

Felsefe dersi 3. ünite

Total questions: 15

Worksheet time: 17mins

Name
Class
Date
1.

Rönesansın kelime anlamı nedir?

a)

Yeniden Doğuş

b)

Yeniden Kaçış

c)

Dinamiklik

d)

Statikleşme

e)

Sosyoloji

2.

17. yüzyıl Aydınlanma Dönemi otorite ve geleneğe karşı kültürün her alanında gelişmelerin yaşandığı bir dönemdir.Felsefe ve bilim kilise otoritesinden giderek bağımsızlaşır,tanrısallığı ön plana çıkaran Orta Çağ düşüncesinin tersine insanın önem kazandığı ve yeniden taçlandırıldığı anlayışlar geçerlilik kazanır. İnsan akıl sahibi varlıktır ve aklını kullanarak evrenin tüm gizemini çözebilir. Bu dönemde dünyaya

aklın ve deneyin sağladığı doğrularla biçim verme anlayışı gelişir. Orta Çağ’ın felsefeyi inançla temellendiren görüşleri yerini akılcı felsefelere bırakır.

Buna göre aşağıdakilerden hangisi 17. yüzyıl aydınlanma felsefesi için söylendiğinde yanlış olur?

a)

Bilgi gözlenebilir olanla sınırlanır.

b)

Bilimsel ve özgür düşünme gelişir.

c)

Skolastik düşünce önem kazanır.

d)

İnsan akıl sahibi varlık olarak değerli görülür.

e)

Akılcı felsefeler ön plana çıkar.

3.

16 ve 17. yüzyıllarda İngiltere’de buhar makinesi kullanılmaya başlandı. Buhar makinesi buharın içinde bulunan ısı enerjisini mekanik enerjiye dönüştüren bir tür motordur. Çalışma düzeni fizik yasalarına dayanır. Buhar makinesinin verimini inceleyen bir Fransız fizikçi buhar makinesinin maksimum veriminin en sıcak hâlindeki buhar ile en soğuk hâlindeki suyun sıcaklığı arasındaki farka bağlı olduğunu göstermiştir.Bu buluş üzerinden makineler geliştirilmiş, endüstride üretimin verimliliği artmıştır.

Bu parçadan hareketle ulaşılabilecek en doğru sonuç aşağıdakilerden hangisidir?

a)

Bilim olguları neden-sonuç ilişkisi içinde inceler.

b)

Teknik ilerleme bilimsel sonuçlara dayanarak gerçekleşir.

c)

Teknik bilgi bilimsel bilgiden bağımsızdır.

d)

Teknik, bilimsel kuramların gelişmesini sağlar.

e)

Bilimsel bilgi öznel, teknik bilgi nesneldir.

4.

Rönesans insanı en önemli değer olarak merkeze olan bir düşünce dönemidir. Bu dönem insan aklı ve kişiliğini ön plana çıkarmış dogmatik düşünceler ve inanca bağlılık değerini yitirmiştir. Birey özgürdür ve kendi yaşamını kendisi yönlendirebilir anlayışı egemen olmuştur.

Rönesans dönemi düşünce anlayışı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

a)

İnanç yerine akıl ön plana çıkmıştır.

b)

Var olan dogmatik düşünce eleştirilmiştir.

c)

Din yerine insan, düşüncenin merkezine alınmıştır.

d)

Düşünceye getirilen sınırlamalar kaldırılmıştır.

e)

Dinsel düşünce temele alınmıştır.

5.

14. yüzyılda İtalya'da doğan, insanı evrende tek ve en yüce değer sayan, insanı geliştirme ve yüceltme amacını güden düşünce akımıdır. Kilise ve devlet baskısına dayanan Ortaçağ zihniyetine tepki olarak doğmuştur. İnsanın varlığını ve değerlerini düşüncenin odağına koyan, aklı bütün sorunların çözümünde temel ilke olarak benimseyen Rönesans akımıdır.

Parçada sözü edilen akım aşağıdakilerden hangisidir?

a)

Kartezyen felsefe

b)

Pozitivizm

c)

Rasyonalizm

d)

Realizm

e)

Hümanizm

6.

Ortaçağ felsefesinden sonra 17. yüzyıl felsefesi, yeni bir tarih felsefesinin egemen olduğu dönemdir. Bu yeni dönem, dünyaya ve insana yeni bir bakış açısının sonucu ortaya çıkmıştır. 17. yüzyıl felsefesi, insanı eyleminin öznesi kılan, yeni ve seküler bir tarih felsefesi geliştirir. Yaratıcı ve özgür insan, bundan böyle kendi kurduğu ve rolünü oynadığı için de anlamı kendisine kapalı olmayan bir tarihin öznesidir.

