
Dünya Tarihi
Presentation
•
Science
•
University
•
Hard
efe sallapa
Used 2+ times
FREE Resource
151 Slides • 3 Questions
1
Dünya Tarihi
2020
2
SORU 1:
XIX. yüzyılda Avrupa’nın durunu nasıldı? Avrupa’da hangi anlayış hâkimdi?
3
XIX. yüzyılda Avrupa teknolojik, iktisadi ve kültürel alanda daha önce hiç olmadığı kadar güçlüydü. Bu dönemde Avrupa kıtası diğer kıtalara egemen durumdaydı. Döneme güçlü olanın hayatta kalması gerektiğini savunan, gücü kutsayan bir anlayış hâkimdi. Bu anlayışa sahip Avrupa, dünyayı 1914 ile 1918 yılları arasında gerçekleşen küresel bir savaşa sürükledi.
4
SORU 2:
I. Dünya Savaşının sebepleri nelerdir?
5
-Ekonomik rekabet, sömürge yarışı,
-Milliyetçilik akımı,
-Silahlanma yarışı,
-Sömürgecilik yarışından doğan bloklaşma,
-Devletlerarası özel sorunların [Alsace-Lorraine (Alsas-Loren)],
6
SORU 3:
I. Dünya Savaşının sonuçları nelerdir
7
-Osmanlı Devleti, Almanya, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ve Rusya yıkılmış, toprakları üzerinde .(Polonya, Çekoslovakya, Yugoslavya, Estonya, Litvanya vb) yeni milli devletler kurulmuştur.
-Milletler Cemiyeti (Cemiyet-i Akvam) kurulmuştur,
- “Manda-Himaye Yönetimi” ortaya çıkmıştır.
- Rusya’da Komünizm, İtalya’da Faşizm, Almanya’da Nazizm (Nasyonal Sosyalizm) gibi baskıcı (totaliter) rejimler ortaya çıkmıştır.
- “Ortadoğu” yeni sömürge alanı olarak ön plana çıkmıştır,
-“Azınlık Sorunları” ortaya çıkmıştır.
8
SORU 4:
I. Dünya Savaşında ve sonrasında hangi önemli gelişmeler ortaya çıkmıştır?
9
-Savaş endüstrisinin hızlı gelişmesi,
-Tank, savaş gemisi, bombardıman uçakları ve kimyasal silahların kullanılması,
-NOT: Tank, kimyasal silahlar ve denizaltı ilk kez I. Dünya Savaşı’nda kullanılmıştır.
-NOT: Kimyasal silah kullanımı Sivil Savunma Örgütleri’nin kurulmasına yol açmıştır.
-Dünya petrol tüketiminin artması, özellikle Ortadoğu pertrollerinin önem kazanması ve büyük devletlerin çıkar çatışması,
-Paris Barış Konferansı’nda, büyük devletlerarasında ortaya çıkan fikir ayrılıkları devam etmesi,
-ABD’nin izlediği Yalnızlık Politikası, onu her türlü uluslararası iş birliğinden uzaklaştırmıştır.
- Almanya ile imzalanan Versailles (Versay) Antlaşması, Avrupa’da oluşan sorunları çözmek yerine yeni sorunların da ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır.
10
-İkinci Dünya Savaşı, 1919 Paris Barış Konferansı’nın çözemediği sorunlar nedeniyle Birinci Dünya Savaşı’nın devamı niteliğindedir.
-İngiltere ve Fransa’nın egemenliğinde bulunan Milletler Cemiyeti kararlarıyla çözümlenmektedir.
-Hâkim güç olan İngiltere ve Fransa, mevcut statükoyu korumaya yönelik politikalar üretmeye çalışırken;
.........Almanya silahlanmaya,
........Japonya Mançurya’da ilerlemeye,
.......İtalya ise Habeşistan’ı işgale yönelik politikalarını hayata geçirmeye çalışmıştır.
-1929 Dünya Ekonomik Buhranı, Japonya (1931) ve Almanya’da (1933) savaş yanlısı ve fiilen saldırgan partilerin zafer kazanmasına neden olmuştur. Bu ekonomik buhranın baskısından çıkmak isteyen Almanya, İtalya ve Japonya dünyayı yeniden paylaşmak istemişlerdir
11
SORU 5:
II. Dünya Savaşı’nın nedenleri nelerdir?
12
-Dünya Savaşı’nın sonunda yapılan barış antlaşmalarındaki adaletsizlikler,
-Savaş sonrası İtalya’nın taleplerinin İngiltere ve Fransa politikalarına uymaması,
-1929 Ekonomik Buhranı’nın Avrupa ekonomisini çöküş aşamasına getirmesi,
- Hitler’in iktidara gelişiyle değişen Alman dış politikası
- Milletler Cemiyetinin yaptırım gücünden yoksun olması
13
SORU 6:
Sömürgecilik ve Emperyalizm kavramları
14
Sömürgecilik: Bir devletin kendi ülkesinin sınırları dışında başka ulusları, devletleri, toplulukları siyasal ve ekonomik açıdan egemenliği altına alarak yayılmasıdır.
Emperyalizm: Bir devletin veya ulusun başka devlet veya ulusları kendi çıkarları doğrultusunda etkilemesidir. Emperyalizmde etkileyen devlet, etkilediği devletin kaynaklarından istifade eder.
15
Paris Barış Konferansı
16
Toplanış amacı; I. Dünya Savaşı’nın galip devletleri ile mağlup devletleri arasında imzalanacak barış antlaşmalarının koşullarını hazırlamak ve Osmanlı Devleti’nin topraklarını yeniden paylaşmak için toplandı.
Konferansta Sovyet Rusya, Almanya ve Osmanlı Devleti temsil edilmedi.
17
JAPONYA: Hedefi Uzak Doğu’daki Alman sömürgelerini ele geçirmek olan Japonya konferansta pasif bir rol oynadı.
İTALYA: İtalya’nın Fiume, Dalmaçya kıyıları ve bazı adalar ile ilgili talepleri kabul edilmedi. İtalya, tekliflerinin reddedilmesi üzerine konferansı terk etti. İtalya’nın konferansta bulunmadığı dönemde Yunanistan’ın Batı Anadolu’yu işgaline karar verildi
ABD: ABD Başkanı Wilson için bütün mesele, milletlerarası barışı tesis edecek Milletler Cemiyetinin kurulmasıydı.
FRANSA: Fransa’nın bütün amacı, Almanya’nın hareket alanını daraltmak ve onu çökertmekti.
İNGİLTERE: İngiltere ise Alman donanmasını ortadan kaldırmak ve Almanya’nın tekrar Avrupa dengesini bozacak duruma gelmesini engellemek istedi.
18
Paris Barış Konferansının sonuçları
19
-Wilson İlkeleri gereği Cemiyet-i Akvamın (Milletler Cemiyeti) kurulmasına karar verildi.
NOT: Paris Barış Konferansı’nda alınan karar doğrultusunda, dünya barışını sağlamak için 10 Ocak 1920’de Milletler Cemiyeti kurulmuştur.
-ABD, Monroe Doktrini adı verilen Yalnızlık Politikası çerçevesinde kendi kıtasına yöneldi ve cemiyete üye olmadı.
-Konferansta Wilson İlkeleri kâğıt üzerinde kaldı ve uygulamada bunlara riayet edilmedi. Wilson İlkeleri’nde yer alan selfdeterminasyon (ulusların kendi kaderlerini belirlemeleri ilkesi) yaygın olarak benimsenmesine karşın sürekli ya da adaletli olarak uygulanmadı.
-Savaş tazminatı, ismi değiştirilerek ‘’tamirat borcu’’ adı altında antlaşma maddelerine konuldu.
20
-Yenilen devletlerden toprak alınmayacağına dair ilkeye de uyulmadı ve yenilen devletlerden topraklar alınarak başka ülkelere verildi.
-Sömürgeciliğin kaldırılmasıyla ilgili maddede yer alan karar da manda-himaye kavramına dönüştürülerek uygulandı.
NOT: Wilson İlkeleri’nin “sömürgecilik yapılmayacak” maddesine karşı Manda ve Himaye fikri ilk kez Paris Barış Konferansı’nda ortaya atılmıştır.
-Konferansta Osmanlı Devleti’nin paylaşımı ile ilgili konularda anlaşmazlığa düşülmesi, Osmanlı Devleti ile barış antlaşmasının yapılmasına engel oldu.
-Osmanlı Devleti ile imzalanacak barış antlaşmasının maddelerinin hazırlanması için İtalya’da Nisan 1920’de San Remo Konferansı toplandı.
-Almanlarla Versay Antlaşması 28 Haziran 1919’da imzalandı
NOT: Paris Barış Konferansı’nda İzmir ve çevresinin Yunanistan’a verilmesi, İtilaf Devletleri arasında ilk kez görüş ayrılıklarının ortaya çıkmasına neden olmuştur.
21
SORU 9:
“MONREO DOKTRİNİ”
22
-ABD Başkanı James Monroe tarafından 1823’te belirlenen dış politika ilkeleridir.
-Avrupalı devletlerin, Amerika kıtasındaki sömürgecilik faaliyetlerini reddeder.
-ABD, Avrupa devletlerinin siyasal Doktrini sorunlarına karışmaz.
- ABD, Monroe Doktrini ile diplomaside “yalnızlık” politikasını benimsemiştir.
23
Birinci Dünya Savaşı sonunda Almanya ile imzalanan Versay Barış Antlaşması
24
•Belçika’ya Eupen (Yupen), Malmedy (Malmedi) ve Moresnet (Moresne) verildi.
• Fransa’ya Alsace-Lorraine (Alsas Loren) ve Saar (Sar) bölgesi verildi.
• Saar bölgesinde 15 yıl sonra plebisit (halk oylaması) yapılarak bölgenin kesin durumu tayin edilecekti.
• Polonya’ya, Poznan ile Batı Prusya verildi.
• Danzig (Danzin) serbest şehir oldu.
• Yukarı Silezya’da plebisit yapılacaktı.
25
Siyasal Hükümler
• Almanya, Avusturya ile birleşmemeyi taahhüt etti ve Avusturya, Çekoslovakya ve Polonya’nın bağımsızlığını tanıdı.
