Search Header Logo
AKIL ÇAĞI

AKIL ÇAĞI

Assessment

Presentation

Philosophy

11th Grade

Practice Problem

Hard

Created by

Ali feylozof

Used 1+ times

FREE Resource

59 Slides • 0 Questions

1

media

11. SINIF FELSEFE

4. ÜNİTE

18. YÜZYIL – 19. YÜZYIL

FELSEFESİ

2

media

3

media

4

media

18. YÜZYIL – 19. YÜZYIL FELSEFESİ

İmmanuel Kant

18. – 19. yüzyıl felsefesi, 15. yüzyılla başlayan bir

sürecin birçok alanda sonuçlarının yaşandığı bir
dönemdir.

(felsefenin kümülatif özelliği)

Bu dönemde bilim, sanat, teknik ve felsefede yaşanan
gelişmeler toplumsal hayatı etkilemiştir.

Ekonomik, yönetimsel ve kültürel alanlarda yeni sistemler
ortaya çıkmıştır.

Bu dönem filozofları daha çok siyaset, ahlak ve bilgi
alanlarında düşünceler geliştirmiştir.

Bu çağda yeni felsefi ekoller ortaya çıkmıştır.
18. yy – 19. yy felsefesi Batı’da aydınlanmanın yaşandığı bir dönemdir.

Bu dönem düşünürleri AKLI ön planda tutarak toplumu aydınlatmaya çalışmışlardır.

5

media

18. YÜZYIL – 19. YÜZYIL FELSEFESİ

Bu çağ akıl çağı olarak da isimlendirilir.

Bu dönemde dünyanın tamamını etkileyen Fransız İhtilali
veSanayi Devrimigibi önemli olaylar yaşanmıştır.

18. yüzyılın ortalarına doğru İngiltere’de
belirginleşen Sanayi Devrimi, öncelikle pamuk
dokumacılığı sektöründe başlamıştır.
Makineleşmeyle beraber pamuğun iplik
hâline getirilmesi ve dokuma tezgâhlarının geliştirilmesi
sağlanmıştır. Buhar gücünün kullanılmasıyla
tekstil alanında hızlı üretimler gerçekleştirilip
ekonomik büyüme yakalanmıştır.

Rönesans felsefesi 18. yy – 19. yy felsefesini etkilemiştir.

Hümanizmin de etkisiyle sanat ve felsefede yeni ekoller doğmuştur.

Matbaanın artışıyla okuryazarlığın artması, bazı din adamlarının dini
kendi emelleri için kullandıklarını ortaya çıkarmıştır.

6

media

18. YÜZYIL – 19. YÜZYIL FELSEFESİ

Rönesans ve Reform hareketleri 17. yüzyıl düşünce ortamını hazırlamıştır.

Bilim ve teknikteki gelişmeler ‘’Akıl Çağı’’nın

doğuşunu hazırlamıştır.

Yaşanan bu gelişmeler insanın doğaya

bakışını değiştirmiştir.

Bu dönemde ayrıca toplumsal sınıflar ortaya

çıkmış ve bunların arasındaki mücadeleler
gözlenmiştir.

Tüm bu yaşananlar felsefeye yeni anlayışlar getirmiş, özellikle
insan ve toplum üzerine yeni düşünceler doğmuştur.

7

media

18. YÜZYIL – 19. YÜZYIL FELSEFESİ

18. YY – 19. YY FELSEFESİNİN TEMEL ÖZELLİKLERİ

Akla güven duyulmuş ve akılcı düşünce artmıştır.

Özgürlüğü engelledikleri düşüncesiyle siyasi ve
dini otoritelere karşı gelinmiştir.

Düşünce özgürlüğü desteklenmiştir.

Aydın ve yazarlar sınıfı oluşmuştur.

Sanat, felsefe ve edebiyatta önemli
eserler verilmiştir.

Felsefede yeni ekoller ortaya çıkmıştır.

