Search Header Logo
KLASİK BATI MÜZİĞİ ENSTRÜMANLARI

KLASİK BATI MÜZİĞİ ENSTRÜMANLARI

Assessment

Presentation

Other

5th - 8th Grade

Practice Problem

Hard

Created by

Ali Merter Levent

Used 81+ times

FREE Resource

38 Slides • 0 Questions

1

KLASİK BATI MÜZİĞİ ENSTRÜMANLARI

Slide image

2

Klasik Batı Müziği Enstrümanları 5'e ayrılır:

  • TELLİLER

  • TUŞLULAR

  • ÜFLEMELİLER ( Tahta Üflemeliler, Bakır Üflemeliler )

  • VURMALILAR

  • YAYLILAR

3

Klasik Batı Müziği Telli Enstrümanları

  • ARP

  • KLASİK GİTAR

4


Orkestralarda kullanılan arp, çağdaş orkestra çalgıları arasında telleri yalnızca parmakla çekilerek çalınan tek çalgıdır. Arpın 47 teli ve yedi pedalı vardır. Pedalların yardımıyla tellerin sesi değiştirilebilir.

Bir yayla ok atılırken gerilip bırakılan yay kirişi bir tınlama sesi çıkarır. Tek telli olan yaya değişik uzunluklarda teller ekleyip onların gerginlikleriyle oynayarak değişik sesler çıkarılırdı. Sonraları sesi yükseltmeye elverişli bir gövde(tını kutusu) eklenince gerçek bir çalgı yapılmış oldu. Bunlardan geliştirilen ilk çalgılardan biri "lir" di. Yununlar ve Romalılar yaygın olarak kullanıyordu. 

Slide image

5


"Naylon telli gitar" veya "İspanyol Gitarı" olarak da bilinir. Klasik gitarlar 15. ve 16. yüzyılda İspanyol vihuela* ve gittern** 'den türetilmiştir, daha sonra on yedinci ve on sekizinci yüzyıl Barok gitarına ve daha sonra on dokuzuncu yüzyılın ortalarında modern klasik gitarlara dönüşmüştür.

Aynı zamanda gitarın icra edildiği müzik türlerine göre 3 çeşidi daha vardır: Elektro, Bas ve Akustik gitarlar.


*( Vihuela : Gitar gibi şekillendirilmiş ancak bir ud gibi ayarlanmış 15. yüzyılda perdeleri koparılmış İspanyol yaylı çalgıdır. )


**( Gittern : Batı Avrupa'da 13. yüzyılda kullanılan telli bir çalgı )

Slide image

6

Slide image

7

Slide image

8

Slide image

9

Klasik Batı Müziği Tuşlu Enstrümanları

  • AKORDİYON

  • ORG

  • PİYANO

10


"Akordeon" olarak da bilinir. Bir körüğü harekete geçirmekle yaratılan hava akımının etkilediği serbest metal dillerinin titreşmesiyle ses çıkaran havalı ve tuşlu bir çalgıdır. Günümüz Türkiye Gürcülerinin bulunduğu Artvin ve Ardahan bölgelerinde yaygın olarak kullanılmaktadır.

1816'da veya daha önceki bir tarihte Alman Nürnbergli Friedrich Lohner tarafından kullanıldığı saptanmıştır. Akordeon ismine ilk patent ise 1839'da, Viyanalı org ve piyano yapımcısı Cyrillus Demian tarafından günümüzdeki akerdeona çok da benzemeyen tek klavyeli küçük bir çalgı alındı. 1880'den 1940 yılına kadar günümüz halini almıştır.

Slide image

11


Değişik ses tonları ve notalar piyanoda olduğu gibi tuşlarla denetlenir. En çok bilinen türü kilise orgudur.

Slide image

12


Piyano (veya nadir olarak kullanılan İtalyanca ismiyle Pianoforte), tuşlu bir çalgıdır. Piyanoda ses, teller vasıtasıyla elde edilir. Piyanonun tuşlarına basıldığında içindeki tahta çekiç tellere vurarak sesi oluşturur.

İlk piyano 1700'lü yıllarda İtalya, Floransa'da Bartolomeo Cristofori tarafından yapıldı. Piyano'nun atası klavsen dir.

