wayground logo

Free Printable Worksheets

NEW

Font size

S
M
L
XL
Worksheets

KİM FİLOZOF OLMAK İSTER?

Total questions: 40

Worksheet time: 1hrs 20mins

Name
Class
Date
1.

Protagoras, “İnsan her şeyin ölçüsüdür.” sözüyle insanı doğruluğun ölçüsü kabul etmiştir.

Bilgi konusunda Protagoras’ın insanı ölçü olarak almasının ahlak felsefesindeki sonucu aşağıdakilerden hangisi olabilir?

a)

A) Acıdan kaçıp hazza yaklaşma

b)

B) Bireysel faydayı egemen kılma

c)

C) Bireyi ahlak konusunda bilinçlendirme

d)

D) Ahlaki yargıların göreliliğini kabul etme

e)

E) Ahlaki eylemi evrensel değerlere dayalı belirleme

2.

Protagoras’a göre “İnsan her şeyin ölçüsüdür.” Buradaki insan bireysel insandır ve bu bireysel insanın algıları doğru ve yanlışın belirleyicisi olmaktadır. Bireysel algıları temele alan Protagoras için ahlaki alanda da bir görelilik söz konusu olmaktadır.

Buna göre aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

a)

A) İnsan ahlaki değerleri toplumda hazır olarak bulur.

b)

B) Nesnel ve evrensel bir iyi söz konusu olamaz.

c)

C) Ahlak alanında rölatif ilkeler olamaz.

d)

D) İnsan algısı mutlak iyiyi kavrayabilir.

e)

E) Ahlaki yargılar bilgiyle belirlenir.

3.

Phyrrhon’a göre aynı şey farklı insanlara, farklı şekillerde görünür. Aynı bal bir kimseye tatlı, bir başkasına acı gelebilir. Hatta aynı suyu bir elim sıcak, diğer elim soğuk algılayabilir. Ben suyun sıcak mı yoksa soğuk mu olduğunu bilemem.

Phyrrhon’un bu görüşleri aşağıdaki yargılardan hangisiyle çelişir?

a)

A) Tüm bilgimizden şüphe etmeliyiz.

b)

B) Varlık hakkında doğru bilgiye ulaşılamaz.

c)

C) Duyu verileri insandan insana farklılık gösterir.

d)

D) Şeyler hakkında kesin bir yargıya varamayız.

e)

E) Görünüşlerin ötesindeki gerçekliğin kendisine ulaşılabilir.

4.

Platon’a göre iki farklı masa vardır: Bir yanda, üzerinde yemek yediğimiz ancak masa ideasının yansıması olan masa; diğer yanda ise, asıl var olan masa ideası. Aristoteles’e göre ise, “şu” diye gösterdiğimiz; maddi, ereksel, formel ve fail nedene dayalı olarak varlığa gelen masa vardır. Platon’un aksine, Aristoteles’e göre idea, “şu masa”nın özünü oluşturur.

Buna göre, iki filozofun “masa” kavramını farklı şekillerde açıklamalarının sebebi aşağıdakilerden hangisidir?

a)

A) Varlığa bakış açıları

b)

B) Tutarlı olmaları

c)

C) Bilgiye değer vermeleri

d)

D) Nesnel düşünmeleri

e)

E) Taklitçi olmaları

5.

Aristoteles’e göre “Erdem, tercihlere ilişkin bir huydur. Akıl tarafından ve aklı başında insanın tercihiyle belirlenen, bizle ilgili olarak orta olanda bulunan huydur. Bu, biri aşırılık, öteki eksiklik olan iki kötülüğün ortasıdır.”

Bu parçadan aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılabilir?

a)

A) Erdem, aklına gelen her şeyi yapmaktır.

b)

B) Erdem, duygularla hareket etmektir.

c)

C) Erdem, ölçülü olmaktır.

d)

D) Erdem, tercihler karşısında kararsız kalmaktır.

e)

E) Erdem, sezgilerle hareket etmektir.

6.

