Font size
WorksheetsTYT GENEL TEKRAR
Total questions: 35
Worksheet time: 39mins
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde mecaz anlamda kullanılmış bir sözcük yoktur?
İbn Haldun’un “Coğrafya kaderdir.” sözü hayatın özetidir aslında.
Bilginin efendisi olmak için çalışmanın kölesi olmak gerekir.
Her kışın yüreğinde, titreyen bir bahar vardır.
Hayat pedalını çevirmeye devam ettiğin sürece düşmezsin.
Bir şeyi gerçekten yapmak isteyen bir yöntem, istemeyen mazeret bulur.
“Geniş” sözcüğü aşağıdakilerin hangisinde nitel anlamda kullanılmıştır? .
Biraz geniş bir ev tutsak daha iyi olacak sanırım
Yeni stadyum için çok geniş bir alan belirlenmiş
Daha geniş bir açıdan golün tekrarını izlemek lazım.
Bu kadar geniş bir piknik alanı daha önce görmedim.
Biraz geniş düşünmek, insanın fikir ufkunu açar
Bir sanatçı yerli kodlarımızdan beslenen bir edebî anlayış oluşturmadıkça tarihe adını yazdıramaz.
Bu cümledeki “yerli kodlarımız” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Özgün bir edebî kişilik
Sanatın toplumsal bir temele oturtulmasI
Gelenekten ilham alan sanat anlayışı
Tüm okurlara hitap eden bir üslup
Hiçbir edebî ekole bağlı olmayan bir edebî duruş
. Aşağıdaki cümlelerde bulunan ikilemeler oluşum bakımından ikişerli gruplandırıldığında hangisi dışta kalır?
İşler bu aralar ağır aksak ilerliyor.
Çamura bata çıka ilerlemeye çalışıyoruz
Mırın kırın etmeden derslerine devam etmelisin.
Sessiz sakin bir ilçeye yerleşip emekliliğimin tadını çıkarmak istiyorum.
Arkadaşımla iyi kötü tam beş yılımız birlikte geçti.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “bir işi sonuçlanıncaya kadar boş yere geciktirmek, uzatmak” anlamında bir deyim kullanılmıştır?
Babamı yeni bir bilgisayar almaya ikna edene kadar akla karayı seçtik
Abbas Bey, ev işini tereyağından kıl çeker gibi halletti.
Kardeşim benimle maça gidebilmek için peşimde dört dönüyor, dibimden ayrılmıyordu.
Bu işi sürüncemede bırakırsan en sonunda sen zarar edersin.
Selim, ne kadar ayak direse de en sonunda bizim sözümüzü dinlemek zorunda kaldı.
Dilin, düşüncenden önce hareket etmesin. Aşağıdaki sözlerden hangisi anlamca bu cümleye yakın değildir?
Dilden gelen elden gelse her fukara padişah olur.
İnsanlar ne kadar az düşünürlerse o kadar çok konuşurlar
Sözünü bil, pişir; ağzını der, devşir.
Boğaz dokuz boğumdur.
Bin düşün, bir söyle.
Bilgeliğin zirvesi; bugünde yaşamak, geleceği planlamak ve geçmişten kâr sağlamaktır.
Bu cümleden aşağıdaki yargılardan hangisi çıkarılamaz?
Doğan her günü, hakkını vererek yaşamak gerekir.
İnsanın geçmişi, ders çıkarılacak ibretlik tablolarla doludur.
Geçmişin geçmişte kaldığını unutmadan yaşamak ızdırap verir.
Gelecek hiç gelmeyecekmiş gibi yaşayanlar gelecekte pişman olurlar.
Bilgelik, çok bilmekte değil dünü okuyup bugünü yaşayıp geleceğe yönelmektedir.
Osmanlı başkenti İstanbul’dan sonra Selçuklu Türklerinin başşehri Konya’ya geçiyoruz. Bu cümleden aşağıdaki yargıların hangisi kesin olarak çıkarılır?
Türkler Anadolu dışındaki coğrafyalarda da imparatorluklar kurmuştur.
Anadolu toprakları farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır.
Anadolu’da İstanbul ve Konya dışında da başkentlik yapmış şehirler vardır.
İstanbul, uzun süre Türklere başkentlik yapmıştır.
İstanbul ve Konya farklı Türk devletlerine başkentlik yapmış şehirlerdir.
Alışkanlıklar, pat diye pencereden atılamaz; onları dil dökerek merdivenlerden yavaş yavaş indirmeniz gerekir.
