wayground logo

Free Printable Worksheets

Font size

S
M
L
XL
Worksheets

12 TYT (Performans Çalışması)

Total questions: 20

Worksheet time: 40mins

Name
Class
Date
1.

"Bilimsel araştırmalar, yabani hayvanların ---- gösteriyor. Ancak “hayatta kalma mücadelesi” gibi dile yerleşmiş bazı sözler yabani hayvanlar için yaşamın haşin ve amansız olduğu izlenimini pekiştirirken işin ---- görmemizi engelliyor."

Parçadaki boşluğu anlam bakımından en uygun biçimde tamamlayan seçeneği bulunuz.

a)

iş birliği de yaptığını - bugünkü hâlini

b)

birbirleriyle savaştığını - eğlenceli kısmını

c)

eğlenmeyi de sevdiğini - diğer yüzünü

d)

hayatlarından kesitler - kurmaca yönünü

e)

iletişim de kurabildiğini - sağlık boyutunu

2.

"Ameliyat aletlerini sterilize etmek için kullanılan otoklav adlı cihazın içindeki suyun kaynama noktası, yüksek basıncın etkisiyle 100°C’den 121°C’ye çıkar ve böylece çok kızgın bir buhar oluşur."

Cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargıyı bulunuz.

a)

Otoklavın içindeki basıncın yüksek olması, suyun kaynama noktasını artırmaktadır.

b)

Suyun içinde sterilize edilecek maddelerin bulunması, kaynama noktasını artırmaktadır.

c)

İşlem öncesinde ameliyathanelerin sterilizasyonu, otoklav ile gerçekleştirilmektedir.

d)

100°C’de kaynayan suda oluşan buhar, otoklav cihazının sterilize edilmesi için yetersizdir.

e)

Sterilizasyon işleminde kullanılan otoklav, içindeki suyun kaynama süresini azaltmaktadır.

3.

I. denizde, yukarıdan gelen ışığa

II. karışmasını sağlayarak

III. saçtığı ışık, hayvanı akvaryumda

IV. görünür kılıyor ancak

V. mürekkep balığının bir türünün

VI. ona bir görünmezlik perdesi oluşturuyor


Yukarıdaki sözler anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan üçüncü olur?

a)

I

b)

II

c)

III

d)

IV

e)

V

4.

I. Kendisine entelektüel dediğimiz insanların modern zamanlarda ortaya çıktığı çok duyulan bir klişedir.

II. Söyledikleri ve yaptıkları referans olarak alınır, kamusal vicdanın sesi oldukları düşünülür.

III. Çünkü şimdi karşımızda birbirini fiziksel olarak tanımaya dayalı dar grupları aşan ulusal bir kamusal alan mevcuttur.

IV. Tıpkı futbolcular veya pop yıldızları gibi entelektüel de bu alanın aktörüdür.

V. Modernlik, medyanın varlığına koşut olarak, entelektüeli de yaratmış görünerek bu klişeyi desteklemektedir.

VI. Dolayısıyla ulusal bir kamu alanının oluşmadığı dönemlerde entelektüelin de var olamayacağı, mantıklı bir önerme olarak sıkça öne sürülür.


Numaralanmış cümlelerin anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralanması için hangilerinin birbiriyle yer değiştirmesi gerektiğini bulunuz.

a)

I ve II

b)

I ve V

c)

II ve III

d)

III ve VI

e)

II ve V

5.

Karadeniz kentlerinde hâlâ yaşam mücadelesi veriyor bakırcılık. Ancak bölgede çok cesur bakırcılar var. Zira bir yandan iç piyasa rekabetini, diğer yandan uluslararası pazarda yer alma çabasını sürdürüyorlar. Birçoğu dededen, babadan devralmış atölyesini ve oğluna devretmek için ayakta tutmaya çabalıyor. Büyük şehirlere mal göndermek en kazançlı ticaret; ancak bölgeye gelen yerli yabancı turist de bir o kadar önemli onlar için. Ürettikleri kaplarda uyguladıkları formlar da yüzyıllardır uygulananın aynısı. Ustasından öğrendiğini hâlen aynı şekilde uyguluyor bakırcı. Kaplarının üzerine kazıma, kabartma veya kakma gibi herhangi bir ek uygulama yapmıyorlar. Hep yalın form ve yüzeyler çalışmışlar.