Aşağıdakilerden hangisinin,  Protagoras’ın ‘’İnsan her şeyin ölçüsüdür.’’ sözünü destekleyen bir örnek olduğu söylenemez?

a)

A) Annesinin yaptığı yemeği ev ahalisinin beğenmesine karşın Ayşe’nin tuzlu bulması

b)

B) Her insanın hoşuna giden parfüm kokusunun farklı olması

c)

C) Aysu'nun, uzun saçlarının uçlarından kestirmek için kuaföre gidip tümden kısa saçlı olarak kuaförden ayrılması

d)

D) Aslı’nın yeşil dediği elbiseye annesinin mavi demesi üzerine renk konusunda uzlaşamamaları

e)

E) Kimya dersinde yaptıkları deney sonucu öğrencilerin suyun yüz derecede kaynadığını tespit etmeleri

7.

Aristoteles’e göre, cesaret erdemi korkaklık ile gereksiz atılganlık arasında, cömertlik erdemi ise müsriflik ile cimrilik arasında davranabilmektir.

Buna göre erdemli olmak aşağıdaki ölçütlerden hangisine bağlıdır?

a)

A) Ortayı bulma

b)

B) Mutluluğu isteme

c)

C) Adaletli davranma

d)

D) Bilgiyi temele alma

e)

E) İyi ideasına uygun olma

8.

Sokrates diyaloğu, bilginin açığa çıkmasını sağlayan bir tartışma yöntemi olarak kullanmıştır. Bu tartışmada Sokrates karşısındakine sadece sorular sorar ve onun kendi cevaplarından doğan sonuçları görmesini sağlar. Sonuçları akla uygun olmayan cevapları eleyerek, doğru cevaba ulaşmaya çalışır. Böylece kişi düşüncede adım adım ilerleyerek doğruya ulaşacak ya da doğru bildiğinin farkına varacaktır.

Buna göre Sokrates’in yönteminin dayandığı temel varsayım aşağıdakilerden hangisi olabilir?

a)

A) Bilgi duyu verileri olmadan sezgi yoluyla elde edilir.

b)

B) Akıl, bilgiye deneyimlerin sentezi sonucu ulaşır.

c)

C) Bilgi doğuştan akıl yoluyla gelir.

d)

D) Bilginin varlığı yarar ilkesine dayanır.

e)

E) Bilgilerin doğruluğu kişiden kişiye değişir.

9.

Felsefe tarihinin önemli filozoflarından biri olan Platon’un sanat anlayışı, varlık anlayışı ile ilişkilidir. Ona göre sanat, gerçeğin silik bir kopyası olan fenomenlerin birer kopyasını yapmaya koyulursa değersiz bir ürün ortaya çıkarır ve aslından uzaklaşır.

Buna göre Platon’un aşağıdakilerden hangisini eleştirdiği söylenebilir?

a)

A) Sanat eserinin idealardan uzaklaşmasını

b)

B) Güzelin kişiden kişiye değişmesini

c)

C) Evrenin yaradılıştan bir sanat eseri olarak algılanmasını

d)

D) Kopyaların aslını yaşatmasını

e)

E) Pratik olarak işe yarayan eserlerin üretilmemesini

10.

Çevremizde çeşitli ağaçlar görürüz. Fakat bu ağaçların ortak özelliklerini yansıtan, o ağacı o ağaç yapan şey, yani ağacın asıl varlığı insanın zihninde mevcuttur.

Platon bu görüşüyle aşağıdaki kavramlardan hangisini temele almaktadır?

a)

A) İdea

b)

B) Oluş

c)

C) Fenomen

d)

D) Madde

e)

E) Madde ve ruh

11.

Platon’a göre maddi şeylerin bağımsız bir varlığı yoktur. Onlar ideal varlıklar evrenindeki mükemmel biçimlerin geçici birer yansımasıdır. Aristoteles ise maddesiz biçimin ve biçimsiz maddenin olamayacağını ileri sürer. Ona göre her varlığın, aynı zamanda varoluş amacı, kendi mükemmel “öz” ünü yine kendi içinde taşımaktır.

