wayground logo

Free Printable Worksheets

NEW

Font size

S
M
L
XL
Worksheets

3. ÜNİTE KTT

Total questions: 20

Worksheet time: 21mins

Name
Class
Date
1.

14. yüzyılda İtalya'da doğan, insanı evrende tek ve en yüce değer sayan, insanı geliştirme ve yüceltme amacını güden düşünce akımıdır. Kilise ve devlet baskısına dayanan Ortaçağ zihniyetine tepki olarak doğmuştur. İnsanın varlığını ve değerlerini düşüncenin odağına koyan, aklı bütün sorunların çözümünde temel ilke olarak benimseyen Rönesans akımıdır.

Parçada sözü edilen akım aşağıdakilerden hangisidir?

a)

Kartezyen felsefe

b)

Pozitivizm

c)

Rasyonalizm

d)

Realizm

e)

Hümanizm

2.

Descartes mutlak doğru bilgiye açık ve seçik bir biçimde bilinmeyen her şeyden şüphe ederek ve adım adım ilerleyerek ulaşılabileceğini söyler. Bu tür bir bilgiye ulaşmak için her şeyden kuşku duymaya, kendini açık seçik duyurmayan her şeyi reddetmeye karar verir. Bu noktada kuşku duymayacağı tek bir şey olduğunu söyler: “Kuşku duyduğumdan kuşku duymadığım gerçektir.”


Bu parçadan hareketle Descartes ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

a)

Kuşkuyu amaç edindiği

b)

İki farklı töz kabul ettiği

c)

Açık seçik mutlak bilgiye ulaşabildiği

d)

Apriori bilgilerin varlığını kabul ettiği

e)

Nesneler dünyasının varlığını araştırdığı

3.

Descartes modern düşünceyi başlatan bir yönelime sahiptir: “İyi bir yargı verme ve doğruyu yanlıştan ayırt etme gücü, (tam olarak söylemek gerekirse sağduyu veya akıl olarak adlandırılan güç), doğal olarak bütün insanlarda eşittir”. Bütün insanlara eşit olarak dağılan bir yargılama ve ayırt etme gücü biçiminde akıl, modern akıl düşüncesinin başlangıcıdır.


Descartes’ın, modern felsefenin kaynağı olarak düşünülmesinin nedeni hangi seçenekte kapsamlı olarak verilmiştir?

a)

Özneyi akıl yolu ile doğru bilgiye ulaşabilen bir varlık olarak epistemolojinin merkezine yerleştirilmiş olması

b)

Aklın tüm insanlarda doğuştan var olduğu düşüncesi

c)

Tanrının insanlara bildirdiği doğrulara, akıl sahibi bir varlık olan insanın bu yetisi ile ulaşabilmesi

d)

Akıl ve inancı birbirinden kesin olarak ayırması

e)

Tüm insanlarda aklın ortak olarak var olduğu fikri

4.

Spinoza'ya göre, eğer aşağı doğru akan bir su düşünebilen bir varlık olsaydı, kendi özgür istenci ve iradesiyle aşağı doğru akmakta olduğunu düşünürdü. Karar verme durumumuzu başka bir açıdan da özgürlük olarak kabul edemeyiz. Çünkü kararlarımız çoğunlukla hafıza denilen yapının etkileriyle oluşur. Spinoza'ya göre hafızaya hâkim olabildiğimiz söylenemez. Spinoza için özgürlük, insanın kendi doğasında mevcut olan zorunluluklara uyması durumudur.

Bu parçaya göre özgürlük aşağıdaki ifadelerden hangisiyle açıklanabilir?

a)

Hafızayı kullanmadır.

b)

Doğayla bütünleşmektir.

c)

Hafızaya hakim olmaya çalışmaktır.

d)

Zorunluluğun tanınmasıdır.

e)

Çevreye uyum sağlamaktır.

5.

Hobbes, devletin oluşum felsefesini "İnsan, insanın kurdudur." düşüncesine dayanarak ortaya koymuştur. Herkesin herkesle savaşı durumu bireye yarar sağlamaz. Bu durum bireyin çıkarlarını engeller. Bireyler bu durumdan kurtulmak ister. Böylelikle eylemlerinin kaynağı olan kendini sevme ve varlığını devam ettirme içgüdüsü ortaya çıkar. Bu süreç kendinden üstün bir yapı olan devlete toplum sözleşmesi ile gönüllü bir teslimiyeti getirir.


