
dil gelişimi
Presentation
•
Special Education
•
KG
•
Hard
Burcu Coşkun
FREE Resource
27 Slides • 0 Questions
1
DİL VE KONUŞMA BOZUKLUKLARI
2
Dil ve Konuşma Bozuklukları ile İlgili Temel Kavramlar
Dil: Birçok tanımı olmakla beraber, bir toplumda nesneleri, olayları ve ilişkileri anlatabilmek için belli kurallar ışığında kullanılan resim, yazı ve işaret gibi semboller sistemidir. Dil gelişimini alıcı ve ifade edici dil olmak üzere ikiye ayırabiliriz. Çocuğun gördüğü mesajı anlama çözme becerisine alıcı dil, sözel ve sözel olmayan biçimde mesajı karşıya iletme becerisine ifade edici dil denilmektedir. Konuşma: Dilin sese dönüştürülmüş hâline denir.
İletişim: Türk Dil Kurumu (TDK) sözlüğünde; “Duygu, düşünce veya bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılması” olarak belirtilmiştir. Artikülasyon/Sesletim (Telaffuz): Konuşma seslerinin ortaya çıkabilmesi için konuşma ile ilgili organların (dil, diş, çene vb.) hareketlerine artikülasyon denilmektedir.
3
Afazi: Sinirsel bir bozukluktan kaynaklanan dil kaybı olarak tanımlanabilir.
Disleksi: Özgül öğrenme güçlüğü kaynaklı bir sorun olup sözcüğün çözümlenmesinde doğruluk ve akıcılığın sağlanması zorluğudur.
Ekolali: Birtakım cümlelerin anlamsız tekrarlanmasına denir.
Dizartri: Merkezî sinir sisteminin hasar görmesi nedeniyle konuşma sistemi üzerinde kas kontrol kaybının olmasına bağlı oluşan konuşma bozukluğudur.
Apraksi: Ses üretimi ve planlanması sürecinde zorlanmayla ortaya çıkan bir tür bozukluktur. Kekemelik: Karmaşık nedenleri olan bir bozukluktur. Kelime tekrarı ya da hece tekrarı, sesi uzatma, konuşmayı durdurma olarak tanımlanabilir.
Ses bilgisi (Fonoloji): Ses sistemini ve ses birleşimlerini düzenleyen kurallara denilmektedir.
4
Biçim birim bilgisi (Morfoloji): Kullanılan dilin çekim özelliklerini, kelimelerdeki kökleri, ekleri ve bu eklerin birleşme biçimlerini içermektedir.
Söz dizimi (Sentaks): Sözcüklerin birleşerek bütünlük ve kurallı bir dizilim oluşturmasını içermektedir.
Anlam bilgisi (Semantik): Sözcük dağarcığı, birden fazla anlamı ve sözcükler arasındaki ilişkiyi içeren kelimelerin ve cümlelerin anlamını düzenlemeyi içerir. Edim bilgisi (Pragmatik): Dilin işlevlerini, görevlerini ve sosyal bağlamda kullanım biçimlerini (konuyu sürdürme, sohbet kurallarına uyma, farklı yaş gruplarıyla konuşurken dili değiştirme vb.) içermektedir.
İki dillilik (Bilingualizm): İki ya da daha fazla dilin iletişim bağlamında yetkin biçimde kullanılmasına denilmektedir.
5
Dilin Kazanım Evreleri
Konuşma Öncesi Dönem Konuşma öncesi dönem, bebeklerin doğduktan sonra ilk anlamlı kelimeleri ürettikleri bir yaşına kadarki dönemi kapsamaktadır
• Yeni doğan (Ağlama) dönemi (0-2 ay) Konuşma öncesi dönemde ilk haftalar bebeğin fiziksel durumuna bağlı olarak üretmiş olduğu ağlama hıçkırma, öksürme vb. sesler, refleksif sesler; ilerleyen haftalarda konuşmanın ses ve hecelerini içeren cıvıldama, bağırma, ses oyunları ise refleksif olmayan sesler olarak karşımıza çıkmaktadır.