Sömürgeler
• Almanya bütün sömürge topraklarından vazgeçti. Sömürgeleri manda rejimi adı altında İngiltere, Fransa, Belçika ve Japonya arasında paylaştırıldı.
Silahsızlanma
• Almanya’da mecburi askerlik kaldırıldı ve Alman ordusu 100 bin kişi ile sınırlandırıldı.
• Deniz kuvvetleri sınırlandırıldı. Almanya’nın denizaltı ve uçak yapması engellendi.
Tamirat Borçları
• Almanya’nın tamirat borcu adı altında savaş tazminatı ödemesine karar verildi.
26
Hayat Sahası nedir?
27
Hayat Sahası: Adolf Hitler döneminde Almanya'nın geliştirdiği yayılmacı politikadır. Bu politikanın oluşturulmasının amacı, Alman topraklarının Alman ırkına yeterli olmayacağının, bu nedenle de Avrupa’ya yayılmanın gerekli olduğunun düşünülmesidir. Almanya dışında yaşayan bütün Almanları Alman sınırları içine almak ve Hayat Sahası politikasıyla Alman Devleti'nin gücünü en üst düzeye çıkarmak
28
Bizim Deniz (Mare Nostrum) politikası
29
Mussolini’nin Akdeniz’de Roma İmparatorluğunu yeniden canlandırma projesidir. Mare Nostrum: Bu tabir "Bizim Deniz" anlamına gelir ve İtalya lideri Mussolini tarafından kullanılmıştır. Bu tabirin Mussolini tarafından kullanılmasının sebebi, Roma İmparatorluğu'nun sınırlarına ulaşmak isteyen İtalya'nın yayılma alanı olarak Akdeniz havzasını kendisine hedef olarak belirlemesidir.
30
Çarlık Rusya’nın kurulması ve genişlemesi
31
Moskova ve civarına hâkim olan Rus Knezliği, topraklarını genişleterek Rus Çarlığı’na dönüştü. Altınorda Devleti, Karadeniz’in kuzeyine ve Kıpçak bozkırlarına hâkim oldu. XVI. yüzyıl sonlarında
Timur Devleti ile yapılan savaşlar sonucunda parçalandı ve Kazan, Astrahan, Kırım, Nogay ve Sibirya hanlıkları kuruldu. Rusya, İlk olarak Kazan (1552) ve Astrahan’ı (1556) işgal etti. Rusya bölgede yayılırken “Böl, parçala, yut.” politikasıyla hareket etti. Bu politika doğrultusunda Türkistan işgaline başlayan Rusya, planını aşamalı olarak yürüttü. 1881 yılında Türkmenistan’ın işgali ile Türkistan’ın tamamı Rus işgaline uğradı.
32
Çarlık Rusya’nın ve Türkistan politikası
33
Rusya, bölgede kalıcı olabilmek için dilin Rusçalaştırılması ve dinin Ortodokslaştırılmasını hedefledi. Böylece Rus kültürünün hâkimiyeti sağlanacaktı. Bunu gerçekleştirmek için Türkistan’ın muhtelif yerlerinde gimnazium denen liseleri açtılar. Rus ordularının tüm Türkistan’ı işgalinin ardından kitleler hâlinde ve sistemli şekilde getirilen Rus aileler verimli arazilere yerleştirildi ve bu ailelerin ekonomik üstünlüğü ele geçirmeleri sağlandı.
34
Bolşevik İhtilali ve çarlık Rusya’nın yıkılması
35
Rusya’da XX. yy. başında Avrupa’dan farklı olarak mutlakiyet yönetimi devam ediyordu. Köylüler ve işçiler ekonomik nedenlerden dolayı 1905 yılında ihtilal yaptılar. İşçi Sovyetleri (İşçi Danışma Kurulu) kısa sürede sert bir müdahale ile sonlandırıldı. Çar oluşan tepkileri azaltmak için halka temsil hakkının verildiği DUMA Meclisini açtı.
1.Dünya Savaşı başladığında Rus halkı çarın otoritesine soğuk bakıyordu. Sosyal ve ekonomik yapısı kötüleşen Rusya’da 24 Şubat 1917’de 200 bin işçinin katıldığı grevi bastırmak için gelen askerlerin de greve katılmasıyla bakanlar ve generaller tutuklanmaya başlandı. 1917 Mart’ında Çar ll. Nikola tahttan ayrıldı ve yerine Devrimci Hükûmet (Geçici Hükûmet) kuruldu.
Bolşeviklerin “barış, ekmek ve toprak” sloganıyla yaptıkları hükûmet içi bir darbeyle Menşevikleri bertaraf ederek iktidarı ele geçirdiler. 3 Mart 1918 tarihli Brest Litowsk (Birest Litovsk) Antlaşması ile Bolşevik Rusya l. Dünya Savaşı’ndan çekildi.
36
Bolşevik
Menşevik
nedir?
37
Bolşevikler, Rus Sosyal Demokrat İşçi Partisinde Lenin’in önderlik ettiği gruptur. 1903’teki parti kongresinde etkili olan ve çoğunluğu ele geçiren bu gruba “Bolşevik” (çoğunlukta olanlar),
Batı Avrupa tarzı sosyal demokrasiyi savunan azınlıkta kalan gruba ise “Menşevik” (azınlıkta olanlar) denmiştir.
38
Bolşevik İhtilali’nin (Ekim Devrimi) Sebepleri
39
-Halk arasında sosyal adaletsizliğin olması
-Servet sahibi zenginlere karşı fakir köylü ve işçi sınıfının olması
-Rus aydınlarının işçi hakları üzerine fikirler ortaya atması (Marks - Engels)
-Rus Çarlığı’nın baskıcı tutumuna karşı muhaliflerin oluşması
-I. Dünya Savaşı’nın ülkede ekonomik kriz ortamı oluşturması
-I. Dünya Savaşı’nın ülkede manevi huzursuzluğa neden olması
-Rus Çarlığı’nın yayılmacı ve Ruslaştırmacı siyasetinden, hâkimiyeti altındaki toplulukların rahatsızlık duyması
40
Bolşevik İhtilali'nin Sonuçları
41
-Rus Çarı II. Nikolay tahtan indirilmiş ve yetkilerini meclise (Duma) devretmiştir.
-Çar II. Nikolay’dan yetkileri devralan meclis, sürgüne gönderilen Lenin’in ülkeye geri dönmesiyle yetkilerini Bolşeviklere devretmiştir.
-Bolşevikler, Lenin önderliğinde yeni bir siyasi ve ekonomik örgütlenmeye gitmiş, Sovyetler Birliği'nin temelleri atılmıştır.
-Çar’ın kurduğu Beyaz Ordu ile Bolşeviklerin Troçki liderliğinde kurdukları Kızıl Ordu arasında yaklaşık üç yıl süren iç savaş yaşanmıştır.
-Çarlık Rusyası yıkılmıştır.
42
1917-1939 yılları arasındaki güçsüzlük dönemi olarak ifade edilen Sovyet Rusya’da meydana gelen önemli gelişmeler
43
A) Lenin dönemi gelişmeler;
-Avrupa’da barışın yerleşmesi için uğraştı. Tarafsızlık ve saldırmazlık politikasını izledi.
-Lenin, azınlıkların da desteğini alabilmek için selfdetermination (milletlerin kendi kaderlerini tayin hakkı) politikasını benimsediklerini ilan etti. Bu vaat Rusya’daki Müslüman toplumunda önemli miktarda Bolşevik taraftarının ortaya çıkmasına neden oldu.
-Sosyalizmi uygulamaya başlayan Bolşevikler ilk iş olarak bütün toprakları köylülere dağıttı.
- Özel bankalar ve işletmeler devletleştirildi.
- ÇEKA (Sovyet Haber Alma Teşkilatı) ile tüm muhalifler etkisiz hâle getirildi.
-Ücretsiz cumartesi çalışmaları ile “Çalışmayana yiyecek yok.” prensibi uygulandı. (Muhalifler etkisiz hale getirilince üretimde düşüşe neden olunca)
-Lenin (Vladimir Ilyiç Ulyanov Lenin) 1921’de ekonomi politikasını değiştirerek NEP’i [Novaya Ekonomiçeskaya Politika (Yeni Ekonomik Pollitika)] uygulamaya koydu. (Alınan tedbirler de işe yaramayınca)
-Lenin, Rusya'nın egemenliği altında bulunan toplumları federatif şekilde yapılandırarak 1 Ocak 1923’te Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'ni (SSCB) kurmuştur.
-Lenin’in 1924’te ölümüyle iktidara Stalin (Yosif Vissarinoviç Çuvaşgili) -namı diğ
44
NEP [Novaya Ekonomiçeskaya Politika (Yeni Ekonomik Pollitika)
45
NEP, sosyalist ekonomi içinde kapitalist uygulamalardan yararlanmaktır. NEP kapsamında yapılanlar şöyle sıralanabilir:
- Özel mülkiyete dokunulmadı.
-Üretim fazlası tahıllara dokunulmayarak fazla vergi alınması yoluna gidildi. Tarım ürünlerine el koymaktan vazgeçilerek, küçük esnafa ve tüccara kolaylıklar sağlanmıştır.
-Para sistemi ve piyasa ekonomisi geri getirildi.
- Ticari işletmeler Nepmen denen iş adamlarına bırakıldı.
- Büyük işletmeler devlete bırakılmakla birlikte kapitalist işletme tekniklerinden yararlanıldı. Küçük sanayi işletmelerinin devletleştirilmesinden vazgeçilmiştir.
-Yabancı sermayeye çeşitli imkânlar sağlanmıştır
NEP’in politik başarısı, Sovyet sisteminin Batılı ülkelerce tanınmasını sağladı.
