wayground logo

Free Printable Worksheets

NEW

Font size

S
M
L
XL
Worksheets

Murathan Mungan'ın "Sır Kâtibi", Heidegger ve varoluşçuluk hk.

Total questions: 24

Worksheet time: 12mins

Name
Class
Date
1.

Murathan Mungan’ın "Sır Kâtibi" öyküsünün de dahil olduğu minimal hikâye (küçürek öykü) türünün temel özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

a)

Betimlemelerin uzun ve detaylı tutularak okuyucuda sinematografik bir etki yaratılması

b)

Şiirdeki gibi bir sözcük ekonomisi sağlanarak damıtılmış ve yoğun bir anlatım oluşturulması

c)

Karakterlerin psikolojik tahlillerinin, olay örgüsünün önüne geçecek şekilde genişletilmesi

d)

Genellikle toplumsal gerçekçi bir anlayışla, siyasi mesajların doğrudan verilmesi

e)

Hikâyenin sonunun mutlaka mutlu bitmesi ve didaktik bir öğüt içermesi

2.

Kibrit Çöpleri kitabının adlandırması ile insan ömrü arasında kurulan metaforik ilişki, aşağıdakilerden hangisinde en doğru şekilde ifade edilmiştir?

a)

Kibrit çöpleri, insanların toplumsal hayattaki bir örnekliğini ve sıradanlığını temsil eder.

b)

Kibritin yanması insanın tutkularını, sönmesi ise hayal kırıklıklarını simgeler

c)

Kibritler bir kutu içinde birliktedir, bu da insanların yalnız yaşayamayacağını gösterir.

d)

Kibrit çöpünün var olma süresi (yanması ve bitmesi), insanın doğum ile ölüm arasındaki kısa ömrüne benzer.

e)

Yanmış kibrit çöpleri, yaşanmış tecrübelerin artık değersiz olduğunu anlatır.

3.

"Sır Kâtibi" öyküsünde geleneksel anlamda padişahların gizli yazışmalarını yöneten görevli anlamındaki "sır kâtibi" kavramı, yazar tarafından nasıl tersyüz edilmiştir?

a)

Kâtip, sırları saklamak yerine onları halka ifşa eden bir devrimciye dönüşmüştür.

b)

Sır kavramı, dinî bir terim olan Münker ve Nekir meleklerinin kayıt tutmasıyla ilişkilendirilmiştir.

c)

Metin aslında bir sırrın olmadığını, ölümden sonra sadece hiçlik olduğunu vurgulayarak kavramı boşa düşürür.

d)

Kâtip, padişahın değil kendi içsel dünyasının sırlarını yazan bir günlük yazarına dönüşmüştür.

e)

Sır kâtibi, Osmanlı tarihinden koparılarak modern bir bürokrat olarak resmedilmiştir.

4.

Metinde geçen "İnsanlara ağır gelen gerçeklerdir, sırlar değil." ifadesi Lacan’ın hangi kavramsal üçlemesiyle açıklanabilir?

a)

Gerçek - İmgesel - Simgesel

b)

İd - Ego - Süperego

c)

Tezahür - Numen - Fenomen

d)

Efendi - Köle - Sentez

e)

Bilinç - Bilinçdışı - Ön Bilinç

5.

Öyküdeki "Al beni başkalarına ver. Unutma, sır başkalarına vermek içindir." cümlesinde "başkaları" ile kastedilen muhtemel unsur ve bu eylemin amacı nedir?

a)

Padişah ve devlet erkânıdır; amaç devletin bekasını sağlamaktır.

b)

Okuyucudur; metin okura sunularak sırrın (ölümden sonrasının hiçlik olduğu gerçeğinin) paylaşılmak için olduğu ima edilir.

c)

Tanrı'dır; sırların nihai sahibi o olduğu için emanet edilir.

d)

Aile bireyleridir; miras yoluyla sırrın aktarılması hedeflenir.

e)

Psikanalisttir; sırrın çözülmesi için profesyonel yardım aranır.

6.

Heidegger’e göre "Dasein" kavramının en temel özelliği nedir?

a)

Düşünen bir özne (ego) olarak var olması

b)

Tanrı tarafından yaratılmış bir kul olması

c)

"Orada-olan" varlık olarak varoluşunu mesele edinen ve dünyaya fırlatılmış olması.

d)

Toplumsal normlara tam uyum sağlayan bir vatandaş olması

e)

Sadece biyolojik içgüdüleriyle hareket eden bir canlı olması

7.

Heidegger felsefesinde "korku" ile " kaygı" (Angst) arasındaki temel fark nedir?

a)

Korku geleceğe yöneliktir, kaygı geçmişe yöneliktir.

b)

Korkunun nesnesi bellidir ve dünyadadır; kaygının nesnesi belirsizdir.

c)

Korku hayvanlarda da bulunur, kaygı sadece tanrılarda bulunur.

d)

Korku cesaretle yenilebilir, endişe ilaçla tedavi edilmelidir.

e)

Korku fizikseldir, endişe tamamen hayal ürünüdür.

