
ÇAĞDAŞ TÜRK VE DÜNYA TARİHİ
Presentation
•
History
•
University
•
Hard
efe sallapa
Used 3+ times
FREE Resource
94 Slides • 0 Questions
1
ÇAĞDAŞ TÜRK VE DÜNYA TARİHİ
cbuegitim.com
2
XIX. yüzyılda Avrupa’nın durunu nasıldı? Avrupa’da hangi anlayış hâkimdi
XIX. yüzyılda Avrupa teknolojik, iktisadi ve kültürel alanda daha önce hiç olmadığı kadar güçlüydü. Bu dönemde Avrupa kıtası diğer kıtalara egemen durumdaydı. Döneme güçlü olanın hayatta kalması gerektiğini savunan, gücü kutsayan bir anlayış hâkimdi. Bu anlayışa sahip Avrupa, dünyayı 1914 ile 1918 yılları arasında gerçekleşen küresel bir savaşa sürükledi.
3
I. Dünya Savaşının sebepleri nelerdir?
Ekonomik rekabet, sömürge yarışı,
Milliyetçilik akımı,
Silahlanma yarışı,
Sömürgecilik yarışından doğan bloklaşma,
Devletlerarası özel sorunların [Alsace-Lorraine (Alsas-Loren)],
4
I. Dünya Savaşının sonuçları nelerdir?
Osmanlı Devleti, Almanya, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ve Rusya yıkılmış, toprakları üzerinde .(Polonya, Çekoslovakya, Yugoslavya, Estonya, Litvanya vb) yeni milli devletler kurulmuştur.
Milletler Cemiyeti (Cemiyet-i Akvam) kurulmuştur,
“Manda-Himaye Yönetimi” ortaya çıkmıştır
Rusya’da Komünizm, İtalya’da Faşizm, Almanya’da Nazizm (Nasyonal Sosyalizm) gibi baskıcı (totaliter) rejimler ortaya çıkmıştır.
“Ortadoğu” yeni sömürge alanı olarak ön plana çıkmıştır,
“Azınlık Sorunları” ortaya çıkmıştır.
5
I. Dünya Savaşında ve sonrasında hangi önemli gelişmeler ortaya çıkmıştır?
Savaş endüstrisinin hızlı gelişmesi,
Tank, savaş gemisi, bombardıman uçakları ve kimyasal silahların kullanılması,
NOT: Tank, kimyasal silahlar ve denizaltı ilk kez I. Dünya Savaşı’nda kullanılmıştır.
NOT: Kimyasal silah kullanımı Sivil Savunma Örgütleri’nin kurulmasına yol açmıştır
6
I. Dünya Savaşında ve sonrasında hangi önemli gelişmeler ortaya çıkmıştır?
Dünya petrol tüketiminin artması, özellikle Ortadoğu pertrollerinin önem kazanması ve büyük devletlerin çıkar çatışması
Paris Barış Konferansı’nda, büyük devletlerarasında ortaya çıkan fikir ayrılıkları devam etmesi,
ABD’nin izlediği Yalnızlık Politikası, onu her türlü uluslararası iş birliğinden uzaklaştırmıştır. Almanya ile imzalanan Versailles (Versay) Antlaşması, Avrupa’da oluşan sorunları çözmek yerine yeni sorunların da ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır.
7
I. Dünya Savaşında ve sonrasında hangi önemli gelişmeler ortaya çıkmıştır?
Almanya ile imzalanan Versailles (Versay) Antlaşması, Avrupa’da oluşan sorunları çözmek yerine yeni sorunların da ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır.
İkinci Dünya Savaşı, 1919 Paris Barış Konferansı’nın çözemediği sorunlar nedeniyle Birinci Dünya Savaşı’nın devamı niteliğindedir.
İngiltere ve Fransa’nın egemenliğinde bulunan Milletler Cemiyeti kararlarıyla çözümlenmektedir.
8
I. Dünya Savaşında ve sonrasında hangi önemli gelişmeler ortaya çıkmıştır?
1929 Dünya Ekonomik Buhranı, Japonya (1931) ve Almanya’da (1933) savaş yanlısı ve fiilen saldırgan partilerin zafer kazanmasına neden olmuştur. Bu ekonomik buhranın baskısından çıkmak isteyen Almanya, İtalya ve Japonya dünyayı yeniden paylaşmak istemişlerdir.
Hâkim güç olan İngiltere ve Fransa, mevcut statükoyu korumaya yönelik politikalar üretmeye çalışırken; o Almanya silahlanmaya, o Japonya Mançurya’da ilerlemeye, o İtalya ise Habeşistan’ı işgale yönelik politikalarını hayata geçirmeye çalışmıştır.
9
II. Dünya Savaşı’nın nedenleri nelerdir
Dünya Savaşı’nın sonunda yapılan barış antlaşmalarındaki adaletsizlikler,
Savaş sonrası İtalya’nın taleplerinin İngiltere ve Fransa politikalarına uymaması,
1929 Ekonomik Buhranı’nın Avrupa ekonomisini çöküş aşamasına getirmesi,
Hitler’in iktidara gelişiyle değişen Alman dış politikası
Milletler Cemiyetinin yaptırım gücünden yoksun olması
10
Sömürgecilik ve Emperyalizm kavramları
Sömürgecilik: Bir devletin kendi ülkesinin sınırları dışında başka ulusları, devletleri, toplulukları siyasal ve ekonomik açıdan egemenliği altına alarak yayılmasıdır.
Emperyalizm: Bir devletin veya ulusun başka devlet veya ulusları kendi çıkarları doğrultusunda etkilemesidir. Emperyalizmde etkileyen devlet, etkilediği devletin kaynaklarından istifade eder.
11
Paris Barış Konferansının toplanış amacı nedir? Paris Barış Konferansı hakkında bilgi veriniz?
Toplanış amacı; I. Dünya Savaşı’nın galip devletleri ile mağlup devletleri arasında imzalanacak barış antlaşmalarının koşullarını hazırlamak ve Osmanlı Devleti’nin topraklarını yeniden paylaşmak için toplandı.
12
Paris Barış Konferansı
JAPONYA: Hedefi Uzak Doğu’daki Alman sömürgelerini ele geçirmek olan Japonya konferansta pasif bir rol oynadı.
İTALYA: İtalya’nın Fiume, Dalmaçya kıyıları ve bazı adalar ile ilgili talepleri kabul edilmedi. İtalya, tekliflerinin reddedilmesi üzerine konferansı terk etti. İtalya’nın konferansta bulunmadığı dönemde Yunanistan’ın Batı Anadolu’yu işgaline karar verildi
ABD: ABD Başkanı Wilson için bütün mesele, milletlerarası barışı tesis edecek Milletler Cemiyetinin kurulmasıydı
13
Paris Barış Konferansını
FRANSA: Fransa’nın bütün amacı, Almanya’nın hareket alanını daraltmak ve onu çökertmekti.
İNGİLTERE: İngiltere ise Alman donanmasını ortadan kaldırmak ve Almanya’nın tekrar Avrupa dengesini bozacak duruma gelmesini engellemek istedi.
14
Paris Barış Konferansının sonuçları
Wilson İlkeleri gereği Cemiyet-i Akvamın (Milletler Cemiyeti) kurulmasına karar verildi.
ABD, Monroe Doktrini adı verilen Yalnızlık Politikası çerçevesinde kendi kıtasına yöneldi ve cemiyete üye olmadı.
NOT: Paris Barış Konferansı’nda alınan karar doğrultusunda, dünya barışını sağlamak için 10 Ocak 1920’de Milletler Cemiyeti kurulmuştur.
15
Paris Barış Konferansının sonuçları
Konferansta Wilson İlkeleri kâğıt üzerinde kaldı ve uygulamada bunlara riayet edilmedi. Wilson İlkeleri’nde yer alan selfdeterminasyon (ulusların kendi kaderlerini belirlemeleri ilkesi) yaygın olarak benimsenmesine karşın sürekli ya da adaletli olarak uygulanmadı.