Bu cümlede alışkanlıklar ile ilgili vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Bırakmanın imkânsız olduğu
Değişime dirençli olduğu
Yaşamın bir parçası olarak algılandığı
Yavaş yavaş vazgeçilmesi gerektiği
İnsana zarar verdiği
Ünlü bir şaire, şiirinin farklı anlamlar taşıyıp taşımadığı sorulduğunda “Şiirimin kaç okuyucusu varsa o kadar da anlamı vardır.” cevabını vermiştir.
Ünlü şairin, verdiği cevapla anlatmak istediği aşağıdakilerden hangisidir?
Şiirinin farklı okur kesimlerine hitap ettiği
Her okuyanın şiirden kendince anlamlar çıkardığı
Şiirinde anlamdan çok biçime önem verdiği
Şiirde anlam aramanın gereksiz olduğu
Şairin, şiirde birden çok mesaj verme kaygısında olduğu
Dil, yalnızca insanlara özgü bir yetenektir. Hayvanlar da gerek ses gerek hareketler yardımıyla birbirleriyle iletişim kurar, bazıları birkaç cümle de olsa insan dilini anlamayı öğrenebilir ama insan dilini hayvan dillerinden ayıran iki temel fark vardır: İnsan dili; hayvan dilleri gibi kalıtım yoluyla değil, toplum içinde öğrenerek elde edilir. Ayrıca insan dilinin sesleri değişir ama hayvanlar hep aynı sesleri çıkarırlar. Çıkardığı sesleri, sistem hâline getirmeyi yalnızca insanlar başarmıştır.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?
Karşılaştırma
Benzetme
Örnekleme
Öyküleme
Tanık gösterme
(I) İnsan faktörünün devreye girdiği her şeyde olduğu gibi tarihte de olayların aktarılması subjektif özellikler taşır. (II) Tarihçi kendi fikrî yapısını bilerek ya da bilmeyerek metne dâhil eder. (III) Tarihin görecelik arz eden zemininde teşekkül etmeye çalışan tarihî roman da hem bu erozyondan nasibini alır hem de kendi yönlendirmesini yapar. (IV) İlk elden kişisel bir süzgece tabi olan tarih, romanın kurgu dediğimiz ikinci bir süzgecinden de geçerek değişime, dönüşüme maruz kalır. (V) Roman yazarı tarihçinin eserini alır, onu âdeta bir ham madde şeklinde kullanır, üzerine inşa ettiği kurmaca sayesinde tarihî bilgi ile kurgu arasında bir denge gözetir. (VI) Böylelikle ne salt gerçek olarak algılanıp bilimsel olmakla eleştirilecektir ne de tamamen kurmaca etiketiyle fişlenecektir.
Numaralanmış cümlelerin hangisi atılırsa bu parçanın anlamında bir daralma olmaz?
II
III
IV
V
VI
I. Yabancı olan her şeye karşı ilgimiz, muhabbetimiz var. II. Ne kadar uysal, hoşgörülü bir ulusuz!
III. Kendi değerlerimizi içimizde gizleyip başkalarının değerlerini öne çıkarmaktan geri kalmayız!
IV. Bu ilginin kendi değerlerimizi yozlaştırdığını umursamayız.
V. Yeter ki yabancı olsun! Numaralanmış cümlelerle anlamlı bir paragraf oluşturulmak istense sıralama aşağıdakilerin hangisi olur?
II – III – I – IV – V
II – V – I – III – IV
III – I – V – IV – II
III – II – I – V – IV
V – I – IV – III – II
(I) Sözlük yazmak çok güçtür, itina ve dikkat isteyen bir uğraştır. (II) Kelimeleri metin bağlamında, ancak kendi anlam evreni kadar değerlendirmek gerekir. (III) Bir metindeki anlamda, o metni oluşturan kelimelerin ortak payı vardır. (IV) Metin içindeki bir kelimeye anlam verirken kelime lehine düşünmek riski her zaman ihtimal dâhilindedir. (V) Birden fazla anlamı olan kelimelerin farklı anlamları, en doğru biçimiyle metin bağlamından ve o kelimenin değişik metinlerdeki kullanımları karşılaştırılarak tespit edilebilir.
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinden sonra, “Bu da her kelime için onlarca fişin incelenmesi demektir.” cümlesinin getirilmesi anlam akışına uygun olur?