46
Sovyetler Birliği’nin NEP (Novaya Ekonomiçeskaya Politika) adı verilen ekonomi politikası
47
1917 Bolşevik İhtilali sonrasında Rusya'da yönetimi ele geçiren Bolşeviklerin kurduğu Kızıl Ordu ile Çarlık Rusyası'nın kurduğu Beyaz Ordu arasında üç yıl süren bir iç savaş yaşanmıştır Bu savaşta ülkenin ekonomisi çok zarar görmüş, sanayi ve üretim durma noktasına gelmiştir. Bu nedenle Bolşeviklerin lideri Lenin, ülkenin güçlenmesi için 1921 yılında yeni bir ekonomi politikası ilan etmiştir. Bu politika doğrultusunda köylülere, küçük esnaf ve tüccarlara ürünlerini pazarlama özgürlüğü ve kolaylıklar sağlanırken, yabancı sermaye kullanılmasına izin verilmiştir. Bunların yanı sıra özellikle banka, büyük sanayi kuruluşları ve ulaşım üzerinde devlet egemenliği arttırılmıştır. Bu politika 1927 yılında sonlandırıİmiş ve Sovyetlerin başına geçen Stalin daha farklı bir ekonomi politikası oluşturmuştur.
48
Kolhoz nedir? Kolhozların kurulmasının temel nedeni
49
Kolektif çiftliklere "kolhoz" denir. Bu kolektif devlet çiftliklerinin kurulmasının temel nedeni, Sovyet nüfusunun % 70 inin tarım kesimi oluşturmasıdır. Kolhoz uygulaması kapsamında yapılanlar şöyle sıralanabilir: Özel mülkiyete son verilerek kamu mülkiyeti getirildi. Bütün köylülerin kolhozlara toplanması sağlandı. Köylüye sadece mülk olarak evleri bırakıldı. Daha sonra bunlara da el konuldu.
50
Çarlık Rusya ve Bolşevik İhtilali döneminde Türkistan’ın durumu
51
Rus işgallerinin yaşandığı dönemde Türkistan Türkleri (Özbek, Kazak, Kırgız, Türkmen) ile Azerbaycan, Tatar, Kırım, Avar ve Dağıstan gibi Türk toplulukları arasında bir birlik kurulamadı.
1905 Rus Devrimi’nin ortaya koyduğu ortamda bazı Müslüman aydınların girişimleri ile bu boşluğu doldurmak için kongreler toplandı. Müslümanlarının haklı sesini dünyaya duyurma yolundaki tüm girişimleri sonuçsuz kaldı.
Rus Çarlığı’nın Birinci Dünya Savaşı’nı kaybetmesiyle imparatorluğun dağılacağı fikri Türkistan’da Alaş Ordacıları (Rus devrimi sırasında ortaya çıkan askeri ve siyasal karmaşa ortamında çoğu soylulardan oluşan bir grubun öncülük ettiği mililiyetçi kazakların siyasal hareketidir.) ve reformcu aydınları harekete geçirdi. Hareketlendirdi.
Rusların Türkistanlıları askere almak istemesi ve ardından çıkan isyanları kanlı bir şekilde bastırması üzerine Temmuz 1916’da Millî İstiklal Ayaklanması başladı. Ayaklanmanın parolası ‘‘Çar ve Ruslar defolun, Müslümanlara hürriyet.” oldu.
Sovyet iktidarı ve Lenin’in temel siyaseti “Önce parçala, sonra yönet.” anlayışı üzerine kurulmaktaydı. 1920’de bölgede tamamen Sovyet idaresi kurulmuş oldu.
52
Basmacı Hareketi
53
Basmacı Hareketi “Baskın yapan, hücum eden” anlamlarında kullanılmıştır. Basmacı Hareketi’nin amacı Türkistan’ı Rus işgalinden kurtararak bağımsızlığına kavuşturmaktır. Basmacı Hareketi: Rusların Hokand Millî Hükümetini devirmesinin ardından yaptıkları katliama tepki olarak Ergaş Korbaşı önderliğinde başlatılan Türkistan’ın millî mücadelesidir. Basmacı Hareketi olarak adlandırılan bu mücadele üç döneme ayrılabilir:
54
1. 1918-1921 yılları arasındaki dönem
2. Enver Paşa’nın lider olduğu 1921-1922 yılları arasındaki dönem
3. Enver Paşa’nın şehit edilmesiyle başlayan 1922-1935 yılları arasındaki dönem
1. Türkistan’da 1916’da başlayan isyanlar 1918’de Fergana Vadisi’nin tamamına yayılarak Türkistan millî mücadelesine dönüştü. “Türkistan, Türkistanlılarındır.” parolasıyla yola çıkıldı. Fergana’dansonra Harezm ve Buhara’nın ele geçirilmesi ile millî direniş üç merkezden yürütüldü.
2. 8 Kasım 1921’de Enver Paşa Buhara’da ortaya çıktı. Burada “tam bağımsız Türkistan” için mücadele etmeye karar verdi. Basmacı Hareketi’ni tek elde topladı. Bu dönem millî direnişin zirvesi oldu. 1922’de bir baskın neticesinde Enver Paşa’nın şehit edilmesi üzerine üçüncü dönem başladı.
3. 1924’te hareket Ruslar tarafından bastırılmış olmakla beraber direniş aralıklarla 1935’e kadar devam etti. 1936’da Sovyet Türk devletleri kurularak SSCB’ye bağlandı ve Türkistan millî mücadelesi tamamen sonlandırıldı.
55
Basmacı Hareketi, 1918 yılında Millî Hokand Hükûmeti'nin Ruslar tarafından dağıtılması üzerine Hokand şehrinde başlayan, Türkistan'ın Rusların elinden kurtulması ve bağımsızlığına kavuşması amacını taşıyan bir halk hareketidir. Ruslar Ermenilerle birlikte hareket ederek bütün Türkistan’ı işgal etmek istemiş ve bu nedenle Basmacılar ile aralarında kanlı mücadeleler yaşanmıştır. 1921 yılında Enver Paşa Türkistan’a gelerek Basmacılara destek vermiştir. Ayrıca bu süreçte Zeki Velidi Togan da Enver Paşa ile birlikte hareket ederek Türkistan Millî Birliği'ni kurmuş ve ilk başkanı olmuştur. 1922 yılında Enver Paşa nın ölmesi ile birlikte lidersiz kalan Basmacılar, 1931 yılına kadar Kızıl Ordu ile savaşmışlar ve bu tarihten sonra da ortadan kaldırılmışlardır. Daha sonra 1936 yılında Batı Türkistan’da SSCB’ye bağlı Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan ve Türkmenistan Cumhuriyetleri kurulmuştur.
56
Enver Paşa
57
Enver Paşa, 1881’de İstanbul’da doğmuştur. 1903’te kurmay yüzbaşı olarak Harp Akademisinden mezun olmuştur. İttihat ve Terakki Cemiyeti kurucuları arasına katılmıştır. II. Meşrutiyet’in ilan edilmesinde önemli rol oynamıştır. 31 Mart Olayı’nda Hareket Ordusuna Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’na Almanların yanında katılmasında etkin rol oynamıştır.
Birinci Dünya Savaşı’nın Osmanlı İmparatorluğu’nun yenilgisi ile Sonuçlanmasından sonra Berlin’e gitmiştir. Batum’da Türkiye Şûraları Partisini kurarak Türkistan’ı kurtarma hareketini başlatmıştır. Ancak Rus kuvvetleri karşısında başarılı olamamıştır. 4 Ağustos 1922’de Tacikistan’da, Belcivan yakınlarında bir çatışmada ölmüştür. 4 Ağustos 1996’da yapılan devlet töreniyle İstanbul’daki Hüriyyet-i Ebediyye Tepesi’ndeki anıt mezara defnedilmiştir.
58
Azerbaycan/ Mehmet Emin Resulzâde (1884-1955)
59
Oğuzların devamı olarak Hazar Denizi’nin güneybatısında yer alan bölgede yaşayan Türklere Azeri Türkü denmiştir. 28 Mayıs 1918’de Azerbaycan Halk Cumhuriyeti kurularak bağımsızlık ilan edilmiştir. 23 ay varlığını devam ettiren bu devlet, Türk tarihinin cumhuriyet rejimiyle idare edilen ilk devletidir. Kurulan Azerbaycan Devleti’nin üç ideali, “Türkleşmek-İslamlaşmak-Muasırlaşmak” olmuştur. Bu idealler renklerle sembolize edilmiş ve Azerbaycan bayrağının üç temel rengini oluşturmuştur. Azerbaycan Devleti’ni ilk tanıyan Osmanlı Devleti olmuştur. Sovyet idaresi 28 Nisan 1920’de bu devlete son vererek yönetimi ele almıştır. Millî aydın ve din adamları; Pantürkist, Panislâmcı ve Türkiye ajanı gibi yaftalar vurularak zindanlara atılmış veya öldürülmüşlerdir. M. Emin Resulzâde bu ortamda Türkiye’ye kaçmıştır. 1991 yılının sonlarında SSCB’nin resmen dağılmasıyla Azerbaycan Devleti’nin yeniden kurulmasına kadar sürmüştür.
60
Şeyh Şamil ve Gazavât/Müridizm Direniş Hareketi
61
On sekizinci yüzyılda Çarlık Rusyasının Kafkasya’yı istilasına karşı ortaya çıkan ve Şeyh Şamil ile özdeşleşen dinî ve millî direnişi, Ruslar “Müridizm Hareketi”, Müslümanlar “Gazavât” olarak adlandırmıştır. Bu hareket farklı dillerin konuşulduğu, farklı etnik kökene sahip halkların bulunduğu Kuzey Kafkasya’nın bağımsızlığını hedeflemiş tasavvuf kökenli bir siyasi hareket olmuştur. Çeçenistan’da halk işgale arşı 1818-1917 yılları arasında büyük mücadeleler vermiştir. Şeyh (İmam) Şâmil ise 1835 yılında topladığı şûrada alınan kararlar doğrultusunda bölgedeki Rus iş birlikçisi hanlarla mücadeleye girişip halkın Gazavât Hareketi’nin yanında yer almasını sağlamıştır. Gazavât Hareketi, hedefine ulaşamasa da Müslüman Kafkasya halkları arasında ortak bir vatan bilinci oluşturmuştur. 1930’ların ortasında Çeçen-İnguş Otonom Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti kurulmuştur. Cahar Dudayev, Çeçen İşkerya Cumhuriyeti’ni (ÇİC) ilan etmiştir. 1994’te bir savaşa dönüşmüştür. 1997’de imzalanan Hasavyurt Antlaşması’yla Çeçenistan’a yarı özerklik verilmiş fakat 1999 Eylül’ünde Rus kuvvetlerinin Çeçenistan’ı tekrar işgal etmesiyle barış son bulmuştur.