Buna göre Aristoteles’i Platon’dan ayıran temel nokta aşağıdakilerden hangisidir?

a)

A) Varlığın yapısının bilenemeyeceğini düşünmesi

b)

B) İdeal varlıkların mükemmel olduğunu savunması

c)

C) Asıl gerçekliğin maddenin içindeki öz’de saklı olduğunu ileri sürmesi

d)

D) Varlığın salt biçimden oluştuğunu savunması

e)

E) Biçimin maddeden ibaret olduğu görüşünü ileri sürmesi

12.

Aristoteles’e göre, ahlaki eylemin amacı mutluluktur. İnsanın mutluluğu bu dünyada gerçekleşir. İnsan aklı ile isteklerini dengeleyebilir. Asıl mutluluk bu şekilde ortaya çıkar.

Bu parçadan aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılabilir?

a)

A) Gerçek mutluluk yaratıcı tarafından bahşedilir.

b)

B) İnsan başkalarını mutlu edebildiği sürece mutludur.

c)

C) İnsan aklı ve hazları arasında orta yolu bulabildiği sürece gerçek mutluluğa ulaşır.

d)

D) Toplumsal mutluluk bireyin mutluluğundan daha önemlidir.

e)

E) Bireyin hayattaki amacı sürekli mutluluk peşinde koşmak olmalıdır.

13.

Aristoteles’e göre her varlık bir maddenin form kazanması sonucu ortaya çıkar. Bu oluşun ise dört çeşit nedeni vardır: bir şeyin kendisinde olup bittiği neden, maddenin şekil almasını sağlayan hareket ettiren neden, maddenin biçimsel nedeni ve maddenin biçim kazanmasındaki amacı gösteren neden.

Buna göre aşağıdakilerden hangisi Aristoteles’e göre varlığın oluşumuna yol açan nedenlerden biri değildir?

a)

A) Formel neden

b)

B) Fail neden

c)

C) Durağan neden

d)

D) Ereksel neden

e)

E) Maddi neden

14.

I. Kâğıdın görüntüsü, gerçeğinin yansımasıdır.

II. Kâğıdın bilgisi beyaz, yanıcı ve yırtılabilen olmasıdır.

III. Kâğıdın bilgisi, görünüşünden soyutlanarak ideayla kavranır.

IV. Kâğıdın bilinmesi, onun nedenlerinin bilinmesidir.

Aristoteles’in bilgi görüşüne ait olan öncüller aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?

a)

A) I-II

b)

B) I-III

c)

C) II-III

d)

D) II-IV

e)

E) III-IV

15.

Aristoteles’in görüşlerine göre insanın toplumsal yaşamdaki refahı neye bağlıdır?

a)

A) Cömertlik

b)

B) İyi yönetim

c)

C) Bilgelik

d)

D) Güç ve nüfuz

e)

E) Çoğunluğun idaresi

16.

Platon’un “Devlet” adlı eserindeki görüşleri dikkate alındığında devleti yönetenlerin bilgili, akıllı ve adil olması gerekir.

Buna göre aşağıdakilerden hangisi bu düşüncenin gerçekleşmesinin koşuludur?

a)

A) Topluluğun erke itaat etmesi

b)

B) Yöneticilerin filozof olması

c)

C) Yurttaşların eğitimden geçmesi

d)

D) İnsanın toplumsal yaşama uyumu

e)

E) İnsanların seçkin bir zümre tarafından yönetilmesi

17.

Platon’a göre gerçeğin bilgisi “episteme” ye akıl yoluyla ulaşılır. Akıl, bu bilgiye ulaşmak için ruhun derinliklerine yönelir ve orada varolan bilgileri açığa çıkarır.

Platon’un bu görüşü aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilir?

a)

A) Bilmek, anımsamaktır.

b)

B) Bilmek, tecrübe etmektir.

c)

C) Bilgi, genellemelerle elde edilir.

d)

D) Bilmek, özün bilgisini bilmektir.

e)

E) Bilgi, tahmin ve sanıdan meydana gelir.

18.

Ahlakın kaynağı mutluluktur ve mutluluğa iyi ideasına ulaşmaya çalışmakla varılır.