• Gığıldama (Agulama) dönemi (2-4 ay) Bu dönemde bebekte ağlama ile gelen basit sesler duyulmaya başlanır. Rahatsızlığını ifade ettiği sesler çıkardıkları gibi mutlu oldukları sesler de çıkarmaya başlarlar. Ünlü ve ünsüz harfler bir arada duyulmaya başlanır. Bebekler bu dönemde çıkardıkları “a, u, o” ünlü seslerini uzatır. Daha sonra da bu seslerin sonuna “h” eklenerek “ah, uh, oh” gibi seslere dönüşmektedir.
6
• Mırıldanma (Babıldama) dönemi (4-6 ay) Bu dönemde emeklemeye başlayan bebeğin ses çıkarmada kontrolünün arttığı görülür. Dilini ileri uzatma veya yuvarlama becerisi göstermeye başlar. Bebekler bu dönemde insanların konuştuğu dilin fonemlerine benzeyen sesler çıkarmaya başlarlar. Çıkardıkları bu seslerin bir anlamı yoktur. Yalnızken çıkardıkları bu sesler refleksif olmaktan çıkar ve amaçlı bir hâle dönüşür. Bu dönmede bebekler “ma-ma-ma”, “ba-ba-ba” gibi iki heceli sesler çıkarmaktan mutlu olurlar.
• Mırıldanmanın tekrarı dönemi (6-9 ay) Bebek bu dönemde ses üretimi ile işitmeyi birleştirir. İşitilen seslerin tekrarlandığı dönemdir. Mırıldanmanın tekrarının görülmemesi, bu dönemde bebekte işitme kaybı, dil problemleri, zihinsel yetersizlik gibi durumların habercisi olabilir. Böyle durumlarda mırıldanma durumu olsa bile erken sonlanması veya az sürmesi ebeveynler tarafından gözlemlenmelidir.
7
• Başkalarının seslerini taklit dönemi (9-11 ay) Bebeklerin, kendilerinin ve başkalarının seslerini taklit ettikleri dönemdir. Doğumdan itibaren en çok güven duyduğu anne sesini taklit ederek güven duygusunu pekiştirmek isterler. Ağlama, gülme ve bağırma sesleriyle karşısındakilerin farklı tepki durumlarının olduğunun ayrımına varırlar. Bu dönemdeki farklılaşma, düşünsel farklılaşmayı da beraberinde getirir. Bebekler ilk anlamlı sesleri üretmeden önce taklit ederler. Bu dönemin sonlarına doğru ünlü ve ünsüzlerle sesler çeşitlenir ve zenginleşir. Hece uzunlukları, ses süreleri ve ünlü ünsüz geçişleri yetişkinlerinkine yakın olmaya başlar.
8
Konuşma dönemi
• Tek sözcüklü konuşma (12-18 ay)
Bu dönemde çocuklar günlük dilde çevresinde olan nesnelerin, yiyeceklerin, hayvanların isimlerinden ilk sözcüklerini oluştururlar. Bu sözlükler yetişkinlerin kullandığı kelimelerden farklı olabilir. Örneğin “köpek” yerine “hav” diyebilirler. Sözcükler ilerleyen zamanda fonolojik olarak da gelişir. İfade edici dil dağarcığı bu dönemde hızla ilerler. Çocuk tek sözcükle ifade etmek istediği duruma işaret veya mimiklerle eşlik etmeye başladığında iki sözcüklü cümle kurma evresine geçiş zamanının geldiğini belli eder.
9
• İki sözcüklü-telgrafik konuşma (18-24 ay)
Bu dönemde çocuklar sözcük dağarcığından iki kelimeyi bir arada kullanarak kendilerini ifade etmeye başlarlar. Dil bilgisi kurallarını henüz bilmediklerinden iki kelimeli (telgrafik) olarak kullanırlar. Bu anlatım biçimi cümleyi anlamayı zorlaştırdığından ne demek istedikleri kullandıkları kelimelerin bağlamından anlaşılmaya çalışılır.