62
Başkortostan ve Ahmet Zeki Velidî Togan (1890-1970)
63
Kökenleri Kıpçak Türklerine dayanan Başkortlar, Altınorda Devleti’nin yıkılmasıyla diğer Türk toplulukları gibi dağıldılar. 1661-1765 yılları arasında Rus işgaline uğradılar. 1919’da A. Zeki Velidî Togan liderliğinde Başkort Otonom Cumhuriyeti’ni kurdular. Başkortların millî mücadelesinin sembol ismi Zeki Velidî Togan, 10 Aralık 1890’da Başkort bölgesi İşimbay kazası Küzen köyünde doğmuştur. 1917 Ekim Devrimi’nden sonra siyasete atılmıştır. Başkort Özerk Cumhuriyeti’nin kurulmasında aktif görev alıp kısa bir süre sonra devlet başkanı olmuştur. 1921’de Türkistan Millî Birliğinin başına getirilen Togan, Basmacı Hareketi’ne katılarak Bolşeviklerle mücadeleye girişmiştir. Zeki Velidî Togan, 1923’te hareketin başarısız olması üzerine 1925’te Türkiye’ye gelmiştir. Yurt dışı ve yurt içinde birçok üniversitede görevde bulunmuştur. 1970’te İstanbulda ölmüştür. A. Zeki Velidî Togan, şüphesiz Türk-İslam tarihi açısından iyi bir bilim insanı, Türk tarihi açısından fedakâr bir siyasetçidir.
64
Sovyetler Birliği’nin Türklere karşı izlediği asimilasyon politikaları n
65
★Türkleri Hıristiyanlaştırmaya ve Türk çocukları Rus okullarında eğitilerek kendi kültürlerinden uzaklaştırılmaya çalışılmıştır.
★Türkistan kelimesi yasaklanmıştır Türkistan beş parçaya bölünerek ayrımcı politika izlenmiştir. Rus harita ve kitaplarından “Türkistan” ismi çıkarılmış ve kullanımı yasaklanmıştır.
★Türkmen, Kazak, Kırgız ve Özbek Türkleri arasında boy - asabiye ayrımı yapılarak birlik duygusu bozulmaya çalışılmıştır. Özbek, Kırgız, Kazak ve Türkmenlerin zorla Türkleştirildikleri ileri sürülmüştür.
★10 Ciltlik Sovyetler Birliği Tarihi yazılmıştır. Rus olmayan milletlerin tarihine yer verilmemiştir.
★Cami ve mescitler tahrip edilerek bu eserlere ait vakıflara el konulmuştur. Müslüman din adamları sürgün edilmiştir.
★1923’de din karşıtlığı propagandaya dahil edildi. İmamlar, “Kulak” (rejime muhalif köylü) statüsünde değerlendirildi.
★Türkler, Türk nüfusunun yoğun olmadığı yerlere göç ettirilerek kültür olarak asimile edilmek istenmiştir.
★Türkiye ile Türk topluluklarının bağları zayıflatılmak istenmiştir. Türkiye’nin 1928 de Latin harflerini kabul etmesi üzerine, Türk topluluklarının Latin harflerini kullanması yasaklanmış ve Rus Kiril alfabesi kullanmaları zorunlu hale getirilmiştir.
★Edebiyatta millî ruhu konu alan eserler yasaklanmıştır. Türkiye ve Türkistan arasındaki kültürel bağlar koparılmaya çalışılmıştır.
66
Orta Doğu kavramı neresi için kullanılmıştır?
67
Dar kapsamlı bakış açısıyla Türkiye, İran, Mısır üçgenini ve bu üçgen içerisinde yer alan ülkeleri kapsar.
Geniş kapsamlı bakış açısıyla bu devletleri ve onlara komşu olan bazı Müslüman ülkeleri (Kuzey Afrika, Sudan, Somali, Pakistan ve Afganistan gibi) içine alır. Bu tabiri ilk İngilizler kullanmışlardır.
68
Orta Doğu’yu paylaşım planları;
69
1. McMahon (Mekmehın) Antlaşması (1915)
2. Sykes-Picot (Saykıs Pikot) Antlaşması (1916)
70
2. Sykes-Picot (Saykıs Pikot) Antlaşması (1916): İngiltere [Mark Sykes, Fransa [Georges Picot ve Rusya arasında imzalandı. Bu gizli anlaşmaya göre
-Doğu Anadolu, Doğu Karadeniz ve İstanbul Rusya’ya bırakıldı.
-Adana, Antakya bölgesi, Suriye kıyıları ve Lübnan Fransa’ya bırakıldı. Musul hariç olmak üzere Irak İngiltere’ye bırakıldı.
-Filistin’de biçimi daha sonra Rusya ve öteki bağlaşık ülkelerle ve Mekke Şerifi’nin temsilcisiyle danışılarak kararlaştırılacak olan uluslararası bir yönetim kurulacaktı.
71
Büyük Güçlerin(İngiltere ve Fransa) Orta Doğu ve Afrika Politikaları
72
Orta Doğu coğrafyası; coğrafi konumu, sosyokültürel özellikleri ve doğal kaynakları ile tarih boyunca devletlerin egemen olmak istedikleri bir bölge oldu. İngiltere ile Fransa arasında Osmanlı Devleti’nin topraklarını paylaşmaya yönelik Sykes-Picot Antlaşması ve Balfour (Balfur) Deklarasyonu, Orta Doğu’nun şekillenmesindeki önemli yapı taşlarından oldu. İngiltere ve Fransa, 7 Kasım 1918’de bölge ile ilgili bir deklarasyon yayımladılar. Bu deklarasyona göre Orta Doğu bölgesinde halkların kendi serbest seçimlerine dayanan millî hükûmet ve idareler kurulacaktı.
73
Balfour Deklarasyonu
74
İngiltere'nin Birinci Dünya Savaşı sırasında Dışişleri Bakanı Lord Balfour nezdinde, Filistin'de bir Yahudi devleti kurulmasını desteklediğini açıklamasıdır. İngiliz Dışişleri Bakanı Lord Balfour, 2 Kasım 1917’de Uluslararası Siyonizm Hareketi’nin liderlerinden Lord Rothschild’a (Lord Rotşayıld) bir mektup göndererek Filistin’de Yahudilere bir yurt kurulması çabasının ülkesi tarafından destekleneceğini bildirdi. Böylece Amerika’nın sempatisini kazanmayı amaçladı. Diğer İtilaf Devletleri tarafından da desteklenen bildiri, bölgede kurulacak İsrail Devleti’nin temeli oldu.
75
San Remo Konferansı
76
San Remo Konferansı, I. Dünya Savaşı'ndan sonra, 18-26 Nisan 1920'de, Osmanlı topraklarının paylaşılması ve Osmanlı ile yapılacak olan Sevr Antlaşması'nın şartlarını hazırlamak için, İtalya'nın Sanremo şehrinde toplanan milletlerarası konferans. San Remo Konferansı’nda Avrupa devletleri, kurulacak manda yönetimleri ve bunların paylaşımı konusunda anlaşmaya vardı.
77
İngiltere’nin Orta Doğu politikaları
78
İngiltere'nin Uzak Doğu'daki sömürgelerine giden yolda bulunması ve Süveyş Kanalı'nın açılması (1869) Orta Doğu'nun İngiltere için önemini arttırmıştır. Almanya’nın Hicaz Demiryolu Projesini üzerine alması ve II. Abdülhamit’in uyguladığı İslamcılık politikası İngilizlerin Orta Doğu’daki çıkarlarını baltalamıştır. İngiltere, 1878 Berlin Antlaşması’ndan sonra Osmanlı Devleti’yle arasındaki denge politikasını terk etti ve Osmanlı topraklarını işgale başladı. 1878’de Kıbrıs’ın yönetimini ele aldı ve 1882’de de Mısır’ı işgal etti. Bunlara karşı Osmanlılar Almanya’ya yaklaştı. İngiltere, Birinci Dünya Savaşı’nda Mekke Şerifi Hüseyin’le yaptığı Mc Mahon Antlaşması ile bağımsız Arap Devleti sözü verdi.
79
Orta Doğu’da İngiliz Manda Yönetimleri ve İngiltere’nin Orta Doğu’daki Devletlerle İlişkileri
80
I.Dünya Savaşı’ndan sonra yapılan 30 kim 1918 Mondros Ateşkesi ile Musul hariç Irak, İngiliz kontrolüne girmiştir. San Remo Konferansı ile Irak’ın manda idaresi İngiltere’ye teslim edildi. İngiltere, Mekke Şerifi Hüseyin’in oğlu Faysal’ı Irak kralı yaparak Irak’a 1922’de özerklik verdi. 1930’da Irak’ın bağımsızlığını tanıdı. Irak, 1932’de Milletler Cemiyetine üye oldu.
81
Mısır: Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’na girmesi üzerine Aralık 1914’te İngiltere, Mısır üzerinde hâkimiyetini kurdu ve 28 Şubat 1922’de yayımladığı deklarasyonla Mısır’ın bağımsızlığını ilan etti. Süveyş Kanalı ve Mısır’daki yabancı haklarını korumayı üzerine aldı. 1936’da yapılan antlaşma ile Mısır’dan çekildi. Mısır, Mayıs 1937’de Milletler Cemiyetine üye oldu.
82
Arabistan: Birinci Dünya Savaşı başladıktan sonra Mekke Şerifi Hüseyin ile mücadeleye giren Suud ailesinden Abdülaziz İbni Suud, 1926 Ocak ayında kendisini Hicaz Kralı ve Necd Sultanı ilan etti. 1932’de devletin adı Suudi Arabistan Krallığı oldu. Suudi Arabistan aynı yıl içerisinde Milletler Cemiyetine üye oldu.