Slide image

13

Klasik Batı Müziği Üflemeli Enstrümanları 2'ye ayrılır:

  • TAHTA ÜFLEMELİLER

  • BAKIR ÜFLEMELİLER

14

Tahta Üflemeliler

  • FLÜT ( Yanflüt, Panflüt, Pikolo )

  • KLARNET

  • OBUA

  • FAGOT

15


Flütün anavatanı (panflüt), Eski Yunan ve bazı Orta Asya bölgeleri de dahil olmak üzere Latin Amerikan ülkelerine dayanır. Orijinal flütün icadı anonimdir. Daha sonra bazı sanatçılar flüt üzerinde değişiklikler yaparak flütü geliştirmişlerdir.

Flütün günümüzde en yaygın kullanılan türü yan flüttür; orkestralarda ve bandolarda sıkça kullanılır. Pikolo flüt, alto flüt, bas flüt gibi enstrümanlar da yan flüt ailesindendir; pikolo flüt normal yan flütün yarısı boyundadır, alto flüt ise normal yan flütlerden biraz daha büyüktür.

Slide image

16

Slide image

17

Slide image

18

Slide image

19

Klarinet ya da gırnata, sert ve dayanıklı ağaçlardan genellikle de abanoz ağacından yapılan üflemeli bir çalgı türüdür.

Klarnet tarihi 19. yüzyılda Chalumeau (Şalümo) adıyla orkestralarda icra edilen bu nefesli saz klarnetin atasıydı. Fransızcadan gelen bu isim nefesli sazların genel adıydı. Aynı yüzyılda Denner adlı çalgı yapım ustası Şalümo’yu geliştirerek bugünkü sisteme doğru ilk adımı atmıştır. 

Slide image

20

1170 yılından önce "hautbois" denilen obuanın sözcük kökeni Fransızca'dan İngilizce'ye geçen "HAUT" ("yüksek") ve "BOIS" (ahşap nefesli çalgı) bileşik kelimesinden türetilmiştir. Aynı zamanda zurnanın

geliştirilmesiyle ortaya

çıkmış bir üflemelidir. Obua, ağız ve hava basıncıyla çalınır.

17. yüzyılda iki Fransız müzisyeni, Jean Hotteterre ve Michel Philidor tarafından icat edilmiştir. “Shawm” adı verilen bir enstrümanı “Hautbois” (obua) ya çevirdiler.

Slide image

21

Fagot, çift kamışlı ve tek parçalı bir enstrüman olan Curtal 'dan*, 16. yüzyıl'da Avrupa'da türemiştir. Tahta üflemelilerin en büyüğüdür.

Ana hatlarıyla fagot, konik biçimde oyulmuş ve ikiye katlanmış bir borunun geliştirilmiş halidir. Genellikle akçaağaçtan yapılır. 

Fagot, orkestrada tek başına veya basklarnet ile birlikte tahta nefesli grubun çaldığı armonilerin bas partisini çalmakla beraber sık sık viyolonsellerle de "unison" (aynı ses) çalarak, yaylı çalgıların bas seslerini güçlendirmek ya da farklı bir karakter yaratmak için kullanılır. Her zaman bir bas çalgısı olarak kullanılmaz.


*Curtal : Rönesans döneminde kullanılan tahta üflemeli bir çalgı.

Slide image

22

Bakır Üflemeliler

  • KORNO

  • SAKSAFON

  • TROMBON

  • TROMPET

  • TUBA

23


Korno, salyangoz kabuğu gibi kıvrımlı, bakır borudan yapılan, üflemeli bir çalgıdır. İtalyanca'da "boynuz " anlamına gelen "corno " sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Antik Mısır'da, Antik Roma'da ve Mezopotamya'da boynuzdan yapılan ilk örnekleri, işaret vermek ve avcılara yol göstermek için kullanılırdı. Günümüzde bazı ülkelerde çobanlar ve sürek avlarında avcılar hala bu amaçla boynuz kullanırlar.