Bu parçada Karadenizli bakırcılarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

a)

Zanaatlarını gelecek nesillere aktarma kaygısı taşıdıklarına

b)

Bakırcılığın bazıları için aile mesleği olduğuna

c)

Bölgeyi ziyarete gelen müşterilerin ilgisine değer verdiklerine

d)

Geleneksel bir üretim anlayışını sürdürdüklerine

e)

Günlük yaşamda ihtiyaç duyulan eşyalar ürettiklerine

6.

Hegel, kendinden ---- filozoflardan farklı olarak toplumu organik bir yapı şeklinde tanımlar ve bu organik yapı içerisinde birbirleriyle ---- içinde olmasını beklediği toplumsal organları analiz eder.


Parçadaki boşluğu anlam bakımından en uygun biçimde tamamlayan seçeneği bulunuz.

a)

sonraki - zıtlık

b)

önemli - düzen

c)

önceki - uyum

d)

başarılı - çelişki

e)

bağımsız - ahenk

7.

(I) Madem roman yazma konusunda ciddisiniz, o zaman hemen bir çalışma planı hazırlayın. (II) Önce romanı ne kadar sürede tamamlayacağınıza karar verin. (III) Ardından hikâyenin olay örgüsünü, karakterlerini, yerini ve zamanını içeren bir taslak oluşturun. (IV) Siz bunu yaparken hayat yanı başınızdan akıp gitmekte. (V) Kuşkusuz, şu andan başlayarak bir yazma alışkanlığı kazanmanız gerekiyor. (VI) Roman yazabilmek için onu ihmal etmek ağır bir bedel olmaz mı?


Numaralanmış cümlelerden hangisinin, parçanın anlam bütünlüğünü bozduğunu bulunuz

a)

II

b)

III

c)

IV

d)

V

e)

VI

8.

Romanımızın geçmişinde hazırı çoğaltmaya koşullanmışlık var. Bu yüzden roman yazarlarımız âdeta bir kısır döngünün içinde sıkışıp kalmışlar. Ancak bu romancımız için durum farklı. O, romancılık okulundan kaçmış, elini ateşte yakmış; eserinin bütün özgünlüğü de bu kaçışında saklı.


Bu parçadaki altı çizili sözle romancı ile ilgili olarak anlatılmak istenen aşağıdakilerin hangisidir?

a)

Roman tekniğinde alışılagelmiş kalıpları yıkması

b)

Roman yazmada teorik bir altyapıya sahip olması

c)

Roman konularını toplumsal gerçekliğe dayandırması

d)

Geçmiş birikime yaslanarak edebî eserler üretmesi

e)

Eserlerinde toplumsal değerlere aykırı kişileri anlatması

9.

Ülkemizde, özellikle edebiyat dünyası içinde ilginç bir gerçeğe tanık oluyoruz: Kimse, düşüncelerini ortaya koyarken başkalarından yararlanmak istemiyor. Bu da toplu hâlde sağlam adım atmayı zorlaştırıyor. Tartışmak da tartışılmak da onaylanmak da sanatçı için yararlıdır. Kaç kişi var bunlardan yararlanan? Genç şairlerimiz, yazarlarımız arasında eski edebiyatımızı, hiç değilse kendi alanında, birinci elden izleyip özümsemiş kaç isim verebiliriz? Peki, eski kuşağın ustaları hatta bizim kuşağın ustaları genç yazarları tanıyorlar mı? Bir parçalanma var, her kuşak kendi okurunu yeniden ve sıfırdan başlayarak kurmak zorunda kalıyor.

Bu parçada sözü edilen sorunun çözümü için hangisi gereklidir?

a)

iletişim

b)

özgünlük

c)

hoşgörü

d)

üretkenlik

e)

modernlik

10.