83
Ürdün: Ürdün, Fransız mandasındaki Suriye Krallığı’na dâhildi. 1922 Eylül ayında Milletler Cemiyeti kararı ile Ürdün Devleti kuruldu ve İngiltere mandasına bırakıldı. Başa Şerif Hüseyin’in oğlu Abdullah getirilmiştir. Ürdün 1946’da İngiltere ile yaptığı antlaşma ile bağımsızlığını kazandı.
84
Filistin: İngiltere, Balfour Deklarasyonu ile bir Yahudi devletinin kurulmasını kabul ettiğini ortaya koydu. Bu deklarasyon neticesinde Filistin’e yoğun Yahudi göçü başlatıldı. San Remo Konferansı kararları ile Filistin, Suriye’den ayrılarak İngiltere mandasına bırakıldı. Nihayetinde İsrail Devleti, İkinci Dünya Savaşı sonrası 1948’de kuruldu.
85
Yemen: Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılması ile Yemen’in bağımsızlığı fiili bir durum olarak ortaya çıktı. Yemen, savaş sonrası İmam Yahya önderliğinde İngilizlere karşı mücadele etti ve İngiltere’ye karşı İtalya ile iş birliğini geliştirdi. İngiltere 1934’te Yemen’in bağımsızlığını tanıdı.
86
Fransa’nın Orta Doğu politikaları
87
San Remo Konferansı ile Suriye ve Lübnan, Fransız mandasına verildi. Arapların Suriye Krallığı beklentisi San Remo Konferansı’nda karşılanmadı. Fransızlar 1920 Temmuz’unda Şam’a girdi. Kral Faysal kovularak yönetime Fransız yüksek komiseri getirildi. Fransa bölgede “Böl ve yönet.” anlayışına dayanan bir politika izledi. Suriye’de muhalefeti kırmak için ülkeyi Lübnan, Alevi, Dürzi, Halep ve Şam olmak üzere beş ayrı siyasi bölgeye ayırdı.
Fransa 1926 Mayıs’ında Lübnan’a, 1930 Mayıs’ında Suriye’ye sözde bağımsızlık vererek her ikisinde de yönetim biçimini cumhuriyet olarak ilan etti.
Fransa; 1936’da bölgeden çekildi. Tamamen çekilmesi 1946’da gerçekleşti.
88
1. SÖMÜRGECİLİK:
Coğrafi Keşifler, Başlatan ülkeler: İspanya Portekiz
Sebepleri:
-Alternatif ticaret yolları bulma arzusu
-Bilimsel ve teknik alanda yaşanan gelişmeler
- Doğu’nun zenginliklerine ulaşma isteği
Sonuçları:
-Avrupa’da dünyayı sömürme yarışı başladı.
- Dünya zenginlikleri Avrupa’ya aktarıldı.
89
2. EMPERYALİZM:
Sanayi Devrimi, Başlatan ülkeler:İngiltere
Sebepleri:
Üretim artışı
Devletler arası rekabet ve bloklaşmalar arttı.
Ham madde ihtiyacı
Pazar ihtiyacı
Sonuçları:
İşçi sınıfı ortaya çıktı.
Yeni siyasi ve sosyolojik fikirler ortaya çıktı.
Askerî teknolojilerde gelişmeler yaşandı.
Dünya Savaşı yaşandı.
90
3. MANDACILIK:
İngiltere, Fransa
Sebepleri:
-Osmanlı Devleti’nin yıkılması Devlet bilinci ve geleneğinin olmaması
-Wilson İlkeleri’nin sömürgeciliği reddetmesi
-Manda bölgelerinin sahip olduğu yer altı zenginlikleri
91
XIX. yüzyıl Avrupa’sında büyük ülkeler, gücü ve zenginliği çevre bölgelere hâkim olmakla eş değer görmüşlerdi. Ülkelerin gücü ve zenginliği sahip oldukları çevre bölgelere bağlıydı. Dünyanın stratejik ağırlık merkezlerini saptamaya yönelik olarak ortaya atılan jeopolitik teoriler
92
1. Kara Hâkimiyet Teorisi: Halford J.Mackinder (Helfırd Cey Mekındır); “Karalara hâkim olan dünyaya hâkim olur.”
2. Deniz Hâkimiyet Teorisi: Alfred Thayer Mahan (Alfirıd Deyır Mehın); “Dünya egemenliğinin anahtarı deniz yollarının kontrolündedir.’’
3. Hava Hâkimiyet Teorisi: Harry A. Sachaklian (Hery Saçaklian); “Havaya hükmeden bir millet tüm dünyaya hâkim olur.’’
Yalnız bir kuvveti esas alan görüşü teori olarak kabullenmek mümkün değildir. Her üç kuvvet yani kara, hava ve deniz kuvvetleri birbirinin tamamlayıcısıdır. Dünya hâkimiyetini kurmak isteyen bir gücün salt kara veya deniz ya da hava gücüyle bunu gerçekleştirmesi mümkün görünmemektedir. Bu, ancak üç kuvvet arasında sağlanabilecek etkin koordinasyonla mümkündür.
93
Kara Hâkimiyet Teorisİ
94
İngiliz Halford J. Mackinder, XX. yüzyıl başlarında denizlere egemen olma çağının artık önemini kaybettiğini, yeni uluslararası sistem içerisinde dünya egemenliğini kara güçlerinin sağlayacağını savundu. Mackinder, kara gücünün ortaya çıktığı merkezi ise Avrasya’nın iç bölgesi olarak gördü. Mackinder, burası için Tarihin Coğrafi Mihveri, daha sonra Heartland [Hartlınt (kalpgâh)] adını kullandı. Asya, Avrupa ve Afrika’nın dünya adasını oluşturduğunu, diğer kıtaların dünya adasının uyduları olduğunu belirtti. Doğuda Sibirya, batıda Volga, kuzeyde Buz Denizi ve güneyde Himalayalar ile sınırlanan alanı Heartland olarak kabul eden Mackinder, daha sonra bu sınırları genişleterek Avrupa Rusya’sının tamamını merkez bölge içinde mütalaa etti.
Merkez bölgesini kontrol eden iki önemli kuşak vardır:
1. İç (Kenar) Kuşak: Merkez bölgesinin çevresinde Almanya, Avusturya, Balkanlar, Türkiye, İran, Pakistan, Hindistan ve Çin’i kapsayan kuşaktır.
2. Dış (Kenar) Kuşak: İngiltere, Kuzeybatı Afrika, Avustralya, ABD ve Kanada’dan oluşan kuşaktır.
95
Deniz Hâkimiyet Teorisi
96
Amerikalı Amiral Alfred Thayer Mahan (1840- 1914), bir devletin büyüklüğünün kıyılarının uzunluğu ve limanlarının özelliğiyle ölçülebileceğini dolayısıyla uluslararası ilişkilerin düzenlenmesinde ve dünya politikasının kontrolünde hâkim unsurun deniz egemenliği olduğunu ortaya koydu. “Dünya egemenliğinin anahtarı deniz yollarının kontrolündedir.’’ Tezini ortaya attı ve savundu. ABD, İngiltere, Japonya ve özellikle Almanya’da büyük ilgi gördü. Mahan, ulusal yayılmanın denizlere yönelmesi gerektiğini, deniz egemenliğinin ABD’yi dünya egemenliğine götüreceğini söylüyordu.
Bir ülkenin deniz gücü için;
1. “Bir devletin denize olan coğrafi konumu”,
2. “Ülkenin fiziki yapısı yani ülkenin doğal kıyı şeridinin yapısı”,
3. “Coğrafi alanın fiziki ve beşerî coğrafyaya etkisi”,
4. “Nüfus gücü”,
5. “Toplum yapısı”,
6. “Ülkelerin yönetim yapısı” olmak üzere altı faktörün etkili olduğunu belirledi.
97
Hava Hâkimiyet Teorisi
98
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra geliştirilen teorinin temellerini Albay Harry A. Sachaklian atmıştır. Teori, hava gücünün kara ve deniz gücünden üstün, onları kuşatan ayrıca bu iki gücün etkisinde olduğu kadar onları etkisi altına alan bir güç olduğu esasına dayanır.
Vietnam Savaşı, Panama ve İran Krizleri, Körfez Savaşı ve ABD'nin Irak’a müdahalesi gibi bölgesel krizler ve savaşlar, dünya politikası ve stratejisi içinde üstünlük kurma ve bu üstünlüğü sürdürme konusunda hava gücünün önemini ortaya koymuştur. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ortaya çıkan ve hava gücüne dayanan bu yeni egemenlik kavramı hızla gelişmeye başlamıştır.
Hava gücünün üstünlüğüne dayalı görüşün en güçlü savunucuları ABD ve İngiltere’dir. Bu gelişmeler hava hâkimiyeti ile beraber uzay hâkimiyeti kavramlarını doğurdu.
Uzayın gözlem, haberleşme ve istihbarat sistemlerinin yanında antibalistik sistemlerin yerleştirilmesine yönelik olarak da kullanılması ABD ile SSCB’nin arasında ciddi bir rekabet alanı oluşturdu
99
Modern Japonya’nın Doğuşu ve Meiji (Meici) Restorasyonu
100
Doğu Asya kıyıları önünde büyüklü küçüklü birçok adadan meydana gelen Japonya’da güneşin oğlu olarak adlandırılan imparator, XII .yydan itibaren varlığını sembolik olarak devam ettirdi. Bütün eyaletler Daymiyo adı verilen derebeyler tarafından yönetilmekteydi. Daymiyoların en güçlüsü, Şogun olarak merkezî yönetimin başında bulunurdu. 1624’te Şogun Tokugova’nın yayımladığı fermanla Japonya dış dünyaya kapandı. Bu süreç 1853’e kadar 229 yıl boyunca devam etti. 1854’te ABD, ardından Rusya, Büyük Britanya ve Hollanda ile ticaret antlaşmaları yaparak bu ülkelerin Japonya’da konsolosluk açmalarına izin verdi. Bu durum ülkede, feodal sistemin temellerini yıpratmakta olan sosyal ve siyasi akımların baskısını artırdı. Japonya’nın Avrupa ile yaşadığı bu süreç Japonlar için bir dönüm noktası oldu.