Fransız ihtilali ve Sanayi Devrimi gerçekleşmiş ve buna bağlı problemler tartışılmıştır.

8

media

Örnek soru:

9

media

18. YÜZYIL – 19. YÜZYIL FELSEFESİ

18. YY – 19. YY FELSEFESİNİN TEMEL ÖZELLİKLERİ

İmmanuel Kant, ‘’Aydınlanma Nedir ?’’ başlıklı
yazısında aydınlanmayı ;
insanın kendi suçu nedeniyle düşmüş olduğu ergin
olmayış durumundan kurtulmaolarak tanımlar.

Ergin olmayış: İnsanın aklını kendi başına
kullanamaması

Kant ergin olmayışı insanın kendi suçu olarak
Yorumlar.

Kant bu dönemin sloganı olarak SAPARE AUDE, ‘’Aklını kullanma cesareti göster. ‘’demiştir.

İnsanı ve doğayı sadece akıl temelinde anlamak aydınlanmanın amacıdır.

İnsan aklı sayesinde doğayı daha güzel hale getirebilir ve mutlu olabilir.

’Bilginlerin aydınlatmadığı toplumları şarlatanlar aldatır. ‘’

Marquis de Condorcet

10

media

Örnek soru:

11

media

18. YÜZYIL – 19. YÜZYIL FELSEFESİNDE

ÖNE ÇIKAN PROBLEMLER

BİLGİNİN
KAYNAĞI

BİREY- DEVLET

İLİŞKİSİ

AHLAKIN İLKESİ
VARLIĞIN OLUŞU

12

media

18. YÜZYIL – 19. YÜZYIL FELSEFESİNDE

ÖNE ÇIKAN PROBLEMLER

1. BİLGİNİN KAYNAĞI PROBLEMİ

18. yüzyıldan itibaren aklı aydınlattığı doğru bilgiler aranmıştır.

Bilimin yöntemi felsefeye uygulanmaya başlanmıştır.

Bir şey bilmek ne anlama gelir?

İnsan nelerin bilgisini bilebilir?

Bilginin sınırı var mıdır?

gibi sorular sorulmuş
ve akla dayalı bilgilere
ulaşmak amaçlanmıştır

Doğru bilginin mümkün olduğu görüşünde birleşen bu dönem filozofları

bilginin kaynağı konusunda ise birbirinden ayrılmışlardır.

Bilginin kaynağı problemi rasyonalizm ve emprizm üzerinden temellendirilir.

13

media

18. YÜZYIL – 19. YÜZYIL FELSEFESİNDE

ÖNE ÇIKAN PROBLEMLER

1.BİLGİNİN KAYNAĞI PROBLEMİ

RASYONALİZM: Bilginin a prioriden ( deneyden
bağımsız) sırf akıl yoluyla oluştuğunu belirten
görüştür.
(Sokrates, Platon; Aristoteles, Farabi, Descartes, Hegel gibi
Filozoflar rasyonalisttir.)

EMRPİZM: Doğru bilginin a posterioriden (deneyime
bağlı) oluştuğunu ileri süren görüştür.
(John Locke, David Hume gibi temsilcileri vardır.)

Bu iki görüşü uzlaştırmaya çalışan aydınlanma filozofu ise
Kant olmuştur. Kanta göre: akıl + deney = BİLGİ

Tek başına ne akıl ne de deney doğru bilgiye ulaşmada yeterli değildir.

14

media

18. YÜZYIL – 19. YÜZYIL FELSEFESİNDE

ÖNE ÇIKAN PROBLEMLER

1. BİLGİNİN KAYNAĞI PROBLEMİ

DESCARTES

Descartes, kendisinden asla şüphe duyulmayacak ve
başka bilgilere de temel olabilecek açık seçik bir bilgi
arar.

‘’Düşünüyorum, o halde varım.’’ görüşüne ulaştığında
kesin bilgilerin kaynağı olarak akıl sonucuna varır.