Platon’a göre iyi ideasına aşağıdakilerden hangisiyle ulaşılır?

a)

A) Ödev bilinci taşımak

b)

B) Erdemli olmak

c)

C) Sorumlu davranmak

d)

D) İyi niyetle hareket etmek

e)

E) Faydalı olana yönelmek

19.

Doğru bilginin mümkün olduğunu kabul eden yaklaşımlara dogmatizm denir.

Aşağıdaki yaklaşımlardan hangisi dogmatizm kapsamında ele alınmaz?

a)

A) Empirizm

b)

B) Rasyonalizm

c)

C) Sensualizm

d)

D) Kritisizim

e)

E) Septisizm

20.

Pyrrhon'a göre, tek bilgi kaynağımız duyumlardır. Duyumlarla edinilen bilgiler her zaman ve her insan için aynı değildir. İnsanın içinde bulunduğu koşullar onların duyumlarını etkiler.

Bu parçaya dayanarak aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

a)

A) Bir nesneyi, ancak başka bir nesneyle bilebiliriz.

b)

B) Kesin bilgiye ancak sezgiyle ulaşılabilir.

c)

C) Herkesin üzerinde uzlaştığı bilgiler bulunamaz.

d)

D) Gündelik hayatta akıl bizi sık sık yanıltır.

e)

E) Mutlak anlamda genel-geçer bilgiler vardır.

21.

"Bilebilir miyiz?" sorusuna "Bilmiyoruz, bilemeyiz" şeklinde yanıt vererek bilme olasılığını reddederler. Onlara göre insan bilemez ve ne bilmediğini de bilemez.

Bu parçadaki görüşü savunan yaklaşım, aşağıdakilerden hangisidir?

a)

A) Septisizm

b)

B) Pragmatizm

c)

C) Empirizm

d)

D) Dogmatizm

e)

E) Rasyonalizm

22.

Protagoras'a göre hiçbir şey için "Bu şudur" yargısında bulunamayız. Çünkü evrendeki hiçbir şey belli bir şey değildir. Sürekli başka şeylere göre şöyle ya da böyle olmaktadır. Hiçbir şey, aynı şey olarak kalmamaktadır. Bundan dolayı objektif bilgilere ulaşılamaz.

Protagoras'ın bu görüşüne göre, objektif bilgilere ulaşılamamasının gerekçesi aşağıdakilerden hangisi olabilir?

a)

A) Bilimsel yöntemlerin yanlış kullanılması

b)

B) İnsanların farklı beklentiler içinde olması

c)

C) Eldeki bilgilerin sürekli yenilenmesi

d)

D) Aklın yetersiz bir donanıma sahip olması

e)

E) Varlığın veya olayların sürekli değişmesi

23.

Septiklere göre bilgilerimizin kaynağı duyulardır. Ancak duyular da insanı yanıltacağı için hiçbir bilgi gerçeği olduğu gibi yansıtamaz. İnsana düşen görev, hiçbir konuda yargıda bulunmamaktır.

Septiklerin, hiçbir konuda yargıda bulunmamayı amaç edinmeleri aşağıdakilerden hangisiyle açıklanabilir?

a)

A) Metafiziksel içeriğin hiçbir zaman bilinmemesiyle

b)

B) İnsanın doğuştan hiçbir bilgiye sahip olmamasıyla

c)

C) Düşünceler arasında tutarsızlıkların bulunmasıyla

d)

D) Aklın, duyuların verileriyle hareket etmesiyle

e)

E) Bilgi kaynaklarının olanı olduğu gibi kavrayamamasıyla

24.

Aristoteles’e göre her şeyin orta yolu insan için iyi ve erdemli olandır. Orta yol, herhangi bir şeyin ne fazlasını ne de azını istemektir.

Aşağıdaki atasözlerinden hangisi Aristoteles’in bu görüşüne uygundur?

a)

A) Acıkan doymam, susayan kanmam sanır.

b)

B) Kazma elin kuyusunu, kazarlar kuyunu.

c)

C) Bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ olur.

d)

D) Damdan düşen, halden bilir.

e)

E) Alçak yerde yatma sel alır, yüksek yerde yatma yel alır.