Slide image

24

Çoğunlukla koni ve “S” biçiminde pirinçten üretilen, ağzındaki kamış vasıtasıyla ses çıkaran bir çalgıdır. 1840’lı yıllarda, Adolphe Sax tarafından tasarlanmıştır. ‘’Saksofon’’ adı da “sax’ın sesi” anlamını taşır. Genellikle pop ve caz müziği ile ilişkilendirilse de, önceleri klasik batı müziği ve ordu müziği çalgısı olarak tasarlanmıştı.

Ses aralıklarına göre; Soprano, Alto, Tenor ile Bariton saksofonlar en çok kullanılan saksofonlardır. 

Slide image

25

Fincan biçimli bir ağızlığa dayanan dudakların titreşmesiyle ses çıkarmaktadır. Boru uzunluğunu değiştiren ve "kulis" adı verilen bir sürgüsü vardır. Bu sürgü trombonun farklı notalarda ses çıkarabilmesini sağlar. Trombonun "kulis" adı verilen bu parçası; boru uzunluğu arttıkça pesleşir (kalınlaşır), kısaldıkça tizleşir (incelir). Ses aralıklarına göre alto, tenor ve bas çeşitleri vardır.

İtalyanca “tromba” kelimesi trompet anlamına gelirken “trombone” kelimesi büyük trompet anlamında kullanılmıştır. Almancada ise “buzune” kelimesinden “posaune” türemiştir.

18. yüzyıla gelindiğinde besteciler trombonu solo enstrüman olarak kullanmaya başlamışlardır. Ayrıca trombon 1780 yılında bazı sahnelerde dramatik etki yaratmak için operada kullanılmaya başlanmıştır. Buna örnek Mozart'ın “Don Giovanni” ve “Sihirli Flüt” operaları gösterilebilir. Trombon'un her açıdan gelişimi konusundaki en önemli tarihler son 20 yılda olmuştur.

Slide image

26

M.Ö. 1480 yıllarında yapıldığı düşünülen, Mısır-Deir el-Bahri’de bulunan Kraliçe Hatşepsut tapınağındaki ikonografilerle (dini simgebilim) trompetin bir çalgı biçiminde kullanıldığı belgelenmiştir. Bu ikonografilerde, bir festivalde trompet çalan Mısırlı askerler görülmektedir. Firavun Tutankamon’un mezarında ise işlemeli trompetler bulunmuştur. Gerek ikonografilerde çizilen gerek mezarda bulunan trompetler, insanoğlunun önceden boynuzdan yansıttığı soluğunu bu kez kendi yaptığı bir boruya bir ağızlık takıp aktararak müzik üretme yolunda önemli bir aşamaya ulaştığını göstermektedir. Trompetin sonraki yıllarda değişik toplumlarda yaygın bir kullanım alanı bulduğu anlaşılmaktadır. MÖ 400'lerde Eski Yunanlar trompet yarışmaları düzenlemişlerdir. Eski Roma döneminde de trompet çalan insan heykelleri bulunmaktadır.

Naturel trompet ve pistonlu trompet olmak üzere 2 çeşidi vardır. Trompetin kalak (uç) kısmına harici olarak takılan ve trompetin ses rengini etkileyen parçanın ismi Sürdin(Mute)dir. Sürdinli trompet akla hemen caz tınısını getirir. Ses rengini değiştirdiği gibi sesin şiddetini de düşürür. 

Slide image

27

Tuba, üflemeli çalgılar arasında en kalın sesli ve en büyük olanıdır. Orkestralarda genellikle bir tane tuba bulunur. Yaylı çalgılara bas sesi sağlayan kontrbas gibi, tuba da bakır üflemeli çalgılara bas sesiyle eşlik eder. 

Tuba, ismini Latince "tüp", "boru" anlamına gelen "tubus" kelimesinden alır. Tarihi Roma İmparatorluğu'na kadar uzanır. Roma'da kullanılan hâli Tuba'nın bugünkü şekline benzemiyorsa da, tuba da dahil olmak üzere, bugün kullanılan bakır üflemeli çalgıların atası olarak kabul edilmektedir.