• Üç veya daha fazla sözcükle konuşma (24-36 ay)
Gerçek yaşamdaki nesne ve olaylarla edindiği bu yeni kelimeleri ilişkilendirme olayına hızlı haritalama denir. Çocuk bu işlemde analiz eder ve bu analiz etrafındakiler tarafından da kabul görüyorsa hızlıca öğrenir. Bu öğrenme ve analiz sonucunu çevresiyle değerlendiren çocuk bu dönemde sık soru sorar ve geri dönüt bekler. Dil bilgisi olarak gelişirken sözcük eklerini yerli yerinde ve doğru sıralamada kullanır. Bu dönemde çocukların cümleleri açık ama gramer yönünden eksik olabilir. Üç sözcüklü cümleler birleştirme (baba ver + para ver = baba para ver) ya da genişletme (sarı bebek= güzel sarı bebek) şeklinde gerçekleşmektedir.
10
• Dil bilgisi kurallarına uygun konuşma dönemi ( 36-72 ay)
Bu dönem 3-6 yaş arası çocukları kapsamaktadır. 3-4 yaş çocuğunun kelime hazinesi gelişir. Yeni kelimeler öğrenirken bildiği kelimeleri esnek kullanmaya başlar. Ana dilinin temel yapılarını öğrenirken kendilerini kolaylıkla ifade edebilirler. Dil kullanımı çok yönlü olup duygularını, düşüncelerini, ilişkilerini anlatır. Fısıldamayı öğrendiği dönemdir. Çocuklar bu dönemde eklerin kelimelere kattığı anlamı fark edip ekleri doğru yerleştirerek yetişkin diline yakın olarak kullanmaya başlarlar. Devrik cümleleri, soru cümlelerini farklı anlamları ifade etmek için kullanırken cümle içine edat ve bağlaçları yerleştirerek daha karmaşık yapılı cümleler kurarlar. Bu dönemde sosyal dil kullanımının içeriklerini daha iyi anlayarak konuşmada sıra beklemek, ne zaman konuşacağına karar vermek, konuya sadık kalmak, konuşmayı sürdürebilmek gibi dilin pragmatik boyutu gelişir. Okul öncesi çocuklar yetişkin konuşması düzeyine gelir. Bütün bu dönemler birbirinden bağımsız değildir. Her dönem kendisinden önceki dönemden izler taşır ve kendisinden sonra gelen dönem için hazırlık oluşturur.
11
Dil Bozuklukları
• Ses bilgisine ilişkin bozukluklar Kelimeler var olan dilde seslerde kullanılan fonemden (ses birimi) oluşur. Çocuklar fonolojik olarak hata yapabilirler. Genellikle bu durum çıkartmak istedikleri sesi çıkarmada zorlandıklarında meydana gelir. Örneğin “gelmedi” demek yerine bazen “delmedi” diyebilirler.