25.

“Herhangi bir şey bana nasıl görünüyorsa benim için öyledir, sana nasıl görünüyorsa senin için de öyle... Üşüyen biri için rüzgar soğuktur, üşümeyen içinse soğuk değildir.” diyen Protagoras’ın düşünceleri aşağıdaki yargılardan hangisiyle uygunluk gösterir?

a)

A) Doğru bilgi mümkündür.

b)

B) Doğruluğun ölçütü insandır.

c)

C) Tüm bilgiler doğuştan gelir.

d)

D) Doğru bilgiye şüphe ile ulaşılır.

e)

E) Deneyimler ile doğru bilgiye ulaşılabilir.

26.

Septiklere göre;

• İnsanlarda bazı yapısal farklılıklar vardır.

• Duyu organlarının getirdiği bilgiler insandan insana farklılık gösterir.

• Özneyi etkileyen koşullar farklıdır.

• Nesnenin yeri, uzaklığı duyuma etki eder.

• Yasaların, gelenek ve göreneklerin insanların üzerinde farklı etkileri olur.

Buna göre bilgi edinmede septiklerin tutumu aşağıdakilerden hangisi olmalıdır?

a)

A) Otoritelere güven duymak

b)

B) Yargıda bulunmaktan kaçınmak

c)

C) Bilimsel bilgiyi doğru kabul etmek

d)

D) Kuşkuyla apaçık bilgiye ulaşmak

e)

E) Duyumlardan gelen bilgiye güvenmek

27.

Bazı şüpheci düşünürler, duyularımızın bizi aldatabileceğinden yola çıkar. Örneğin su dolu bardağın içindeki kaşığı kırık gibi algılarız. Duyularımız bizi ara sıra aldatıyorsa, her zaman aldatıyor olabilir. Bu durumda her şeyden şüphe edilebilir.

Buna göre aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

a)

A) Bilgilerimizin kaynağı akıldır.

b)

B) Zeka ve iç güdü sezgiyi oluşturur.

c)

C) Bilgilerimiz sadece duyu verileri ile elde edilmez.

d)

D) Bilgi fenomenlerin içinde saklıdır.

e)

E) Algılarımız bizi yanıltıyorsa doğru bilgiye ulaşılamaz.

28.

Phyrrhon’a göre aynı şey farklı insanlara, farklı şekillerde görünür. Aynı bal bir kimseye tatlı, bir başkasına acı gelebilir. Hatta aynı suyu bir elim sıcak, diğer elim soğuk algılayabilir. Ben suyun sıcak mı yoksa soğuk mu olduğunu bilemem.

Phyrrhon’un bu görüşleri aşağıdaki yargılardan hangisiyle çelişir?

a)

A) Tüm bilgimizden şüphe etmeliyiz.

b)

B) Varlık hakkında doğru bilgiye ulaşılamaz.

c)

C) Duyu verileri insandan insana farklılık gösterir.

d)

D) Şeyler hakkında kesin bir yargıya varamayız.

e)

E) Görünüşlerin ötesindeki gerçekliğin kendisine ulaşılabilir.

29.

İlk septik düşünür kimdir?

a)

A) Protagoras

b)

B) Platon

c)

C) Sokrates

d)

D) Nietszche

e)

E) Farabi

30.

Sokrates’e göre insanın kendi üzerindeki egemenliği olan ölçülülük için gerek duyulan tek şey, iyiye ve kötüye ilişkin bilgidir. Çünkü insan kendisinin ne olduğunu, hayata geçirilmesi gereken en temel ihtiyaçlarının, yeteneklerinin ve arzularının neler olduğunu bildiği takdirde ancak kendi üzerinde tam bir denetim ve hakimiyet kurabilir. Bu yüzden Sokrates’ e göre yalnızca bu kavrayıştan yoksun olan budalalar ölçü ve kural tanımazlar.