Savaş tazminatı, ismi değiştirilerek ‘’tamirat borcu’’ adı altında antlaşma maddelerine konuldu.
Yenilen devletlerden toprak alınmayacağına dair ilkeye de uyulmadı ve yenilen devletlerden topraklar alınarak başka ülkelere verildi.
16
Paris Barış Konferansının sonuçları
Sömürgeciliğin kaldırılmasıyla ilgili maddede yer alan karar da manda-himaye kavramına dönüştürülerek uygulandı. NOT: Wilson İlkeleri’nin “sömürgecilik yapılmayacak” maddesine karşı Manda ve Himaye fikri ilk kez Paris Barış Konferansı’nda ortaya atılmıştır.
Konferansta Osmanlı Devleti’nin paylaşımı ile ilgili konularda anlaşmazlığa düşülmesi, Osmanlı Devleti ile barış antlaşmasının yapılmasına engel oldu.
17
Paris Barış Konferansının sonuçları
Osmanlı Devleti ile imzalanacak barış antlaşmasının maddelerinin hazırlanması için İtalya’da Nisan 1920’de San Remo Konferansı toplandı.
Almanlarla Versay Antlaşması 28 Haziran 1919’da imzalandı.
NOT: Paris Barış Konferansı’nda İzmir ve çevresinin Yunanistan’a verilmesi, İtilaf Devletleri arasında ilk kez görüş ayrılıklarının ortaya çıkmasına neden olmuştur.
18
MONREO DOKTRİNİ” nedir
ABD Başkanı James Monroe tarafından 1823’te belirlenen dış politika ilkeleridir.
Avrupalı devletlerin, Amerika kıtasındaki sömürgecilik faaliyetlerini reddeder.
ABD, Avrupa devletlerinin siyasal Doktrini sorunlarına karışmaz.
ABD, Monroe Doktrini ile diplomaside “yalnızlık” politikasını benimsemiştir.
19
Birinci Dünya Savaşı sonunda Almanya ile imzalanan Versay Barış Antlaşması
Belçika’ya Eupen (Yupen), Malmedy (Malmedi) ve Moresnet (Moresne) verildi.
Fransa’ya Alsace-Lorraine (Alsas Loren) ve Saar (Sar) bölgesi verildi
Saar bölgesinde 15 yıl sonra plebisit (halk oylaması) yapılarak bölgenin kesin durumu tayin edilecekti
Polonya’ya, Poznan ile Batı Prusya verildi.
Danzig (Danzin) serbest şehir oldu.
Yukarı Silezya’da plebisit yapılacaktı.
20
Birinci Dünya Savaşı sonunda Almanya ile imzalanan Versay Barış Antlaşması
Almanya, Avusturya ile birleşmemeyi taahhüt etti ve Avusturya, Çekoslovakya ve Polonya’nın bağımsızlığını tanıdı.
Almanya bütün sömürge topraklarından vazgeçti. Sömürgeleri manda rejimi adı altında İngiltere, Fransa, Belçika ve Japonya arasında paylaştırıldı.
Almanya’da mecburi askerlik kaldırıldı ve Alman ordusu 100 bin kişi ile sınırlandırıldı.
Deniz kuvvetleri sınırlandırıldı. Almanya’nın denizaltı ve uçak yapması engellendi.
Almanya’nın tamirat borcu adı altında savaş tazminatı ödemesine karar verildi.
21
İki Dünya Savaşı arasındaki dönemde ortaya çıkan ideolojiler nelerdir?
Komünizm
Nasyonal Sosyalizm
Faşizm
22
Komünizm nedir?
Özel mülkiyete dayalı kapitalist sistem yerine sınıfsız, ortak mülkiyete ve servetin gereksinime göre bölüştürülmesine dayalı yaşamı amaçlayan toplumsal, ekonomik ve siyasi bir ideolojidir.
Toprak, doğal kaynaklar ve fabrikalar gibi üretim araçlarının özel kişilere değil, kolektif bir bütüne (uygulamada devlete) ait olduğu, bu üretim araçları ve insan emeği kullanılarak elde edilen zenginliğin ise insanların ihtiyaçlarına göre paylaşıldığı bir toplumsal düzen isteğine verilen addır.
Komünizm, genellikle Karl Marx'ın ve Friedrich Engels'in kaleme aldığı Komünist Parti Manifestosu (1847-1848) ile komünist ideolojinin kuralları ortaya konulmuştur.
23
Komünizmin uygulanma aşaması
Burjuva sınıfı yok edilerek proletarya (işçi)sınıfının hâkimiyeti sağlanacak,
Bunun sonucunda sosyalist düzen kurulacak ve böylece hedeflenen ideal komünist sistem gerçekleştirilecektir.
Komünistler yönetimi ele geçirirken isyan ve ihtilal gibi yasal olmayan yöntemleri tercih etmekte ve devleti ele geçirmek için her türlü yasa dışı mücadeleyi kabullenmektedir.
Komünizmin en bariz özelliği parlamenter sistemi ve çok partili rejimi reddetmesidir.
İlk olarak Ekim Devrimi ile 1917 yılında Rusya’da uygulanma imkânı bulan komünizme katkıda bulunanların başında Lenin ve Stalin gelir.
24
Sosyalizmin amaçları nelerdir?
Sermaye sahipleriyle işçiler arasındaki eşitsizliği giderme,
Servet ve refah farklarını ortadan kaldırma
Üretim araçlarını toplumun mülkiyetine geçirme,
Özel mülkiyet yerine kolektif mülkiyeti oluşturma,
Toplumda sınıf farklılıklarını ortadan kaldırma yer almaktadır.
25
Nasyonal Sosyalizm
İkinci Dünya Savaşı’ndan önce Almanya’da Nazi Partisi ve onun lideri Adolf Hitler tarafından uygulanan siyasi ve ekonomik sisteme nasyonal sosyalizm denir. Nazizme göre bireyin hayatındaki her şeyden yönetim sorumludur. Alman ırkı üstün kabul edilir ve ırklar arası evlilikler yasaktır.
Nasyonal sosyalizmin; I. Dünya Savaşı’ndan sonra Almanya’nın karşılaştığı yoksulluk ve işsizliğin bir sonucu olarak Nazi Partisi tarafından uygulanmıştır
26
Nasyonal Sosyalizm ve Nazizim
Nazi Partisi, 1918’de Alman İşçi Partisi olarak kurulmuş ve kısa süre sonra partinin adı Alman Sosyalist İşçi Partisi (NSDAP) olarak değiştirilmiştir. Totaliter (baskıcı) bir özelliğe sahiptir. 1933’te Adolf Hitler başbakanlığa getirilmiştir. Hitler, bir müddet sisteme dokunmamış, kendi kadrolarını devlet kademelerine getirmiştir. Sonrasında demokratik kurumların işlevselliğini yıkarak nasyonal sosyalizm düzenini yerleştirmiştir.
Nazizm: Adolf Hitlerin liderliğini yaptığı Nasyonel Sosyalist İşçi Partisinin genel ideolojisine verilen addır. Bu ideolojinin en belirgin özellikleri ırkçı, aşırı sağcı ve antisemitizmi (Yahudi düşmanlığı) savunmasıdır.
27
Nazi Partisi, siyasetini üç temel esas üzerinden belirlemiştir.
Temelde Alman ırkını üstün saymak
Çingene, Yahudi ve komünistlerin Almanya’daki varlığına son vermek
Versay Antlaşması’nın onur kırıcı etkilerini yok etmek
Nazizm, kitleleri peşinden sürüklemede faşizmin “Devlet ideal ve ebedîdir.” anlayışı yerine üstün ırk kavramını ön plana çıkarmıştır. Almanya’nın bu dönemdeki dış siyaseti Hayat Sahası’dır.
28
Hayat Sahası nedir?
Hayat Sahası: Adolf Hitler döneminde Almanya'nın geliştirdiği yayılmacı politikadır. Bu politikanın oluşturulmasının amacı, Alman topraklarının Alman ırkına yeterli olmayacağının, bu nedenle de Avrupa’ya yayılmanın gerekli olduğunun düşünülmesidir. Almanya dışında yaşayan bütün Almanları Alman sınırları içine almak ve Hayat Sahası politikasıyla Alman Devleti'nin gücünü en üst düzeye çıkarmak
29
Faşizm nedir?