• Biçim bilgisine ait bozukluklar Kelimeleri anlamlı daha küçük parçalara, eklere ayırabilme yeteneği olarak tanımlanabilir. Genellikle işitme yetersizliği olan, işitsel bellek ile ilgili sıkıntı yaşayan ya da işitsel süreçlerde zayıf olan çocuklarda hataya neden olabilir. Örneğin “eve gitti” demek yerine “ev gitti” diyebilir
12
• Söz dizimine ilişkin bozukluklar Cümlelerin kurallı bir şekilde dizilişi, sözcüklerin doğru yerde kullanımı dilin söz dizimi ile ilgili bileşenini oluşturur. Söz dizimi kullanımı çocuklarda iki sözcüklü konuşma dönemiyle beraber başlar. Söz dizimi problemi olan çocuklar genellikle okuduklarını ya da duyduklarını yanlış anlayabilirler. Söz dizimine ilişkin sorun yaşayan çocuklar mesajın doğru iletilmesi ve iletişimin sürdürülmesi konusunda sıkıntı yaşayabilirler. Örneğin “Siyah renkli köpek kediyi kovalıyor.” cümlesi doğru bir kullanımdır. Fakat “Kediyi renkli köpek siyah kovalıyor” söz dizimi olarak yanlış bir kullanımdır. Bu durumlarda cümle, doğru söz dizimi ile söylenerek çocuğun doğru dizilimi öğrenmesine yardımcı olunabilir
13
• Anlam bilgisine ilişkin bozukluklar
Çocuklarda anlam bilgisi iki yaşından itibaren gelişmeye başlamaktadır. Kelimeler bireyin zihinsel kelime dağarcığında yer alır. Çocuklar hızlı haritalama tekniği ile yeni kelimeler edinirler ve bunu zihinsel kelime dağarcığında depolar, anlamlandırır, ilişkilendirir ve kullanmaya başlarlar. Haritalamada ve genellemede özgül dil bozukluğu olan çocuklar başarısızlık yaşarlar. Söz dizimsel ve anlam bilimsel yapıların iletişimde hızlı bir şekilde harekete geçebilmesi için yeterince kelimenin zihinsel kelime dağarcığında olması yeterli değildir. Aynı zamanda o kelimelere hızlıca ulaşmak, doğru ve kurallı kullanmak da önemlidir.
14
• Edim bilgisine ilişkin bozukluklar
Dili nasıl kullanacağımıza ilişkin bilgi edim bilgisidir. Buradaki temel unsur mesajı almasını istediğimiz kişide etki bırakmaktır. Bunu cevaplandırmak için “Dili neden kullanırız?” sorusu önem kazanır. Hayatta kalma, sosyalleşme ve bilgi alışverişi gibi işlevlerden bahsedebiliriz. Hayatta kalma çocuğun dünyaya geldiği ilk andan itibaren temel gereksinimlerini karşılamak için sosyalleşme, başkalarınca korunma isteği, ilgi gibi durumlar için ve en son bilginin güvenli bir şekilde aktarımı ve paylaşımı üzerine bireyin edindiği dil olarak söylenebilir. Edim bilgisinde sorun olan bireyler iletişimi başlatma, sürdürme, sonlandırma ve dili işlevsel kullanmada problemler yaşarlar. Dili etkili kullanma, işlevsel hâle getirme, sadeleştirme gibi becerilerde desteğe ihtiyaçları vardır.
15
• Gecikmiş dil
Tüm gelişimsel alanlarında normal bir yol izleyen çocuk yalnızca dil becerilerinde gecikme yaşamışsa dil gecikme tanısı alabilir. Bu tanıya sahip çocuklar akranlarına göre dil becerilerini biraz daha geç yerine getirirler. Geç tomurcuklananlar olarak adlandırılan bu çocuklar daha sonrasında yaşıtlarını dil gelişiminde yakalarlar. İki yaşından sonra hızlı bir şekilde kelime dağarcığı gelişir ve üç yaşından sonra yaşıtlarıyla aynı dil gelişimini gösterirler. Bu durum gerçekleşmezse çocuğun gelişimsel bir geriliği olduğuna işaret edebilir.
16
• Özgül dil bozukluğu Özgül dil bozukluğu (ÖDB) nedensel olarak çocukta herhangi bir yetersizlik türü bulunmadığı fakat dilin bir veya birden fazla bileşeninde sadece dile özgü bozuklukların bulunduğu durumlarda görülen bir tür bozukluktur. Özgül dil bozukluğu olan çocukta dil bileşenlerinde problemler olduğu, kelime dağarcığının zayıf olduğu, ses bilgisinde sesleri kazanmanın yaşıtlarından daha geç olduğu görülmektedir. Yine dil bileşenlerinden söz dizimsel olarak karmaşık yapılı cümle kurmada zorlandıkları ve son olarak edim bilgisinde yaşıtlarıyla iletişim kurmada, dili yaşa indirgemede, dinleme ve yönergeleri takip etmede güçlükler yaşadıkları bilinmektedir.