Buna göre aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

a)

A) Cehalet mutluluk getirir.

b)

B) Özgürlükler sınırsız olmalıdır.

c)

C) Mutlak iyiye ulaşmak mümkün değildir.

d)

D) Erdemli olabilmek insanın öncelikle kendisinin bilgisine ulaşmasından geçer.

e)

E) Ahlaki kararlar kişinin arzu ve isteklerine bırakılmalıdır.

31.

Sokrates'e göre felsefi bilgi, tüm yaşamı sorgulayan ve yaşamı bütünlüğünde anlamaya çalışan zihinsel bir etkinliktir. Ancak böylesi bir zihinsel etkinlik insanı gerçek anlamda erdemli kılar. Çünkü yalnızca felsefi düşünüş bize sorgulanmış ve temellendirilmiş rasyonel amaçlar sunar. İşte ancak bu anlamıyla bilgi kişiyi erdemli kılabilir.

Bu parçada Sokrates, insanın erdem sahibi olmasında aşağıdakilerden hangisinin önemini vurgulamıştır?

a)

A) Felsefi bilginin

b)

B) Gerçeğin bilgisinin

c)

C) Doğaya uygun yaşamanın

d)

D) Sürekli olarak hayatı sorgulamanın

e)

E) Gerçekçi amaçlar için çabalamanın

32.

Aristoteles’e göre, “gerçekten var olanlar” tek tek şeylerdir: Şu kalemdir, bahçedeki vişne ağacıdır... Yoksa gördüğümüz idealar değildir. Ancak bilgi, tümelin bilgisidir; duyumun bize bildirdiği tek tek şeyleri ya da olayları bir kavram altında toplamak, mantıksal çıkarımlarla işleyerek bilgiye dönüştürmek aklın görevidir.

Aristoteles’in bu görüşlerinden yola çıkılarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

a)

A) Asıl gerçeklik nesnelerin içinde saklıdır.

b)

B) Asıl gerçeklik idealardır.

c)

C) Akıl, bilgi edinmek için gerekli güce ve yetiye sahiptir.

d)

D) Tekil olan şeylerden tümelin bilgisine akılla ulaşılır.

e)

E) Bilginin nesnesi olan unsurlar bu dünyanın içindedir.

33.

Sokrates’e göre erdem ve bilgi aynı şeydir; doğru davranış ancak doğru bilgiyle mümkündür. Ahlaklı olmak için iyiyi bilmek gerekir. Kimse bilerek kötülük etmez. Kötülük bilgi eksikliğinden kaynaklanır.

Sokrates’in bu görüşlerine dayanarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

a)

A) Erdem gelip geçici bir bilgidir.

b)

B) Deneyimsel bilgi erdemin kaynağıdır.

c)

C) Kötülük olmadan iyiliğin değeri yoktur.

d)

D) İnsanın erdemli olmasının temelinde bilgi vardır.

e)

E) Kötülük de iyilik gibi insanın seçimlerine bağlı olarak ortaya çıkar.

34.

Aristoteles’e göre varlığa ilişkin bilgiyi elde ederken duyular ve akıl yürütme önemlidir. Bilinen şey, duyuları etkileyen form almış maddelerdir. Nesnelere ait duyusal veriler akıl yürütmeler yoluyla bir kavramla ilişkilendirilir ve nesnelere ait kategoriler yoluyla bilgi elde edilmiş olur.

Bu parçadan hareketle Aristoteles’in bilgi konusunda aşağıdaki görüşlerden hangisini savunduğu söylenebilir?

a)

A) “Bilginin kaynağı deneye dayalı olgusal dünyadır.” diyen pozitivizmi

b)

B) “Kesin ve değişmez bilgiye sezgi aracılığıyla ulaşılır.” diyen entüisyonizmi

c)

C) “Fayda sağlayan bilgi doğru bilgidir.” diyen pragmatizmi

d)

D) “Görünenlerin içinde bulunan öz doğru bilgidir.” diyen fenomenolojiyi

e)

E) “Zorunlu, kesin ve genel- geçer bilgilere akıl yoluyla ulaşılır.” diyen rasyonalizmi

35.