101
Çin; 1839-1842 Afyon Savaşı ve Boxer (Baksır) Ayaklanması
102
1839-1842 Afyon Savaşı: İngiliz tüccarlar 19. yüzyılın başlarında Çin'e yasa dışı yollardan afyon sokmaya başladılar. Çin hükûmeti 1839'da afyon ticaretini durdurma girişiminde bulunarak İngiliz tüccarların Guangzhou'daki (Kanton) tüm afyon depolarına el koydu. Birkaç gün sonra, sarhoş İngiliz denizcilerinin Çinli bir köylüyü öldürmesi ile savaş başladı. Savaş patlak verdi ve küçük İngiliz kuvvetleri kısa sürede zafer kazandılar. 29 Ağustos 1842'de imzalanan Nanjing Antlaşması ve 8 Ekim 1843 tarihli Bogue Ek Antlaşması'yla, Çin'in büyük bir tazminat ödemesi, ticaret ve yerleşim amacıyla beş limanın İngilizlere bırakılması ve İngiliz yurttaşlarının İngiliz mahkemelerinde yargılanması hakkı karara bağlandı.
103
Boxer (Baksır) Ayaklanması: 1899 - 1901 yılları arasında gerçekleşen ve Çin’in emperyalizme karşı verdiği savaş olarak adlandırılan olay Boxer Ayaklanması’dır. 1899'deki Boxer Ayaklanması yada Boxer Hareketi, Batı'nın 19. yüzyılda Çin üzerindeki ekonomik ve siyasi etkisine karşı çıkartılan bir ayaklanmadır. Tüm yabancıların ülkeden çıkartılması hedeflenmiştir. 1899 yılı Kasım ayında başlamış 7 Eylül 1901'de sona ermiştir. Avrupalı sömürgeci devletler, Boxer isyanını bastırabilmek için çok sert yöntemlere başvurmuşlardır. Bu isyanın bastırılmasından sonra Çin tamamen Batı’nın nüfuzu altına girdi.
104
Meiji Restorasyonu
105
Japonya’da “Meiji Dönemi”, 1867’de imparator olan Mutsuhito’nun 44 yıllık saltanat dönemine verilen özel bir isimdir. 1867’de başa geçen Japon İmparator Mutsuhito ülkede hızlı bir reform süreci başlatmıştır. Mutsuhito öncülüğünde yaşanan bu değişim dönemine “Meiji Restorasyonu” denmiştir. 1868-1912 yıllarını kapsayan Meiji Devri Batı’da başarılması asırlara dayanan teknolojik, ekonomik ve sosyal gelişmeler, İmparator Meiji’nin idaresi altında kısa sürede gerçekleştirildi. Japonya, Avrupa’nın sömürgesi olmaktan kendisini kurtarmanın yolunu Avrupa’nın ileri tekniğini ve metodunu benimsemekte buldu.
106
-İmparator Meiji , başkenti Kyoto’dan Edo’ya taşıdı. Bu şehre, “Doğu’nun başkenti” anlamına gelen Tokyo adı verildi.
-Feodal devirdeki sınıflar kaldırıldı.
-Meşruti monarşi kuran bir anayasa hazırlandı.
- 1868-1898 arasındaki dönemde 2190 fabrika açıldı. Ağır sanayi, demir - çelik ve gemi yapımcılığı geliştirildi.
-1870’te ilk demir yolu yapımına başlandı, 1890’da demir yolu uzunluğu 7200 kilometre oldu.
-1871’de Daymiyo denen derebeylik sistemine son verildi, ülke vilayetlere bölündü. Valiler merkez tarafından atandı.
-1871’de ilk gazete yayımlandı. Dört yıl sonra yayımlanan gazete ve dergilerin sayısı 100’ü buldu.
-Avrupa ve Amerika’ya binlerce öğrenci gönderildi.
-İngiliz uzmanlarla modern bir donanma kuruldu.
-Eğitim alanında yenilikler yapıldı.1872’de kadın erkek her Japon için ilköğretim zorunlu hâle getirildi. XX. yüzyıla gelindiğinde okuma yazma bilmeyen Japon hemen hemen hiç kalmamıştı.
- Modern bir posta-telgraf ve yeni bir para sistemi oluşturuldu.
-1873’te mecburi askerlik kabul edildi. Aynı yıl ilk kez bir ordu ve donanma oluşturuldu.
-1890’da Alman tesiri altında yeni bir anayasa ilan edildi.
107
Çin - Japon Savaşı (1894 - 1895)
108
Hızlı bir şekilde güçlenen Japonya, sömürgecilik faaliyetleri doğrultusunda gözünü Kore’ye dikmiş, bu durumda Çin ile savaşmasına neden olmuştur. Bu savaşı Japonya kazanmış ve Mançurya’nın güneyi ile Kore’yi egemenliği altına almıştır. Ancak Japonya’nın buraları alarak Uzak Doğu’da güçlenmesi bölgede hâkim olan Rusya’yı ve Avrupa Devletlerini rahatsız etmiştir. Özellikle Rusya’nın gösterdiği tepki karşısında Japonya, Çin’den aldığı yerleri geri vermek zorunda kalmıştır. Japonya’nın 1875 sonrası Kore’ye dair emelleri 1894’te Japonya ile Çin’i karşı karşıya getirdi. Japonya, Çin’i yenilgiye uğrattı. Yapılan Şimonoseki Antlaşması’na göre Çin tazminat verecek, FormosaPescadores (Formaza Peskadore) takımadalarını ve Port Arthur (Port Artur) Limanı’nı Japonya’ya bırakacaktı.
109
Rus - Japon Savaşı (1904 - 1905)
110
Japonya'nın Uzak Doğu'da güçlenmesinden rahatsız olan Rusya ile yapılan savaşı, Japonya kazanmıştır. Savaş sonucunda Japonya bölgede yeni ve güçlü bir sömürgeci devlet olarak varlığını göstermiş, Rusya Uzak Doğu’daki yayılmacı politikasından vazgeçmek zorunda kalmıştır.. Savaştan galip çıkan Japonya, 1875’te Kuril adalarına karşılık olarak Rusya’ya terk ettiği Güney Sakhalin’i geri aldı. Formosa ile Kore’yi ele geçirdi ve Mançurya’da özel çıkarlar elde etti. Bir Asya devleti olan Japonya kısa sürede bir Avrupa devletini yenebilecek duruma geldi. Bu durum bütün Asya devletlerinde millî hareketlerde etkili oldu.
111
1929 Dünya Ekonomik Buhranı
112
1929 Dünya Ekonomik Buhranı, dünya ekonomisine etkileri itibarıyla en ağır kriz olarak kabul edilir. Amerika’da New York Menkul Kıymetler Borsasındaki [Wall Street (Vol Sıtriit)] hisse senedi fiyatlarının sert bir şekilde düşmesiyle başlayan buhran, kısa sürede Avrupa’ya ve dünyanın diğer sanayileşmiş bölgelerine yayıldı. 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı, dar anlamıyla New York Borsasının çökmesidir. Geniş anlamıyla ise kredi sistemiyle varlığını sürdüren ekonomide fazla üretimden kaynaklanan üretim-tüketim dengesizliği olarak özetlenebilir.
113
Krizin Nedenleri
-ABD’de küçük şirketlerin birleşmesi tekellerin oluşması Yorum: 1929 Dünya Ekonomik Krizi öncesinde Amerika'da küçük şirketlerin birleşerek tekelleşmesi, Amerikan ekonomisinde etkili olan şirket sayısının azalmasına sebep olmuştur. Bu durum da şirketlerden tek bir tanesinin bile iflas etmesinin ekonomiyi kökünden sarsacağı anlamına gelmektedir.
- ABD’de banka ve şirketlerin çalışma esaslarını düzenleyen yasaların yetersiz olması Yorum: Amerikan banka ve şirketlerin çalışma esaslarını düzenleyen yasaların yetersiz olması, şirketlerin denetlenmesini zorlaştırdığı için buralar kontrolden çıkmıştı. Bu durum da krizi tetiklemiştir.
-ABD’nin verdiği kredilerin ödemelerini, zamanında geri alamaması
-ABD’de yeni oluşan endüstrilere talebin fazla olması nedeniyle borsanın yapay olarak aşırı yükselmesi
-Başkan Hoover’in yanlış ekonomi politikaları uygulaması
-Taylo rizm akımının etkili olması, Taylorizm: Amerikalı bir mühendis olan Winslow Taylor tarafından sanayide en yüksek verimliliği sağlamak için oluşturulan bir sistemdir. Bu sistemde aynı zaman dilimi içinde çok üreten işçiye çok ücret, az üretene ücret kesintisi uygulaması yapılmıştır.
-Ülkede reklam ve basın, Amerikan yaşam tarzı olarak sunulan tüketimi körükledi.
114
Kara Perşembe
115
Yeni arabalar, dalga dalga yayılan yeni bankalar tarafından finanse edilen yeni evlerin yapılması, Hisse senetleri fiyatları hızla artması bu durum 1920’li yıllarda ABD’de yaşanan bu büyüme sanal bir büyümeydi. Hisse senetlerinin kâr amacıyla gerçek değerinin üstünde alınıp satılmasına dayalı aşırı spekülasyon sonucunda ekonominin gerçek yapısıyla bağını kaybetmiş olan New York Wall Street borsası, nihayetinde Kara Perşembe olarak anılan 24 Ekim 1929 günü çöktü. New York (Wall Street) borsasının çökmesi sonucunda 1929 Dünya Ekonomik Krizi yaşanmış ve bu olay tarihe "Kara Perşembe" olarak geçmiştir. Amerika Birleşik Devletlerinde başlayan bu kriz kısa sürede Avrupa ülkelerine yayılmıştır.
ABD: 1929 Dünya Ekonomik Krizi döneminde ABD’nin başında Hoover vardı. Krizin çıkmasında etkisi olduğu düşünüldüğü için 1932 yılında seçim yapıldı ve yerine Roosevelt başkan seçildi. Kendisi “New Deal” adıyla bir ekonomi politikası uyguladı.