Ulusun idaresini, gücünü tek liderin karizmatik şahsında toplayan ve liderin şahsında devleti kutsayıp bireyi yok sayan sisteme faşizm denir.
İtalya’daki bu anlayış, Benito Mussolini liderliğindeki Ulusal Faşist Partiyi ön plana çıkarmıştır. Faşist militan grup olan Kara Gömleklilerin 1922’de Napoli’den Roma’ya yürümeleri neticesinde İtalya Kralı, Mussolini’yi başbakan olarak atamak zorunda kalmıştır.
30
Faşizm nedir?
İtalyanların onurunu yüceltmek ve tüm İtalya’yı ortak bir hedefe kilitlemek adına Roma İmparatorluğu’nun yeniden doğması ütopyası ön plana çıkarılmıştır.
İtalya’da faşizmle beraber; 1935’te Etiyopya’yı işgal ettiği için Milletler Cemiyetinden uzaklaşmıştır. 1936-1939 İspanya iç savaşında kral lehine müdahil olmuştur.
Temelde liberalizm ve sosyalizme tepki olarak yayılma alanı bulan faşizm, İtayla, Japonya, İspanya, Arjantin ülkelerde etkili olmuştur.
İtalya’nın bu dönemdeki dış siyaseti Bizim Deniz’dir.
31
Bizim Deniz (Mare Nostrum) politikası nedir?
Mussolini’nin Akdeniz’de Roma İmparatorluğunu yeniden canlandırma projesidir. Mare Nostrum: Bu tabir "Bizim Deniz" anlamına gelir ve İtalya lideri Mussolini tarafından kullanılmıştır. Bu tabirin Mussolini tarafından kullanılmasının sebebi, Roma İmparatorluğu'nun sınırlarına ulaşmak isteyen İtalya'nın yayılma alanı olarak Akdeniz havzasını kendisine hedef olarak belirlemesidir.
32
Çarlık Rusya’nın kurulması ve genişlemesi hakkında bilgi veriniz.
Moskova ve civarına hâkim olan Rus Knezliği, topraklarını genişleterek Rus Çarlığı’na dönüştü. Altınorda Devleti, Karadeniz’in kuzeyine ve Kıpçak bozkırlarına hâkim oldu. XVI. yüzyıl sonlarında Timur Devleti ile yapılan savaşlar sonucunda parçalandı ve Kazan, Astrahan, Kırım, Nogay ve Sibirya hanlıkları kuruldu. Rusya, İlk olarak Kazan (1552) ve Astrahan’ı (1556) işgal etti. Rusya bölgede yayılırken “Böl, parçala, yut.” politikasıyla hareket etti. Bu politika doğrultusunda Türkistan işgaline başlayan Rusya, planını aşamalı olarak yürüttü. 1881 yılında Türkmenistan’ın işgali ile Türkistan’ın tamamı Rus işgaline uğradı.
33
Çarlık Rusya’nın ve Türkistan politikası
Rusya, bölgede kalıcı olabilmek için dilin Rusçalaştırılması ve dinin Ortodokslaştırılmasını hedefledi. Böylece Rus kültürünün hâkimiyeti sağlanacaktı. Bunu gerçekleştirmek için Türkistan’ın muhtelif yerlerinde gimnazium denen liseleri açtılar.
Rus ordularının tüm Türkistan’ı işgalinin ardından kitleler hâlinde ve sistemli şekilde getirilen Rus aileler verimli arazilere yerleştirildi ve bu ailelerin ekonomik üstünlüğü ele geçirmeleri sağlandı.
34
Bolşevik İhtilali ve çarlık Rusya’nın yıkılması hakkında
Rusya’da XX. yy. başında Avrupa’dan farklı olarak mutlakiyet yönetimi devam ediyordu. Köylüler ve işçiler ekonomik nedenlerden dolayı 1905 yılında ihtilal yaptılar. İşçi Sovyetleri (İşçi Danışma Kurulu) kısa sürede sert bir müdahale ile sonlandırıldı. Çar oluşan tepkileri azaltmak için halka temsil hakkının verildiği DUMA Meclisini açtı
35
Bolşevik İhtilali ve çarlık Rusya
1.Dünya Savaşı başladığında Rus halkı çarın otoritesine soğuk bakıyordu. Sosyal ve ekonomik yapısı kötüleşen Rusya’da 24 Şubat 1917’de 200 bin işçinin katıldığı grevi bastırmak için gelen askerlerin de greve katılmasıyla bakanlar ve generaller tutuklanmaya başlandı. 1917 Mart’ında Çar ll. Nikola tahttan ayrıldı ve yerine Devrimci Hükûmet (Geçici Hükûmet) kuruldu.
Bolşeviklerin “barış, ekmek ve toprak” sloganıyla yaptıkları hükûmet içi bir darbeyle Menşevikleri bertaraf ederek iktidarı ele geçirdiler. 3 Mart 1918 tarihli Brest Litowsk (Birest Litovsk) Antlaşması ile Bolşevik Rusya l. Dünya Savaşı’ndan çekildi.
36
Bolşevik-Menşevik nedir?
Bolşevikler, Rus Sosyal Demokrat İşçi Partisinde Lenin’in önderlik ettiği gruptur. 1903’teki parti kongresinde etkili olan ve çoğunluğu ele geçiren bu gruba “Bolşevik” (çoğunlukta olanlar),
Batı Avrupa tarzı sosyal demokrasiyi savunan azınlıkta kalan gruba ise “Menşevik” (azınlıkta olanlar) denmiştir.
37
Bolşevik İhtilali’nin (Ekim Devrimi) Sebepleri
Halk arasında sosyal adaletsizliğin olması
Servet sahibi zenginlere karşı fakir köylü ve işçi sınıfının olması
Rus aydınlarının işçi hakları üzerine fikirler ortaya atması (Marks - Engels)
Rus Çarlığı’nın baskıcı tutumuna karşı muhaliflerin oluşması
I. Dünya Savaşı’nın ülkede ekonomik kriz ortamı oluşturması
I. Dünya Savaşı’nın ülkede manevi huzursuzluğa neden olması
Rus Çarlığı’nın yayılmacı ve Ruslaştırmacı siyasetinden, hâkimiyeti altındaki toplulukların rahatsızlık duyması
38
Bolşevik İhtilali'nin Sonuçları
Rus Çarı II. Nikolay tahtan indirilmiş ve yetkilerini meclise (Duma) devretmiştir.
Çar II. Nikolay’dan yetkileri devralan meclis, sürgüne gönderilen Lenin’in ülkeye geri dönmesiyle yetkilerini Bolşeviklere devretmiştir.
Bolşevikler, Lenin önderliğinde yeni bir siyasi ve ekonomik örgütlenmeye gitmiş, Sovyetler Birliği'nin temelleri atılmıştır.
Çar’ın kurduğu Beyaz Ordu ile Bolşeviklerin Troçki liderliğinde kurdukları Kızıl Ordu arasında yaklaşık üç yıl süren iç savaş yaşanmıştır.
Çarlık Rusyası yıkılmıştır.
39
NEP [Novaya Ekonomiçeskaya Politika (Yeni Ekonomik Pollitika)] nedir?
Özel mülkiyete dokunulmadı.
Üretim fazlası tahıllara dokunulmayarak fazla vergi alınması yoluna gidildi. Tarım ürünlerine el koymaktan vazgeçilerek, küçük esnafa ve tüccara kolaylıklar sağlanmıştır.
Para sistemi ve piyasa ekonomisi geri getirildi.
Ticari işletmeler Nepmen denen iş adamlarına bırakıldı.
Büyük işletmeler devlete bırakılmakla birlikte kapitalist işletme tekniklerinden yararlanıldı. Küçük sanayi işletmelerinin devletleştirilmesinden vazgeçilmiştir.