Hobbes'a göre devletin ortaya çıkışını sağlayan neden aşağıdakilerden hangisidir?

a)

İnsanın güce sahip olmayı istemesi

b)

İnsanın varlığını devam ettirme isteği

c)

İnsanın kötüden uzaklaşma isteği

d)

İnsanın toplumsal barışı sağlama isteği

e)

İnsanın ahlaklı bir topluma ulaşma isteği

6.

"Bilmek, egemen olmaktır." Ne var ki nedensel yasaların bilgisine ulaşmanın önünde engeller bulunmaktadır. İnsan zihni boş düşüncelerle, kuruntularla dolup taşmaktadır. Bacon doğayı anlamaya çalışırken acele kestirimlerde bulunmamıza yol açan yanlış kanı ve önyargılara dayalı düşünceleri "zihnin putları" diye adlandırır. İnsanoğlu doğayı kendi gerçekliği içinde kavrayıp doğru bilgilere ulaşmak istiyorsa ilk yapması gereken şey, zihnine yer etmiş bu putlardan kurtulmaktır. Bu putlardan uzaklaşmadıkça doğaya egemen olma ülküsü boş bir hayalden öteye geçemez.


Bacon'ın bu görüşlerinden hareketle aşağıdaki ifadelerden hangisi söylenemez?

a)

Doğayı olduğu gibi bilmek güçtür.

b)

Bilgi insana güç kazandırır.

c)

Doğayı bilmek için zihindeki engellerden kurtulmamız gerekir.

d)

Zihnimizdeki kanılar doğayı anlamayı kolaylaştırır.

e)

İnsanın doğaya egemen olma ülküsü vardır.

7.

Filozoflar, bazı eserleriyle akıl ve yaratıcı düşünceyi birleştirerek yeni bir toplum düzeni hayal etmişlerdir. Tasarlanan birçok düzende toplumlar özgürlükten, adaletten ve eşitlikten beslenirler. Bu tür tasarıları yapan filozoflar, hayal güçleriyle gerçekleşmesi mümkün olmayacak bir devlet ve toplum tasarımını ortaya koymuşlardır.


Bu parçada, siyaset felsefesinin aşağıdaki hangi temel kavramı ele alınmıştır?

a)

Ütopya

b)

Meşruiyet

c)

Egemenlik

d)

Bürokrasi

e)

Devlet

8.

Montesquieu'ya göre cumhuriyet, monarşi ve despotizm olmak üzere üç yönetim biçimi vardır. Bir kişi, toplumu belli temel yasalara göre yönetiyorsa orada monarşi, yasasız tek kişinin yönetimi söz konusuysa despotizm görülür. Cumhuriyet yönetiminde ise egemenliği elinde bulunduran halk, temsilciler aracılığıyla yönetme yetkisini kullanır.


Buna göre yönetim biçimlerini ayırmak için kullanılan ölçüt aşağıdakilerden hangisidir?

a)

Egemenliği elinde bulunduranların kim olduğu

b)

Yönetimin doğal duruma göre nasıl yapılandığı

c)

Yetki kullanımında halkın tercihinin hangi yönde olduğu

d)

İktidarın gücünün bir kişiye dayandığı

e)

Yönetme yetkisinin kim tarafından ve neye dayanarak uygulandığı

9.

Newton yaptığı çalışmalar konusunda şu sözleri söyler: “Bilimsel öngörülerde bulunabiliyor olmamı, doğayı insanlara tanıtabilmemi, bilimde yeni bakış açıları getirebilmemi kısacası bunların her birini omuzlarında yükseldiğim kişilere borçluyum.”


Newton bu sözlerinde bilimin aşağıdaki özelliklerinden hangisini vurgulamıştır?

a)

Olgusallık

b)

Nedensellik

c)

Birikimlilik

d)

Nesnellik

e)

Seçicilik

10.