Descartes’e göre bilgi sonradan oluşan deneyime göre değil, doğuştan

gelen aklın ilkeleriyle gerçekleşir.

Matematik ve geometri bilgisinin kesin olma sebebi budur.

Unutma, sana ışık tutanlara sırtını dönersen göreceğin tek şey
kendi karanlığındır.

Descartes

15

media

Örnek soru:

16

media

18. YÜZYIL – 19. YÜZYIL FELSEFESİNDE

ÖNE ÇIKAN PROBLEMLER

1. BİLGİNİN KAYNAĞI PROBLEMİ

Tabula rasa = Boş levha

JOHN LOCKE

Locke bilginin doğuştan değil sonradan oluşan

deneyimler aracılığıyla oluştuğunu belirtir.

İnsanın duyu organları aracılığıyla dış dünyayı

deneyimlediğini ve bu deneyimlerden bilgiler
edindiğini savunur.

İnsan zihni Locke’a göre doğuştan herhangi bir bilgiye sahip değildir,
boş bir levha gibidir.

Yaşadıkça, tecrübeleri arttıkça insan bu boş levhayı (zihnini) doldurur.

Tuhaf, biz insanlar bukalemun gibiyiz. Ahlaki değerlerimizin rengini çevremizdekilerinkine
bakarak seçiyoruz.

John Locke

17

media

Örnek soru:

18

media

18. YÜZYIL – 19. YÜZYIL FELSEFESİNDE

ÖNE ÇIKAN PROBLEMLER

1. BİLGİNİN KAYNAĞI PROBLEMİ

İMMANUEL KANT

Kant duyu verilerinin ham olduğunu ve bu ham veriyi işleyecek bir
zihin olması gerektiğini savunur.

Bu nedenle deneyim ve aklın birlikte kullanılması sonucu doğru
bilgilere ulaşılacağını savunur.

İnsan duyu organları aracılığıyla dışarıdan verileri alır,
bunları akılda işleyerek bilgiyi oluşturur.

Kant; ’Algısız kavramlar boş, kavramsız algılar kördür.’’ sözüyle duyu
verileri olmadan akılda var olan kavramların boş olduğunu;
sadece bunlara dayanarak anlamaya çalışan aklınsa kör olduğunu belirtir.

akıl+deney=bilgi

Rasyonalizm+Emprizm=Kritisizm

19

media

18. YÜZYIL – 19. YÜZYIL FELSEFESİNDE

ÖNE ÇIKAN PROBLEMLER

1. BİLGİNİN KAYNAĞI PROBLEMİ

Kant’ınkritisizmgörüşüne bir göz atalım:

Ham veri

Akıl

Ham veri
Akıl

Bilgi

Bilgi

20

media

Örnek soru:

21

media

18. YÜZYIL – 19. YÜZYIL FELSEFESİNDE

ÖNE ÇIKAN PROBLEMLER

2. BİREY – DEVLET İLİŞKİSİ

17. yy’da mutlak monarşiye bağlı devlet modelleri düşünülmüştür.

Devletin her türlü gücü elinde bulundurmasının birlik ve beraberlik için
zorunlu olduğu savunulmuştur.

Bu görüşe net olarak ilk karşı çıkış ise John Locketarafından yapılmıştır.

Locke, mutlak monarşi anlayışına karşı liberal (özgürlükçü) bir

devlet sistemini savunur.

Locke da Hobbes gibi insan doğasında yola çıkar ve toplumsal sözleşmeyi
kabul eder.

Locke mutlak monarşiyi özgürlüklere engel olduğu gerekçesiyle reddeder.

22

media

18. YÜZYIL – 19. YÜZYIL FELSEFESİNDE

ÖNE ÇIKAN PROBLEMLER

2. BİREY – DEVLET İLİŞKİSİ

İnsanların doğal ortamlarında özgür yaşadıklarını
öne süren Locke, herkesin eşit olduğunu savunur.

