Font size
WorksheetsYAZILI SINAV - TÜRKÇE - A1
Total questions: 53
Worksheet time: 1hrs 20mins
Ali: Merhaba günaydın, nasılsın?
Beyza: ............, sen nasılsın?
Ali: iyiyim çok şükür, ...........?
Beyza: Türküm. Sen nerelisin?
Ali: Endonezyalıyım.
fena değil / nerelisin?
iyiyim / nereli?
çok kötü / nereli?
nasılsın / nerelisin
apakah ini lemarimu?
lemari (dolap)
bu senin dolabın mı?
şu senin dolabın mı?
bu senin dolapın mı?
bu senin dolabın mi?
besok kamu pergi ke mana?
pergi (gitmek)
yarın nereye gidiyorsun?
yarın nereye gitiyorsun?
yarın nerede gidiyorsun?
nereye gityorsun yarın?
senin ad...... ne?
ad (nama)
adın
adin
adun
adün
benim yastık(....)
yastık (bantal)
yastığım
yastıkım
yastığim
yastığum
benim telefon(....) ve senin telefon(....)
telefon (telepon/HP)
telefonum / telefonun
telefonun / telefonum
telefonu / telefonumuz
telefonunuz / telefonları
onun çanta(....) / bizim çanta(.....)
çanta (tas)
çantası / çantamız
çantamız / çantası
çantam / çantaları
çantasi / çantamiz
apakah itu rumah mereka?
rumah (ev)
şu onların evleri mi?
bu onların evleri mi?
o onların evlerı mı?
şu onlar evleri mi?
cas hp kalian di mana?
cas hp ( telefon şarjı)
sizin telefon şarjınız nerede?
sizin telefon sarjı nerede?
siz telefon şarjınız nerede?
sizin telefon şarjları nerede?
itu bukan mukena kita
mukena (namaz elbisesi)
o bizim namaz elbisesimiz değil
o bizim namaz elbisesimiz
o bizim namaz elbisesimiz mi?
o bizim namaz elbisesimiz değil mi?
warna celana panjang
warna (renk)
celana panjang (pantolon)
pantolon rengi
pantolon renk
pantolon reng
rengi pantolon
warna matanya sangat indah
mata (göz)
warna (renk)
sangat (çok)
indah (güzel)
onun göz rengi çok güzel
onun göz renk çok güzel
onun göz rengi güzel çok
onun göz renki çok güzel
bisakah kamu datang ke sini?
datang (gelmek)
buraya gelebilir misin?
buraya gelebilirsin
oraya gelebilir misin?
şuraya gelebilir misin?
kamu bisa datang besok, kan?
datang (gelmek)
besok (yarın)
bisa (-abilir-ebilir)
yarın gelebilirsin değil mi?
yarın gelebilirsin
yarın gelemezsin
yarın gelemezsin değil mi?
dia tidak bisa berkata bohong
yalan söylemek (berkata bohong)
o yalan söyleyemez
o yalan söyleyebilir
o yalan söyleyemez değil mi?
o yalan söyleyemez mi?
kita tidur di ruang tamu malam ini
tidur (uyumak)
malam ini (bu akşam)
ruang tamu (salon)
biz bu akşam salonda uyuyoruz
biz bu akşam salona uyuyoruz
biz bu akşam salondan uyuyoruz
biz bu akşam salonda uyuyor muyuz?
sekarang jam 09.15
sekarang (şimdi)
jam (saat)
şimdi saat dokuzu çeyrek geçiyor
şimdi saat dokuza çeyrek var
şimdi saat dokuz on beş geçiyor
şimdi saat dokuzu on beş geçe
kamu pergi ke kantor pagi ini di jam 07.00
pergi (gitmek)
kantor (ofis)
pagi ini (bu sabah)
sen bu sabah saat yedide ofise gidiyorsun
sen bu sabah saat yediden ofise gidiyorsun
sen bu sabah saat yedide ofisten gidiyorsun
sen bu sabah saat yedide ofise gitiyorsun
siapa nama temanmu?
teman (arkadaş)
nama (ad)
arkadaşının adı ne?
arkadaşının adı kim?
arkadaşın adı ne?
arkadaşın adı kim?