Galileo’nun Güneş merkezli evren kuramı ölümünden yıllar sonra bile kiliseyi huzursuz etmeye devam etmiştir. 18. yüzyılın ortalarında, ancak 100 yılı aşkın bir süre sonra Galileo’nun kuramı onaylanmış ve kabul görmeye başlamıştır.


Bu açıklamadan hareketle aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yapılabilir?

a)

Bilimsel kuramların doğrusal bir hızla ilerlediği

b)

Bilimsel gelişmelerin ortaya çıktığı çağda ön yargı ile karşılanabileceği

c)

Bilimde ölçütün doğrulanabilirlik olduğu

d)

Bilimsel gelişmelere yeni buluşların ivme kazandırdığı

e)

Bilim insanlarının mantık ilkelerine göre hareket ettiği

11.

Descartes’ın “Ne biliyorum? Ne kadar bilebilirim? Hangi bilgilere güvenebilirim?” şeklindeki sorularına karşılık; Spinoza “İnsan için iyi yaşam nedir? Bu yaşamı en iyi şekilde yaşamamı sağlayacak olan nedir? Yaşamımı sürekli mutlu ve kutlu yüce bir sevinç içinde sürdürmemi sağlayacak olan şeyler nelerdir? Bunu nasıl elde edebilirim?” gibi sorular olmuştur.


Buna göre Descartes ve Spinoza’nın sırasıyla aşağıdaki felsefe alanlarından hangisiyle ilgilendiği söylenebilir?

a)

Siyaset felsefesi – Din felsefesi

b)

Bilgi felsefesi – Ahlak felsefesi

c)

Bilgi felsefesi – Siyaset felsefesi

d)

Ahlak felsefesi – Bilgi felsefesi

e)

Varlık felsefesi – Ahlak felsefesi

12.

15-17. yüzyıl felsefesi döneminde, bilimsel çalışmalar yapan Galileo “Ben Aristoteles gibi taşların niçin düştüğünü değil, nasıl düştüğünü merak ediyorum.” demiştir.


Buna göre, aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

a)

Bilim var olanların özünü araştırır.

b)

Felsefe varlığı bir bütün olarak ele alır.

c)

Felsefe ve bilim varlık kavramını sorgular.

d)

Bilim ve felsefe varlığı idea olarak düşünmez.

e)

Felsefeyle bilimin varlığa yaklaşımı aynı değildir.

13.

Modern düşünce Rönesans ile başlayan 17. yüzyılda pekişen bir düşünce sistemidir. MS 2-15. yüzyılda Skolastik felsefesinin teoloji egemen yapısı, modern düşünce ile birlikte değişmiş, felsefe aklı ve bilimi temel almaya başlamıştır.


Buna göre, aşağıdakilerden hangisi modern düşüncenin özelliklerinden biridir?

a)

Doğa, deney ve akıl yoluyla açıklanır.

b)

Düşünürler, kiliseye bağlıdır.

c)

Bilgi, din ve vahiy yolu ile edinilir.

d)

Bireysel konular geri plandadır.

e)

Bilim, Tanrı’nın yarattıklarını anlamak için önemlidir.

14.

Aşağıdaki ifadelerden hangisi 15-17. yüzyıl felsefesinin Rönesans "yeniden doğuş" olarak adlandırılmasının nedenidir?

a)

Skolastik felsefenin akıl ve inanç tartışmalarından etkilenmesi

b)

İnancın bilgiyi tek başına mümkün kıldığı düşüncesinin benimsenmesi

c)

Antik Yunan felsefesinin ve aklı temele alan yapısının yeniden ele alınması

d)

Din merkezli düşüncenin egemen olması

e)

İlk neden ve değişim düşüncesinin merkeze alınması

15.

Aşağıdaki filozoflardan hangisi "Prens" adlı eserinde "amaca ulaşmak için her yol mübahtır" sonucuna varır?

a)

Descartes

b)

Thomas More

c)

Thomas Hobbes

d)

Machiavelli

e)

Francis Bacon

16.

Aşağıdaki filozof - eser eşleşmelerinden hangisi yanlıştır?

a)

Güneş Ülkesi - Campanella

b)

Ütopya - Thomas More

c)

1984 - Huxley

d)

Yeni Atlantis - Francis Bacon

e)

Devlet -Platon

17.