Eğer bir kişi düzeni bozar ve birine zarar verirse zarara
uğrayan kişi orantılı şekilde zarar veren kişiye ceza
verebilir.

İnsanların birbirini cezalandırmalarından dolayı

toplumda kargaşa olabileceğini belirten Locke, herkesi
bağlayan hukuk kurallarının olması gerektiğini savunur.

İnsanlar bazı haklarını kendi istekleriyle siyasal

otoriteye yani devlete devrederler.

23

media

18. YÜZYIL – 19. YÜZYIL FELSEFESİNDE

ÖNE ÇIKAN PROBLEMLER

2. BİREY – DEVLET İLİŞKİSİ

Locke, devletin gücünü yasama, yürütme ve yargı olarak üçe ayırır:

Yasama gücü

Kanun yama gücüdür

Yürütme gücü

Yasama gücünü kullanan
iktidardır

Yargı gücü
Hukuk kuralları çerçevesinde
birey-devlet ilişkisini düzenler

Locke’un bu düşünceleri sadece bulunduğu dönemi değil
günümüzü de etkilemiştir.

24

media

18. YÜZYIL – 19. YÜZYIL FELSEFESİNDE

ÖNE ÇIKAN PROBLEMLER

2. BİREY – DEVLET İLİŞKİSİ

Birey – devlet ilişkisi konusunda düşünceler ortaya koyan bir başka düşünür
ise Montesquieudur

Montesquieu toplumu bilimsel olarak inceler.

Deney ve gözlem yöntemini topluma uygulamıştır.

Toplumsal olayları tek tek incelemiş ve genellemelere
ulaşmıştır. (tümevarım)

Ona göre yasa birbirine bağlı birçok olayın sonucu olarak
oluşur.

Montesquieu:
İki toplum arasındaki ilişkiyi düzenleyen hukukun devletler hukuku,
Devlet içindeki siyasal ilişkileri düzenleyen hukukun siyasal hukuk,
Kişiler arasındaki ilişkileri düzenleyen hukukun da medeni hukuk
olduğunu belirtir.

25

media

18. YÜZYIL – 19. YÜZYIL FELSEFESİNDE

ÖNE ÇIKAN PROBLEMLER

2. BİREY – DEVLET İLİŞKİSİ

Montesquieucumhuriyet, monarşivedespotizmyönetim biçimlerini tanımlar:

Cumhuriyet yönetiminde halkın söz sahibi olduğunu söyler.

Monarşide yöneticinin tek kişi olduğunu ve yasalara göre yönetme gücünü
kullandığını işaret eder.

Despotizm yönetiminde ise istediğini yapma gücünün tek kişide
olduğunu ileri sürer.

Montesquieu başkalarının hak ve özgürlüklerini korumak için

güçler ayrılığı olması gerektiğini savunur.

(yasama-yürütme-yargı)

Montesquieu güçler ayrılığı ilkesini
kuramlaştıran ilk düşünürdür.

26

media

18. YÜZYIL – 19. YÜZYIL FELSEFESİNDE

ÖNE ÇIKAN PROBLEMLER

2. BİREY – DEVLET İLİŞKİSİ

Rousseau, devlete yönelik görüşlerini açıklarken doğal yaşamdan
hareket eder.

İlk insanlar doğada tam olarak özgür ve eşit doğar.

Bu özgür ortam toplumun kurulmasıyla son bulmuştur.

’Mülkiyet’’ kavramının ortaya çıkmasıyla özgürlük ve eşitlik
ortadan kalkmıştır.

Mülkiyet kavramı hak kavramını da doğurmuştur. ( Bu doğal yaşamın sonucudur. )

Rousseau, insanların zorunlu olarak bir araya gelip ’toplumsal sözleşme’’
yaptığını ve bunun sonucunda devletin kurulduğunu savunur.