8.

Kierkegaard’a göre "iman", Hegel’in rasyonel sisteminin aksine nasıl bir nitelik taşır?

a)

Akılla tam bir uyum içindedir ve mantıksal olarak kanıtlanabilir.

b)

Tarihsel bir süreç içinde evrimleşerek mutlak bilgiye ulaşır.

c)

Toplumsal ahlak kuralları (etik) ile birebir örtüşür.

d)

Estetik bir haz alma biçimidir.

e)

İrrasyoneldir (akla aykırıdır), bir paradokstur ve "saçma"ya rağmen yapılan bir sıçramadır.

9.

Heidegger’in "ölüme-doğru-varlık" kavramı, insanın ölümüyle ilişkisini nasıl tanımlar?

a)

Ölüm, Dasein’ın en şahsi, devredilemez ve aşılamaz olanağıdır; yaşamı anlamlandıran temeldir.

b)

Ölüm, yaşamın sonunda gelen ve kaçınılması gereken üzücü bir olaydır.

c)

İnsan öldükten sonra ruhu sonsuzluğa kavuşur.

d)

Ölüm, tıbbi bir başarısızlıktır ve teknolojiyle yenilmelidir.

e)

Ölüm sadece başkalarının başına gelen bir olaydır, beni ilgilendirmez.

10.

Sartre’ın "Varoluş özden önce gelir" ilkesi ne anlama gelmektedir?

a)

Toplumsal koşullar bireyin kimliğini tamamen belirler, özgürlük yoktur.

b)

İnsan önce zihinde bir fikir olarak tasarlanır, sonra yaratılır.

c)

İnsanın değişmez bir doğası vardır, yaşamı buna göre şekillenir.

d)

İnsan önce dünyaya gelir (var olur), sonra seçimleriyle kendi özünü/kimliğini yaratır.

e)

Biyolojik özelliklerimiz (özümüz) kaderimizi belirler.

11.

Lacan’ın "Borromeo Düğümü" metaforunda halkalardan biri kesildiğinde ne olur?

a)

Diğer iki halka birbirine daha sıkı bağlanır.

b)

Kesilen halka kendini onarır.

c)

Özne psikozdan kurtulup nevroza geçer.

d)

Sadece İmgesel alan zarar görür, diğerleri kalır.

e)

Sistem çöker ve üç halka da birbirinden ayrılır (serbest kalır).

12.

Lacan’a göre "Gerçek" (The Real) alanının temel özelliği nedir?

a)

Simgeselleştirilemeyen, tahammül edilemez, sert ve travmatik olandır.

b)

Dille ifade edilebilen, sembolleştirilebilen dünyadır.

c)

Aynada gördüğümüz bütünlüklü beden imgesidir.

d)

Toplumsal kurallar ve yasaların olduğu alandır.

e)

Rüyalarımızda gördüğümüz anlamlı hikâyelerdir.

13.

"Büyük Öteki" (Big Other) kavramıyla ilgili olarak Slavoj Zizek, Lacan’ı takip ederek neyi iddia eder?

a)

İnsanlar Büyük Öteki olmadan asla iletişim kuramazlar.

b)

Büyük Öteki yoktur; o, tutarsız ve arızalı bir mekanizmadır, bir kurgudur.

c)

Büyük Öteki, bireyin içindeki biyolojik dürtülerdir.

d)

Devlet ve Yasa, Büyük Öteki'nin kusursuz temsilcileridir.

e)

Büyük Öteki, her şeyi gören ve bilen, mutlak bir Tanrı gibidir.

14.

Renata Salecl’ın Cehalet Tutkusu kitabı bağlamında bireylerin genetik test sonuçlarını veya gelecekteki hastalıklarını öğrenmek istememeleri nasıl açıklanır?

a)

Bilimsel verilere güvenmemeleriyle.

b)

Masrafların çok yüksek olmasıyla.

c)

Travmatik "Gerçek" ile karşılaşmaktan kaçınmak ve kaygıyla baş etmek için bir savunma mekanizması olarak.

d)

Kaderci bir anlayışla dini inançlarına sığınmalarıyla.

e)

Doktorların yetersiz bilgilendirme yapmasıyla.

15.

Lacan'ın "ayna evresi" (mirror stage) kavramı, "İmgesel" düzenin oluşumunda nasıl bir rol oynar?

a)

Çocuk henüz parçalı olan bedenini aynada bütünlüklü bir "imge" olarak görür ve bu imgeyle (narsistik) özdeşleşir.

b)

Çocuk dil kullanmaya başlar ve babanın yasasını kabul eder.

c)

Çocuk anneden tamamen koparak toplumsal hayata karışır.

d)

Çocuk biyolojik ihtiyaçlarını (Gerçek) doğrudan tatmin eder.

e)

Çocuk ahlaki değerleri öğrenmeye başlar.

16.