I
II
III
IV
V
(I) İyi okuyucu, yazıyla mücadele etmek gerektiğinin farkındadır. (II) Yazıdaki derinlik onun için çözülmesi gereken bir problem demektir. (III) Tecrübeli bir yazar, yazılarının hemencecik çözülmesini sanatı için bir yetersizlik noktası olarak kabul eder. (IV) Okur, derinliklere ulaşıp yazının gizli veya açık düğümlerini çözdükçe aldığı haz bir tarafa, zihin/ruh dünyasındaki dalgalanmalarla kazandığı duyarlığın ve şuurun zaferini yaşar. (V) Bu zafer ona bir taraftan mutsuzluk da getirmiş olabilir. (VI) Fakat iyi okuyucu; iyi yazar gibi mutsuzluktan, bilinçteki örselenmelerden korkmamak gerektiğini bilir.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi paragrafın düşünce akışını bozmaktadır?
II
III
IV
V
VI
Halil İnalcık’a göre, tarih bir milletin şuuru demektir. Tarihin engin havzasında teşekkül eden bilgi, birikim ve irfanın gelecek nesillere aktarılması, kazanımların daima hayatla ilişki içinde tutulması noktasında tarih bilinci milletler için hayati önem kazanır. Tarih bilinci; bugünü anlamak, geleceği doğru tasarlamak hususunda geçmişten layıkıyla nasiplenmeyle ilgilidir. Geçmişten nasiplenmek, bir yandan da ona saplanıp kalmamayı, onu bir yöntem güncellemesi hâlinde cevhere dönüştürecek bir değer olarak görmeyi gerektirir. Tarih bilincinden söz etmeden kültürden, medeniyetten söz etmek imkânsızdır.
Bu parçada asıl üzerinde durulan aşağıdakilerden hangisidir?
Geçmişle gelecek arasında nasıl bağ kurulacağı
Okullarda tarih dersini sevdirme yolları
Tarih bilincini doğru bir şekilde kazandırmanın önemi
Medeniyet-tarih ilişkisi
Tarihî olayların kültür ve medeniyete etkisi
“Bir Dostluk Masalı”, ne olursa olsun en özel anlarında dostlarımızın yanında olmanın öneminin altını çizerken bir yandan da yardımseverliğin asla karşılıksız kalmadığını aynı kurgunun içine başarıyla yediriyor. Her yaştan okurun yüreğini sımsıcacık duygularla dolduran, çizimlerin gücüyle bir şölen sunan eser, iyiliğin olduğu yerde zamanın nasıl da yetebildiğini gözler önüne seriyor. Ve âdeta okura şöyle sesleniyor: “İyilik yap, çantaya at.” Bu parçada söz konusu kitapla ilgili aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?
Yardımlaşmanın önemini sezdirdiğine
Dostluk kavramını vurguladığına
Samimi bir dille kaleme alındığına
Yediden yetmişe herkese seslendiğine
Görsel açıdan başarılı olduğuna
Yayımlanır yayımlanmaz Türk edebiyatının klasikleri arasına giren İhsan Oktay Anar’ın “Puslu Kıtalar Atlası” çizgi roman olarak raflardaki yerini alacak. Çizgi romana hayat veren usta karikatürist İlban Ertem, “Puslu Kıtalar Atlası” uğruna illüstrasyona ara verdi ve beş yıl boyunca bu proje üzerinde çalıştı. Sonuçta ortaya 300 sayfalık, en az eserin kendisi kadar konuşulmaya aday bir iş çıktı.
Bu parçadan, sözü edilen eserle ilgili aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?
Okurda olumlu etki bırakmış bir kitap olduğuna
Bir karikatür dergisinde yayımlandığına
Türk edebiyatının önemli romanları arasında olduğuna
Çizgi roman türüne aktarıldığına
Çizgi romanının da romanın kendisi kadar ses getirebildiğine
Benim de mi düşüncelerim olacaktı, Ben de mi böyle uykusuz kalacaktım, Sessiz sedasız mı olacaktım böyle? Çok sevdiğim salatayı bile Aramaz mı olacaktım? Ben böyle mi olacaktım?
Bu dizelerde aşağıdakilerden hangisinin örneği yoktur?
Ünsüz benzeşmesi
Ünlü düşmesi
Ünsüz yumuşaması
Ulama
Ünsüz türemesi
. İhsanın bisikleti yoktu. Arkadaşlarınında yoktu. Mahallede ki çocukların hiç birinin yoktu. Sadece “Ahmet ağa” diye çağırdıkları mahallenin deli kanlılarından birinin bisikleti vardı ama ne bisiklet! At gibi idi. Bacakları yetişirmiydi? Denememişlerdi. Hepsinin hayali O’nun bisikletine binip sokak aralarında gezebilmekti.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisiyle ilgili bir yazım yanlışı yoktur?