27

media

18. YÜZYIL – 19. YÜZYIL FELSEFESİNDE

ÖNE ÇIKAN PROBLEMLER

2. BİREY – DEVLET İLİŞKİSİ

Rousseauilk devletin varlığının başka devletlerin de kurulmasına zemin
hazırladığını savunur.

Devletlerin giderek artmasıyla savaşlar da artmıştır.

Haksızlığa çözüm olsun diye oluşturulan toplumsal sözleşme zamanla

insanları köleleştirmiştir.

Yapılması gereken insan doğasına uygun yasalar yapmaktır.

Medeni bir toplum ancak adil yasalarla mümkündür.

Toplumsal mülkiyetlerin devlet tarafından güvence

altına alınmasının yanı sıra bireysel özgürlükler de
korunmalıdır.

28

media

Örnek soru:

29

media

İNSAN HAKLARI KONUSUNDA TARİHTE

YAŞANAN ÖNEMLİ GELİŞMELER

Hammurabi Kanunları:

MÖ 19. yüzyılda Babil Kralı Hammurabi

tarafından ortaya koyulmuş kanunlardır.

Bu kanunların özünde kim kime ne

yapmışsa aynısı ona yapılacaktır mantığı
vardır.

Magna Carta :

1215 yılında İngiliz kralının halkı karşısında
imzaladığı bir belgedir.

Bu belgeyle kral yasalardan üstün olmadığını
kabul etmiştir.

30

media

İNSAN HAKLARI KONUSUNDA TARİHTE

YAŞANAN ÖNEMLİ GELİŞMELER

Veda Hutbesi:

632 yılında Hz. Muhammed (s.a.v.) insanlığa seslenen

bir konuşma yapmıştır.

Veda hutbesinde Hz. Muhammed:

‘’Bütün insanlar Adem’den
gelmiş, Adem de topraktan yaratılmıştır.
Arap’ın Arap olmayana, Arap olmayanın Arap’a,
beyazın siyaha, siyahın beyaza hiçbir üstünlüğü
yoktur. Dikkat edin!
Sizin kadınlar üzerinde hakkınız olduğu gibi
onların da sizin üzerinizde hakkı vardır. ‘’

buyurmuştur.

31

media

İNSAN HAKLARI KONUSUNDA TARİHTE

YAŞANAN ÖNEMLİ GELİŞMELER

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi:

Madde 1: Bütün insanlar özgür, onur ve haklar
bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler,
birbirlerine karşı kardeşlik anlayışıyla
davranmalıdırlar.

İkinci Dünya Savaşı’nda 1948 yılında Birleşmiş Milletler
tarafından yayımlanan bir bildirgedir.

İnsan Hakları Yurttaşlık Bildirgesi:

1789 yılında Fransa’da toplanan Fransa Ulusal Halk
Meclisi tarafından insanlığa ilan edilmiştir.

17 maddeden oluşur.

İlk maddesinde insanlar özgür ve eşit doğdukları
yazar.

32

media

Örnek soru:

33

media

18. YÜZYIL – 19. YÜZYIL FELSEFESİNDE

ÖNE ÇIKAN PROBLEMLER

3. AHLAKIN İLKELERİ

Bu dönemin filozofları ahlakı akılla anlama eğilimi göstermişlerdir.

Ahlak alanında Jeremy Bentham veİmmanuel Kant’ın görüşleri öne çıkar.

Kant ahlakı pratik alanda ele alır.İYİ İSTENÇ kavramı üzerinde durur.

İYİ İSTENÇ: Her zaman ve her
koşulda doğru olarak kabul edilecek
insan eylemlerine eşlik eden iyi
iradeyigerektirir.

Doğru yolu seçmek güçlü bir
irade gerektirir. >>>>>>>>>>>>>>>

34

media

18. YÜZYIL – 19. YÜZYIL FELSEFESİNDE

ÖNE ÇIKAN PROBLEMLER

3. AHLAKIN İLKELERİ

Kant’a göre insan iyiyi tam olarak içten karar vererek istemişse
orada İYİ İSTENÇ vardır.