Hristiyan Kral III. Alfonzo, Ortaçağ'da ele geçirdiği toprakları sömürgeleştirebilmek için buralara Endülüs'ten Mozarap göçmenlerini getirip yerleştirmiştir. Mozaraplar dil bilgilerini de beraberlerinde getirmişlerdir. Dil bilmeleri onların hem Arapça kitapları tercüme etmelerine hem de Latince el yazmaları üzerindeki Arapça yorum ve açıklamaları derlemelerine yaramıştır. Onlar, böylece Toledo Tercüman Okulu’nu hayata geçiren düşüncenin temellerini atmışlardır. Arap ve İslam lezzetlerini, el sanatlarını ve yönetim hünerlerini Hristiyanlara tanıtmışlardır.


Bu parçadan aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?

a)

Müslümanlar ve Hristiyanlar savaşlar yoluyla birbirinin kültürünü tanıma fırsatı bulmuştur.

b)

Arapça ve Latince bilen topluluklar İslam ve Hristiyan kültürlerinin etkileşiminde önemli olmuştur.

c)

Kültürel etkileşimin gerçekleşebilmesi için öncelikle dilsel faaliyetler gerçekleşmelidir.

d)

Toledo Tercüman Okulu sayesinde Hristiyanlar, Araplara egemen olmuşlardır.

e)

Mozaraplar, Endülüs'ten getirdikleri bilgilerini İslam Dünyası'nı tanımada kullanmışlardır.

18.

Skolastik düşünce, insanı Tanrı tarafından kaderi belirlenmiş, eyleminin gerçek sahibi olmayan, ontolojik ve siyasal açılardan itaat eden bir varlık olarak temellendiriyordu. Rönesans yeni bir insan, toplum ve tarih anlayışı getirirken bu anlayışı da değiştirdi. Artık insan, Tanrının mutlak iradesiyle çizdiği bir tarihte yaşamıyordu. Çünkü Aydınlanma, en büyük öznesi kutsal olan bir tarih anlayışının yerine, tarihi inşa ettiği düşünülen bir özne-insan algısı üretti. Burada insan, toplum ve iktidar karşısında etkisiz bir nesne olmaktan çıkarak bunun aksine onlara karşı bireyselliğini koruyabilecek bir biçimde belirginleşti.


Parçaya göre Skolastik düşünce ile Rönesans düşüncesi arasındaki temel fark aşağıdaki hangi iki kavram arasındaki ilişki ile ilgilidir?

a)

Tarih ve bilim

b)

İnsan ve Tanrı

c)

Toplum ve birey

d)

İktidar ve insan

e)

Doğa ve bilim

19.

Rönesans dönemi düşünürlerinden Petrarca “insanın ne olduğunu” bilmek ister ve doğru yaşamanın ölçütünü araştırır. Ve ona göre doğru yaşamın kaynağı Hristiyanlıkta değil, Roma Stoa’sındadır. Bu öğretiye göre insan için en yüksek değer ruhunun bağımsızlığı, özgürlüğüdür. Buna da inanç ile değil, akıl ve erdem ile ulaşılır.


Buna göre, Rönesans dönemi için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

a)

Dini dogmalar en güvenilir bilgi kaynağıdır.

b)

Doğru ve erdemli davranışı toplumsal kabuller belirler.

c)

Birey olmak, otoritelerden bağımsız, aklı kılavuz edinmeyi gerektirir.

d)

Kilisenin öğretileri, doğru yaşamın ilkelerinin belirleyicisidir.

e)

İnsan kendini ait olduğu kültürle bağ kurarak var edebilir.

20.

Descartes'a göre zihni bölünmez olarak algılayabildiğimiz hâlde, hiçbir cismi bölünür olmaksızın algılayamayız. Bedenin yarısını algılayabilirken zihnin yarısını algılayamıyoruz. Böylece görürüz ki onların yalnızca doğaları farklı değil aynı zamanda onlar birbirlerinin de karşıtıdırlar.

Descartes'in bu görüşü aşağıdaki kavramlardan hangisiyle ifade edilir?

a)

Düalizm

b)

Hümanizm

c)

Rasyonalizm

d)

Realizm

e)

Entüisyonizm