Bağlaçların yazımı
Büyük harflerin yazımı
Birleşik sözcüklerin yazımı
Ek eylem ekinin yazımı
Soru edatının yazımı
Rıza Efendi düşündü ( ) Amma da yapıyordu ha ( ) Evinde iken kafası hiç böyle olmaza işlemezdi ama neden olmasındı ( ) Fen sayesinde şu hayal ettiklerim pekâlâ mümkündür ( ) dedi kendi kendine.
Bu parçada yay ayraçla gösterilen yerlere sırasıyla aşağıdaki noktalama işaretlerinden hangileri getirilmelidir?
(…) (!) (?) (,)
(.) (…) (!) (;)
(!) (!) (?) (;)
(.) (!) (?) (,)
(…) (.) (!) (,)
Bir adama bir kitap sattığın zaman ona yalnız yarım kilo kâğıt, mürekkep ve tutkal satmış olmazsın. Ona tamamıyla yeni bir yaşam satmış olursun. Sevgi, dostluk, mizah ve geceleyin denizdeki gemiler… Eğer o kitap gerçekten benim anladığım anlamda bir kitapsa onun içinde bütün gökler ve yerler vardır.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisi yoktur?
İsimden isim yapım eki almış birden çok sözcük
İki fiilin kaynaşmasıyla oluşmuş birleşik isim
Hem yapım eki hem çekim eki almış sözcükler
Fiilden fiil yapım eki almış sözcük
Hem iyelik hem hâl eki almış sözcük
Bir noktada birleşmiş vatanın dört bucağı, Gurbet çeken gönüller kuşatmıştı ocağı. Bir pırıltı gördü mü gözler hemen dalıyor, Göğüsler çekilerek nefesler daralıyor. Şişesi is bağlamış bir lambanın ışığı Her yüze çiziyordu bir hüzün kırışığı. Gitgide birer ayet gibi derinleştiler Yüzlerdeki çizgiler, gözlerdeki çizgiler...
Bu dizelerde aşağıdakilerden hangisi yoktur?
Arasına sıfat girmiş belirtili isim tamlaması
Tamlayanı hem niteleme hem belirtme sıfatı almış belirtili isim tamlaması
Zincirleme isim tamlaması
Sıfatla belirtilmiş isim tamlaması
Tamlayanı düşmüş isim tamlaması
Gözümde bir damla su deniz olup taşıyor Çöllerde kalmış gibi yanıyor, yanıyorum Bütün gemicilerin ruhu bende yaşıyor Başımdaki gökleri bir deniz sanıyorum Bu dizelerde aşağıdakilerden hangisi yoktur? A) B) C) D) B E)
Belirtili ad tamlaması
Birleşik ad
Tamlayanı düşmüş ad tamlaması
Bulunma hâl eki almış birden fazla isim
Belirtme hâl eki almış isim
İşim gücüm budur benim, Gökyüzünü boyarım her sabah, Hepiniz uykudayken. Uyanır bakarsınız ki mavi.
Bu dizelerde aşağıdakilerden hangisi yoktur?
İyelik zamiri
İşaret zamiri
Dönüşlülük zamiri
Belgisiz zamir
Şahıs zamiri
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru anlamı sıfatla sağlanmıştır?
Ne bekleşip duruyorsunuz kapının önünde?
Âlim Bey hanginizi çağırdı görüşmek için?
Mükemmel bir şiir yazmak mümkün müdür?
Sözlerinizi nasıl değerlendirmeliyiz?
Neredeki masayı boyamamızı istediniz?
Büyük nine düşündü. Sol eliyle siyah, parlak saçlarını düzelten torununun torununa şimdi pek elemli bakıyordu: Bu kız tıpkı büyük matemler geçirmiş, felaketler görmüş bir zavallı gibiydi. Hiç gülmüyor, hep mahzun duruyordu. Ah, işte hep bu kitaplar onu zehirliyor, onu solduruyordu! Onu bahara, saadete yabancı bırakıyordu. Ansızın kalbinde bir acı duydu. Bu genç, bu güzel kıza acıyordu. Titreyen ellerini koltuğunun yanlarına dayadı. Hiddetlenmiş gibi biraz yükseldi. Torununu nasıl tekrar kazanabilirdi?
Bu parçada aşağıdakilerden hangisi yoktur?
Zaman zarfı
Soru zarfı
Hâl (durum) zarfı
Miktar zarfı
Yer-yön zarfı
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde edat, ek eylem alarak yüklem olmuştur?