Kant ahlaki eylemleri sonuçlarına göre değil amacına göre değerlendirir.
(Bentham gibi faydacı bakış açısına sahip düşünürlerden ayrılır.)

Kant’ın ahlak anlayışında ÖDEV duygusu vardır.

ÖDEV:İnsanın kendi
isteğiyle
sorumluluğunu aldığı
eylem, içten ve
vicdani olarak
verilen emirlerdir.

35

media

Örnek soru:

36

media

18. YÜZYIL – 19. YÜZYIL FELSEFESİNDE

ÖNE ÇIKAN PROBLEMLER

3. AHLAKIN İLKELERİ

Kant’a göre ödevi belirleyen insanın kendidir ve bu bütün insanlar için geçerlidir.

3. Her zaman
akıllı iradeni
evrensel bir
yasa koyucu

olarak görevde

bulunacağı

şekilde davran.

1. Öyle bir

davran ki
davranışın

ilkesi

evrensel bir

yasa olsun.

2. Kendinde ve

başkalarında

insanlığı bir araç

olarak değil,
amaç edinecek
şekilde davran.

Kant ahlaki açıdan üç ilke öne sürer.

Bunlar Kant’ın maksimleri olarak da bilinir.

37

media

Örnek soru:

38

media

18. YÜZYIL – 19. YÜZYIL FELSEFESİNDE

ÖNE ÇIKAN PROBLEMLER

3. AHLAKIN İLKELERİ

Jeremy Bentham, ahlakı pratik alanda görür.

İnsanın doğası gereği acıdan kaçındığını, HAZ peşinde
olduğunu söyler.

Acı karşısında hazzı ölçüp tartan biri, faydayı hangisinde
daha çok görürse ona yönelmelidir.

Bentham bazen büyük hazlar için küçük hazlardan veya acılardan kaçınmak
gerektiğini düşünür.

Bentham’a göre mutluluk insanın kendi aklıyla seçtiği eylemlerde bulunur.

Bir ülkede görülebilecek en tehlikeli salgın, ahlaktan
bağımsız din fanatikliğidir.

(Jeremy Bentham)

39

media

Örnek soru:

40

media

18. YÜZYIL – 19. YÜZYIL FELSEFESİNDE

ÖNE ÇIKAN PROBLEMLER

4. VARLIĞIN OLUŞU

HEGEL:

Hegel’in ‘’Gerçek bütündür.’’ ve ‘’Akılsal olan gerçek, gerçek olan
akılsaldır.’’ yargıları; Hegel felsefesinin kısa özeti niteliğindedir.

Hegel, bütün varlıkların tek bir özden, bir yasa dahilinde var
olduğunu söyler.

Hegel’de Tanrı ‘’geist’’ , ‘’fikir’’ , ‘’akıl’’ veya ‘’tin’’ mutlak olanı temsil eder.

Tin, ilk başta kendisiyle özdeş ve kendisi için bir varlıktır.

Tin bu aşamada kendini tanımamaktadır.

Kendini tanıması için karşıtında kendini görmelidir.

Tinin karşıtı doğadır.

Doğaya ve evren olmaya dönüşen tin, burada kendini yitirir.

Devam 

41

media

18. YÜZYIL – 19. YÜZYIL FELSEFESİNDE

ÖNE ÇIKAN PROBLEMLER

4. VARLIĞIN OLUŞU

Yitirileni çekip koparmak yeni bir dönüşüm gerektirir.

Amacı kendini tanımak olan tin, doğayı yeni bir dönüşüme zorlar.

Bu aşamaların sonucunda Tin ve Doğa uzlaşır.

Sentezlenen yeni durum, tin ve doğanın mükemmel uyumu olan İNSANDIR.

İnsanlık tarihi tinin kendini bulup tanımasının zeminidir.