17
Konuşma Bozuklukları
• Ses bozuklukları Ses bozuklukları konusunu işlerken sesle ilgili kavramlar olan ses perdesi, ses şiddeti ve ses kalitesi kavramlarına kısaca değinmek gerekir. Ses perdesi, ses tellerinin uzunluğu ve kısalığı ile alakalıdır. Üç tür ses perdesi vardır. Bunlar; tiz, orta ve pes seslerdir. Tiz sesliler genellikle engellemelerle karşılaşır. Bireyin sesi yaşına, cinsiyetine ve bedensel özelliklerine uyumlu olmalıdır. Ses şiddeti, sesin kulağa yapmış olduğu etkinin büyüklüğüne denilmektedir. Bu etki bulunulan ortama göre (eko ve yankı yapacak kapalı alanlar, spor salonları, mağara vb.) değişebilir veya sesin perdesi ve soluk baskısında değişiklik ile çıkan sesin şiddeti artabilir ya da azalabilir. Ses şiddetinin artması veya azalması dinleyici açısında rahatsız edici olabilmektedir. Ses kalitesi ise ağız, burun, boğaz ve göğüs boşluğunda bulunan tınılayıcı boşluklar tarafından belirlenir. Ses kalitesine çoğunlukla ses rengi de denilmektedir. Bu boşluklar ne kadar açıksa ses o kadar ahenkli ve güzel olur. Sesin boğuk olması gırtlak problemlerine yol açabilir
18
• Artikülasyon/Sesletim bozuklukları
Konuşma seslerinin anlaşılmaz olması durumuna artikülasyon bozukluğu denilmektedir.
• Sesin düşürülmesi, bazı seslerin söylenmemesi durumudur. Örneğin balon demek yerine alon, silgi demek yerine sigi denilmesidir.
• Sesin yer değiştirmesi, kelimedeki bir sesin yerine başka bir ses kullanılmasına denir. Örneğin sıra yerine sıya, arı yerine alı denilmesidir.
• Ses eklenmesi, sözcüklere fazladan ses eklemeye denir. Örneğin tren yerine tiren, yalnız yerine yalınız denilmesidir.
• Ses bozulması ise bir sözcüğün bozuk seslendirilmesi, gerçeğine yakın ama doğru olmayan bir biçimde seslendirmedir. Şiveli konuşmalar bu duruma örnek gösterilebilir. Aile içinde bu durum sempati uyandırdığından çocuk ilgi çekmek için bu tür konuşmaya devam edebilir ve ilerde kalıcı bir hâl alabilir
19
Çocukların 0-36 ay döneminde “b,p,m,n,k,g” seslerini ve en geç 60 aya kadar da “s,ş,z,c,ç” seslerini edinmesi beklenir. “R” sesinin edinimi 6-7 yaşına kadar sürebilir. Çocukların bütün harfleri 7 yaşında edinmesi beklenir. Çocuk anasınıfında “r” sesi dışındaki harfleri doğru artiküle edemiyorsa okul çağında akademik problemler söz konusu olabilmektedir. Anasınıfında ses kazanımlarının gelişim dönemine göre edinilmediği görüldüğünde kulak burun boğaz uzmanına, işitme testi yapılması için odyoloji ve konuşma bozuklukları uzmanına veya dil ve konuşma terapistine yönlendirilmesi gerekmektedir. Ağız yapısında dudak/damak yarıklığı normal konuşmayı zorlaştırır Dudak damak yarıklıkları plastik cerrahi yöntemlerle çok büyük oranda tedavi edilmekte ve uzun vadede sesler artikülasyon üzerinde olumsuz etki bırakmamaktadır. Tedavi olunmaması durumunda hava borusundan genize doğru giden yoğun hava ve ses dalgası akımı sorun meydana getirebilir. Bu durum s ve z seslerinin üretimini zorlaştırır.