Merhaba, tanıtayım benim ad(.....) Leyla. Ben otuz yaşında (....). Ben bir öğretmen(.....). İstanbul(....) yaşıyor(....). Benim bir tane abla(....) var ve bir tane kuçuk erkek kardeş(....) var. Ablam(....) ad(.....) Deniz ve erkek kardeşim(....) ad(....) Can. Benim aile(....) başka bir şehirde yaşıyor(....). Babam polis ve annem ev hanımı. Babam altmış beş yaşında ve annem altmış üç yaşında. Ben ailemi çok sev(......)
ben koy(.......) / sen koy(......)
koymak (meletakkan)
koyuyorum / koyuyorsun
koyuyorsun / koyuyorum
koyuyor / koyuyorsunuz
koyuyorlar / koyuyoruz
saya tidak bangun terlambat
bangun (kalkmak, uyanmak)
terlambat (geç)
ben geç kalkmıyorum
ben geç kalkıyorum
ben geç kalkıyor muyum
ben geç kalkmıyor muyum
dia tidak suka warna merah muda
suka (sevmek)
warna (renk)
merah muda (pembe)
o pembe rengi sevmiyor
o pembe renki sevmiyor
o pembe renk sevmiyor
o pembe reng sevmiyor
kalian makan apa?
makan (yemek yemek)
siz ne yemek yiyorsunuz
siz ne yemek yemiyorsunuz
siz yemek yiyorsunuz
siz yemek yemiyor musunuz
di masa depan mereka mau jadi apa?
menjadi (olmak)
mau, ingin (istemek)
masa depan (gelecek)
onlar gelecekte ne olmak istiyorlar
onlar gelecek ne olmak istiyorlar
onların geleceği ne olmak istiyorlar
onlar gelecekten ne olmak istiyorlar
apakah kita tidak pergi ke pantai?
pantai (sahil)
pergi (gitmek)
biz sahile gitmiyor muyuz?
biz sahile gitmiyoruz
biz sahile gidiyor muyuz?
biz sahile gitmiyoruz değil mi?
apakah kamu tidak ingin coklat ini?
coklat (çikolata)
ingin, mau (istemek)
bu çikolatayı istemiyor musun?
bu çikolata istemiyor musun?
bu çikolatayı istemiyorsun
bu çikolatayı istiyor musun?
sampul buku
sampul (kapak)
buku (kitap)
kitap kapağı
kitap kapak
kitab kapağı
kapak kitabı
Warna rumah Rara
warna (renk)
rumah (ev)
Rara'nın evinin rengi
Rara'nın evin rengi
Rara'nın ev rengi
Rara evinin rengi
bagaimana rasa masakan itu?
masakan, makanan (yemek)
rasa (tat)
bagaimana (nasıl)
şu yemeğin tadı nasıl?
şu yemek tat nasıl?
şu yemek tadı nasıl?
şu yemeğin tadi nasıl?
kita berenang di kolam renang
kolam renang (yüzme havuzu)
berenang (yüzmek)
biz yüzme havuzunda yüzüyoruz
biz yüzme havuzuna yüzüyoruz
biz yüzme havuzundan yüzüyoruz
biz yüzme havuzu yüzüyoruz
rasa makanan ini sangat pedas
pedas (acı)
makanan (yemek)
rasa (tat)
bu yemeğin tadı çok acı
bu yemeğin tadı acı
bu yemek tat çok acı
bu yemeğin tadi çok acı
kamu baik-baik saja, kan?
sen iyisin değil mi?
sen iyi değil mi?
sen iyi değilsin
sen iyi değilsin değil mi?
sampai jumpa minggu depan
haftaya görüşürüz
haftada görüşürüz
haftadan görüşürüz
haftaya görüşmüyoruz
sampai bertemu kembali tahun depan
seneye tekrar görüşürüz
senede tekrar görüşürüz
seneye tekrar görüşmüyoruz
seneye görüşüruz
sampai jumpa lima hari kemudian
beş gün sonra görüşürüz
beş gün görüşürüz
beş günde görüşürüz
beş gün sonra görüşmüyoruz
saya senang bertemu denganmu
memnun oldum
memnun oldu
memnum oldun
memnum oldular
saya senang berkenalan denganmu
tanıştığımıza memnun oldum
tanıştığımıza memnun olmadım
tanıştığımıza memnun oldum mu?