Buna göre 17. yüzyıl felsefesi için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

a)

Felsefenin dünyevi bir nitelik kazandığı

b)

İnsanın ön plana çıkarıldığı

c)

Önceki dönem felsefesinden büyük oranda farklılaştığı

d)

Dünyanın anlaşılmasında mevcut kabullerin korunduğu

e)

Felsefenin ve tarihin merkezinde insanın olduğu

7.

"Bilmek, egemen olmaktır." Ne var ki nedensel yasaların bilgisine ulaşmanın önünde engeller bulunmaktadır. İnsan zihni boş düşüncelerle, kuruntularla dolup taşmaktadır. Bacon doğayı anlamaya çalışırken acele kestirimlerde bulunmamıza yol açan yanlış kanı ve önyargılara dayalı düşünceleri "zihnin putları" diye adlandırır. İnsanoğlu doğayı kendi gerçekliği içinde kavrayıp doğru bilgilere ulaşmak istiyorsa ilk yapması gereken şey, zihnine yer etmiş bu putlardan kurtulmaktır. Bu putlardan uzaklaşmadıkça doğaya egemen olma ülküsü boş bir hayalden öteye geçemez.

Bacon'ın bu görüşlerinden hareketle aşağıdaki ifadelerden hangisi söylenemez?

a)

Doğayı olduğu gibi bilmek güçtür.

b)

Bilgi insana güç kazandırır.

c)

Doğayı bilmek için zihindeki engellerden kurtulmamız gerekir.

d)

Zihnimizdeki kanılar doğayı anlamayı kolaylaştırır.

e)

İnsanın doğaya egemen olma ülküsü vardır.

8.

Skolastik düşünce, insanı Tanrı tarafından kaderi belirlenmiş, eyleminin gerçek sahibi olmayan, ontolojik ve siyasal açılardan itaat eden bir varlık olarak temellendiriyordu. Rönesans yeni bir insan, toplum ve tarih anlayışı getirirken bu anlayışı da değiştirdi. Artık insan, Tanrının mutlak iradesiyle çizdiği bir tarihte yaşamıyordu. Çünkü Aydınlanma, en büyük öznesi kutsal olan bir tarih anlayışının yerine, tarihi inşa ettiği düşünülen bir özne-insan algısı üretti. Burada insan, toplum ve iktidar karşısında etkisiz bir nesne olmaktan çıkarak bunun aksine onlara karşı bireyselliğini koruyabilecek bir biçimde belirginleşti.

Parçaya göre Skolastik düşünce ile Rönesans düşüncesi arasındaki temel fark aşağıdaki hangi iki kavram arasındaki ilişki ile ilgilidir?

a)

Tarih ve bilim

b)

İnsan ve Tanrı

c)

Toplum ve birey

d)

İktidar ve insan

e)

Doğa ve bilim

9.

Spinoza'ya göre, eğer aşağı doğru akan bir su düşünebilen bir varlık olsaydı, kendi özgür istenci ve iradesiyle aşağı doğru akmakta olduğunu düşünürdü. Karar verme durumumuzu başka bir açıdan da özgürlük olarak kabul edemeyiz. Çünkü kararlarımız çoğunlukla hafıza denilen yapının etkileriyle oluşur. Spinoza'ya göre hafızaya hâkim olabildiğimiz söylenemez. Spinoza için özgürlük, insanın kendi doğasında mevcut olan zorunluluklara uyması durumudur.

Bu parçaya göre özgürlük aşağıdaki ifadelerden hangisiyle açıklanabilir?

a)

Hafızayı kullanmadır.

b)

Doğayla bütünleşmektir.

c)

Hafızaya hakim olmaya çalışmaktır.

d)

Zorunluluğun tanınmasıdır.

e)

Çevreye uyum sağlamaktır.

10.

Hobbes, devletin oluşum felsefesini "İnsan, insanın kurdudur." düşüncesine dayanarak ortaya koymuştur. Herkesin herkesle savaşı durumu bireye yarar sağlamaz. Bu durum bireyin çıkarlarını engeller. Bireyler bu durumdan kurtulmak ister. Böylelikle eylemlerinin kaynağı olan kendini sevme ve varlığını devam ettirme içgüdüsü ortaya çıkar. Bu süreç kendinden üstün bir yapı olan devlete toplum sözleşmesi ile gönüllü bir teslimiyeti getirir.

Hobbes'a göre devletin ortaya çıkışını sağlayan neden aşağıdakilerden hangisidir?

a)

İnsanın güce sahip olmayı istemesi

b)

İnsanın varlığını devam ettirme isteği

c)

İnsanın kötüden uzaklaşma isteği

d)

İnsanın toplumsal barışı sağlama isteği

e)

İnsanın ahlaklı bir topluma ulaşma isteği

11.