20
Diş kaybı gibi daha küçük yapısal değişiklikler de sesletim bozukluklarına yol açabilir. Bunun yanında dişler arasında yeteri kadar boşluk olmaması nedeniyle (s, z, f, v vb.) seslerin düzgün çıkmaması durumuna peltek, dilin ön dişlere ulaşması ve rahat hareket etmesini engelleyen et parçasına ise dil altı bağı denir.
Kalıcı sesletim bozukluklarının uzun dönemde ciddi problemlere yol açabileceği bilinmektedir. Sesletim bozukluklarına daha başka dil ve konuşma bozukluğu problemi eşlik ettiğinden çocuğun çoklu yönlerden terapi alması gerekmektedir.
21
• Akıcılık bozuklukları
Olağan hayatın içerisinde duygu durumlarının (öfkeli, neşeli, şaşırmış, üzgün vb.) farklılaşmasına bağlı olarak konuşmanın akıcılığında bozulma olması her bireyin başına gelebilecek normal bir durumdur.o Hızlı ve karmaşık konuşma Çoğunlukla kekemelikle karıştırılan ama aslında çocuğun farkında olmadan çok hızlı, ritmik olmayan, durmadan konuşması, sesleri düşürmesi veya doğru telaffuz etmemesi durumuna denir.
22
Kekemelik
Akıcılık bozukluklarında en sık görülen bozukluk kekemeliktir. Seslerin ve ses parçalarının konuşmayı sürdürmek için bir çabayla ve bununla beraber başka davranış özellikleri ile tekrarı veya uzaması durumudur. Ünsüz harflerin tekrarı, ünlü harflerin uzatılması, kesilmesi, durdurulması veya konuşmanın sürdürülmesindeki koordinasyon bozukluğu olarak görülür. Çocuklarda kekemelik problemi 3-4 yaşında başlar. Kekemelik problemi gerçek yerleşimi 5-6 yaşında meydana gelir.Genellikle 2-4 yaş arası erkek çocuklarda kız çocuklarına oranla daha fazla ortaya çıkan kekemelik, genellikle okul çağına kadar geçmekte bazen de ileri yaşlara kadar devam etmektedir.
23
Kekemelik iki farklı grupta incelenir. Birincil devre kekemelik, konuşma sırasında tutulma, tekrarlama, uzatma veya kesilme durumlarının yaşandığı akıcılık bozukluğudur. Çocuğun konuşmasının herkes gibi olduğunu, sorunlu olmadığını düşündüğü ve bu yüzden konuşmaya devam ettiği kekemelik türüdür.
İkincil devre kekemelik ise konuşan çocukta duraklama, konuşmaya başlayamama, tekrarlama vb. durumlara el, kol, jest ve mimikler gibi beden hareketlerinin eşlik ettiği kekemelik türüdür. Çocuk konuşmasının bozuk olduğunun farkında olduğundan kaygılanır. Kronik kekemeliğin engellenebilmesi için çocuğun erken yaşta tanılanması ve müdahale edilmesi gerekmektedir. Çoğu eğitimci ve doktorlar, gözlemledikleri kekemelik durumlarının gelişimsel olarak atlatılacağını düşündüklerinden terapistlere yönlendirme yapmamaktadırlar. Bu yönlendirme ihmali zarar verici olabilmektedir.