Yabancı sermayeye çeşitli imkânlar sağlanmıştır
40
NEP (Novaya Ekonomiçeskaya Politika)
1917 Bolşevik İhtilali sonrasında Rusya'da yönetimi ele geçiren Bolşeviklerin kurduğu Kızıl Ordu ile Çarlık Rusyası'nın kurduğu Beyaz Ordu arasında üç yıl süren bir iç savaş yaşanmıştır Bu savaşta ülkenin ekonomisi çok zarar görmüş, sanayi ve üretim durma noktasına gelmiştir. Bu nedenle Bolşeviklerin lideri Lenin, ülkenin güçlenmesi için 1921 yılında yeni bir ekonomi politikası ilan etmiştir. Bu politika doğrultusunda köylülere, küçük esnaf ve tüccarlara ürünlerini pazarlama özgürlüğü ve kolaylıklar sağlanırken, yabancı sermaye kullanılmasına izin verilmiştir. Bunların yanı sıra özellikle banka, büyük sanayi kuruluşları ve ulaşım üzerinde devlet egemenliği arttırılmıştır. Bu politika 1927 yılında sonlandırıİmiş ve Sovyetlerin başına geçen Stalin daha farklı bir ekonomi politikası oluşturmuştur.
41
Vladimir Ilyiç Ulyanov Lenin (Vıladimir İliç Ulyanov Lenin) (1870-1924) kimdir?
Lenin, Sovyetler Birliği kurucu lideridir. 22 Nisan 1870’te Simbirsk kentinde doğmuştur. Kazan Üniversitesi Hukuk Fakültesinden eylemleri nedeniyle atılmıştır. 1891’de St. Petersburg Üniversitesi Hukuk Fakültesini dışarıdan bitirmiştir. 1895’te ülke dışına çıkıp Marksizmin önemli temsilcileriyle tanışmıştır. St. Petersburg’a dönüp İşçi Sınıfının Kurtuluşu İçin Mücadele Birliği adlı gizli bir örgüt kurmuştur. 7 Kasım 1917’de Bolşevikler iktidarı ele geçirince Halk Komiserleri Kurulunun başkanlığına seçilmiştir. 21 Ocak 1924’te Gorki kentinde ölmüştür.
42
Basmacı Hareketi nedir?
Basmacı Hareketi “Baskın yapan, hücum eden” anlamlarında kullanılmıştır. Basmacı Hareketi’nin amacı Türkistan’ı Rus işgalinden kurtararak bağımsızlığına kavuşturmaktır. Basmacı Hareketi: Rusların Hokand Millî Hükümetini devirmesinin ardından yaptıkları katliama tepki olarak Ergaş Korbaşı önderliğinde başlatılan Türkistan’ın millî mücadelesidir. Basmacı Hareketi olarak adlandırılan bu mücadele üç döneme ayrılabilir:
1. 1918-1921 yılları arasındaki dönem
2. Enver Paşa’nın lider olduğu 1921-1922 yılları arasındaki dönem
3. Enver Paşa’nın şehit edilmesiyle başlayan 1922-1935 yılları arasındaki dönem
43
Basmacı Hareketi nedir? Bu hareketin başlamasının sebeplerini ve nasıl gelişti
Basmacı Hareketi, 1918 yılında Millî Hokand Hükûmeti'nin Ruslar tarafından dağıtılması üzerine Hokand şehrinde başlayan, Türkistan'ın Rusların elinden kurtulması ve bağımsızlığına kavuşması amacını taşıyan bir halk hareketidir. Ruslar Ermenilerle birlikte hareket ederek bütün Türkistan’ı işgal etmek istemiş ve bu nedenle Basmacılar ile aralarında kanlı mücadeleler yaşanmıştır. 1921 yılında Enver Paşa Türkistan’a gelerek Basmacılara destek vermiştir. Ayrıca bu süreçte Zeki Velidi Togan da Enver Paşa ile birlikte hareket ederek Türkistan Millî Birliği'ni kurmuş ve ilk başkanı olmuştur. 1922 yılında Enver Paşa nın ölmesi ile birlikte lidersiz kalan Basmacılar, 1931 yılına kadar Kızıl Ordu ile savaşmışlar ve bu tarihten sonra da ortadan kaldırılmışlardır. Daha sonra 1936 yılında Batı Türkistan’da SSCB’ye bağlı Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan ve Türkmenistan Cumhuriyetleri kurulmuştur.
44
Azerbaycan/ Mehmet Emin Resulzâde (1884-1955)
Oğuzların devamı olarak Hazar Denizi’nin güneybatısında yer alan bölgede yaşayan Türklere Azeri Türkü denmiştir. 28 Mayıs 1918’de Azerbaycan Halk Cumhuriyeti kurularak bağımsızlık ilan edilmiştir. 23 ay varlığını devam ettiren bu devlet, Türk tarihinin cumhuriyet rejimiyle idare edilen ilk devletidir.
Kurulan Azerbaycan Devleti’nin üç ideali, “Türkleşmek-İslamlaşmak-Muasırlaşmak” olmuştur. Bu idealler renklerle sembolize edilmiş ve Azerbaycan bayrağının üç temel rengini oluşturmuştur. Azerbaycan Devleti’ni ilk tanıyan Osmanlı Devleti olmuştur.
45
Azerbaycan/ Mehmet Emin Resulzâde
Sovyet idaresi 28 Nisan 1920’de bu devlete son vererek yönetimi ele almıştır. Millî aydın ve din adamları; Pantürkist, Panislâmcı ve Türkiye ajanı gibi yaftalar vurularak zindanlara atılmış veya öldürülmüşlerdir. M. Emin Resulzâde bu ortamda Türkiye’ye kaçmıştır.
1991 yılının sonlarında SSCB’nin resmen dağılmasıyla Azerbaycan Devleti’nin yeniden kurulmasına kadar sürmüştür.
46
Şeyh Şamil ve Gazavât/Müridizm Direniş Hareketi
On sekizinci yüzyılda Çarlık Rusyasının Kafkasya’yı istilasına karşı ortaya çıkan ve Şeyh Şamil ile özdeşleşen dinî ve millî direnişi, Ruslar “Müridizm Hareketi”, Müslümanlar “Gazavât” olarak adlandırmıştır. Bu hareket farklı dillerin konuşulduğu, farklı etnik kökene sahip halkların bulunduğu Kuzey Kafkasya’nın bağımsızlığını hedeflemiş tasavvuf kökenli bir siyasi hareket olmuştur.
47
Şeyh Şamil
Çeçenistan’da halk işgale arşı 1818-1917 yılları arasında büyük mücadeleler vermiştir. Şeyh (İmam) Şâmil ise 1835 yılında topladığı şûrada alınan kararlar doğrultusunda bölgedeki Rus iş birlikçisi hanlarla mücadeleye girişip halkın Gazavât Hareketi’nin yanında yer almasını sağlamıştır. Gazavât Hareketi, hedefine ulaşamasa da Müslüman Kafkasya halkları arasında ortak bir vatan bilinci oluşturmuştur. 1930’ların ortasında Çeçen-İnguş Otonom Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti kurulmuştur
Cahar Dudayev, Çeçen İşkerya Cumhuriyeti’ni (ÇİC) ilan etmiştir. 1994’te bir savaşa dönüşmüştür. 1997’de imzalanan Hasavyurt Antlaşması’yla Çeçenistan’a yarı özerklik verilmiş fakat 1999 Eylül’ünde Rus kuvvetlerinin Çeçenistan’ı tekrar işgal etmesiyle barış son bulmuştur.
48
Başkortostan ve Ahmet Zeki Velidî Togan (1890-1970)
1919’da A. Zeki Velidî Togan liderliğinde Başkort Otonom Cumhuriyeti’ni kurdular.