İkisi de zor iş. Yazmak neredeyse bir masa yapmak kadar zordur. İkisinde de odun kadar sert olan gerçeklik diye bir malzemeyle çalışıyorsunuz. İkisi de numaralar ve tekniklerle doludur. Esasında işin içine çok az büyü ama çok fazla sıkı çalışma girer.


Bu sözler, aşağıdaki sorulardan hangisine cevap olarak söylenmiş olabilir?

a)

Bir yazar yerine bir marangoz çocuğu olarak dünyaya gelseydiniz ne değişirdi?

b)

Yazarlık ile marangozluğun benzerlikleri olduğu görüşüne katılıyor musunuz?

c)

Marangozların yazarlardan daha fazla kazanıyor olması sizce de ilginç değil mi?

d)

Marangozların yazarlardan daha çok çalıştığı algısı gerçekçi midir?

e)

Yazarlık ve marangozluğun çalışmaktan çok yaratıcılık gerektirdiğine katılır mısınız?

11.

Verdiği her uzun aranın ardından yeni albümüyle gönlümüzü fethetmeyi başaran pop müziği sanatçısı, bu kez eski şarkılarını yeniden yorumlayarak geçmişe bugünün penceresinden bakıyor ve dinleyiciyi yine oldukça etkiliyor.

Bu cümlede aşağıdaki ses olaylarından hangisi yoktur?

a)

Ünlü daralması

b)

Ünlü düşmesi

c)

Ünsüz yumuşaması

d)

Ünsüz türemesi

e)

Ünsüz benzeşmesi

12.

Önce baygın bir iniltiydi yamaçtan duyulan,

Sonra bir gölge belirmişti kuş uçmaz yoldan:

Köyümün titreterek bağrı yanık toprağını

İnliyor, baktım, uzaktan görünen bir kağnı…

Bu dizelerde aşağıda verilen ses olaylarından hangisi yoktur?

a)

Ünlü düşmesi

b)

Ünsüz düşmesi

c)

Ünsüz yumuşaması

d)

Ünlü daralması

e)

Ünsüz benzeşmesi

13.

“İnsanlığın adım adım ilerlemesini sağlayan şey, kuşkusuz, kişisel kazançların, ürün ve buluşların kuşaktan kuşağa aktarılmasıdır. Hayvanlar dünyasında buna benzer bir olay yoktur; eğitim görmüş bir köpek, başka bir köpeği eğitemez."

Bu paragrafın anlatımında aşağıdakilerden hangisi daha ağır basmaktadır?

a)

Benzetme

b)

İlişki kurma

c)

Örneklendirme

d)

Kanıtlama

e)

Karşılaştırma

14.

"Turna katarları geçiyordu gölün üstünden, gölgeleri maviye dönüşerek. Van Gölü, günün her anında bir renk cümbüşünde yunup arınıyordu. Bir bakmışsın, göl bir anda som turuncuya kesmiş. Bir bakmışsın, gölün ucundan bir mor şimşeği girmiş, bütün gölü som mora boyayarak öteki ucundan çıkmış, ak köpüklü dalgalarla bütün gölü süsleyerek."

Bu betimlemede (tasvirde) bulunmayan özellik aşağıdakilerden hangisidir?

a)

İşitsel öğelere yer verme

b)

Ayrıntılar üzerinde yoğunlaşma

c)

Görsel öğelere ağırlık verme

d)

Doğayı devinim içinde yansıtma

e)

Doğa olaylarını kişileştirme

15.

Yirmi yaşından fazla göstermeyen bir genç, çadırın önünde yan yatırılmış el arabasının üstündeydi. Fenerin aydınlattığı alnı, ter damlalarıyla kaplıydı. Sazının sapı, şaşırtıcı bir süratle aşağı yukarı kayan parmaklarının altında bir canlı gibi titriyordu. Tellere vuran sağ eli, küçük fakat kendinden emin hareketler yapıyordu. Gencin eli, sazın gövdesine yaklaştıkça insan, saz ile el arasında gizli fakat çok anlamlı bir konuşma olduğunu sanıyordu.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

a)

Betimleme

b)

Tartışma

c)

Açıklama

d)

Öyküleme

e)

Karşılaştırma

16.