24
• Nörolojik hasarlara eşlik eden konuşma bozuklukları
Konuşmayı sağlayan kasları kontrol eden beyin alanları veya sinirler zarar gördüklerinde konuşma bozukluklarına yol açabilir. Beyin hasarlarının nedenleri arasında yer alan travmalar, beynin oksijensiz kalması, felç geçirme vb. çeşitli hastalıklar, beyinde oluşturduğu hasara bağlı olarak çocuğun algı ve bilişsel işlevlerini etkilemekte ve beraberinde dil sorunlarına neden olabilmektedir. Bunlardan nörolojik bozukluk kapsamında olan afazi dil kaybı anlamına gelmektedir. Konuşma dilinin üretilmesi ya da anlaşılması sürecinde bozukluk olarak ortaya çıkar. Cümle yapısı bozuk ve dil bilgisi kurallarına uyulmadan konuşma güçlükle gerçekleştirilir.
25
Disleksi, konuşmada bozukluk olmamasına rağmen okumada bozukluk olması durumuna denir. Afazi ve disleksi birbirinden farklı olup afazi görülen çocukların çoğunda tekrarlama bozukluğu görülür. Okumaya ilişkin sorunlar yazma ve hecelemeye de zaman içinde yansır. Okumada akıcılık, sözcüğü tanıma ve anlamlandırma, cümleyi kavrama gibi sorunlar sık rastlananlardır. Bu dönemde çocuklarda dil ve konuşma ile ilgili öğrenme süreçlerinde bazı sorunlar görülür.
26
Dizartri, merkezî sinir sisteminin hasar görmesi nedeniyle konuşma sistemi üzerinde kas kontrol kaybının olmasına bağlı oluşan konuşma bozukluğudur. Bu yüzden nöroloji uzmanlarını ilgilendirir. Konuşmada tonlama ve vurgu normal olup telaffuzda sorun varsa dizartriden bahsedilebilir. Apraksi ise ses üretimi ve planlanması sürecinde zorlanmayla ortaya çıkan bir bozukluk olup herhangi bir beyin hasarı olmadığı hâlde fonolojik kodların motor kas gruplarına programlanamamasından kaynaklanan bir tür bozukluktur. Normal işitme ve anlama becerisi olmasına karşın konuşurken sesin üretimi ve planlanmasında yaşanan güçlüklerle ortaya çıkar. Hatalı konuştuğunu anlayan çocuk konuşmayı sürdürmede zorlanır
27
• Mutizm
Mutizm, tümör operasyonları veya beyin hasarları nedeniyle beyindeki konuşma merkezinin zarar görmesi sonucu oluşan konuşma yetisi kaybına denir. Kimi zaman da çocuk bulunduğu bazı ortamlarda farklı nedenlerle aşırı kaygılandığından konuşmayı reddedebilir. Bu duruma ise seçici mutizm denir.
DİL VE KONUŞMA BOZUKLUKLARI
Show answer
Auto Play
Slide 1 / 27
SLIDE
Similar Resources on Wayground
20 questions
Les adjectifs possessifs
Lesson
•
9th - 12th Grade
20 questions
Present perfect continuous
Lesson
•
University
20 questions
Ôn Tập lý thuyết tin học lớp 3 HKII 2025
Lesson
•
3rd Grade
21 questions
Escape Cubano / Capítulos 1 - 4
Lesson
•
5th - 8th Grade
21 questions
Creative iMedia LO2 Legislation
Lesson
•
10th - 11th Grade
20 questions
Future Tenses
Lesson
•
University
20 questions
2D Shapes Review
Lesson
•
2nd Grade
20 questions
Spanish Articles
Lesson
•
6th - 12th Grade
Popular Resources on Wayground
15 questions
Fractions on a Number Line
Quiz
•
3rd Grade
10 questions
Probability Practice
Quiz
•
4th Grade
15 questions
Probability on Number LIne
Quiz
•
4th Grade
20 questions
Equivalent Fractions
Quiz
•
3rd Grade
25 questions
Multiplication Facts
Quiz
•
5th Grade
22 questions
fractions
Quiz
•
3rd Grade
6 questions
Appropriate Chromebook Usage
Lesson
•
7th Grade
10 questions
Greek Bases tele and phon
Quiz
•
6th - 8th Grade