Başkortların millî mücadelesinin sembol ismi Zeki Velidî Togan, 10 Aralık 1890’da Başkort bölgesi İşimbay kazası Küzen köyünde doğmuştur. 1917 Ekim Devrimi’nden sonra siyasete atılmıştır. Başkort Özerk Cumhuriyeti’nin kurulmasında aktif görev alıp kısa bir süre sonra devlet başkanı olmuştur. 1921’de Türkistan Millî Birliğinin başına getirilen Togan, Basmacı Hareketi’ne katılarak Bolşeviklerle mücadeleye girişmiştir
49
Başkortostan ve Ahmet Zeki Velidî Togan
Hayat Sahası: Adolf Hitler döneminde Almanya'nın geliştirdiği yayılmacı politikadır. Bu politikanın oluşturulmasının amacı, Alman topraklarının Alman ırkına yeterli olmayacağının, bu nedenle de Avrupa’ya yayılmanın gerekli olduğunun düşünülmesidir. Almanya dışında yaşayan bütün Almanları Alman sınırları içine almak ve Hayat Sahası politikasıyla Alman Devleti'nin gücünü en üst düzeye çıkarmak
Zeki Velidî Togan, 1923’te hareketin başarısız olması üzerine 1925’te Türkiye’ye gelmiştir. Yurt dışı ve yurt içinde birçok üniversitede görevde bulunmuştur. 1970’te İstanbulda ölmüştür. A. Zeki Velidî Togan, şüphesiz Türk-İslam tarihi açısından iyi bir bilim insanı, Türk tarihi açısından fedakâr bir siyasetçidir.
50
Orta Doğu’yu paylaşım planları;
McMahon (Mekmehın) Antlaşması (1915)
Sykes-Picot (Saykıs Pikot) Antlaşması (1916)
51
McMahon (Mekmehın) Antlaşması (1915):
İngilizlerin Mısır Valisi McMahon ile Hicaz Emiri Şerif Hüseyin arasında yapıldı. McMahon, Arapların Osmanlılara karşı isyan etmesi hâlinde, Arap yarımadası ile Suriye ve Irak’ı içine alacak Arap bağımsızlığını tanımayı kabul edecektir
52
2. Sykes-Picot (Saykıs Pikot) Antlaşması (1916):
Doğu Anadolu, Doğu Karadeniz ve İstanbul Rusya’ya bırakıldı
Adana, Antakya bölgesi, Suriye kıyıları ve Lübnan Fransa’ya bırakıldı. Musul hariç olmak üzere Irak İngiltere’ye bırakıldı.
Filistin’de biçimi daha sonra Rusya ve öteki bağlaşık ülkelerle ve Mekke Şerifi’nin temsilcisiyle danışılarak kararlaştırılacak olan uluslararası bir yönetim kurulacaktı.
Ekim Devrimi’nden sonra Çarlık Rusya bu anlaşmadan çekildi.
İngiltere [Mark Sykes, Fransa [Georges Picot ve Rusya arasında imzalandı.
53
San Remo Konferansı nedir?
San Remo Konferansı, I. Dünya Savaşı'ndan sonra, 18-26 Nisan 1920'de, Osmanlı topraklarının paylaşılması ve Osmanlı ile yapılacak olan Sevr Antlaşması'nın şartlarını hazırlamak için, İtalya'nın Sanremo şehrinde toplanan milletlerarası konferans.
San Remo Konferansı’nda Avrupa devletleri, kurulacak manda yönetimleri ve bunların paylaşımı konusunda anlaşmaya vardı
54
Fransa’nın Orta Doğu politikaları
San Remo Konferansı ile Suriye ve Lübnan, Fransız mandasına verildi. Arapların Suriye Krallığı beklentisi San Remo Konferansı’nda karşılanmadı. Fransızlar 1920 Temmuz’unda Şam’a girdi. Kral Faysal kovularak yönetime Fransız yüksek komiseri getirildi. Fransa bölgede “Böl ve yönet.” anlayışına dayanan bir politika izledi. Suriye’de muhalefeti kırmak için ülkeyi Lübnan, Alevi, Dürzi, Halep ve Şam olmak üzere beş ayrı siyasi bölgeye ayırdı.
Fransa 1926 Mayıs’ında Lübnan’a, 1930 Mayıs’ında Suriye’ye sözde bağımsızlık vererek her ikisinde de yönetim biçimini cumhuriyet olarak ilan etti.
Fransa; 1936’da bölgeden çekildi. Tamamen çekilmesi 1946’da gerçekleşti.
55
Kara Hâkimiyet Teorisi:
Halford J.Mackinder (Helfırd Cey Mekındır); “Karalara hâkim olan dünyaya hâkim olur.”
56
Deniz Hâkimiyet Teorisi:
Alfred Thayer Mahan (Alfirıd Deyır Mehın); “Dünya egemenliğinin anahtarı deniz yollarının kontrolündedir.’’
57
Hava Hâkimiyet Teorisi:
Harry A. Sachaklian (Hery Saçaklian); “Havaya hükmeden bir millet tüm dünyaya hâkim olur.’’
58
Kara Hâkimiyet Teorisi nedir?
İngiliz Halford J. Mackinder, XX. yüzyıl başlarında denizlere egemen olma çağının artık önemini kaybettiğini, yeni uluslararası sistem içerisinde dünya egemenliğini kara güçlerinin sağlayacağını savundu. Mackinder, kara gücünün ortaya çıktığı merkezi ise Avrasya’nın iç bölgesi olarak gördü.
Mackinder, burası için Tarihin Coğrafi Mihveri, daha sonra Heartland [Hartlınt (kalpgâh)] adını kullandı
Asya, Avrupa ve Afrika’nın dünya adasını oluşturduğunu, diğer kıtaların dünya adasının uyduları olduğunu belirtti.
Doğuda Sibirya, batıda Volga, kuzeyde Buz Denizi ve güneyde Himalayalar ile sınırlanan alanı Heartland olarak kabul eden Mackinder, daha sonra bu sınırları genişleterek Avrupa Rusya’sının tamamını merkez bölge içinde mütalaa etti
59
Deniz Hâkimiyet Teorisi
Amerikalı Amiral Alfred Thayer Mahan (1840- 1914), bir devletin büyüklüğünün kıyılarının uzunluğu ve limanlarının özelliğiyle ölçülebileceğini dolayısıyla uluslararası ilişkilerin düzenlenmesinde ve dünya politikasının kontrolünde hâkim unsurun deniz egemenliği olduğunu ortaya koydu. “Dünya egemenliğinin anahtarı deniz yollarının kontrolündedir.’’ Tezini ortaya attı ve savundu. ABD, İngiltere, Japonya ve özellikle Almanya’da büyük ilgi gördü.
60
Deniz Hâkimiyet Teorisi
Mahan, ulusal yayılmanın denizlere yönelmesi gerektiğini, deniz egemenliğinin ABD’yi dünya egemenliğine götüreceğini söylüyordu. Bir ülkenin deniz gücü için;
“Bir devletin denize olan coğrafi konumu”, 2. “Ülkenin fiziki yapısı yani ülkenin doğal kıyı şeridinin yapısı”, 3. “Coğrafi alanın fiziki ve beşerî coğrafyaya etkisi”, 4. “Nüfus gücü”, 5. “Toplum yapısı”, 6. “Ülkelerin yönetim yapısı” olmak üzere altı faktörün etkili olduğunu belirledi.
61
Balfour Deklarasyonu nedir?
İngiltere'nin Birinci Dünya Savaşı sırasında Dışişleri Bakanı Lord Balfour nezdinde, Filistin'de bir Yahudi devleti kurulmasını desteklediğini açıklamasıdır.
İngiliz Dışişleri Bakanı Lord Balfour, 2 Kasım 1917’de Uluslararası Siyonizm Hareketi’nin liderlerinden Lord Rothschild’a (Lord Rotşayıld) bir mektup göndererek Filistin’de Yahudilere bir yurt kurulması çabasının ülkesi tarafından destekleneceğini bildirdi. Böylece Amerika’nın sempatisini kazanmayı amaçladı. Diğer İtilaf Devletleri tarafından da desteklenen bildiri, bölgede kurulacak İsrail Devleti’nin temeli oldu.