Sovyet Rusya: Sovyet Rusya’nın kapitalist sistemin dışında kalması, Lenin döneminde uygulanan ekonomi politikası (NEP) ve Stalin’in uygulamaya koyduğu (1929) I. Beş Yıllık Kalkınma Politikası doğrultusunda hareket etmesi 1929 Dünya Ekonomik Krizi’nden devletin etkilenmemesini sağlamıştır.
116
Kara Perşembe ve Ekonomik Buhranın sonuçları
117
-Birçok banka batmış, insanların mal varlıkları yok olmuştur.
- Sanayileşmiş şehirlerde “işsizler ve evsizler ordusu” oluşmuştur.
- İnşaat faaliyetleri durmuştur.
- Madencilik alanı zarar görmüştür.
- Tarım ürünlerinin fiyatları düşmüş, çiftçiler ve kırsal bölgedekiler bu durumdan olumsuz etkilenmiştir.
- Dünya ticareti, üretimin de düşmesi ile %65 oranında azalmıştır.
-İnsanlar açlığa sürüklenmiş ve piyasada para olmadığı için takas yolu ile alış -veriş yapılmıştır.
-Toplumsal anlamda insanlar manevi çöküş yaşamışlardır.
-Buhran, dünyada ekonomik sonuçlarının yanı sıra siyasi gelişmelere de neden oldu. Siyasi değişimler sonucunda birçok ülkede savaş yanlısı ve fiilen saldırgan partiler zafer kazandı. Seçimleri savaş yanlısı partilerin kazanması Avrupa başta olmak üzere tüm dünyada hızlı bir silahlanma yarışını ortaya çıkardı. Bu durum İkinci Dünya Savaşı’nın kapılarını açtı.
118
Korporatizm: Her iş kolunda, işçi ve işvereni aynı çatı altında toplamak, mesleki birlikler oluşturmaktır. Liberalizmin zıttı olarak düşünülebilecek bir kavramdır. Sosyal ortaklık ve iş birliği amaçlanır.
Taylorizm: Amerikalı bir mühendis olan Winslow Taylor tarafından sanayide en yüksek verimliliği sağlamak için oluşturulan bir sistemdir. Bu sistemde aynı zaman dilimi içinde çok üreten işçiye çok ücret, az üretene ücret kesintisi uygulaması yapılmıştır.
Kliring Sistemi: Dış ticarette devletlerin takas sistemine dayalı alış veriş yapmasıdır. Kliring Sistemi, ticarette para kullanmak yerine malların takas edilmesi şeklinde bir uygulamadır. “Malını alanın malını almak” şeklinde de açıklanabilir.
119
1929 Dünya Ekonomi Krizi’nin Türkiye’ye etkileri
120
1929 Dünya Ekonomik Krizi sonrasında uluslararası ticarette ortaya çıkan daralma Türkiye’yi de etkilemiştir. Türkiye bu krize karşı bazı önlemler almıştır:
Devlet, dış ticaret ve döviz üzerinde denetimini arttırmıştır.
1933’te dış ödemelerde “kliring” ve “takas” sistemi uygulamasına başlanmıştır Bu sistemi uygulayan Türkiye, krize karşı ihracat oranını arttırmak istemiştir.
Gümrük vergileri yükseltilmiştir.
Ticaret açığı kontrol altına alınmak istenmiştir.
Yerli malı kullanımı özendirilmiştir. Bu konuda çalışmalar yapmak için 1929 yılında “Millî İktisat ve Tasarruf Cemiyeti” kurulmuştur. ’’Yerli Malları Haftası” ilan edilmiştir.(4 Nisan 1929)
1930 yılında Türk lirasının değerini belirlemek ve para piyasasını kontrol etmek için Merkez Bankasının kurulmasına karar verilmiştir.
Ekonomide devletçilik politikası izlenmiştir.
121
Versay Antlaşması sonrası
122
I. Dünya Savaşı’ndan yenik çıkan Almanya İtilaf Devletleri ile Almanya'nın elinden sömürgelerini alan, ordusunu ve donanmasını sınırlandıran, ağır savaş ödemesini içeren maddelerden oluşan Versay Antlaşması’nı imzalamıştır. Versay Antlaşması’ndan doğan tamirat borçlarının ödenmeye başlanması mevcut ekonomik durumu daha da kötüleştirdi. I. Dünya Savaşı sonrasında savaş borçlarını ödemek için karşılıksız para bastıran Almanya'da, bu durum aşırı enflasyonun yaşanmasına sebep olmuştur.
123
Yüksek enflasyonla beraber;
Ülke çapında grevler yapıldı.
Aç kalan insanlar yağmacılığa başladı.
Almanya’nın alım gücü ve üretim kapasitesi azaldı.
Almanya’da Hitler’in Nazi Partisi güçlenirken komünist devrimci siyasal hareketler hız kazandı.
Devlete olan güven azaldı, Alman ırkçılığı güçlendi ve diğer milletlere karşı bir tepki doğdu.
Adolf Hitler de1933 yılında başbakan olmuştur. Ardından mecliste 4 yıllığına olağanüstü yetkiler alarak diktatörlüğünü ilan etmiştir.
124
Pablo Picasso (Pablo Pikasso) (1881-1973)
125
İspanya’nın Malaga şehrinde doğan Picasso 20. yüzyılın en önemli ressam ve heykeltıraşlarındandır. İlk hocası, ressam olan babasıdır. Guinnes (Gines) Rekorlar Kitabı’na giren Picasso, yüz bin baskı resim, otuz dört bin kitap resmi, üç yüz heykel ortaya koyarak bu alanda en üretken sanatçı olmuştur.
-Kübizm akımının kurucularındandır.
Kübizm: Nesneleri geometrik biçimlerde gösteren bir sanat akımıdır. Kübizmde nesnelerin resme aktarılırken geometrik formlara bölünmesi veya üç boyutlu bir cismi iki boyutlu yüzeye aktarma çabası ön plandadır.
- En tanınmış eseri Guernica’dır.
Guernica 1937 yılında Alman Hava Kuvvetlerinin İspanya’nın Guernica kasabasını bombalamasını anlatan resimdir. Resimdeki insan ve hayvan figürlerindeki acı ve hüzün savaşa duyulan nefreti anlatmaktadır.
126
İki Dünya Savaşı arasındaki kültürel gelişmeler
127
İnsanların savaştan sonra yaşadığı sıkıntıları ve politik anlamda görüşlerini duyurma çabasıyla yazılı basın ve radyonun kullanımı ile sözlü basın gelişme göstermiştir.
Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’nde ortaya çıkarılan çizgi roman karakterleri geliştirilmiştir. (Tenten, Temel Reis, Süperman...)
Avrupa'da yaşanan siyasi gelişmelere tepki göstermek amacıyla sinema filmleri çekilerek sinema, propaganda aracı olarak kullanılmıştır. Uyarı: I. Dünya Savaşı’nda 10 milyonun üzerinde insanın ölmesi, savaş karşıtı eylemlere neden olmuştur. İnsanlar özellikle, savaşa karşı olan tepkilerini sinema alanında göstermişlerdir.
Avrupa'da Amerikan kültürüyle özdeşleşen caz müziği dinlenmeye başlamıştır.
Metafiziğe karşı nesnelliği ön plana çıkaran fenomenoloji adlı felsefe akımı ile hayatın anlamının izini sürerek insan değerini ortaya çıkaran varoluşçuluk (egzistansiyalizm) felsefi akımı görülmüştür.
Fransız tarih ekolü ile yerel tarih anlayışı önem kazanmıştır. Bu ekol ile geleneksel tarihin ögeleri olan kral, imparatorluk ve savaş tarihi önemini yitirirken ülkelerin sosyal ve ekonomik durumları ön plana çıkmıştır.
Batı medeniyetini sorgulayan ve eleştiren edebî eserler yazılmıştır. Bu eserlerden en önemlsi ise John Steinbeck’in “Gazap Üzümleri” adlı eseridir.
Resim alanında kübizm akımı ile olaylara ve objelere karşı bakış açısında önemli değişiklikler yaşanmıştır. Bu akımın en önemli temsilcileri ise Pablo Picasso ve Georges Braque’dir.
Resim alanında sürrealizm akımı ile resim alanına gerçek dışı anlayış dâhil olmuştur. Diğer adı gerçeküstücülük olan bu akımda sanatçılar, akılcı tutuma karşı tavır alarak insanın bilinç dışı dünyasına yönelmişlerdir. Bu akımın en önemli temsilcileri ise Salvador Dali, Max Ernst ve Joan Miro’dur.
Ekspresyonizm (dışavurumculuk), savaş öncesinde de var olan bir akımdır. Bu akımda sanatçılar duygularını olduğu gibi dışa vurmuşlardır. Bu akımın en önemli temsilcileri ise edebiyat alanında Franz Kafka ve resim alanında Edvard Munch’tır
128
John Ernst Steinbeck
129
California’da doğan Steınbeck İşçi olarak çalıştığı dönemde hayata dair edindiği bilgi ve tecrübelerini romanlarına uyarlamıştır. Beğenilen ilk yapıtları, Meksikalı Amerikalıları anlattığı “Yukarı Mahalle” romanıdır. 1930’lu yıllarda işçilerin yaşamına dair doğalcı romanlarla ünlenen Steinbeck’in en önemli romanı “Gazap Üzümleri”dir. 1962’de Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan yazarın birçok eseri beyaz perdeye uyarlanmıştır. İkinci Dünya Savaşı sırasında daha çok ideolojik eserler veren yazar, savaş sonrasında duygusal ve eğlendirici eserlere yönelmiştir.
Gazap Üzümleri: Steinbeck, 1939 yılında yayınladığı eseriyle Pulitzer Ödülü'nü kazanmıştır. Bu romanında yazar, Amerika'da 1930'lu yılların ekonomik kriz dönemlerini, insanlığın dramını etkileyici bir dille anlatmaktadır.