Nietzsche’nin "nihilizm" tanımı bağlamında "Tanrı öldü" sözü neyi ifade eder?

a)

Ateizmin zaferini ve dinlerin yasaklanması gerektiğini.

b)

Biyolojik bir varlık olarak Tanrı'nın yaşamının son bulduğunu.

c)

Hiçbir değerin (dini, ahlaki, metafizik) artık nihai/mutlak bir temele sahip olmadığını ve üstün değerlerin değersizleştiğini.

d)

İnsanların artık tamamen kuralsız ve kaotik bir yaşam sürmesi gerektiğini.

e)

Bilimin her şeyi açıkladığını ve felsefeye gerek kalmadığını.

17.

Deleuze ve Guattari’nin "Anti-Oedipus"ta psikanalize yönelttikleri temel eleştiri ve önerdikleri "arzu" kavramı nasıldır?

a)

Arzu, sadece cinsel dürtülerden ibarettir ve bastırılmalıdır.

b)

Arzu, Tanrı'ya ulaşma çabasıdır.

c)

Arzu, eksiklikten (lack) doğar ve tatmin edilmesi gerekir; Oedipus evrenseldir.

d)

Arzu, bir eksiklik değil, bizzat "üretim"dir (arzulama-üretimi); Oedipus ise arzuyu aile üçgenine hapseden bir kısıtlamadır.

e)

Arzu, Platonik bir ideadır ve ulaşılmazdır.

18.

Spinoza’ya göre "özgürlük" nerede yatar?

a)

İradenin her istediğini yapabilmesinde (keyfilik).

b)

Pasif duygulanımların (keder, korku), arzunun aktif duygulanımlarıyla (sevinç, anlama) ikame edilmesinde.

c)

Ölümden korkarak tedbirli davranmakta.

d)

Toplumdan tamamen izole bir yaşam sürmekte.

e)

Tanrı'nın emirlerine körü körüne itaat etmekte.

19.

Hegel’in "Efendi-Köle Diyalektiği"nde bilinçlerin ölümüne mücadelesinin asıl amacı nedir?

a)

Öteki tarafından özbilinç olarak tanınmak

b)

Rakibini fiziksel olarak yok edip mallarına el koymak.

c)

Köleyi çalıştırarak ekonomik kazanç sağlamak.

d)

Tanrı'nın takdirini kazanmak.

e)

Doğaya hükmettiğini kanıtlamak.

20.

Nietzsche’nin "Köle Ahlakı" kavramı neyi ifade eder?

a)

Güçsüzlerin, sahip olamadıkları güç ve yaşam enerjisini (hınç/ressentiment ile) "kötü" olarak etiketleyip, kendi zayıflıklarını "iyi/erdem" olarak yüceltmeleri.

b)

Kölelerin efendilerine isyan ederek iktidarı ele geçirmesini.

c)

Hristiyanlığın özünde insanı özgürleştiren tek din olması.

d)

Sadece Antik Yunan'da görülen bir sınıfsal yapıyı.

e)

Efendilerin kölelere merhamet göstermesi gerektiğini.

21.

"Sır Kâtibi" öyküsünde geçen "Sır yoktur... Yalnızca ölünmüş olur... Hiçlik" ifadesi, Heidegger'in hangi görüşüyle örtüşmektedir?

a)

Ölüm Dasein'ın varoluş biçimidir. Varlığın temeli hiçliktir.

b)

Varlığın temeli maddedir.

c)

Ölümden sonra ruh göçü vardır.

d)

İnsan ölümü düşünmemeli, ana odaklanmalıdır (Hedonizm).

e)

Hiçlik, Tanrı'nın varlığının kanıtıdır.

22.

Aşağıdaki filozoflardan hangisi, "Ben" (Ego) kavramını "Dasein" (Orada-Olan) kavramıyla değiştirerek felsefede bir "Ben cinayeti" işlemiştir?

a)

Descartes

b)

Kant

c)

Husserl

d)

Heidegger

e)

Sartre

23.

"Aşk cehaletle başlar." sözü (Salecl ve Lacan bağlamında) ne anlama gelir?

a)

İnsanlar eğitimsiz kişilere daha kolay aşık olur.

b)

Aşk, karşı tarafı tam olarak tanımadığımızda, onda var olduğunu varsaydığımız "fazla"yı (fantaziyi) sevmemizdir.

c)

Cehalet mutluluktur, aşıklar birbirini sorgulamamalıdır.

d)

Âşık olunca beynimizdeki mantık merkezleri çalışmaz.

e)

Sırlar ilişkileri bozar, her şey şeffaf olmalıdır.

24.

Deleuze ve Guattari’ye göre "Organsız Beden" (Body without Organs) nedir?

a)

Fiziksel olarak organları alınmış bir insan bedeni.

b)

Kapitalizmin insanı dönüştürdüğü robotik yapı.

c)

Arzunun serbestçe aktığı, organizasyonun (organizmanın) ve hiyerarşinin dayattığı sınırlara direnen sanal bir yoğunluk yüzeyi.

d)

Ölümden sonra çürüyen beden.

e)

Tıbbi bir kadavra.