62
Hava Hâkimiyet Teorisi
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra geliştirilen teorinin temellerini Albay Harry A. Sachaklian atmıştır. Teori, hava gücünün kara ve deniz gücünden üstün, onları kuşatan ayrıca bu iki gücün etkisinde olduğu kadar onları etkisi altına alan bir güç olduğu esasına dayanır.
Vietnam Savaşı, Panama ve İran Krizleri, Körfez Savaşı ve ABD'nin Irak’a müdahalesi gibi bölgesel krizler ve savaşlar, dünya politikası ve stratejisi içinde üstünlük kurma ve bu üstünlüğü sürdürme konusunda hava gücünün önemini ortaya koymuştur. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ortaya çıkan ve hava gücüne dayanan bu yeni egemenlik kavramı hızla gelişmeye başlamıştır.
63
Hava Hâkimiyet Teorisi
Hava gücünün üstünlüğüne dayalı görüşün en güçlü savunucuları ABD ve İngiltere’dir. Bu gelişmeler hava hâkimiyeti ile beraber uzay hâkimiyeti kavramlarını doğurdu. Uzayın gözlem, haberleşme ve istihbarat sistemlerinin yanında antibalistik sistemlerin yerleştirilmesine yönelik olarak da kullanılması ABD ile SSCB’nin arasında ciddi bir rekabet alanı oluşturdu
64
Modern Japonya’nın kurucusu kabul edilen İmparator Mutsihito Meiji 1867’de tahta çıktığı dönem
Doğu Asya kıyıları önünde büyüklü küçüklü birçok adadan meydana gelen Japonya’da güneşin oğlu olarak adlandırılan imparator, XII .yydan itibaren varlığını sembolik olarak devam ettirdi.
Bütün eyaletler Daymiyo adı verilen derebeyler tarafından yönetilmekteydi. Daymiyoların en güçlüsü, Şogun olarak merkezî yönetimin başında bulunurdu.
1624’te Şogun Tokugova’nın yayımladığı fermanla Japonya dış dünyaya kapandı. Bu süreç 1853’e kadar 229 yıl boyunca devam etti.
65
Modern Japonya’nın kurucusu kabul edilen İmparator Mutsihito Meiji 1867’de tahta çıktığı dönem
1854’te ABD, ardından Rusya, Büyük Britanya ve Hollanda ile ticaret antlaşmaları yaparak bu ülkelerin Japonya’da konsolosluk açmalarına izin verdi. Bu durum ülkede, feodal sistemin temellerini yıpratmakta olan sosyal ve siyasi akımların baskısını artırdı. Japonya’nın Avrupa ile yaşadığı bu süreç Japonlar için bir dönüm noktası oldu.
66
Çin; 1839-1842 Afyon Savaşı ve Boxer (Baksır) Ayaklanması
1839-1842 Afyon Savaşı: İngiliz tüccarlar 19. yüzyılın başlarında Çin'e yasa dışı yollardan afyon sokmaya başladılar. Çin hükûmeti 1839'da afyon ticaretini durdurma girişiminde bulunarak İngiliz tüccarların Guangzhou'daki (Kanton) tüm afyon depolarına el koydu. Birkaç gün sonra, sarhoş İngiliz denizcilerinin Çinli bir köylüyü öldürmesi ile savaş başladı
67
Çin; 1839-1842 Afyon Savaşı ve Boxer
Savaş patlak verdi ve küçük İngiliz kuvvetleri kısa sürede zafer kazandılar. 29 Ağustos 1842'de imzalanan Nanjing Antlaşması ve 8 Ekim 1843 tarihli Bogue Ek Antlaşması'yla, Çin'in büyük bir tazminat ödemesi, ticaret ve yerleşim amacıyla beş limanın İngilizlere bırakılması ve İngiliz yurttaşlarının İngiliz mahkemelerinde yargılanması hakkı karara bağlandı.
68
Boxer (Baksır) Ayaklanması:
1899 - 1901 yılları arasında gerçekleşen ve Çin’in emperyalizme karşı verdiği savaş olarak adlandırılan olay Boxer Ayaklanması’dır. 1899'deki Boxer Ayaklanması yada Boxer Hareketi, Batı'nın 19. yüzyılda Çin üzerindeki ekonomik ve siyasi etkisine karşı çıkartılan bir ayaklanmadır. Tüm yabancıların ülkeden çıkartılması hedeflenmiştir. 1899 yılı Kasım ayında başlamış 7 Eylül 1901'de sona ermiştir.
Avrupalı sömürgeci devletler, Boxer isyanını bastırabilmek için çok sert yöntemlere başvurmuşlardır. Bu isyanın bastırılmasından sonra Çin tamamen Batı’nın nüfuzu altına girdi.
69
Meiji Restorasyonu nedir?
Japonya’da “Meiji Dönemi”, 1867’de imparator olan Mutsuhito’nun 44 yıllık saltanat dönemine verilen özel bir isimdir. 1867’de başa geçen Japon İmparator Mutsuhito ülkede hızlı bir reform süreci başlatmıştır. Mutsuhito öncülüğünde yaşanan bu değişim dönemine “Meiji Restorasyonu” denmiştir.
1868-1912 yıllarını kapsayan Meiji Devri Batı’da başarılması asırlara dayanan teknolojik, ekonomik ve sosyal gelişmeler, İmparator Meiji’nin idaresi altında kısa sürede gerçekleştirildi. Japonya, Avrupa’nın sömürgesi olmaktan kendisini kurtarmanın yolunu Avrupa’nın ileri tekniğini ve metodunu benimsemekte buldu.
70
“Meiji Restorasyonu” ile;
İmparator Meiji , başkenti Kyoto’dan Edo’ya taşıdı. Bu şehre, “Doğu’nun başkenti” anlamına gelen Tokyo adı verildi.
Feodal devirdeki sınıflar kaldırıldı
Meşruti monarşi kuran bir anayasa hazırlandı.
1868-1898 arasındaki dönemde 2190 fabrika açıldı. Ağır sanayi, demir - çelik ve gemi yapımcılığı geliştirildi.
1870’te ilk demir yolu yapımına başlandı, 1890’da demir yolu uzunluğu 7200 kilometre oldu
1871’de Daymiyo denen derebeylik sistemine son verildi, ülke vilayetlere bölündü. Valiler merkez tarafından atandı.
71
“Meiji Restorasyonu” ile;
1871’de ilk gazete yayımlandı. Dört yıl sonra yayımlanan gazete ve dergilerin sayısı 100’ü buldu.
Avrupa ve Amerika’ya binlerce öğrenci gönderildi.
İngiliz uzmanlarla modern bir donanma kuruldu.
Eğitim alanında yenilikler yapıldı.1872’de kadın erkek her Japon için ilköğretim zorunlu hâle getirildi. XX. yüzyıla gelindiğinde okuma yazma bilmeyen Japon hemen hemen hiç kalmamıştı.
Modern bir posta-telgraf ve yeni bir para sistemi oluşturuldu.
1873’te mecburi askerlik kabul edildi. Aynı yıl ilk kez bir ordu ve donanma oluşturuldu.
1890’da Alman tesiri altında yeni bir anayasa ilan edildi.
72
Japonya ne zaman yayılmacı bir siyaset izlemiştir?
Japonya, sanayisinin gelişmesine rağmen hammadde kaynakları açısından fakirdir. Hammadde arayışı Japonya'nın, Rusya ve Çin ile savaşlar yapmasına sebep olmuştur.
73
Çin - Japon Savaşı (1894 - 1895)
Hızlı bir şekilde güçlenen Japonya, sömürgecilik faaliyetleri doğrultusunda gözünü Kore’ye dikmiş, bu durumda Çin ile savaşmasına neden olmuştur. Bu savaşı Japonya kazanmış ve Mançurya’nın güneyi ile Kore’yi egemenliği altına almıştır. Ancak Japonya’nın buraları alarak Uzak Doğu’da güçlenmesi bölgede hâkim olan Rusya’yı ve Avrupa Devletlerini rahatsız etmiştir. Özellikle Rusya’nın gösterdiği tepki karşısında Japonya, Çin’den aldığı yerleri geri vermek zorunda kalmıştır.