Bu durum Hegel’in varlıkların oluş ve değişimini açıkladığı diyalektik yasanın sonucudur.

Bu yasa üçlü bir süreci içerir:

1. TEZ (sav)

2. ANTİTEZ (karşı sav)

+

=

3. SENTEZ (yeni sav)

42

media

18. YÜZYIL – 19. YÜZYIL FELSEFESİNDE

ÖNE ÇIKAN PROBLEMLER

4. VARLIĞIN OLUŞU

Her varlık içinde bir şey olma potansiyeli taşır.

Her varlığın olacağı şey için önce başkalaşması, karşıtına dönüşmesi gerekir.

Sürecin sonunda yeni bir şeye dönüşür
ve sentezlenir.

Örneğin bir elma çekirdeği aynı zamanda bir
tohumdur.

Bu tohumda bir ağaç ve ağaçta bir elma
gücü vardır.

Tohumdan yeniden bir elma olma süreci
diyalektik bir döngüdür.

43

media

18. YÜZYIL – 19. YÜZYIL FELSEFESİNDE

ÖNE ÇIKAN PROBLEMLER

4. VARLIĞIN OLUŞU

Tohum toprağa düştüğünde yeterli koşullar oluşursa tohum filizlenir ve tohum
olmaktan çıkar.

Tohum bedeni oluşturmaktadır ve bu beden, henüz yeni
tohumlar içermez.

Büyüme koşulları
yerindeyse yeni bir
dönüşümle
çiçeklenmeye ardından
meyve vermeye ve
dolayısıyla yeni
tohumlar oluşmaya başlar.

44

media

Örnek soru:

45

media

Örnek soru:

46

media

18. Yüzyıl – 19. Yüzyıl Felsefesi Döneminde Dil ve Edebiyat İlişkisi

Bu çağda sanatta yeni yaklaşımlar, düşünce akımları ortaya çıkmıştır.

18. yy’da matbaanın artmasıyla insanların kitaplara
olan ilgisi artmıştır.

Felsefe, dil ve edebiyata olan merak artmıştır.

Dönemin eserlerinin konusu genellikle toplumsal olaylardır.

Siyaset, sanat ve edebiyat tartışmaları gazete, dergi ve kitaplarda
yayınlanmaya başlamıştır.

Akıl, deney, ilerleme, özgürlük, insan hakları, adalet, eşitlik, gibi

kavramlar sık sık ele alınmış, yorumlanmıştır.

Edebi eserler felsefenin halk arasında yayılmasına neden olmuştur.

Düşünsel zenginliğin artması, halkın aydınlanmasını sağlamıştır.

Fransa’da Voltaire, Montesquieu, ve Rousseau gibi filozoflar önemli
felsefi eserler vermişlerdir.

Avrupa’da ansiklopedicilikte d’Alembert ve Diderot önemli çalışmalar

yapmış cilt cilt eserler yazmışlardır

47

media

18. Yüzyıl – 19. Yüzyıl Felsefesi Döneminde Dil ve Edebiyat İlişkisi

Edebiyat alanında yaşanan gelişmelerle beraber aydınlanan toplum, Fransız Devrimi’ni
ortaya çıkarmıştır.

48

media

49

media

Örnek soru:

50

media

Örnek soru:

51

media

Örnek soru:

52

media

Örnek soru:

53

media

Örnek soru:

54

media

Örnek soru:

55

media

Örnek soru:

56

media

Örnek soru:

57

media

58

media

Örnek soru:

59

media

Teşekkürler 

20. Yüzyıl felsefesi ünitesinde görüşmek üzere>>>>>>>

Deniz GÖRÜCÜ

Felsefe Grubu Öğretmeni

media

11. SINIF FELSEFE

4. ÜNİTE

18. YÜZYIL – 19. YÜZYIL

FELSEFESİ

Show answer

Auto Play

Slide 1 / 59

SLIDE