Tuba'nın bugünkü şeklini ve çalışma prensibini bulması 1800'lü yıllarda pistonun icat edilmesi ile olabilmiştir. 1835 yılında Alman besteci, bando şefi Wilhelm Wieprecht ve saray bandosunun çalgı yapım ustası Carl Wilhelm Moritz, Berlin'de bugün kullanılan 5 pistonlu bas tubayı icât ederek patentini almışlardır. Tuba, caz müziğinde de 1925 yılına kadar bas sesi olarak kullanıldıktan sonra yerini kontrbasa bıraktı. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra amatör "dixieland" caz toplulukları tarafından yeniden kullanılmaya başlanmıştır.

1979 yılında, Birleşik Amerikalı müzisyen Joel Day, "International Tuba Day" adını verdiği "Dünya Tuba Günü"nü ilân etti. 1982'den beri her yıl, Mayıs ayının ilk cuması "Dünya Tuba Günü" olarak kutlanır.


Slide image

28

Klasik Batı Müziği Vurmalı Enstrümanları

  • KASTANYET

  • KSİLOFON

  • TİMPANİ

  • TRAMPET

  • ÇELİK ÜÇGEN

29


Caterers veya palillos olarak da bilinen kastanyetler, İspanyol, Osmanlı, İtalyan, Sefarad, İsviçre ve Portekiz müziğinde kullanılan bir vurmalı çalgıdır. Eski Yunanistan ve antik Roma'da, crotalum adı verilen benzer bir enstrümandan adı geldiğine dair bulgular vardır.

Slide image

30

Değişik sayıda akortlu tahta çubukların gam sırasıyla dizilmesinden oluşan, iki değnekle vurularak çalınan bir çalgıdır. Eski Yunancadan gelen tahta anlamındaki ksýlon ve ses anlamındaki phonḗ kelimelerinden gelmektedir.

Ksilofon’un bilinmeyen, çok eski kökleri vardır. Bir bulguya göre Güneydoğu Asya’da ortaya çıkıp bir grup Afrika dilini kullanan insan Afrika’ya göç ettiğinde bu enstrüman Afrika kıtasına gelmiştir.

Afrika, Asya ve Batı ksilofonları olarak 3 başlıkta toplanır. Günümüzde kullanılan batı ksilofonlarının adı 1860 yılına kadar kullanılmamıştır. Enstrüman çoğunlukla Doğu Avrupa’nın halk müziği ile iliştirilmiştir, özellikle de Polonya ve Almanya'da. Avrupa orkestrasında ksilofon ilk olarak Carmille Saint Saens’in Dense Macabre’sinde (1874) kullanılmıştır. O dönemde enstrüman Michael Josef Gusikov tarafından popüleştirilmiştir.

Ayrıca Batı ksilofon’u erken jazz gruplarındada kullanılmıştır. 1920 ve 30’ların canlı dans müziklerinde bolca kullanılmıştır. Red Norvo, George Cary, George Hamilton Green ve Harry Bruer tanınan çalanlarıdır.

Slide image

31

Adı İtalyanca davullar kelimesinden gelir.

Orkestralarda sürekli kullanılması 17. yüzyılın ortalarında olmuştur. Timpaninin gövdesine gerilen derinin sıkıştırılıp gevşetilmesiyle farklı sesler elde edilir. Çağdaş tipmanilerde bu ayar, bir ayak pedalıyla sağlanır.

Slide image

32

Trampet bir davul çeşididir. Davul, bilinen en eski vurmalı çalgılardan biridir. Ahşap, maden ya da pişmiş topraktan silindirik bir gövdeye gerilen deriden oluşur. El ya da sopayla çalınır. Trampet baget ile çalınır. Biçimi değişse de dünyanın her yerinde ve her toplumda kullanılan bir çalgıdır.




Not: Davul ile ilgili ayrıntılı bilgileri Türk Müziği vurmalı enstrümanları sunusunda bulabilirsiniz.

Slide image

33


Vurmalı çalgı ailesine ait olan ve bir idiofon* tipi müzik aletidir.

Bu çalgının modern şekli, üçgen şekline bükülmüş, metal veya genellikle çelik, çubuktan oluşur. 


*İdiofon :  Tel veya zar kullanmadan titreşimli olarak ses çıkaran herhangi bir müzik aletidir.