Japonya’nın 1875 sonrası Kore’ye dair emelleri 1894’te Japonya ile Çin’i karşı karşıya getirdi. Japonya, Çin’i yenilgiye uğrattı. Yapılan Şimonoseki Antlaşması’na göre Çin tazminat verecek, FormosaPescadores (Formaza Peskadore) takımadalarını ve Port Arthur (Port Artur) Limanı’nı Japonya’ya bırakacaktı.
74
Rus - Japon Savaşı (1904 - 1905)
Japonya'nın Uzak Doğu'da güçlenmesinden rahatsız olan Rusya ile yapılan savaşı, Japonya kazanmıştır. Savaş sonucunda Japonya bölgede yeni ve güçlü bir sömürgeci devlet olarak varlığını göstermiş, Rusya Uzak Doğu’daki yayılmacı politikasından vazgeçmek zorunda kalmıştır.. Savaştan galip çıkan Japonya, 1875’te Kuril adalarına karşılık olarak Rusya’ya terk ettiği Güney Sakhalin’i geri aldı. Formosa ile Kore’yi ele geçirdi ve Mançurya’da özel çıkarlar elde etti.
Bir Asya devleti olan Japonya kısa sürede bir Avrupa devletini yenebilecek duruma geldi. Bu durum bütün Asya devletlerinde millî hareketlerde etkili oldu.
75
1929 Dünya Ekonomik Buhranı hakkında
1929 Dünya Ekonomik Buhranı, dünya ekonomisine etkileri itibarıyla en ağır kriz olarak kabul edilir
Amerika’da New York Menkul Kıymetler Borsasındaki [Wall Street (Vol Sıtriit)] hisse senedi fiyatlarının sert bir şekilde düşmesiyle başlayan buhran, kısa sürede Avrupa’ya ve dünyanın diğer sanayileşmiş bölgelerine yayıldı.
1929 Dünya Ekonomik Bunalımı, dar anlamıyla New York Borsasının çökmesidir. Geniş anlamıyla ise kredi sistemiyle varlığını sürdüren ekonomide fazla üretimden kaynaklanan üretim-tüketim dengesizliği olarak özetlenebilir.
76
1929 Krizin Nedenleri
ABD’de küçük şirketlerin birleşmesi tekellerin oluşması Yorum: 1929 Dünya Ekonomik Krizi öncesinde Amerika'da küçük şirketlerin birleşerek tekelleşmesi, Amerikan ekonomisinde etkili olan şirket sayısının azalmasına sebep olmuştur. Bu durum da şirketlerden tek bir tanesinin bile iflas etmesinin ekonomiyi kökünden sarsacağı anlamına gelmektedir.
ABD’de banka ve şirketlerin çalışma esaslarını düzenleyen yasaların yetersiz olması Yorum: Amerikan banka ve şirketlerin çalışma esaslarını düzenleyen yasaların yetersiz olması, şirketlerin denetlenmesini zorlaştırdığı için buralar kontrolden çıkmıştı. Bu durum da krizi tetiklemiştir.
ABD’nin verdiği kredilerin ödemelerini, zamanında geri alamaması
77
1929 Krizin Nedenleri
ABD’de yeni oluşan endüstrilere talebin fazla olması nedeniyle borsanın yapay olarak aşırı yükselmesi
Başkan Hoover’in yanlış ekonomi politikaları uygulaması
Taylo rizm akımının etkili olması, Taylorizm: Amerikalı bir mühendis olan Winslow Taylor tarafından sanayide en yüksek verimliliği sağlamak için oluşturulan bir sistemdir. Bu sistemde aynı zaman dilimi içinde çok üreten işçiye çok ücret, az üretene ücret kesintisi uygulaması yapılmıştır.
Ülkede reklam ve basın, Amerikan yaşam tarzı olarak sunulan tüketimi körükledi.
78
Kara Perşembe nedir?
Yeni arabalar, dalga dalga yayılan yeni bankalar tarafından finanse edilen yeni evlerin yapılması, Hisse senetleri fiyatları hızla artması bu durum 1920’li yıllarda ABD’de yaşanan bu büyüme sanal bir büyümeydi
Hisse senetlerinin kâr amacıyla gerçek değerinin üstünde alınıp satılmasına dayalı aşırı spekülasyon sonucunda ekonominin gerçek yapısıyla bağını kaybetmiş olan New York Wall Street borsası, nihayetinde Kara Perşembe olarak anılan 24 Ekim 1929 günü çöktü.
79
Kara Perşembe nedir?
New York (Wall Street) borsasının çökmesi sonucunda 1929 Dünya Ekonomik Krizi yaşanmış ve bu olay tarihe "Kara Perşembe" olarak geçmiştir. Amerika Birleşik Devletlerinde başlayan bu kriz kısa sürede Avrupa ülkelerine yayılmıştır.
ABD: 1929 Dünya Ekonomik Krizi döneminde ABD’nin başında Hoover vardı. Krizin çıkmasında etkisi olduğu düşünüldüğü için 1932 yılında seçim yapıldı ve yerine Roosevelt başkan seçildi. Kendisi “New Deal” adıyla bir ekonomi politikası uyguladı.
Sovyet Rusya: Sovyet Rusya’nın kapitalist sistemin dışında kalması, Lenin döneminde uygulanan ekonomi politikası (NEP) ve Stalin’in uygulamaya koyduğu (1929) I. Beş Yıllık Kalkınma Politikası doğrultusunda hareket etmesi 1929 Dünya Ekonomik Krizi’nden devletin etkilenmemesini sağlamıştır.
80
Kara Perşembe ve Ekonomik Buhranın sonuçları
Birçok banka batmış, insanların mal varlıkları yok olmuştur.
Sanayileşmiş şehirlerde “işsizler ve evsizler ordusu” oluşmuştur.
İnşaat faaliyetleri durmuştur.
Madencilik alanı zarar görmüştür.
Tarım ürünlerinin fiyatları düşmüş, çiftçiler ve kırsal bölgedekiler bu durumdan olumsuz etkilenmiştir.
Dünya ticareti, üretimin de düşmesi ile %65 oranında azalmıştır.
81
Kara Perşembe ve Ekonomik Buhranın sonuçları
İnsanlar açlığa sürüklenmiş ve piyasada para olmadığı için takas yolu ile alış -veriş yapılmıştır.
Toplumsal anlamda insanlar manevi çöküş yaşamışlardır.
Buhran, dünyada ekonomik sonuçlarının yanı sıra siyasi gelişmelere de neden oldu. Siyasi değişimler sonucunda birçok ülkede savaş yanlısı ve fiilen saldırgan partiler zafer kazandı. Seçimleri savaş yanlısı partilerin kazanması Avrupa başta olmak üzere tüm dünyada hızlı bir silahlanma yarışını ortaya çıkardı. Bu durum İkinci Dünya Savaşı’nın kapılarını açtı.
82
Korporatizm:
Her iş kolunda, işçi ve işvereni aynı çatı altında toplamak, mesleki birlikler oluşturmaktır. Liberalizmin zıttı olarak düşünülebilecek bir kavramdır. Sosyal ortaklık ve iş birliği amaçlanır.
83
Taylorizm:
Amerikalı bir mühendis olan Winslow Taylor tarafından sanayide en yüksek verimliliği sağlamak için oluşturulan bir sistemdir. Bu sistemde aynı zaman dilimi içinde çok üreten işçiye çok ücret, az üretene ücret kesintisi uygulaması yapılmıştır.
84
Kliring Sistemi:
Dış ticarette devletlerin takas sistemine dayalı alış veriş yapmasıdır. Kliring Sistemi, ticarette para kullanmak yerine malların takas edilmesi şeklinde bir uygulamadır. “Malını alanın malını almak” şeklinde de açıklanabilir.
85
1929 Dünya Ekonomi Krizi’nin Türkiye’ye etkileri
Devlet, dış ticaret ve döviz üzerinde denetimini arttırmıştır.
1933’te dış ödemelerde “kliring” ve “takas” sistemi uygulamasına başlanmıştır Bu sistemi uygulayan Türkiye, krize karşı ihracat oranını arttırmak istemiştir.