130
Albert Einstein
131
(1879-1955) Almanya asıllı ABD’li bilim insanıdır. Fizik alanında ortaya koyduğu kuramlar ile bilim tarihini değiştirmiştir. Newton (Nivtın) Fiziği’ne alternatif olarak geliştirdiği Görelilik Kuramı (İzafiyet Teorisi) ile bilim ve felsefenin farklı yorumlanmasını sağlamıştır. Einstein; Işık Salınımı ve Soğurumu, Özgül Isı, Işınımın Planck Kuramı gibi diğer bazı kuramları da ortaya koymuştur.
Görelilik (İzafiyet) Kuramı: Einstein, “İki nokta arasında yol alan ışığın hızı nasıl belirlenecek?” sorusuna cevap aramıştır. Bu kurama göre kütle çekimi bir kuvvet değil kütlenin etkisiyle oluşan eğrilmiş bir alandır. Büyük kütlelerin yanından kuantumlu ışık ışınlarının doğrultusunda bir sapma olur. Albert Einstein, dört boyutlu uzay yerine “eğri bir uzay-zaman” tanımını getirmiştir.
132
İki Dünya Savaşı arasındaki askerî alanda yaşanan gelişmeler
133
UÇAK: Birinci Dünya Savaşı’nda hava silahlarının öneminin ortaya çıkması, savaş sonrası yıllarda bu konuyla ilgili çalışmaların hızlandırılmasını sağladı.
(Avcı uçakları ; çok sayıda ağır makineli tüfek ve topla yüklü, pilot mahalli, zırhlı, delinmez yakıt tankları olan tek yüzeyli uçaklara dönüştü.
Bombardıman uçakları; iki motorlu, daha kısa menzilli orta uçaklar olmaktan çıkıp dört motorlu, ağır bomba yükü taşıyacak güçte, harekât yarıçapı 2 bin mili aşan, son derece pahalı uçak tiplerine dönüştü. Uçaklardan atılabilen yeni bombalar ve uçaklara yerleştirilen makineli tüfeklerin yanı sıra ilk uçaksavar topları geliştirildi.
1922 sonrası savaş gemileri öncekilerden çok daha hızlı, zırh yönünden daha iyi ve uçaksavar savunması açısından çok daha ağır silahlarla donatıldı.
Uçaksavarların mermi çıkış hızı, isabet oranı ve menzili artırıldı
134
TANK: Tankların zırhını ve motorlarını daha da güçlendirmeye yönelik çalışmalar yapıldı.
FÜZE:İkinci Dünya Savaşı öncesi roketlere ilişkin çok sayıda deney yapıldı. Kısa ve orta menzilli, elektronik sistemlerle güdümlenen ilk füzeler ortaya çıktı.
İkinci Dünya Savaşı sırasında, Nazi yönetiminin desteğiyle günümüzün Cruise (Kurız) füzelerinin ilk örneği olan öz güdümlü V-1 füzesi ve dünyanın ilk uzun menzilli balistik füzesi olan V-2 geliştirildi.
1939’da İgor Sikorsky adlı bir Rus mühendis tarafından ilk helikopter yapılmıştır.
135
Art Deco (Art Deko), sanat akımı ortaya çıktı ve ilk olarak 1920 ile 1930’lu yılların gökdelenlerinin mimari üsluplarını tanımlamak için kullanıldı. Art Deco mimarisi ilhamını Art Noaveau (Art Novo), Bauhaus (Bahauz), konstrüktivizm, modernizm ve fütürizm gibi birçok değişik kaynağın yanı sıra Aztek ve Eski Mısır mimarisinden aldı. Cam, çelik ve betonarme kullanıldı. Özellikle “Bauhaus” şehir planlamasıyla yeni bir şehircilik anlayışı gelmiştir 1931’de New York’ta inşa edilen 102 katlı çelik iskelet yapı olan Empire State (Empayr Sıteyt) binası 1954’e kadar dünyanın en yüksek yapısı olarak ABD’nin yükselen gücünün simgesi oldu.
136
İki Dünya Savaşı arasındaki sağlık alanda yaşanan gelişmeler
137
1921’de verem aşışı bulundu.
(Firedrik G. Benting) ve Charles H. Best (Çarlz H. Bist), insülin bulundu. Bu buluş, şeker hastalığı tedavisinde çığır açtı.
1928’de C vitamini keşfedildi. uzun gemi yolculuklarında ortaya çıkan iskorbüt hastalığının tedavisinde C vitaminin etkili olduğu anlaşıldı.
1928’de Alexander Fleming (Aleksandır Filemink), penisilini buldu.
1932’de elektron mikroskobu bulundu.
1938’de nöroloji bilim dalı kuruldu.
1939’da DDT (diklorodifenitrikloroeton) adıyla ilk kez böcek ilacı kullanıldı.
138
Propaganda nedir
139
Bir bireyin veya grubun başka bireylerin veya grupların tutumlarını belirleyerek bu tutumları kendi amaçları doğrultusunda biçimlendirmek ve kontrol altında tutmak için yaptıkları bilinçli çalışmalardır. Propaganda; kitle iletişim araçları, eğitim, halkla ilişkiler, beyin yıkama ve kontrolü, reklamcılık, psikolojik savaş gibi araçlar kullanılarak yapıldı. Radyo ve sinema sektörünün bundaki payı çok büyüktü. Totaliter rejimler propaganda için şu yöntemler kullanılmıştır:
• Gücün estetiğini etkili şekilde kullanarak lider ve partisini yücelten, halkla bağını güçlendiren millî kahraman imajı oluşturulmuş, devletin gücü heykel ve kamu binalarındaki şatafatla paylaşılmıştır.
• Diyalektik düşman oluşturularak rejimler (sosyalizm, Nazizm, faşizm) kendi haklılıklarını göstermiş ve böylece halkın desteğinde süreklilik sağlanmıştır.
• Nefret psikolojisi ile iç ve dış düşmanlara karşı davulun sesi yükseltilerek toplumların duygusal tepkileri ateşlenmiştir.
140
Sinemanın Propaganda Aracı Olarak kullanılması
141
Sinema, hükûmetler tarafından siyasal, sosyal ve dinsel baskı gruplarının denetiminde kendi propagandalarını gerçekleştirmek için kullanıldı. İnsan topluluklarını yönlendirmek, bir ideolojiye bağlamak maksadıyla çekilmiş sinema filmleri propagandanın en ideal aracı hâline geldi.
1898’de ABD’de çekilen “İspanyol Bayrağını Yırtarken” adlı filmin Amerikan toplumu üzerinde oluşturduğu etki fark edildi.
Birinci Dünya Savaşı’na katılan ülkeler, halklarının veaskerlerinin morallerini yüksek tutmak için propaganda filmleri çektiler. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Amerikan sineması uluslararası film üretimine egemen oldu. “Şarlo” karakteriyle şöhret olan Charlie Chaplin [Çarli Çaplin , 1930’lu yıllarda Modern Zamanlar ve Büyük Diktatör adlı filmlerde rol aldı. Charlie Chaplin, Büyük Diktatör adlı sinema filminde Nazizmi ve Adolf Hitler’i sert bir şekilde eleştirmiştir.
“İradelerin Zaferi” filmi Nazi Almanyası filmi.
142
Radyonun Propaganda Aracı Olarak kullanılması
143
Hitler “Kavgam” kitabında, kullanmasını bilenlerin elinde radyonun korkunç bir silah olacağını belirtiyordu.
Programlar yeniden düzenlendi, hükûmetin çalışmalarını yansıtan yayınlara öncelik verildi, askerî marşların yanı sıra Alman bestecilerin yapıtları ağırlık kazandı. Alman ırkının üstünlüğünü belirten konuşmaların yayınına başlandı. Radyolarda her programın başında Alman ırkını, devletini ve liderini yücelten sloganlar yayımlanıyordu. Büyük savaş, propagandanın gücünü kanıtladı.
İlk radyo yayını 1920’ de ABD’de yapıldı. Türkiye’de 1927’de ilk yayın yapıldı.
144
Paris Konferansı’nda uluslararası barışı sağlamak için atılan adım
Milletler Cemiyeti
145
Devletler arası ticari ödemelerin takas yoluyla yapıldığı sistemin adı
Kliring
146
Steinbeck’e ait roman
Gazap Üzümleri
147
SSCB’ye karşı başlatılan Türkistan millî mücadelesine verilen isim
Basmacı Hareketi
148
Japon tarihinde aydınlanma dönemi
Meji Restorasyonu
149
ABD’nin izlediği yalnızlık politikası
Monreo Doktrini
150
Pablo Picasso’ya ait eser
Guernica
151
ABD’de 1954 yılına kadar dünyanın en yüksek binası olan Empire State’nin yapımında uygulanan mimari tarz
Bauhaus
152
Fill in the Blank
New York Wall Street Borsasının çöktüğü güne verilen ad
153
Fill in the Blank
Nazi Almanyasında propagandanın zirve yaptığı film
154
Fill in the Blank
Albert Einstein’a ait kuram
Dünya Tarihi
2020
Show answer
Auto Play
Slide 1 / 154
SLIDE
Similar Resources on Wayground
140 questions
so too neither either
Lesson
•
KG - University
147 questions
Physical Science Chapter 3
Lesson
•
9th - 12th Grade
136 questions
Q4_PR1_W5&6_M3_Strategies for Data Collection
Lesson
•
11th Grade
133 questions
STAAR Enrichment & Prep
Lesson
•
9th - 12th Grade
161 questions
Kegiatan Ekonomi di Indonesia
Lesson
•
6th - 8th Grade
121 questions
FINAL TEST_EMPOWER B1+
Lesson
•
KG - University
147 questions
VUS ELE2 Cha 6 Technology p.74~83 6.2, 6.5 & 6.8, 6.6, 6.7, 6.9
Lesson
•
University
Popular Resources on Wayground
15 questions
Fractions on a Number Line
Quiz
•
3rd Grade
10 questions
Probability Practice
Quiz
•
4th Grade
15 questions
Probability on Number LIne
Quiz
•
4th Grade
20 questions
Equivalent Fractions
Quiz
•
3rd Grade
25 questions
Multiplication Facts
Quiz
•
5th Grade
22 questions
fractions
Quiz
•
3rd Grade
6 questions
Appropriate Chromebook Usage
Lesson
•
7th Grade
10 questions
Greek Bases tele and phon
Quiz
•
6th - 8th Grade