Protagoras’a göre “insan her şeyin ölçüsüdür.” Buradaki insan bireysel insandır ve bu bireysel insanın algıları doğru ve yanlışın belirleyicisi olmaktadır. Bireysel algıları temele alan Protagoras için ahlaki alanda da bir görelilik söz konusu olmaktadır.

Buna göre aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

a)

A) İnsan ahlaki değerleri toplumda hazır olarak bulur.

b)

B) Nesnel ve evrensel bir iyi söz konusu olamaz.

c)

C) Ahlak alanında rölatif ilkeler olamaz.

d)

D) İnsan algısı mutlak iyiyi kavrayabilir.

e)

E) Ahlaki yargılar bilgiyle belirlenir.

36.

Platon “Asıl gerçeklik idealardır.” derken aynı zamanda aşağıdakilerden hangisini ifade etmek istemiştir?

a)

A) Bilginin imkansız oluşunu

b)

B) Bilginin kaynağının duyular olduğunu

c)

C) Her şeyin, sürekli değiştiğini

d)

D) Duyularımızın bizi yanılttığını

e)

E) Bilginin kaynağının sezgi olduğunu

37.

Aristoteles “Nikomakhos’a Etik” adlı eserinde şöyle der: “O halde erdem tercihlere ilişkin bir huy; akıl tarafından ve aklı başında bir insanın belirleyebileceği, bizle ilgili olarak ortak alanda bulunma huyudur. Bu bir aşırılık, öteki eksiklik olan iki kötülüğün ortasıdır. Kötülük etkilenimlerde ve eylemlerde gerekenden aşırısı ya da eksikliğidir. Erdem ise ortayı bulmadır.”

Buna göre Aristoteles için erdem aşağıdakilerden hangisidir?

a)

A) Deneyim kazanma

b)

B) Hak peşinde koşma

c)

C) Tutarlı olma

d)

D) Ölçülü olma

e)

E) Bencil olma

38.

Sokrates’in annesi doğum yaptıran bir ebedir. Annesi hakkında: “Annem nasıl var olan bir bebeğin dünyaya gelmesine yardımcı oluyorsa, bilgilerin ortaya çıkışı da buna benzer. Örneğin bir öğretmen öğrencisine yeni bir şey öğretmez, ancak onun aklında var olan bilgilerin açığa çıkarılmasına yardımcı olur.” der.

Parçada bilginin ortaya çıkışı ile anlatılmak istenen temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

a)

A) Bilgiler doğuştandır ve sorgulatma yöntemiyle ortaya çıkarılır.

b)

B) Bilgilerimizi deneyimle sonradan elde ederiz.

c)

C) Bilgilerimizin kaynağı beş duyu organımızdır.

d)

D) Bilgiyi, insan istemese de çevreden edinir.

e)

E) Yaşamın her anında bilgi üretimi devam eder.

39.

Platon ünlü mağara öğretisinde dünyadaki varlıkları, ideaların yansıyan gölgeleri olarak tasarlar. O’na göre dünyanın maddi ve bireysel varlıkları eksik, yetersiz ve olumsuz özelliklere sahip oldukları için asıl varlık olamazlar.

Buna göre Platon’un idealar öğretisi ile ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisine ulaşılamaz?

a)

A) Deney ve tecrübelerle fark edilirler.

b)

B) İlk varlık oldukları için değişmezler.

c)

C) Soyut yapıdadırlar.

d)

D) Zihinsel alanda yer alırlar.

e)

E) Asıl gerçek varlıklardır.

40.

Platon’a göre güzel, her şeyden önce düşünülür dünyada ya da aşkın dünyada var olan bir kendinde şeydir. Bu dünyadaki bütün göreli güzellikler kaynağını güzel ideasından alır.

Buna göre Platon’un güzel anlayışı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

a)

A) Güzelliğin mutlak bir kavram olduğu

b)

B) Gerçek güzelin idealar dünyasında olduğu

c)

C) Duyusal dünyadaki varlıkların kaynağını düşünülür dünyadan aldığı

d)

D) İçinde yaşadığımız dünyada güzelliğin sürekli değiştiği

e)

E) Birbirine benzeyen her kendinde şeyin güzel olduğu