tanıştığımıza memnun olmadım mı?
rumahku di lantai ke-5
lantai (kat)
rumah (ev)
benim evim beşinci katta
benim evim beşıncı katta
benim evim beşuncu katta
benim ev beşinci katta
apakah kamu bisa membantu saya?
membantu (yardım etmek)
bana yardım edebilir misin?
bana yardım edebilirsin
bana yardım edebilirsin misin?
bana yardım edebilirsin mi?
mereka melihat kalian
melihat (görmek)
onlar seni görüyorlar
sen onları görüyorsun
onlar sen görüyorsun
onları seni görüyorlar
saya sedang berbaring saat ini
saat ini (şuanda)
berbaring (yatmak)
şuanda yatıyorum
şuanda yatıyorsun
şuanda yatmıyorum
şuanda yatıyor muyum
saya sedang shalat ashar
shalat ashar (ikindi namazı)
shalat (namaz kılmak)
ikindi namazı kılıyorum
ikindi namazı kılıyorsun
ikindi namazı kılmıyorum
ikindi namazı kılıyor muyum
saya sedang shalat
shalat (namaz kılmak)
ben namaz kılıyorum
ben namaz kılıyor
ben namaz kılıyorsun
ben namaz kılıyorlar
sebelum tidur, saya berdoa
berdoa (dua etmek)
tidur (uyumak)
ben uyumadan önce dua ediyorum
ben uyuduktan sonra dua ediyorum
ben uyumadan dua ediyorum
ben uyudan önce dua ediyorum
setelah makan, saya mencuci tangan saya
mencuci tangan (el yıkamak)
makan (yemek yemek)
ben yemek yedikten sonra elimi yıkıyorum
ben yemek yemeden önce elimi yıkıyorum
ben yemek yedıktan sonra elimi yıkıyorum
ben yemek yedükten sonra elimi yıkıyorum
kita pulang dari kantor pada pukul lima sore
pulang (dönmek)
kantor (ofis)
sore (akşam)
biz akşam saat beşte ofisten dönüyoruz
biz akşam saat beşte ofiste dönüyoruz
biz akşam saat beşe ofisten dönüyoruz
biz akşam saat beşte ofise dönüyoruz
burası / şurası / orası
di sini / di situ / di sana
di sini / di sana / di situ
di situ / di sini / di sana
di sana / di situ / di sini
sepupumu umur berapa tahun?
sepupu (kuzen)
kuzenin kaç yaşında?
kuzenin kaç yaşındasın?
kuzen kaç yaşında?
kuzenin yaşında?
kalian tidak sedang makan / kalian tidak punya makanan
siz yemek yemiyorsunuz / sizin yemeğiniz yok
siz yemek yemiyorsunuz / sizin yemeğiniz var
siz yemek yemiyorsunuz / siz yemek yok
siz yemek yiyorsunuz / sizin yemeğiniz yok
apakah ada kulkas di rumah?
evde buzdolabı var mı?
evde buzdolabı yok mu?
evde buzdolabı var
evde buzdolabı var değil mi?
mereka sedang membaca majalah, bukan koran
majalah (dergi)
koran (gazete)
membaca (okumak)
onlar dergi okuyorlar, gazete değil
onlar dergi okumuyorlar, gazete
onlar gazete okuyorlar, dergi değil
onlar dergi okuyorlar mı? gazete mi?
kalian memasak di dapur, bukan di kamar mandi
memasak (pişirmek)
kamar mandi (banyo)
dapur (mutfak)
siz mutfakta pişiriyorsunuz, banyoda değil
siz mutfakta pişirmiyorsunuz, banyoda
siz mutfağa pişiriyorsunuz, banyoda değil
siz mutfaktan pişiriyorsunuz, banyodan değil