Yapabileceğinizin en iyisini yapmak, hiç yapmamaktan iyidir.
Alışkanlık ya en iyi hizmetçidir ya da en kötü efendi
Değişmezsek gelişemeyiz, gelişemiyorsak aslında yaşamıyoruz demektir.
Değişimin kendisi dünyada değişmeyen tek şeydir.
Bazı kitaplar tadılmak, bazıları yutulmak içindir.
(I) İyi bir öykü yazmak için ne gerekmektedir? (II) Kenarı köşesi belli şablonlardan veya geçerliliği ispatlı formüllerden söz etmemiz mümkün olabilir mi? (III) Sınırlarını bizim belirleyeceğimiz; içeriğindeki aksiyonlara, kişilere, zamana ve mekâna gönlümüzce karar verebileceğimiz bir dünya oluşturacaksak tüm kuralları boş vermeli miyiz? (IV) Öykü yazmak tamamıyla kişisel anlatıma dayalı bireysel bir faaliyet sayılamaz mı? Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisinin yüklemi, yapıca diğerlerinden farklıdır? A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V
I
II
III
IV
V
. Çok istese de dallara uzanamıyordu. Bu cümledeki eylemle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Birleşik yapılıdır.
Basit çekimlidir
3. tekil kişi ile çekimlenmiştir.
Kip kayması yoktur.
Haber kipiyle çekimlenmiştir
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde üç farklı türde fiilimsi kullanılmıştır?
Herkes kaçınılmaz olarak kendi hayat hikâyesinin kahramanıdır.
Kendini herkese uydurmak için yontmaya koyulanlar sonunda tükenip giderler.
Hayatımızı bildiğimiz gibi yaşamak, bu hayattaki en büyük başarıdır.
Korkularınızın, sizi umutlarımızın ardına düşmekten alıkoymasına izin vermeyin.
Üzüntü, korkunun insan kafasında meydana getirdiği ince bir akıntıdır.
(I) Hepimiz hayatta en az bir kere zor bir sınavla karşılaşmışızdır. (II) İster okul sınavı ister işimizle ilgili bir çalışma olunca hep şu öğüt verilir: (III) Çalışma planı yapın. (IV) Plan yaparak test hazırlıklarınızı, sınav öncesi bir iki yoğun çalışma dilimi yerine daha geniş bir zamana yayın. (V) Planınıza sıkı bir şekilde uyun. Bu parçada numaralanmış cümlelerin çatı özelliği için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
I. işteştir.
II. edilgendir.
III. dönüşlüdür.
IV. geçişlidir
V. etkendir.
(I) Liman Şehrinin Uzun Hikâyesi, Ahmet Karacan’ın üçüncü kitabı. (II) İlk kitabı “Kırlangıç İncinince” bir öykü kitabıdır. (III) Hemen birçok yazar gibi Karacan da yazı hayatına öykü ile adım atmıştır. (IV) Daha sonra başka bir türe daha yöneldiği görülür. (V) İkinci kitabı “Yunus Olmak” roman türünde bir çalışmadır.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisinin öge dizilişi “Özne – dolaylı tümleç – zarf tümleci – yüklem” şeklindedir?
I
II
III
IV
V
Sıralı cümleler; her iki cümle arasında öge ortaklığı varsa bağımlı sıralı, yoksa bağımsız sıralı cümle olarak adlandırılır.
Buna göre aşağıdaki cümlelerden hangisi bağımsız sıralı cümledir?
İçinizdeki potansiyeli kimse sizden iyi bilemez, en iyi siz değerlendirirsiniz.
Büyük insanların hayat hikâyelerini okuduğumda ilk zaferlerini kendilerine karşı kazandıklarını görmüşümdür, hepsinde de öz disiplin başta geliyordu.
Bir örs isen sessiz dur, yok çekiç isen sıkı vur.
Yapabileceğinizi düşünüyorsanız yapabilirsiniz, yapamayacağınızı düşünüyorsanız haklısınız.
Cesaret, korkuya direnmek ve korkuyu alt etmektir; korkusuzluk değildir.
Dönemin dil tartışmalarına Servetifünun edebiyatının önde gelen şairlerinden Cenap Şahabettin de katılır ve dilimizin geliştirilmesi için önemli olduğunu vurgular. Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Tamlanan eksikliği
Çatı uyumsuzluğu
İyelik ekinin gereksiz kullanımı
Tamlayan eksikliği
Özne-yüklem uyumsuzluğu