Gümrük vergileri yükseltilmiştir.
Ticaret açığı kontrol altına alınmak istenmiştir.
Yerli malı kullanımı özendirilmiştir. Bu konuda çalışmalar yapmak için 1929 yılında “Millî İktisat ve Tasarruf Cemiyeti” kurulmuştur. ’’Yerli Malları Haftası” ilan edilmiştir.(4 Nisan 1929)
1930 yılında Türk lirasının değerini belirlemek ve para piyasasını kontrol etmek için Merkez Bankasının kurulmasına karar verilmiştir
Ekonomide devletçilik politikası izlenmiştir.
86
Versay Antlaşması sonrası 2. Dünya Savaşı öncesi Almanya’nın durumu
I. Dünya Savaşı’ndan yenik çıkan Almanya İtilaf Devletleri ile Almanya'nın elinden sömürgelerini alan, ordusunu ve donanmasını sınırlandıran, ağır savaş ödemesini içeren maddelerden oluşan Versay Antlaşması’nı imzalamıştır. Versay Antlaşması’ndan doğan tamirat borçlarının ödenmeye başlanması mevcut ekonomik durumu daha da kötüleştirdi. I. Dünya Savaşı sonrasında savaş borçlarını ödemek için karşılıksız para bastıran Almanya'da, bu durum aşırı enflasyonun yaşanmasına sebep olmuştur.
87
Pablo Picasso (Pablo Pikasso) (1881-1973)
İspanya’nın Malaga şehrinde doğan Picasso 20. yüzyılın en önemli ressam ve heykeltıraşlarındandır. İlk hocası, ressam olan babasıdır. Guinnes (Gines) Rekorlar Kitabı’na giren Picasso, yüz bin baskı resim, otuz dört bin kitap resmi, üç yüz heykel ortaya koyarak bu alanda en üretken sanatçı olmuştur.
Kübizm: Nesneleri geometrik biçimlerde gösteren bir sanat akımıdır. Kübizmde nesnelerin resme aktarılırken geometrik formlara bölünmesi veya üç boyutlu bir cismi iki boyutlu yüzeye aktarma çabası ön plandadır
En tanınmış eseri Guernica’dır.
88
John Ernst Steinbeck (Con Örnst Şıtaynbek)
California’da doğan Steınbeck İşçi olarak çalıştığı dönemde hayata dair edindiği bilgi ve tecrübelerini romanlarına uyarlamıştır. Beğenilen ilk yapıtları, Meksikalı Amerikalıları anlattığı “Yukarı Mahalle” romanıdır.
1930’lu yıllarda işçilerin yaşamına dair doğalcı romanlarla ünlenen Steinbeck’in en önemli romanı “Gazap Üzümleri”dir.
89
John Ernst Steinbeck (Con Örnst Şıtaynbek)
1962’de Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan yazarın birçok eseri beyaz perdeye uyarlanmıştır. İkinci Dünya Savaşı sırasında daha çok ideolojik eserler veren yazar, savaş sonrasında duygusal ve eğlendirici eserlere yönelmiştir.
Gazap Üzümleri: Steinbeck, 1939 yılında yayınladığı eseriyle Pulitzer Ödülü'nü kazanmıştır. Bu romanında yazar, Amerika'da 1930'lu yılların ekonomik kriz dönemlerini, insanlığın dramını etkileyici bir dille anlatmaktadır.
90
UÇAK:
(Avcı uçakları ; çok sayıda ağır makineli tüfek ve topla yüklü, pilot mahalli, zırhlı, delinmez yakıt tankları olan tek yüzeyli uçaklara dönüştü.
Bombardıman uçakları; iki motorlu, daha kısa menzilli orta uçaklar olmaktan çıkıp dört motorlu, ağır bomba yükü taşıyacak güçte, harekât yarıçapı 2 bin mili aşan, son derece pahalı uçak tiplerine dönüştü. Uçaklardan atılabilen yeni bombalar ve uçaklara yerleştirilen makineli tüfeklerin yanı sıra ilk uçaksavar topları geliştirildi.
91
UÇAK:
1922 sonrası savaş gemileri öncekilerden çok daha hızlı, zırh yönünden daha iyi ve uçaksavar savunması açısından çok daha ağır silahlarla donatıldı.
Uçaksavarların mermi çıkış hızı, isabet oranı ve menzili
92
FÜZE:
İkinci Dünya Savaşı öncesi roketlere ilişkin çok sayıda deney yapıldı. Kısa ve orta menzilli, elektronik sistemlerle güdümlenen ilk füzeler ortaya çıktı
İkinci Dünya Savaşı sırasında, Nazi yönetiminin desteğiyle günümüzün Cruise (Kurız) füzelerinin ilk örneği olan öz güdümlü V-1 füzesi ve dünyanın ilk uzun menzilli balistik füzesi olan V-2 geliştirildi.
1939’da İgor Sikorsky adlı bir Rus mühendis tarafından ilk helikopter yapılmıştır.
93
2.Dünya.sav. sağlık alanında gel.
1921’de verem aşışı bulundu
(Firedrik G. Benting) ve Charles H. Best (Çarlz H. Bist), insülin bulundu. Bu buluş, şeker hastalığı tedavisinde çığır açtı.
1928’de C vitamini keşfedildi. uzun gemi yolculuklarında ortaya çıkan iskorbüt hastalığının tedavisinde C vitaminin etkili olduğu anlaşıldı
1928’de Alexander Fleming (Aleksandır Filemink), penisilini buldu.
1932’de elektron mikroskobu bulundu.
1938’de nöroloji bilim dalı kuruldu.
1939’da DDT (diklorodifenitrikloroeton) adıyla ilk kez böcek ilacı kullanıldı.
94
Görelilik (İzafiyet) Kuramı:
Einstein, “İki nokta arasında yol alan ışığın hızı nasıl belirlenecek?” sorusuna cevap aramıştır. Bu kurama göre kütle çekimi bir kuvvet değil kütlenin etkisiyle oluşan eğrilmiş bir alandır. Büyük kütlelerin yanından kuantumlu ışık ışınlarının doğrultusunda bir sapma olur. Albert Einstein, dört boyutlu uzay yerine “eğri bir uzay-zaman” tanımını getirmiştir.
ÇAĞDAŞ TÜRK VE DÜNYA TARİHİ
cbuegitim.com
Show answer
Auto Play
Slide 1 / 94
SLIDE
Similar Resources on Wayground
83 questions
ANTROPOLOGIA
Lesson
•
University
83 questions
Wayground Summer Session - Velsor Greasby
Lesson
•
University - Professi...
95 questions
Review Use of English
Lesson
•
12th Grade
86 questions
untitled
Lesson
•
KG - University
85 questions
Intro to Credit Scores
Lesson
•
12th Grade
77 questions
untitled
Lesson
•
KG - University
96 questions
Manual Mode: Using the Exposure Triangle
Lesson
•
10th Grade
80 questions
Argumentative Writing
Lesson
•
10th Grade
Popular Resources on Wayground
8 questions
Spartan Way - Classroom Responsible
Quiz
•
9th - 12th Grade
15 questions
Fractions on a Number Line
Quiz
•
3rd Grade
14 questions
Boundaries & Healthy Relationships
Lesson
•
6th - 8th Grade
20 questions
Equivalent Fractions
Quiz
•
3rd Grade
3 questions
Integrity and Your Health
Lesson
•
6th - 8th Grade
25 questions
Multiplication Facts
Quiz
•
5th Grade
9 questions
FOREST Perception
Lesson
•
KG
20 questions
Main Idea and Details
Quiz
•
5th Grade
Discover more resources for History
20 questions
Disney Trivia
Quiz
•
University
25 questions
Ancient China
Quiz
•
KG - University
5 questions
TED-ED: The history of chocolate - Deanna Pucciarelli
Interactive video
•
KG - University
5 questions
TED-Ed: The breathtaking courage of Harriet Tubman - Janell Hobson
Interactive video
•
KG - University