Slide image

34

Klasik Batı Müziği Yaylı Enstrümanları

  • KEMAN

  • VİYOLA

  • VİYOLONSEL ( Çello )

  • KONTRBAS

35


Keman (veya viyolon), yaylı ailesinin en yüksek tondan çalan, en küçük üyesidir. Klasik Müzik orkestralarında da sayıca en fazla olan enstrümandır. 

Keman, arşe adında bir yay ile çalınır. Arşe, aynı zamanda yaylılardan ses elde etmeye yarayan bir alettir. Yaylı çalgıların boyutuna göre arşe uzunlukları da değişkenlik gösterir.

Orta Doğu'da Bizans, lir adında ilkel bir keman çeşidi geliştirmiştir. Günümüz anlamdaki keman ilk olarak 14. yüzyılda Kuzey İtalya'da ortaya çıktı. Bu dönemden sonra keman Avrupa'da yayıldı. İlk keman yapımcılarının Rebec, Fransa'da Viel adlarıyla kullanılan yaylı çalgılar Keman'ın atası sayılır. Lavignac, kemanın Türklerin Oğuz Kemençesinden alındığını yazar. Bazı kaynaklarda ise Arapların rebab ından geliştirildiği öne sürülmüştür. 16. ve 17. yüzyıldaki keman yapım ustaları Nicolo Amati, Paolo Maggini, Giuseppe Guarneru, Antonio Stradivarius kemana son şeklini vermişlerdir. Keman asıl biçimi korumakla birlikte 19. yüzyılda bazı değişikliklere uğradı. Çağdaş kemanda gövde ve sap daha uzun, köprü daha yüksektir.

Slide image

36

Viyola, yaylı çalgılar ailesinin ikinci üyesidir ve şekli kemana benzemekle beraber kemandan biraz daha büyüktür. Alto' da denir. Fiziki yapısı kemana çok benzer. Keman ailesi müzik aletlerinde orta sese sahiptir ve keman ile çello arasında yer alır. Viyola teknik açıdan da kemana çok benzer. Parmak ve yay tekniği, pozisyonlar ve değişik ses renklerini elde etme yöntemleri kemandan farksızdır. Fakat viyolanın genelde koyu, derin ve can alıcı bir ses rengi vardır.

Slide image

37

Diğer adı Çello dur. Yaylı ailesinin üçüncü üyesi ve tenor sesli çalgısıdır.

Bu çalgının atası viola da gamba adı verilen 4 teli bulunan perdeli bir çalgıdır. 16. yüzyılda ilk örnekleri Fransa'da ortaya çıkan bu çalgı, önceleri orkestrada bas sesleri desteklemek için kullanılmıştır. Tek başına belirgin bir çalgı olarak ortaya çıkması ise 18. yüzyılda olmuştur. Oturularak çalındığından dengeyi sağlayan enstrümanın alt kısmında demir bir çubuk bulunur.

Slide image

38

Yaylılar grubunun en büyük ve en kalın sesli (bas) çalgısıdır. 4 telli ve 5 telli olmak üzere iki türü bulunur. 5 telli olan kontrbasa senfonik orkestra eserlerinin icrasında sık olarak ihtiyaç duyulmaktadır. Kontrbasın, özel bir tür çelikten yapılmış dört teli vardır.

Yay kullanılarak ya da parmaklar yardımıyla çalınır. Diğer yaylı çalgılardan farklı olarak iki çeşit yay modeli bulunmaktadır. Bunlar Alman ve Fransız olarak adlandırılmaktadır. Alman modelde yay yan taraftan kavranarak tutulurken, Fransız modelde yay yukarıdan tutulur. Ayrıca senfonik orkestraların, caz, pop ve rock müzik topluluklarının ana çalgılarından biridir. Kontrbas, özellikle caz müziğin vazgeçilmez çalgısı olmuştur. Kontrbas Violone adı verilen bir Rönesans çalgısından türemiştir. 16. yüzyıldan 18. yüzyıla kadar bir değişim süreci geçirmiştir. 18. yüzyılın ikinci yarısında bugünkü biçimini almıştır.

Slide image

KLASİK BATI MÜZİĞİ ENSTRÜMANLARI

Slide image

Show answer

Auto Play

Slide 1 / 38

SLIDE