Francis Bacon "Yeni Atlantis", Campenella "Güneş Ülkesi" eserleriyle akıl ve yaratıcı düşünceyi birleştirerek yeni bir toplum düzeni hayal etmişlerdir. Bu toplumlar özgürlükten, adaletten ve eşitlikten beslenirler. Bu yazarlar, hayal güçleriyle gerçekleşmesi mümkün olmayacak bir devlet ve toplum tasarımını ortaya koymuşlardır.

Bu parçada siyaset felsefesinin hangi temel kavramı ele alınmıştır?

a)

Devlet

b)

Egemenlik

c)

Bürokrasi

d)

Meşruiyet

e)

Ütopya

12.

Hobbes’a göre insan, doğası gereği bencil bir varlıktır ve tüm eylemlerinin temelinde ben sevgisi vardır. İnsanın yaşamdaki amacı kendini korumak ve kendi çıkarlarını gerçekleştirmektir. Bunun için başkalarının çıkarlarını görmezden gelerek yalnızca kendi iyiliği ve mutluluğu için davranır. Hobbes’un bu görüşlerinden hareketle aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

a)

A) Evrensel bir ahlak yasası yoktur.

b)

B) İnsan özgürlüğü evrensel bir değerdir.

c)

C) Ahlaki değerler insandan ve toplumdan bağımsız olarak vardır.

d)

D) Bir eylemin değerini en çok sayıda insanın en çok yararı belirler

e)

E) İnsanlar herkesin iyiliğini gerçekleştirmek için vardır.

13.

F. Bacon’a göre doğru bilgiye ulaşmak için öncelikle zihnin ön yargılardan kurtarılması gerekir. Bu ön yargılar için “idol” kavramını kullanan Bacon, idolleri pencerenin önüne birikmiş ve gerçekleri net bir şekilde görmemize mani olan lekelere benzetir. Ona göre yüzyıllardır doğruluğu sorgulanmadan okunup ezberlenen kitapların değil, doğanın kitabının okunması gereklidir. Bu parçadan hareketle F. Bacon’un aşağıdakilerden hangisini eleştirdiği söylenebilir?

a)

A) Pozitif bilim anlayışını

b)

B) Özel olaylardan yola çıkılarak genel yargılara ulaşılmasını

c)

C) Gözlem ve deneye başvurulmasını

d)

D) Kesin olarak görülen dogmatik bilgilerin doğruluğunu

e)

E) Bilimsel şüphe ve araştırma anlayışını

14.

Machiavelli, bireyin mutluluğu için uğraşmaz. Bu öncelik onun umurunda bile değildir. Bütün amacı aslında sadece devletin bekası ve mutluluğudur. İnsanlar da bunun için vardır. Ona göre insan bir doğa gücüdür, canlı bir enerji kaynağıdır. Bu yüzden Hıristiyanlığın çizmiş olduğu mütevazı, alçakgönüllü insan tipine karşıdır. Onun özlemini çektiği insan tipi İlk Çağ insanı gibi atılgan ve üretken olanlardır. İnsan gerekirse ulvi bir amaç için devletin varlığını, kendi varlığına tercih edebilmelidir. Machiavelli’ye göre iki tür insan vardır: Tarihi yaşayanlar ile tarihi yapanlar. Malzeme olanlar ile mimar olanlar. Onun gönlü şüphesiz ikincisinden yanadır. Bu parçadan hareketle aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?

a)

A) İnsanın ontolojik varlığı ve iradesi üzerinde hiçbir otorite olamaz.

b)

B) Cesareti ve mücadele azmiyle birey, kapasitesini sonuna kadar kullanmalıdır.

c)

C) Birey ve devlet ilişkisinde, tercih bireysel olandan yana yapılmamalıdır

d)

D) Siyaset anlayışında devletin bütünselliği ön planda tutulmalıdır.

e)

E) Bireyler, devletin devamı için kendisini feda edebilmelidir.

15.

Descartes mutlak doğru bilgiye açık ve seçik bir biçimde bilinmeyen her şeyden şüphe ederek ve adım adım ilerleyerek ulaşılabileceğini söyler. Bu tür bir bilgiye ulaşmak için her şeyden kuşku duymaya, kendini açık seçik duyurmayan her şeyi reddetmeye karar verir. Bu noktada kuşku duymayacağı tek bir şey olduğunu söyler: “Kuşku duyduğumdan kuşku duymadığım gerçektir.” Bu parçadan hareketle Descartes ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

a)

A) Kuşkuyu amaç edindiği

b)

B) İki farklı töz kabul ettiği

c)

C) Açık seçik mutlak bilgiye ulaşabildiği

d)

D) Apriori bilgilerin varlığını kabul ettiği

e)

E) Nesneler dünyasının varlığını araştırdığı