(I) Ahmet Oktay’ı önce şair olarak tanıdım, sevdim. (II) Gençliğimde Dr. Kaligari’nin Dönüşü döne döne birçok kez okuduğum bir kitaptı. (III) Daha sonraki şiirlerinin de çoğunu kaçırmadan takip ettim. (IV) Denemelerini de keşfettim, felsefe ve sosyoloji yazılarını da. (V) Eleştiri çalışmalarını, yazın ve kültür dünyamıza ilişkin denemelerini beğenerek, bir şeyler öğrenerek okudum hep. (VI) Benim açımdan Ahmet Oktay’ın en önemli yönü, bir eski adamın diliyle söylersem, yaşamın trajik yönlerini yakalamış olmasıdır.

Bu parçadaki cümlelerin hangisinde aynı anlama gelen iki farklı ifadeye yer verilmiştir?

a)

II

b)

III

c)

IV

d)

V

e)

VI

17.

Tarihi ezber konusu saymanın sakıncalarından biri, düşünme eylemi aracılığıyla bugünü de sorgulamayı sağlayabilecek olayların sıradan kalıplara indirgenmesi olasılığıdır. Eskiden olanları yalnızca bir zamanlar olup bittikleri için önemli saymanın, neden-sonuç ilişkisi temeline oturmuş modern tarihçilik anlayışında hiçbir yeri yoktur.

Bu parçada asıl vurgulanmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

a)

Tarih öğretiminde ezberciliğe gidilmesi, tarihî olayların anlaşılmasını güçleştirir.

b)

Tarih araştırmalarının gitgide içine giren öznellik, bu bilimi nesnellikten uzaklaştırmaktadır.

c)

Olayları birbiriyle olan ilişkisine göre değerlendirme ve bu yolla kavramlaştırma yoluna gitme, sağlam bir düşünce zemini oluşturmayı sağlar.

d)

Günümüzde tarihçiler, geçmişte olup bitenlere daha objektif bir gözle bakabilmektedir.

e)

Geçmişi öğrenmek, bu yolla elde edilen bilgileri bugün için kullanmak açısından önemlidir.

18.

“Gökbilim ve coğrafya ile ilgili konuların anlatımında, gezegen adları, güneş ve ay sözcükleri büyük harfle yazılır.”


Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu kurala uyulmamıştır?

a)

Ay, Dünya’nın çevresini yirmi dört saatte dolaşır.

b)

Sabahleyin dünyayı dolaştım ama istediğimi bulamadım.

c)

Camlardan içeriye Güneş girdi.

d)

Her zaman dünya bir yana, çocuğum bir yana derdi.

e)

Yapılan deney, Güneş tutulması ile ilgiliydi.

19.

“Ek olan -ki kendinden önceki kelimeye bitişik yazılır ve ünlü uyumlarına uymaz. Bağlaç olan ki ayrı bir kelimedir. Kendinden önce ve sonra gelen cümleleri bağlar ve ayrı yazılır.”

Bu kurala göre aşağıdaki cümlelerden hangisinde ki’nin yazımı (imlası) yanlıştır?

a)

Türk tiyatrosundaki bu duraklamanın nedenleri üzerinde durmak gerek.

b)

Öyle sanıyorum ki zevk kadar kişiden kişiye değişen bir kavram yoktur.

c)

Yazıda o kadar çok terim kullanılmış ki sık sık sözlüğe bakmak gerekiyor.

d)

Kitabın başındaki şiirlerden onun dünyaya bakış açısı hemen anlaşılır.

e)

Görülüyorki o, yazılarında yeni düşünceler sunan bir kişi değildir.

20.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde büyük harflerin kullanımı ile ilgili bir yazım (imlâ) yanlışı vardır?

a)

Karayel kuzeybatıdan eser.

b)

Doğu Anadolu’da kara iklimi etkilidir.

c)

Türkiye’nin Güneyi genellikle yağışlıdır.

d)

Amerika’nın kuzey komşusu Kanada’dır.

e)

Arjantin bir Güney Amerika ülkesidir.